KÜÇÜK KUĞU 1 kitap kapağı

7. bölüm / 6

KÜÇÜK KUĞU 1

SIRRIN 3.SAHİBİ

Vaveyla Yazarı: Ecrin Su Yilmaz

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 6Şu an: SIRRIN 3.SAHİBİ

Aynı saatlerde Draco da ortak salona dönmüştü.
Kapıyı açıp içeri girdiğinde şöminenin önündeki koltuklardan birinde Tom oturuyordu. Elinde yine kitabı vardı.
Draco içeri girer girmez kendini koltuğa bıraktı.
Tom kitabından gözlerini kaldırmadan konuştu.
“Geç kaldın.”
“Fark ettim.”
Tom bir sayfa daha çevirdi.
“Yelena yüzünden mi?”
Draco'nun başı bir anda Tom'a döndü.
“Ne?”
Tom kitabın üzerinden ona baktı.
“Bütün gün onunla uğraşıyordun. Sonra ortadan kayboldun. Şimdi de yüzün normalden daha garip.”
Draco kaşlarını çattı.
“Yüzüm gayet normal.”
“Hayır.”
“Evet.”
“Hayır.”
Draco iç çekti.
“Bazen senden nefret ediyorum.”
Tom sakince kitabına döndü.
“Bunu daha önce de söyledin.”
Draco birkaç saniye sessiz kaldı.
Sonra koltuğun arkasına yaslandı.
“Tom.”
“Hm?”
“Sana bir şey söyleyeceğim.”
Tom bu kez kitabı tamamen kapattı.
“Bu cümle senden gelince genellikle iyi bir şey olmuyor.”
“Komik.”
“Dinliyorum.”
Draco bir süre şömineye baktı.
Sanki söyleyip söylememek arasında kalmıştı.
Sonunda konuştu.
“Yelena'nın bir sırrını öğrendim.”
Tom'un kaşı hafifçe kalktı.
“Ne sırrı?”
Draco cevap vermedi.
Tom birkaç saniye bekledi.
“Draco?”
“Snape.”
Tom'un yüzündeki ifade değişti.
“Ne olmuş Snape'e?”
Draco ona baktı.
“Yelena'nın amcası.”
Tom birkaç saniye hiçbir şey söylemedi.
Sonra kaşlarını hafifçe çattı.
“Severus Snape mi?”
Draco başını salladı.
“Evet.”
Tom koltuğunda biraz doğruldu.
“Emin misin?”
“Yelena söyledi.”
“Bizzat?”
“Evet.”
Tom bir süre Draco'ya baktı.
“Bunu neden sana söyledi?”
Draco'nun yüzünde kısa süreli bir ifade oluştu.
“İstemeden.”
Tom hemen anladı.
“Sen odasına girdin.”
Draco sustu.
Tom başını iki yana salladı.
“Draco.”
“Ne?”
“Sen gerçekten bir gün başına iş açmadan duramayacak mısın?”
“Ben sadece odasına bakacaktım.”
“Tabii.”
“Gerçekten.”
Tom tekrar kitabını eline aldı ama açmadı.
“Sonra?”
Draco'nun yüzündeki rahat ifade biraz kayboldu.
“Beni fark etti.”
“Ve?”
“Her şeyi duyduğumu anladı.”
Tom dikkatle onu dinliyordu.
“Ne yaptı?”
“Bağırdı.”
“Beklenmedik.”
“Çok bağırdı.”
Tom'un dudaklarının kenarı hafifçe kıvrıldı.
“Senin yüzünden mi?”
“Büyük ihtimalle.”
“Sonra?”
Draco birkaç saniye sustu.
“Sonra ağladı.”
Tom'un yüzündeki ifade değişti.
“Yelena mı?”
“Evet.”
“Ciddi mi?”
Draco başını salladı.
“Evet.”
Tom bu kez kitabı tamamen kenara bıraktı.
“Ne kadar önemliymiş bu sır?”
Draco şömineye baktı.
“Sandığımdan çok daha fazla.”
Tom sessizce bekledi.
Draco devam etti.
“Kimsenin bilmesini istemiyormuş. Astoria dışında.”
“Anladım.”
“Ben de ona söylemeyeceğimi söyledim.”
Tom kaşını kaldırdı.
“Gerçekten söylemeyecek misin?”
Draco hemen ona döndü.
“Hayır.”
Tom birkaç saniye yüzüne baktı.
“Şaşırtıcı.”
“Ne demek istiyorsun?”
“Genelde birinin sinirini bozmak için eline böyle bir fırsat geçtiğinde kaçırmazsın.”
Draco cevap vermedi.
Tom bunu fark etti.
“Bu kez farklı.”
Draco omuz silkti.
“Bilmiyorum.”
“Biliyorsun.”
“Tom.”
“Ne?”
“Bilmiyorum dedim.”
Tom hafifçe gülümsedi.
“Peki.”
Bir süre ikisi de konuşmadı.
Sonra Draco, sanki aklına yeni gelmiş gibi sordu:
“Tom?”
“Hm?”
“Birinin...”
Durdu.
“Birinin seni sadece soyadın yüzünden farklı görmesinden korkması sence saçma mı?”
Tom bu kez doğrudan ona baktı.
“Yelena mı?”
Draco cevap vermedi.
Tom başını hafifçe yana eğdi.
“Hayır.”
Draco kaşlarını kaldırdı.
“Hayır mı?”
“Saçma değil.”
Tom'un sesi sakindi.
“İnsanlar birini tanımak yerine onun kimle bağlantılı olduğuna bakabilir. Özellikle Hogwarts'ta.”
Draco bir süre düşündü.
“Yelena da tam olarak bundan korkuyor.”
“Belli.”
“‘Artık Yelena Swan olmayacağım’ dedi.”
Tom'un bakışları Draco'da kaldı.
“Bunu söyledi mi?”
“Evet.”
“Ve sen ne dedin?”
Draco omuz silkti.
“Bir şey demedim.”
Tom'un kaşı kalktı.
“Sen?”
“Evet, ben.”
“Bir şey söylememişsin.”
“Ne söylemem gerekiyordu?”
Tom hafifçe güldü.
“İlk kez doğru cevabı vermiş olabilirsin.”
Draco gözlerini devirdi.
“Çok komiksin.”
“Biliyorum.”
Draco koltuğa biraz daha gömüldü.
“Bir de bana güvenmediğini söyledi.”
Tom'un yüzünde küçük bir gülümseme oluştu.
“Şaşırmadım.”
“Sağ ol.”
“Ne bekliyordun?”
“Bilmiyorum.”
Tom ayağa kalkıp kitabını koltuğun üzerine bıraktı.
“Bak, Draco. Sana güvenmek zorunda değil.”
“Biliyorum.”
“Ama sana bunu söylemesi de önemli.”
Draco ona baktı.
“Ne açıdan?”
“Çünkü artık sırrı biliyorsun.”
Draco birkaç saniye düşündü.
“Evet.”
Tom şömineye doğru yürüdü.
“Ve şimdi ne yapacaksın?”
Draco hiç düşünmeden cevap verdi.
“Söylemeyeceğim.”
Tom başını ona çevirdi.
“Emin misin?”
“Evet.”
“Kimseye?”
“Kimseye.”
Tom birkaç saniye onu inceledi.
Sonra başını salladı.
“Pekâlâ.”
Draco rahatlamış gibi arkasına yaslandı.
“Bu kadar mı?”
“Ne bekliyordun?”
“Bilmiyorum. Daha büyük bir tepki.”
Tom kitabını tekrar eline aldı.
“Senin sırlarını dinlemek için burada değilim.”
“Sen benim sırdaşım değil misin?”
“Hayır.”
“Ne kadar kırıcı.”
Tom kitabını açtı.
“Ben sadece senin aynı hatayı iki kez yapıp yapmayacağını izliyorum.”
Draco sırıttı.
“Merak etme. Aynı hatayı iki kez yapmam.”
Tom sayfayı çevirdi.
“İyi.”
Draco birkaç saniye sessiz kaldı.
Sonra kendi kendine mırıldandı.
“Yine de... Küçük Kuğu'nun sırrını öğrenmek beklediğimden daha büyük bir olaymış.”
Tom gözlerini kitaptan kaldırmadan cevap verdi.
“Evet.”
Draco şaşkınlıkla ona baktı.
“Sen neden hiç şaşırmadın?”
Tom'un dudaklarının kenarı hafifçe kıvrıldı.
“Çünkü senin başına gelen şeylerin çoğu, sandığından daha büyük olaylara dönüşüyor.”
Draco başını iki yana salladı.
“Bazen gerçekten sinir bozucusun, Riddle.”
“Bunu da daha önce söyledin.”
Şöminenin çıtırtısı yeniden ortak salonu doldurdu.
Ama Draco'nun aklında tek bir şey vardı:
Yelena'nın sırrı artık ondaydı.
Ve bu kez, onu bir şaka malzemesi yapmaya hiç niyeti yoktu.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

3okunma 1beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.