24. bölüm · KudZir| Ama sen varsın
15| Karslı Kardeşler
Kudret kahkaha atarak Zafer'in ona fırlattığı yastığı havada kapıp koltuğun üzerine attı ve hızlıca ayağa kalkıp ellerini çırptı.
"Hadi bakalım yeter bu kadar gırgır şamata yatın uyuyun erken kalkacağız sabah."
Ellerindeki yastıklarla birbirlerine vuran Derya ve Cennet bir anlığına durup birbirlerine baktılar, Cennet'in üzerine çullanmış olan Derya başını çevirip ablasına baktı.
"Aa aa, ne yatması ayol delirdiniz mi daha çekirdek çitleyip kritik yapacağız."
Cennet hızla ablasının kollarından kurtulup heyecanla ayağa kalktı. "İşte bu be, Karslı kardeşlerin bomboş muhabbetleri!"
Zafer yattığı yerden hafifçe doğrulup elinin altında duran yastığı Cennet'e fırlattı. "Sensin boş, koş çekirdek getir."
Cennet ona fırlatılan yastıktan kendini kurtarıp laflarının bitmesini büyük bir sabırla bekleyen Kudret'e döndü. "Ben mi getiricem ya? Abla şu kardeşine bişey söyler misin?"
Kudret konudan bağımsız bir şekilde muhabbete dahil oldu. "Ne çekirdeği bu saatte delirdiniz herhalde?"
Derya önüne gelen saçlarını düzeltip yorgun bir nefes verdi. "Abla bu evde aklı selim bir şekilde yaşama ihtimalimiz var mı sence? Ayrıca bayadır böyle dördümüz bir araya gelip muhabbet etmiyorduk özlemedik mi?"
Zafer hüzünlü gülümsemesiyle Kudret'e baktı. "Derya ablam haklı, ben de yarın sabah erkenden gideceğim bir daha nerede göreceğim ki sizi. Ben gitmeden son kez bomboş muhabbet yapmayalım mı ablaların en Kudreti?"
Kudret bir anda ciddileşip yer yatağında yarı oturur şekilde duran Zafer'in sol tarafına çöktü, elini omzuna koyup "Deme şöyle ablacım, fırsat buldukça geliriz biz senin yanına."
Derya da olduğu yerde yana kayıp Zafer'e yaklaştı ve omzunu dürttü. Ne kadar üzgün olsa da sesini neşeli tutmaya çalışarak konuştu. "Drama bağlama lan hemen, ablam haklı geliriz vakit buldukça. Bizden kurtuluşun yok yani Zafer bey." diyerek göz kırptı.
Onları dinleyen Cennet de Zafer'in önünde durup ona doğru eğildi, "Dünyanın öbür ucuna da gitsen Karslı kadınları gelir seni bulur abiciğim bunu sakın unutma.
Zafer dolu gözlerine rağmen gülümseyip ablalarını kollarının altına aldı ve sıkı sıkı sarıldı. Kudret ve Derya da başlarını iyice Zafer'in göğsüne yaslayıp sarıldılar. Ayakta duran Cennet de yere çöküp Zafer'in dizlerine başını koydu.
Kudret ve Derya, Zafer'in dizinde yatan Cennet'in örgü yaptığı saçlarını okşarken Zafer konuştu, "İyi ki varsınız he, siz olmasanız ne yaparmışım ben."
Kudret gözünden akan yaşları silip Zafer'den ayrıldı ve saçlarını geriye atıp kendine gelmeye çalıştı. "Tamam ya aaa, gece gece iyi drama bağladınız ne güzel gülüp eğleniyorduk."
Derya da aynı şekilde hızla Zafer'den ayrılıp göz yaşlarını sildi. "Of evet ya bi boş muhabbet yapacağız dedik konu nerelere geldi."
Zafer gülümseyip ellerini uzun zamandır kesmediği için uzayan saçlarına götürdü ve önüne gelen tutamları geriye attı. "Tamam ya kızmayın yine boş muhabbet yaparız."
Zafer'in dizlerinden başını kaldıran Cennet hayretler içerisinde ablaları ve abisine baktı. "Hele şükür ya lafıma geldiniz sonunda bakıyorum da."
Zafer tek kaşını kaldırıp 'öyle mi?' dercesine bir bakış attı Cennet'e. "Sen onu bunu boşver de bizim bi çekirdek işi vardı onu ne yapacağız abiciğim?"
Cennet şaşkınlıkla bir Kudret'e bir de Derya'ya baktı, ikisi de sıfır tepki ve mimikle Cennet'e bakıyordu. Cennet daha sonra bakışlarını abisine çevirince onun da ona aynı bakışları attığını gördü.
Cennet eli ile kendini gösterip kaşlarını çattı. "Ben mi getireceğim gerçekten?"
Üçü de hiç istifini bozmadan aynı anda ve aynı tonda "Evet?" dedi. Cennet hâla onlara bakarken Kudret konuştu. "Evet ablacım sen getireceksin, çünkü..."
Kudret'in yarım bıraktığı cümleyi Derya ve Zafer aynı anda söyleyerek tamamladı. "Çünkü sen bu evin en küçüğüsün."
"He siz ciddisiniz?"
Zafer keyifle gülüp sırtını arkasında duran koltuğa iyice yasladı. "Evet abicim, hazır gitmişken dolaptaki kolayı da getirirsen eğer çok makbule geçer."
Kudret bir anda ciddi yüz ifadesini takınıp araya girdi. "Hayır getirme kola falan. Her yer yastık yorgan dökersiniz siz şimdi onu iş çıkarmayın başıma!"
Zafer itiraz ederek ablasına döndü. "Ya ama abla-"
Derya, "Ablam haklı!" diyerek Zafer'in sözünü kesti. Herkes şaşkınlıkla Derya'ya bakıyordu. Derya normalde içerdi kola, hatta bayılırdı ama şimdi içmemesi garip gelmişti hepsine.
Derya ona fırlatılan garip bakışlara karşı. "Ne var ya?" diyerek kaşlarını çattı. "Ablam haklı her yere dökeriz şimdi, sen gidince biz yıkacağız bunları Zafer." Aslında yorgan yastık bahaneydi, hamile olduğu için içmiyordu. Hamile olduğunu gizlediği için asıl sebebini de söyleyemiyordu, şimdi kola içmemesi de doğal olarak ailesine garip geliyordu.
Derya yüzüne gevşek bir sırıtma yerleştirip kolunu arkadaki koltuğun minderine yasladı. "Hadi Cennet'im, koş mutfaktan çekirdekleri kap da gel ablacım."
Cennet oflayarak gözlerini devirdi ve söylene söylene kapıya doğru yürüdü. "Yıl olmuş 2026 hâla yaşım küçük diye zorbalanıyorum. Aile evi cidden bit artık ya!" diyerek odanın kapısını açtı ve hışımla çıktı.
(@khalkedonsal abama selamlar ya.)
Cennet hızla mutfağa girip çekirdek poşetini aldı ve tezgahın üstündeki dolaba uzanıp büyük ve derin bir kase aldı, çekirdeğin kabuklarını buna atacaklardı. Daha sonra dolapları karıştırıp abur cubur aradı, gözüne kestirdiği iki paket cipsi ve hemen kenarında duran kare çikolatalardan ikisini alıp mutfaktan çıktı.
Odanın önüne geldiğinde kucağındaki eşyalardan dolayı biraz zorlansa da kapıyı açıp içeriye girdi. Cennet mutfakta bütün ailenin rızkını toparlarken ablaları ve abisi orta yerde duran yer yatağını katlayıp kenara koymuş, çekirdek çitlemek için kendilerine alan açmışlardı.
Cennet gelince Derya hemen ona doğru gidip elindeki eşyalardan birkaç tanesini aldı. Gözleri parlayarak elindeki cipslere ve çikolatalara baktı. "Kız Cennet biz bu güzellikleri ne ara aldık?"
"Peynirciden dönerken markete uğramıştım ordan aldım."
Cennet ve Derya, Zafer ve Kudret'in yanına geldiklerinde ikisi de yere oturup bağdaş kurdu.
Zafer ışıldayan gözleriyle cips pakedini açarken Cennet'e takıldı. "Afferin abisinin gülü!"
Cennet çekirdek poşedini açarken abisine öldürücü bakışlar yollayıp sabır çekti ve Kudret'e döndü. "Abla hakikaten şu kardeşine birşey söyle artık yoksa cidden bozuşucaz he!"
Kudret gülmemek için dudaklarını bastırıp sahte bir kızgınlıkla Zafer'in omzuna vurdu. "Uğraşma lan kızla, unutma ki sen de Derya ve benden küçüksün ikimizin bir olup seni zorbalamasını istemezsin herhalde ablacım?"
Derya keyifle gülümseyip yumruk yaptığı elini ablasına uzattı, Kudret de gülümseyerek elini yumruk yaptı ve Derya ile tokuşturup göz kırptı.
Zafer ellerini teslim oluyormuş gibi havaya kaldırıp başını öne eğdi. "Hanımlar cidden sizinle uğraşılmaz teslim oluyorum."
Cennet çitlediği çekirdeğin kabuğunu sinirle geniş kaseye fırlatırken Zafer'e çemkirdi. "Geç bile kaldın abi!"
Cennet'in bu sinirli tavrına üçü de şaşırmıştı, ilk önce birbirlerine daha sonra da Cennet'e baktılar şaşkın şaşkın. Normalde Cennet'in bu sinirli tavırlarına alışkındılar, ergenlik siniri deyip geçiyorlardı ama bu sefer başka birşey vardı sanki.
Kudret şefkatle kardeşinin omzuna dokunup sıvazladı. "Ablacım iyi misin sen, niye bu kadar gerildin?"
"Gergin falan değilim abla."
Derya ortamı yumuşatmak için gülümseyip omzunu hafifçe Cennet'in omzuna vurup göz kırptı. "Hayırdır Cennet'im manitandan mı ayrıldın?"
Zafer bir anda ciddileşip yerinde doğruldu. "Manitan mı vardı kız senin, niye haberimiz yok?"
Kudret 'pes artık' dercesine başını geriye attı. "İyice ayarınız kaçmış he sizin."
Cennet sıkıntılı bir nefes verip elini çekirdek poşetine daldırdı. "Ya yok manitam falan, geçin orayı, o yok bende."
Kudret elini Cennet'in omzundan çekip doğruldu. "E derdin ne o zaman kızım senin?"
Cennet avucuna doldurduğu çekirdeklerden birini alıp ağzına götürürken konuştu, "Arkadaşım yok."
Cennet'in zamansız gelen itirafıyla hepsi donakalıp birbirine baktı, Zafer başını öne eğerken Kudret'in yüzünü büyük bir üzüntü kaplamıştı, elini kardeşinin yanağına koyup baş parmağı ile okşadı.
Derya birden duygusallaşıp hüzünlü gözlerle teker teker kardeşlerine baktı, dudağını büzüp Cennet'e yaklaştı. "Ablasının kuzusu, biz varız ya." diyerek sırtını sıvazladı ve başını omzuna yasladı.
Zafer başını kaldırıp Cennet'e baktı. "Evet abicim biz varız, yani ben yarından sonra burada değilim ama bir telefon uzağındayım canın ne zaman isterse ararsın güzelim."
Kudret başını sallayıp Zafer'i onayladı. "Evet ablacım biz varız, her zaman yanındayız."
"Biliyorum her zaman yanımdasınız, teşekkür ederim iyi ki varsınız ama sizinle de bir yere kadar. Kendi jenerasyonumdan, yaşıtım birisi ile kanka olmak bana daha iyi gelir şu an. Sıkıntıdan dükkana gelen yaşlı amcalarla muhabbet ederken 50 yaş yaşlandım ya muhabbetleti de sarıyor gelen yarım saatten aşağıya gitmiyor yakında okeye gideceğiz beraber ondan korkuyorum."
Cennet'in sözlerine karşı hepsi kahkaha attı, Cennet de sözlerinin sonuna doğru gülümsemişti. Derya başını Cennet'in omzundan kaldırıp ona baktı. "Yaşıtım yok diye Kars'da sıkıldım diyorsun yani küçük hanım?"
"Aynen öyle, sıkıldım."
"Hiç merak etme ablacım en kısa sürede seni kankalarına kavuşturacağız çok az kaldı."
"O günün hayaliyle yaşıyorum abla." Cennet ortaya doğru uzanıp eline birkaç tane cips aldı ve ağzına tıkıştırdı.
Zafer elindeki çekirdeklerden birazını Derya'ya birazını da Kudret'e uzattı. "Eee siz anlatın bakalım Karslı kadınları sizde ne var ne yok? Dökülün."
Kudret, Zafer'in uzattığı çekirdeklerden alırken yüzünü buruşturdu. "Hayret, Gülendam bizden habersiz evden çıkıp çıkıp yanına geldi ve evde olan biteni sana naklen yayın yapmadı öyle mi?"
Cennet gülerek ellerini havaya kaldırdı ve Kudret'i gösterdi. "Heh, görümcelik moodu açıldı!"
Zafer gözlerini devirip yan döndü ve sırtını koltuğa yasladı. "Ne alakası var abla, yani yalan yok anlattı birşeyler de bi de sizden duyayım istedim."
Derya eline aldığı bitter çikolatanın kabını açarken kaşları ile Kudret'i işaret etti. "Vallahi son zamanlarda Karslı ailesinin magazin yükünü Kudret abamız sırtlanıyor Zafer'im haberler onda."
Kudret, Derya'nın sözlerinden sonra son zamanlarda olanları, Vezir ile yaşadıklarını düşündü. Olanları düşündükçe içi sıkıldı, morali bozuldu. Gözlerini kaçırıp başını öne eğdi ve diğer çikolataya uzandı.
Zafer uzattığı ayağı ile ablasını dürtüp göz kırptı. "Hayırdır Kudret sultan neler oldu anlat bakalım."
Kudret umursamazca başını sallayıp çikolatanın pakedini açtı. "Önemli birşey yok ya bakma sen Esenler'in divasına."
Cennet ve Derya, Kudret'in sözlerine gülerken Zafer ciddiyetle bakıyordu ablasına, "Vezir ile mi ilgili?" diye sordu pat diye.
Vezir'in adını duyan Kudret yavaşça başını kaldırıp Zafer'e baktı, Zafer konuşmaya devam etti. "Sabah salonda da bi haşladın ne oldu?"
Zafer'in konuşmalarını şaşkınlıkla dinleyen Cennet ve Derya ağızları açık bir şekile birbirlerine dönüp baktılar. Derya kısa süreli şokundan çıkıp muhabbetin ortasına daldı.
"Bir dakika, bir dakika. Zafer sen biliyor muydun ablam ve Vezir'i?!"
Zafer bilmiş bilmiş sırıtıp başını salladı. "Biliyordum tabii de siz ne zaman öğrendiniz ona şaşırdım."
Kudret böldüğü çikolatadan birini ağzına atıp konuştu. "Derya bayadır biliyor yeni değil."
Derya kaşlarını çatıp ciddiyetle Zafer'e yaklaştı, burun buruna geldiklerinde durdu. "Sen ne zamandır biliyorsun lan?"
Zafer dalga geçmek için gözlerini kısıp Derya'ya baktı. "Çok uzun zamandır."
"Ne kadarlık bir süreden bahsediyorsun?"
"3 yıl falan."
Derya aniden geri çekilip ortamdaki gergin havayı savuşturdu ve ellerini yana doğru açtı. Cennet ile ikisi aynı anda "Oha ama yani!" diyerek bağırdılar.
Kudret küçük bir kahkaha atıp kardeşlerine baktı. "Tamam kızmayın ya aaa, Zafer'e gidip özel olarak Vezir'i anlatmadım delirmeyin." Hafifçe başını eğip elleriyle oynadı. "Ben onca sene kendimden saklamışım sevdamı, kalkıp gidip de birilerine anlatır mıyım?"
Derya bir an düşünüp başını yana doğru eğdi. "Doğru aslına haklısın." dedi.
Zafer elini uzatıp hafifçe Derya'yı dürttü. "Ben bunları konağın bahçesinde basmasam anlatmazdı."
Duydukları karşısında Derya'nın ağzı şaşkınlıkla aralanırken Cennet "Ne?!" diye bağırdı.
Kudret gözlerini belertip Zafer'e öldürücü bakışlar yolladı. Derya ise kendine geldikten sonra gülüp Kudret'e baktı.
"Abla sormaya korkuyorum ama sormazsam da meraktan çatlarım Zafer sizi tam olarak ne yaparken gördü?"
Kudret, Zafer'in yüzüne tükürüyor gibi yapıp tekrardan Derya'ya döndü. "Ya alt tarafı elimi tutarken beşyüz metre öteden gördü, bastım dediğine ne bakıyorsun? Birşeye canım sıkkındı Vezir de o an yanımdaydı, destek olmak için elimi tuttu o kadar, bu yarım akıllı da onu görmüş işte. Ertesi gün koşa koşa yanıma geldi niye elini tuttu o senin dedi, tam bir saat dil döktü anlatayım diye. En son dayanamadım anlattım."
Derya büyük bir kahkaha patlatıp Zafer'e döndü. "Sen de mi el ele tutuşurken gördün?!"
Kudrer kaşlarını çatıp öne doğru eğildi. "Sen de mi derken Derya?"
Derya muzipçe sırıttı. "Bizim seninle şarap içip dertleştiğimiz gün var ya."
"Evet?"
"İşte o gün sen benim yanıma gelmeden önce Vezir'in yanındaydın, konağın kapısının önünde el ele, göz göze..."
Cennet gülerek elini ağzına götürdü, "Aboo." dedi.
Kudret, yakalanmanın vermiş olduğu utangaçlıkla başını hafifçe öne eğip güldü. Zafer de Kudret'e taklımak için "Abla sizin bu konak bahçesi fetişiniz nerden geliyor?" dedi gülerek.
Kudret hemen yanında duran terliğe uzanıp Zafer'in bacağına vurdu. Zafer acı ile inlerken Kudret ona tehditler savuruyordu. "Zafer vallahi parçalarım seni bak elimde kalırsın!"
Zafer sağ bacağını kendine çekip eliyle ovuşturdu. "Tamam ya ne kızıyorsun? Şaka yaptım."
Onlar birbirini yerken Cennet ellerini yana doğru açıp isyan etti. "Abim bilmem kaç sene önce öğrenmiş, ablam da İstanbul'dayken biliyormuş bir ben eksik kalmışım. Kars'a gelmesek haberimiz olmayacak!"
"Ablacım bilinecek birşey yok olanı gördün zaten bilsen de bir işine yaramayacakmış."
Zafer kaşlarını çattı, "Olan ne abla, ne geçti sizin aranızda? Sen normalde Vezir'e öyle köpek gibi davranmazdın."
Kızlar hızlıca başlarını kaldırıp sinirli gözlerle Zafer'e baktılar ve aynı anda, "Hak etti çünkü!" diye bağırdılar.
Zafer, onların bağırışlarından tırsıp hafifçe geri çekildi, "Ne yaptı lan bu adam bu kadar."
Kudret derin bir nefes alıp ellerini büyük kasenin üzerinde silkeledi, oturduğu yerde dikleşip Zafer'e döndü. "Anlatıyorum hazır mısın?"
"Hazırım gönder."
"Şimdi biz Vezir ile birkaç gün önce konuştuk, ben dedim ki gel çıkalım babamın karşısına durumumuzu anlatalım rızasını isteyelim."
Zafer şaşırarak kaşlarını kaldırdı ve ağzına bir tane cips attı. "20 yılın sonunda babamın karşısına çıkacaktınız?"
Kudret başını sallayıp devam etti, "Bu da bana tamam gidelim konuşalım dedi ama nasıl sözler veriyor."
Kudret büyük bir ciddiyetle Vezir'in taklidini yaparken ona söylediklerini aynen Zafer'e aktardı. "Ben ömrüm boyunca bu anı bekledim, sen yeter ki iste, gidelim konuşalım, zart zurt. Bomboş laflar."
Kudret'in taklidine karşın kardeşleri gülüp birbirlerine baktılar, Cennet başını Derya'nın dizine koyup pür dikkat Kudret'i izlemeye başladı. Derya da ellerini Cennet'in saçlarına götürüp örüğünün ucundaki tutamı oynarken Kudret'i dinliyordu.
"Bu böyle sözler veriyor, süslü süslü cümleler, birşeyler." Kudret sinirle ellerini kendine doğrulttu ve kendini gösterdi. "Ben de safım, salağım inanıyorum. Zannediyorum ki Vezir efendi ağasının karşısına geçip elimden tutacak aşkına sahip çıkacak."
Derya, Cennet'in saçının tokasını çözüp bozulan örüklerini açarken konuştu. "Nerde o günler?"
Zafer, devam etmesi için Kudret'e "Eee sonra ne oldu?"
"Sonra biz babamın karşısına çıkamadan babam bizim sevgili olduğumuzu öğrenmiş."
Derya, Cennet'in saçlarında dolaşan ellerini yavaşlatıp durduru ve çekinerek ablasına baktı. Kudret, Derya'nın aksine rahat bir şekilde gülümseyerek bakıyordu ona.
Zafer merakla sordu. "Nereden öğrenmiş?"
Kudret konuyu geçiştirmek için elini salladı. "Boşver sen orasını. Ben kısa bir özet geçeyim sana ablacım. Günün sonunda babam Vezir'e dedi ki ya ben ya Kudret."
"O ne saçma seçenek ya, seninle evlenip babamın yanında kalamaz mıymış?"
Kudret'in yavaştan gözleri dolmaya başlamıştı, başını kaldırıp evin tavanına baktı ve göz ucunda duran yaşların düşmesini engelledi. Kendine geldikten sonra başını indirdi ve gülümsedi. Titreyen sesiyle, "Ya benimle evlenip bu evden gidecekmiş..."
"Ya da?"
Kudret derin bir nefes verip yere baktı. "Ya da Nesrin ile evlenip burada, babamın yanında kalmaya devam edecekmiş."
Zafer ilk önce inanmayarak teker teker kardeşlerine baktı, daha sonra bakışlarını ciddileştirip kaşlarını çattı. "Bizim Nesrin?"
Cennet başını ablasının dizinden kaldırıp abisine döndü. "He, bizim Nesrin." dedi ve eski konfor alanına geri döndü.
"İyi de Nesrin ne alaka."
Derya yutkunup başını öne eğdi, Cennet'in kıvırcık saçlarını doladığı parmaklarına baktı dalgın dalgın. "İlla ki mutsuz ve huzursuz bir evlilik yaptıracak ya Zaro ağamız. Ayırdığı aşıkları daha fazla üzüp yıpratmak için ceza kesecek, mutsuz bir kadere mahkûm edecek."
Zafer yaslandığı yerden doğrulup Kudret ablasının çaprazına geçti ve bağdaş kurup oturdu. "Vezir ne diyor bu duruma peki?"
Kudret başını kaldırıp saçlarını geriye attı. "İlk başta üçümüz de karşı çıktık, ben geçtim babamın karşısına senelerce söyleyemediğim ne varsa söyledim, ben Vezir'i seviyorum onu Nesrin'le evlendirme dedim."
"Kabul etmedi tabii."
Kudret acılı bir gülüş yerleştirdi dudaklarına. "Kabul etse gökten başımıza taş yağardı ablacım. Yani işin özü şu, Vezir beni yarı yolda bırakıp babamı seçti."
Zafer şaşkın gözlerle bir Kudret'e bir de Derya'ya bakıyordu. "Nasıl ya? Vezir seni çok seviyordu abla nasıl yarı yolda bıraktı?"
Derya umursamazca omuz silkip Zafer'e döndü. "Vezir güya kardeşi ya babamın, 30 yıllık silah arkadaşı. İnsan sırt sırta çatıştığı, babam dediği adama ihanet eder de gider mi sen hain misin? dedi, o da gidemedi tabii."
Kudret gözlerini devirip çekirdek poşedine uzandı. "Babam da çok değer verirdi ya zaten Vezir'e."
"Vezir de Zaro ağanın manipülasyonlarının kurbanı oldu desenize."
Kudret sinirle Zafer'e döndü ve ona öldürücü bakışlarını yolladı. "Hiç kurban falan deme değil çünkü! Ben ona dedim gel gidelim diye, benim elimi o kapının önünde bırakıp giden, aşkına ihanet eden oydu!" dedi kapının ardından Vezir'in onu dinlediğini bilmeden.
Vezir, Kudret'in sesini duyunca konuşmasına dikkat kesilip iyice kapıya yaklaştı. Kudret ise dolu gözleriyle Vezir'i anlatıyordu.
"Ben 20 yıl boyunca o günü beklemiştim ya, sevdiğim adamın elinden tutup babamın karşısına geçecektim, ben bu adamı seviyorum baba diyecektim Vezir de yanımda olacaktı, aşkının arkasında duracaktı." Kudret, cümlenin sonlarına doğru yaklaştıkça gözlerinden akan yaşlara mani olamıyordu.
Zafer hemen yanıbaşında sevdiği adam için ağlayan ablasının omuzlarından tutup kendine çekti ve başını göğsüne yaslayıp sarıldı.
Derya ve Cennet de ayaklanıp Kudret'in yanına gittiler ve ellerinden tutup ablalarına destek oldular.
Kudret'in ağlama seslerini duyan Vezir çaresizce kapının önüne çökerken gözlerinden yaşlar süzülüyordu.
Kudret başını kardeşinin göğsünden kaldırıp boşluğa baktı.
"20 yıl önce bana demişti ki; günü geldiğinde senin elini öyle bir tutacağım ki dünya âlem karşımda dursa bile ben o eli bırakmayacağım. Hepsi yalanmış."
Vezir o an Kudret'e bu sözü verdiği günü düşündü, ne kadar genç, ne kadar masumlardı. Kendine olan siniriyle içten içe küfür ederken hızla ayağa kalkıp dışarıya çıktı, kendini evire çevire dövmek istiyordu, ki haksız da sayılmazdı.
Zafer eliyle ablasının yüzüne gelen saçlarını çekip omzunun arkasına attı, sırtını sıvazlayıp ilgiyle yüzüne baktı. "Vezir ile konuşmamı ister misin ya da babamla?"
Derya, Kudret'in elini daha sıkı tutup yaklaştı. "Evet abla, istersen gider konuşuruz ikisiyle de bir çözüm buluruz."
Cennet işi biraz şakaya vurarak, "Babamız da olsa kimse bizim ablamızı böyle üzemez hayırdır ya?" dedi.
Hepsi Cennet'in dediğine gülerken Kudret olumsuz anlamda başını sallayıp Cennet'in elini tuttu. "İyi ki varsınız, biliyorum herşeyi de yaparsınız ama yapmayın, ben Vezir defterini kapattım ne halt yiyiyorsa yesin umrumda bile değil." dedi ama gayet de umrundaydı.
Vezir'in onun elini bıraktığı anı hatırladıkça üzüntüden midesine kramplar giriyor, Nesrin ile evleneceği gerçeği ise içini kemiriyor, kalbini paramparça ediyordu.
Kudret yaşlı gözlerini silip kolundaki saate baktı, saat gece iki buçuğa geliyordu yarın erkenden kalkıp Zafer'i uğurlayacaklardı daha. Biraz silkelenip kendine geldi ve yerde duran cips pakedi ile çekirdek poşedini alıp ayağa kalktı.
"Neyse tamam yeter bu kadar magazin, doğru yataklara sabah erken kalkacağız."
Zafer oflayıp kendini halının üzerine bıraktı. "Biraz daha otursak olmaz mıydı?"
"Olmaz ablacım hem zaten Cennet'in gözünden uyku akıyor baksana."
Hepsi gülümseyerek Cennet'e baktı, hakikaten de gözleri küçücük kalmıştı. "Benim bünyem alışık değil bu kadar sohbete ya."
Derya gülüp yavaşça Cennet'in omzuna vurdu, "Gel kız şu bozulan örüğünü düzelteyim, güzel güzel uyu."
Cennet başını sallayıp Derya ablasına sırtını dönerken konuştu. "Niye açtın ki sen zaten bunu?"
Derya dikkatlice Cennet'in saçlarını örerken, "Seviyorum saç oynamayı nr yapayım? Sen de gelip dizime yatınca dayanamadım." dedi.
Onlar konuşurken Kudret ayağı ile Zafer'i dürttü. "Kalk lan bana yardım et hadi, şunları mutfağa götürelim."
"Yarın yaban ellere gideceğim hâla iş yaptırıyorsun abla, yakışmadı valla." diyerek yalandan duygu sömürüsü yaptı.
Kudret inanmayarak yüzünü buruşturdu. "Duygu sömürüsü yapma bana, kalanları topla gel."
Zafer söylene söylene yerinden kalktı ve kalanları alıp ablasıyla beraber mutfağa götürdü. Geri geldiklerinde Derya çoktan Cennet'in saçlarını örmüştü, beraberce yataklarını tekrardan yaptılar. Yatak hazır olunca hepsi sırayla balık istifi dizildiler koca yatağın üstüne, tıpkı eski günlerdeki gibi...
