24. bölüm · KÜLLERLE YAZILAN KADER; Unutma
GAMZELİM
Barlas'ın koluna tutunmuş hâlde eve geldiğimizde ayaklarımın bana ait olup olmadığından emin değildim. Dünya hafifçe sağa sola sallanıyordu.
"Yürüyebiliyorum ben..." diye mırıldandım.
"Zaten o yüzden sana yardımcı oluyorum," dedi.
Sitemli sesiyle beni koltuğa oturtmak için eğildiğinde yüzü bana beklediğimden çok daha yakın geldi. Birkaç saniye boş boş ona baktım. Sonra gözlerim yanağında takılı kaldı. Şaşkınlıkla parmağımla yanağını işaret ettim.
"Senin gamzen mi vardı?" dedim ciddiyetle.
"Ne?"
"Gamze işte... Şurada."
Parmağımı yanağına doğru uzattım.
"Ben bunu nasıl fark etmedim?"
"Efsun, sarhoşsun."
"Hayır, ben çok dikkatli bir insanım," dedim.
Barlas gülünce gamzesi yeniden ortaya çıktı. Yakından daha da belirgin görünüyordu. Şaşkınlıkla ağzımı açtım.
"Bak, yine çıktı."
"Uyusan iyi olacak."
"Son bir şarkıdan sonra uyuyacağım."
"Hayır."
"Bir tane sadece, söz."
"Hayır dedim."
"Lütfen..."
Kafasını yine olumsuz anlamda sallayınca kollarımı göğsümde birleştirdim.
"Kötüsün..."
"Uyumaya git."
"Son şarkı."
Birkaç saniye bana baktıktan sonra derin bir nefes verdi.
"Tamam, bir tane," dedi net bir şekilde.
Telefonu elime verir vermez müzik uygulamasını açtım. Parmaklarım birkaç kez yanlış yere bastıktan sonra istediğim şarkıyı buldum.
~ SERDAR ORTAÇ – GAMZELİM ~
Şarkının ilk notaları salona yayılınca yüzümde kocaman bir gülümseme oluştu. Başımı koltuğun arkasına yaslayıp Barlas'a baktım. O da koltuğa yaslanmış, kollarını göğsünde bağlamış beni izliyordu.
"Barlas..." dedim ve hemen ayağa kalktım.
"Hım?"
"Gel."
"Hayır."
"Gel hadi..."
"Efsun."
"Barlas."
Sonunda yine derin bir nefes verdi.
"Bir dakika dans edip oturacağım."
Zafer kazanmış gibi gülümsedim. Aslında benim için gerçekten bir zaferdi.
"Tamam."
Yanıma gelir gelmez hiç düşünmeden ellerinden tuttum.
"Bak, dans etmek bu kadar zor değilmiş."
"Şu an dans ettiğimiz söylenemez."
"Olabilir," dedim gülümseyerek.
Müziğin ritmine uyarak salonda yavaşça dönmeye başladık. Ben sürekli gülerken Barlas sadece bana ayak uyduruyordu. Ama o da gülüyordu. Zaten en önemlisi de buydu. Özellikle şarkının sözlerini abartılı bir şekilde söylemeye başlayınca...
"Gamzelim..." diye şarkıya eşlik edip parmağımla yanağını gösterdim.
Barlas kahkaha attı.
"Yapma."
"Bu şarkı sana yazılmış."
"Hayır."
"Evet."
"Efsun."
"Barlas."
"Saçmalıyorsun."
"Gözlerinin içine baka baka söylüyorum."
Bir adım daha yaklaştım. Parmağımla yanağını tekrar gösterdim.
"Tamamen bu gamze yüzünden yazılmış."
Barlas gülerken başını eğdi.
"Sen yarın bunların hiçbirini hatırlamayacaksın."
"Hatırlayacağım."
"Emin misin?"
"Çok..."
Şarkının son kısmı çalarken kahkaham yavaş yavaş yerini tatlı bir yorgunluğa bıraktı. Başım dönüyordu. Hem yorulmuştum hem de uykum gelmeye başlamıştı. Farkına bile varmadan başımı Barlas'ın göğsüne yasladım. Şarkının son notaları salona yayılırken gözlerim ağırlaştı.
Bir süre sessizlik oldu. Sonra uzaktan gelen bir ses duydum.
"Efsun..."
Başımı kaldırmadım. Cevap vermeye çalıştım ama dudaklarımdan tek kelime çıkmadı.
"Efsun, uyudun mu?"
Artık uyanık değildim. Çoktan gözlerimi kapatmış, Barlas'ın göğsüne yaslanmış hâlde derin bir uykuya dalmıştım. Barlas birkaç saniye daha bekledi.
"Efsun?"
Yine cevap alamayınca hafifçe gülümsedi. Sonra dikkatlice eğilip beni kucağına aldı. Normalde buna kesin itiraz ederdim, hatta muhtemelen yarım saat tartışırdım. Ama o an dünyadan tamamen kopmuştum.
Beni koridordan geçirip kaldığım misafir odasına götürdü. Aralık duran kapıyı ayağıyla hafifçe itince kapı tamamen açıldı. Yatağın örtüsünü düzelttikten sonra beni yavaşça yatağa yatırdı. Başım yastığa değer değmez biraz daha gömüldüm.
Eğilip ayaklarımdaki topuklu ayakkabıları çıkardı. Önce birini, sonra diğerini... Ayakkabıları yatağın yanına bıraktıktan sonra üzerime örtüyü çekti.
Ben hâlâ derin bir uykudaydım.
Barlas birkaç saniye sessizce bana baktı. Sonra yüzüme düşen saç tutamını fark etti. Eğilip saçlarımı nazikçe kulağımın arkasına itti.
Tam o sırada dudaklarım hafifçe kıpırdadı. Uykuyla uyanıklık arasında, neredeyse fısıltı kadar kısık ama onun duyabileceği kadar net bir sesle mırıldandım:
"Haydi gamzelim... Gece yarar tenim..."
Barlas bir an durdu. Sonra istemsizce güldü. Başını iki yana salladı.
"Demek gerçekten aklında kaldı."
Bir süre daha bana baktı. Üzerimdeki örtüyü düzeltti. Rahat uyuduğumdan emin olmak ister gibi son kez kontrol etti. Ardından odanın ışığını kapattı, kapıya yöneldi ve sessizce odadan çıktı.
