22. bölüm · KÜLLERDEKİ SIR

Bölüm 22 : kapüşonun altındaki sırr

fatooss cukk

Eski tren istasyonunda zaman durmuş gibiydi.

Kapüşonlu kişi birkaç metre ötede duruyordu.

Yüzü gölgelerin arasında kalmıştı.

Elif'in kalbi hızla atıyordu.

Ege ise refleks olarak onun önüne geçti.

Sanki onu korumak istiyordu.

"Sen kimsin?" diye bağırdı.

Cevap gelmedi.

---

Mert korkuyla geri geri çekiliyordu.

Yüzü bembeyaz olmuştu.

"Gitmeliyiz..." diye fısıldadı.

"Hayır." dedi Ege.

"Bu iş bugün bitecek."

Kapüşonlu kişi yavaşça bir adım attı.

Sonra cebinden küçük bir zarf çıkardı.

Zarfı yere bıraktı.

Ve tek kelime etmeden arkasını dönüp karanlığın içinde kayboldu.

---

Ege hızla zarfı aldı.

Üçü birlikte açtılar.

İçinden eski bir fotoğraf çıktı.

Bu kez fotoğrafta altı kişi vardı.

Elif'in ailesi.

Ege'nin ailesi.

Ve daha önce hiç görmedikleri bir adam.

Fotoğrafın arkasında bir tarih yazıyordu.

Yangından yalnızca iki gün önce.

---

"Bu adam kim?" diye sordu Elif.

Mert fotoğrafı görünce donup kaldı.

Ellerinin titrediği fark ediliyordu.

"Evet..." diye fısıldadı.

"Onu hatırlıyorum."

Elif heyecanla ona döndü.

"Kim bu?"

Mert derin bir nefes aldı.

"Yangın gecesi onu gördüm."

Bir anda herkes sustu.

---

Ege gözlerini fotoğraftan ayırmadan konuştu.

"Yangını çıkaran kişi o mu?"

Mert hemen cevap vermedi.

Sonra yavaşça başını salladı.

"Hayır."

Elif şaşkınlıkla baktı.

"Ne?"

"Yangını o çıkarmadı."

"Öyleyse neden oradaydı?"

Mert gözlerini yere indirdi.

"Çünkü yangını çıkaran kişiyi durdurmaya çalışıyordu."

---

Bu kez her şey daha da karmaşık hâle gelmişti.

Yıllardır suçlanan kişi suçlu değildi.

Belki de hiç kimse suçlu değildi.

Belki de gerçek düşündüklerinden çok farklıydı.

---

Mert sessizce konuşmaya devam etti.

"O gece bir tartışma duydum."

"Kimin arasında?" diye sordu Elif.

"İki yetişkin."

Mert gözlerini kapattı.

Anıları geri dönmeye başlamıştı.

"Biri sürekli aynı ismi söylüyordu."

Ege heyecanla öne eğildi.

"Hangi isim?"

Mert zorlanıyordu.

Yıllardır unutmaya çalıştığı şeyleri hatırlamak kolay değildi.

Sonunda dudaklarından tek bir harf çıktı.

"K..."

Elif'in kalbi hızlandı.

"K mi?"

Mert başını tuttu.

"Evet..."

Ama devamını getiremedi.

---

Tam o sırada Elif'in telefonu çaldı.

Arayan annesiydi.

Elif telefonu açtı.

Annesinin sesi panik içindeydi.

"Elif, hemen eve gel."

"Anne ne oldu?"

Karşı tarafta birkaç saniye sessizlik oldu.

Sonra annesi titreyen bir sesle konuştu:

"Babana biri eski fotoğrafları göndermiş."

Elif'in nefesi kesildi.

"Ne?"

"Ve not bırakmış."

"Ne yazıyor?"

Annesinin cevabı herkesi şoke etti.

"Artık çocuklara gerçeği anlatmanın zamanı geldi."