1. bölüm / 6
Küllerin Doğuşu: Aves-1Giriş
Bölümler 6Şu an: Giriş
Giriş
Bilinmez büyücü o gün hızlı adımlarla gözüne kestirdiği kütüphaneye ilerlerken arkasını kontrol etmeyi bırakmıyordu. Saçlarını örttüğü siyah, uzun pelerininin şapkasını biraz daha önüne çekti. Ne bulunmak ne de görülmek istiyordu. Şimşek çaktığında çığlıklar biraz daha sesli gelmişti kulağına. Şehrin kasvetli havası onu boğuyordu adeta. Kapının önüne geldiğinde elini kaldırıp iki kez vurdu. Ses gelmedi. Bir kez daha vurduğunda kapı gıcırtıyla aralandı.
Arkasına baktı son kez ve içeri girdi. Ardından kapıyı kapatıp başlığını indirdi. Etraf karanlık sayılmazdı ancak aydınlıkta değildi. Koca kütüphane birkaç mumdan ibaretti. Her zaman ki oturduğu masaya baktı. Yine aynı şekilde oturuyordu. Bir kez daha şimşek çaktığında kütüphane kısa süre içinde aydınlanmıştı. İlerleyerek masaya yaklaştı. Islak pelerininden akan su damlacıkları vıcık vıcık ses çıkarırken kadın kafasını kaldırıp bir kez bile bakmaya tenezzül etmemişti.
"Ne olacak şimdi?" diye sordu Bilinmez Büyücü. Sesinde endişe vardı. "İnsanlar ölüyor onlar... her yerdeler."
Kadın, önünde her ne yazıyorsa yazmaya devam etti. Büyücünün sorusu havada toz olup kitapların arasına sıkıştı. Ters ters kadına baktı. Ardından cebine sıkıştırdığı iki kolyeyi masanın önüne bıraktı. Kadın nihayet durup göz ucuyla kolyelere baktığında dudağının kenarı alaycı bir ifadeyle kıvrıldı.
"Bunların gerçek olduğunu mu sanıyorsun?" dedi ve kafasını kaldırıp bir çift mavi göze baktığında cevap bekliyordu.
"Daha ne kadar süre kahramancılık oynamaya devam edeceksin? Elinden geleni yapmana rağmen bir türlü kontrol edemeyeceksin." diye devam etti.
Büyücü afallamış halde bakakaldı.
"Seninde korkun bu değil mi?" kadının kendinden emin sözleri, büyücüyü olduğu yerde kıstırmıştı adeta.
Bilinmez büyücü kaşlarını çatarak birşeyler sayıkladı. Kafası bulanıktı. Zihninde dönen fareler onu köşeye sıkıştırmış ve etlerini yemeye başlamıştı. Bir şimşek daha çaktı.
"Ama... dur, hayır. Böyle anlaşmamıştık. Sen bana yardım edecektin, zamanı geldiğinde buraya gel demiştin." nefesini vererek kadının doğrulamasını bekledi.
Fakat kadının sözleri bunun tam tersiydi.
"Öyle dedim ve sözümü de tuttum. Fakat bu kadar hızlı gelmen ikimiz içinde beklenmedik. Herşeyi benden bekleyemezsin, sevgili arkadaşım. Başlattığın işi bitir ve bu konu burada kapansın." yeniden yazmaya döndü.
Fareler döndü dolaştı yine etini ısırdı ama bu sefer kan her yere sıçradı.
Cidden bunu beklemiyordu. Gerçekte inanmıştı. Yardım edeceğine inanmıştı. Ne aptaldı ama hiç kimse onu bir yabancıya inanmaması gerektiği öğretmemişti. Dişleri sıkıp bir hıncı da masaya bıraktığı kolyeleri aldı.
Kadın kafasını kaldırdığın kahverengi gözleri ne yapıyorsun der gibiydi.
"Anlaşma bitti."
"Ne-"
"Sana inanıyordum ama inancımı bir kenara attın. Beni kandırmaya çalıştığında kaç yaşındaydım söylesene? hikaye anlatacağım diye saf rolünü oynamışsın meğer. Bir çocuğun kalbini hikayeyle çalamazsın...ama hayat verisin öyle değil mi? bu yüzden mi yaptın?"
Tükürür gibi kadının yüzüne söylemekte geri durmamıştı. Çünkü o bunu hak ediyordu.
Durdu. Durdu. Cevabını anladığında kolyeleri bir kenara fırlatıp oradan ayrıldı. Bir daha ona inanmayacaktı. İşler hiç bir zaman böyle olmaması gerekiyordu. Zarar vermek istememişti kimseye ama asıl zararı kendisini o vermişti. Arkasından bir şimşek daha çaktı. Sanki kehanetin habercisiydi.
Kadın yazmaya devam etti.
Bilinmez büyücü o günden sonra bir daha hiç bir yerde görülmedi. Ne oraya bir kez daha uğradı ne de tümüyle kayboldu.
Ancak kehanet tekrar yazıldığında geri durmayacaktı. Bir varis gelip onu bulacaktı.
Gerçekler gün yüzüne çıktığında küllerinden yeniden doğacak ve ona ihanet edicekti. Ta ki o güne kadar...
Bölüm etkileşimi
