6. bölüm / 6
Kül ve Zehirküçük hatıra
Bölümler 6Şu an: küçük hatıra
Yolda kimseden çıt çıkmamıştı. Gecenin gelmesiyle etrafa yayılan sessizlik ve karanlık, içimdeki hisleri daha da güçlendirmişti.
Biraz önce gözleri sanki kalbimi yarıp geçecekmiş gibi hissediyordum. Kendimi bir umut umdukça, düşündükçe daha suçlu hissediyordum.
“Sen mi yani, Asel?”
Araba yavaşladığında dışarıya bakmıştım. Buralar tanıdık geliyordu. Büyük ihtimalle varmıştık Efsun’un evine.
Arabayı park ettikten sonra teker teker arabadan indik. Biz Alin’le ilerlerken Miran, Yalın ve Uras kendi aralarında konuşuyorlardı.Kapıya yaklaştığımızda Alin,
“Yalın fikrini değiştirdi sanırım.”dedi.
“Buraya gelmesi bile hâlâ ona değer verdiğini gösteriyor bence. Söyleriz Efsun’a da geldiğini.”
“Olur.” demişti.
Alin’in yüzünde eski sıcaklığı yoktu. Belki de annesiyle yaşadıklarından sonra kendini huzursuz hissediyordur, diyerek geçiştirmiştim.
Kapıyı defalarca tıklatsak da açılmamıştı. İçimdeki huzursuzluk bedenimi kaplarken Miran’ın “Çekilin.” sözünü duydum.Kapıdan çekildikten sonra Alin,“İntihar etmez, değil mi?” demişti tedirgin hâlde.
Miran kapıyı birkaç kez sertçe tıklatsa da yine gelen kimse olmadığını görünce kapıyı omzuyla sertçe itti. Kapı açıldıktan sonra içeriden yoğun, garip bir sıcaklık ve koku yükselmişti.
“Bekleyin burada.” diyerek Uras bize işaret edip Miran’la beraber içeriye girmişti.Alin’le biz de kapının karşısına geçip içeriye bakmaya başlamıştık ama içerisi o kadar karanlıktı ki hiç bir şey görünmüyordu.
“Biz de mi baksak?” dediğinde itiraz etmeden içeriye girmiştim. Kokunun geldiği yere, salona gelmiştik.
Zifiri karanlık salonun ortasında küçük, parlayan bir taş vardı.Taş o an sanki milyonlarca parçaya ayrılıp kalbime saplanmıştı.
Abimin bilekliğindeki taşın aynısı.
Bölüm etkileşimi
