6. bölüm / 8
Küller ve KalplerATEŞİN ORTASINDA
Bölümler 8Şu an: ATEŞİN ORTASINDA
Gece yarısını çoktan geçmişti. Sahra hastanesinin çevresi alışıldık bir sessizliğe gömülmüştü; bu sessizlik, cephede hiçbir zaman huzur anlamına gelmezdi. Daha çok yaklaşan bir şeyin habercisiydi. Rüzgâr brandaları hafifçe titretiyor, nöbet tutan askerlerin ayak sesleri aralıklarla duyuluyordu.
Elena masanın başında oturuyordu. Önündeki lambanın sarı ışığı kâğıtların üzerine düşmüş, gölgeleri uzatmıştı. Günün son notlarını düzenliyor, yaralı listelerini tekrar kontrol ediyordu. Yorgundu ama dikkati dağılmamıştı. Savaşta uyku lüks sayılırdı.
Alper yatağında uzanıyordu. Gözleri kapalıydı ama uyumuyordu. Elena’nın kalem sesini dinliyor, arada bir durup düşünmesini fark ediyordu. İçeride tuhaf bir sakinlik vardı.
Ta ki…
Dışarıdan gelen patlama sesi geceyi ikiye bölene kadar.
Çadır şiddetle sallandı. Lambanın ışığı bir anlığına söndü, sonra geri geldi. Ardından bağırışlar yükseldi. Silah sesleri. Çok yakındı.
Elena başını kaldırdı. Gözleri sertleşti. “Saldırı,” dedi kısa ve net bir şekilde.
Alper aynı anda yatağından doğruldu. Göğsü sızladı ama aldırmadı. Ayaklarını yere bastı.
“Yat!” diye bağırdı Elena. “Kıpırdama!”
Alper onu duymadı bile. Kulakları cephede alışık olduğu o tanıdık sesleri ayırt ediyordu. Yaklaşıyorlardı. Bu bir taciz ateşi değildi.
Çadırın önü karıştı. Bir asker bağırarak geçti. “Temas var! Yakın mesafe!”
Elena ayağa kalktı, raflardan ilk yardım çantasını kaptı. “Yaralılar gelecek,” dedi kendi kendine. Ama sesi ilk kez hafifçe titredi.
İkinci patlama daha yakındı.
Bu kez çadırın arka tarafı sarsıldı. Toprak döküldü. Elena refleksle eğildi.
Alper o an karar verdi.
Bir adımda Elena’ya yaklaştı. Kolundan tuttu. Sert ama kontrollüydü. “Benim arkamda dur,” dedi.
“Alper, sen—”
Sözünü bitiremedi.
Çadırın girişinden içeri biri düştü. Kim olduğu belli değildi. Silah sesi patladı. Mermi brandayı delip geçti.
Alper Elena’yı arkasına aldı.
Vücudu siper oldu.
Göğsündeki yara sızladı ama dişlerini sıktı. Elini yere düşen silaha uzattı. Refleksle kavradı. Yılların alışkanlığıyla emniyeti kontrol etti.
Elena donup kalmıştı.
“Ne yapıyorsun?” diye bağırdı.
“Seni koruyorum,” dedi Alper kısa bir nefesle. “Soru sorma.”
Bir asker çadıra daldı. “Komutanım!”
“Yaralıları arka tarafa alın,” dedi Alper. “Bu çadır boşaltılacak.”
Elena ona baktı. Gözleri öfke ve korku arasında gidip geliyordu. “Senin burada olman yasak!” diye bağırdı. “Yaralısın!”
Alper başını çevirmeden konuştu. “Şimdi değil.”
Dışarıdan makineli tüfek sesi yükseldi. Kısa, kesik, ölümcül. Alper Elena’yı yere doğru bastırdı. Kendi vücuduyla üzerini kapattı.
Bir patlama daha.
Toprak ve duman çadırın içine doldu. Elena öksürdü. Alper kolunu daha da sıkı sardı.
“Ne olursa olsun,” dedi Alper kulağına yakın bir yerden, “kıpırdama.”
Elena kalbinin ne kadar hızlı attığını hissediyordu. Hayatı boyunca ameliyat masalarında durmuştu ama bu… bu bambaşkaydı. İlk kez birinin onu böyle koruduğunu hissediyordu.
Silah sesleri yavaş yavaş uzaklaştı. Bağırışlar emir tonuna dönüştü. Kontrol altına alınıyordu.
Bir süre sonra bir ses duyuldu. “Temiz!”
Alper derin bir nefes aldı. Elena’yı bıraktı ama hemen geri çekilmedi. Onu gözleriyle kontrol etti.
“İyi misin?” diye sordu.
Elena cevap vermedi. Birkaç saniye boyunca sadece ona baktı. Sonra sertçe kolunu itti.
“Sen delisin!” diye bağırdı. “Aptal mısın sen? Yaralı hâlinle—”
Sesi titredi.
Bu onu daha da sinirlendirdi.
“Bana bir şey olsaydı?” diye devam etti. “Ya dikişlerin açılsaydı?”
Alper omuz silkti. “Açılmadı.”
Elena dişlerini sıktı. Sonra bir anda Makedonca patladı:
“Ti si lud! Totalno lud čovek!”
(Sen delisin! Tamamen deli bir adamsın!)
Alper anlamadı ama gülümsedi. “Yine kötü bir şey söyledin, değil mi?”
Elena bir an durdu. Sonra gözleri dolu dolu oldu. Bunu hemen bastırdı. Sertliğini geri taktı. “Bir daha,” dedi alçak bir sesle, “bunu yaparsan… seni gerçekten öldürürüm.”
Alper başını eğdi. “Anlaştık.”
Elena arkasını döndü, yaralılara koştu. Ama birkaç adım sonra durdu. Geri dönmeden konuştu.
“Teşekkür etmemi bekleme,” dedi.
Alper hafifçe gülümsedi. “Beklemiyorum.”
Ama ikisi de biliyordu:
Bu gece, aralarındaki çizgi değişmişti.
Bölüm etkileşimi
