Küller ve Kalpler kitap kapağı

3. bölüm / 8

Küller ve Kalpler

ÖFKE

Vaveyla Yazarı: masalldeniizz `

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 8Şu an: ÖFKE

Gece, sahra hastanesinin üzerine ağır ağır çökerken çadırın içi loştu. Jeneratörün ritmik uğultusu, dışarıdan gelen rüzgâr sesiyle birleşiyor; her şey yarım kalmış bir uykunun içindeymiş gibi hissediliyordu. Alper gözlerini tavana dikmişti. Nefes alıp verişini sayıyor, göğsündeki ağrıyı ölçmeye çalışıyordu. Acı azalmıştı. Bu, iyi bir şeydi. Aynı zamanda tehlikeli.

Yan tarafta metal tepsi şıngırdadı.

Elena, dosyaları düzenliyor, aletleri yerlerine koyuyordu. Hareketleri sertti; yorgunluğunu saklamıyor, saklamaya da çalışmıyordu. Bir an durdu, Alper’e baktı. O bakış… yargılayan değil, ölçen bir bakıştı.

Alper iç çekti.

Sessiz, derin, sabırlı bir iç çekişti bu. Elena’nın dikkatinden kaçmadı.

“Ne oldu şimdi?” dedi, başını hafifçe yana eğerek.

“Hiç,” dedi Alper. “Sadece… burada yatmak zor.”

Elena gözlerini devirdi. Sonra bir anda, kontrolünü bırakmış gibi, sertçe konuştu. Ama Türkçe değil.

“Što si ti, bre? Kamena glava li si?”
(Ne biçim adamsın sen? Taştan kafan mı var?)

Ardından durmadı.

“Proklet vojnik… misliš deka si besmrtен!”
(Lanet asker… kendini ölümsüz sanıyorsun!)

Alper gözlerini kırptı. Söylenenlerin tek kelimesini anlamamıştı ama ton… ton çok netti. Başını hafifçe yana eğdi.

“Şey,” dedi temkinli bir sesle. “Bunu iltifat olarak mı almalıyım?”

Elena ona sertçe baktı. Gözleri buz gibiydi. “Hayır,” dedi tek kelimeyle.

Alper dudaklarını bastırdı. İçinden bir gülme geldi ama bastırdı. Göğsü hafifçe sızladı. Bir anlık sessizlik oldu. Sonra Alper, yavaşça, yatağın kenarına doğru kaydı.

“Elena,” dedi. “Bak—”

Ayağını yere bastı.

Elena bunu gördü. Gördü ama bir şey demedi.

Bu, Alper’i durdurdu.

Normalde şimdiye çoktan bağırmış olması gerekiyordu. Ama Elena sadece bakıyordu. Sert, sabit, uyarısız bir bakış. Alper ikinci ayağını da yere indirdi. Ayağa kalktı.

Dünya hafifçe sallandı.

Alper refleksle yatağa tutundu. Elena hâlâ konuşmuyordu. Bu sessizlik, bağırmaktan daha ağırdı.

“Bir şey demeyecek misin?” diye sordu Alper şaşkınlıkla.

Elena birkaç saniye daha sustu. Sonra konuştu. Bu kez Türkçe. Sert. Keskin.

“Dedim ki,” dedi yavaşça, “ayağa kalkarsan sonuçlarına katlanırsın.”

Alper kaşlarını çattı. “Ama—”

“AMA yok,” diye kesti Elena. “Şu an başın dönüyor. On saniye sonra ya bayılacaksın ya da yere yığılacaksın. Ben de seni tekrar yatıracağım. Farkı şu olacak: bu kez nazik olmayacağım.”

Alper istemsizce güldü.

Kısa, boğuk bir gülüştü bu. “Nazik olduğunu hatırlamıyorum.”

Elena’nın kaşı seğirdi. “Sen gerçekten sinir bozucusun,” dedi ve ardından yine Makedonca patladı:

“Bože moj, kakva budala!”
(Tanrım, ne biçim bir aptal!)

Alper başını geriye yasladı, derin bir nefes aldı. “Bak,” dedi, hâlâ ayakta durmaya çalışarak. “Ne dediğini bilmiyorum ama… tonun çok etkileyici.”

Elena bir an durdu. Bu beklenmedik cümle onu hazırlıksız yakalamıştı. Sertliğini korumaya çalıştı ama dudaklarının kenarı titredi.

“Etkileyici değil,” dedi. “Tehlikeli.”

“Bence güzel,” dedi Alper dürüstçe. “Sinirliyken.”

Elena’nın bakışı daha da sertleşti. “Bana bak,” dedi. “Ben burada senin hoşuna gideyim diye bağırmıyorum. Seni hayatta tutmaya çalışıyorum.”

Alper omuz silkti. “Aynı şey değil mi?”

Elena bir an için ne diyeceğini bilemedi. Siniri hâlâ vardı ama Alper’in ayakta durma çabası, inadı ve bu tuhaf sakinliği… çatlağı orada açtı.

Elena istemeden güldü.

Kısa, keskin, sinirden çıkan bir gülüştü. Hemen ardından başını salladı. “İnanılmazsın,” dedi. “Gerçekten inanılmaz.”

Alper bu kez açıkça güldü. “Bak,” dedi. “Gülüyorsun.”

“Sinirimden,” diye karşılık verdi Elena.

“Yine de gülüyorsun.”

Elena derin bir nefes aldı. “Otur,” dedi sertçe.

Alper itaat etti. Yatağın kenarına çöktü. Bu kez başı dönmedi.

Elena ona yaklaştı. Göz göze geldiler. “Bir daha,” dedi alçak ama net bir sesle, “bana Makedonca küfür ettirmeye zorlarsan… bu sefer kelimelerin ne anlama geldiğini öğretirim.”

Alper başını salladı. “O zaman otururum.”

Elena arkasını dönerken mırıldandı: “İnatçı.”

Alper gülümseyerek arkasından baktı. Bu cephede silah yoktu. Ama çatışma vardı. Ve garip bir şekilde… ikisi de geri adım atmaya niyetli değildi.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

10okunma 1beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 138

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan AşkaaskerAskeriaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurgublBüyücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramdüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgücHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİş Yeri AşkıkaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililiksavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıTeodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18