27. bölüm · KÜL VE KEHRİBAR

27. Bölüm: Fedakarlığın Telsiz Sesi

Azra Taş

Lidya’nın parmakları klavyede dondu. Gözleri ekrandaki geri sayımdaydı. 04:59... 04:58...

"Aras, ne yapacağım?" diye haykırdı Lidya. "Eğer kapatırsam aşağıda binlerce masum insan var!"

Aras, cam paneli yumrukluyordu. "Bir yolu olmalı! Havalandırmayı tersine çevir, gazı binanın içine, sadece bu kata hapshet!"

"Bunu yaparsam..." Lidya duraksadı. "Bu gazın yoğun dozu bizim için ölümcül olur."

Aras, camın arkasından Lidya’nın yanına çöktü. Onu omuzlarından tuttu. "Biz zaten yedi yıl önce o evde öldük Lidya. Şimdi yaşadığımız her saniye bir hediyeydi. Eğer bir kez daha kurban verilmesi gerekiyorsa, bu kez biz seçiyoruz. Kurban değil, kahraman olacağız."

Lidya, Aras’ın gözlerindeki o mutlak kabullenişi gördü. Sağ eliyle komut satırına girdi: "VENTILATION_REVERSE_EXECUTE".

Binanın havalandırma sistemi korkunç bir gürültüyle yön değiştirdi. Dışarıya yayılması planlanan gaz, dev emiş gücüyle 50. kata, yani tam bulundukları yere dolmaya başladı. Sarımtırak bir duman, cam panellerin arasından sızıyordu.

Yavuz Karahan, panik içinde kontrol paneline koştu. "Ne yaptınız siz! Kendi sonunuzu getirdiniz!"

"Hayır Yavuz," dedi Aras, yere çökerken. "Biz senin sonunu getirdik."