3. bölüm / 6
KÜÇÜK KUĞU 1GAYET "SIRADAN" BİR GÜN
Bölümler 6Şu an: GAYET "SIRADAN" BİR GÜN
Trenden indiğimizde Draco hâlâ söyleniyordu. Sesi, bizden birkaç adım uzakta olmasına rağmen hâlâ duyuluyordu.
-Ben sadece söyledim! İnsan biraz eğlenmek istiyor diye neden herkes bu kadar—”
Sesini arkada bırakıp Astoria’yla birlikte Büyük Salon’a doğru ilerlemeye başladık.
Kalabalığın arasından geçerken Slytherin masasına oturmadan hemen önce Astoria’nın koluna hafifçe dokundum.
-Sen yerine geç, bekle. Ben diğerlerine selam verip geliyorum.”
Astoria uzaklaşırken kendi kendime kahkaha attım.
Sonra Gryffindor masasına doğru yürümeye başladım.
Tabii ki hepsiyle selamlaşmadan dönemezdim.
Fred ve George’a göre onların masasından bir kere bile selam vermeden geçmek, neredeyse kişisel hakaretti. Birkaç kez bunu yapmaya kalktığımda yatağımın altından havai fişek çıktığını düşünürsek, onları görmezden gelmek pek akıllıca değildi.
Tam masaya yaklaşmıştım ki Fred ve George arkadan gelip iki yanımdan omuzlarıma kollarını attılar.
-Günaaaydın, yürüyen şaka makineleri.”
Fred sırıttı.
-Yelena! Biz de efsane bir şaka üzerinde konuşuyorduk. Harika bir planımız var. Otursana.”
-Pekâlâ, Fred. Seni mi kıracağım?”
Masaya otururken George’a döndüm
-Naber George? Bana şu mükemmel planınızı anlatın.”.
Astoria ile yakınlaşmadan yani ilk yılında Fred ve George bana arkadaş olmuştu onların yeri benim için hep ayrıydı
Hermione bana dönüp gülümsedi.
-Günaydın Yelena. Eyvah... Siz üçü yine ne planlar peşindesiniz?”
-Günaydın Hermione. Üzgünüm ama devlet sırlarını anlatamam.”
Ron hemen araya girdi.
-Hadi ama Yelena! Bu ikisinin ağzını bıçak açmıyor. Bari sen söyle.”
Harry omuz silkti.
-Ben uzaktan sonucu izlemeyi tercih ederim.”
Fred parmağını Harry’ye doğrulttu.
-İşte Harry gibi olun! Merak yok, sonucu izleyin sadece.”
George biraz öne eğildi.
-Pekâlâ, ipucu veriyorum. Bu şaka Snape’i biraz kızdıracak.”
Gülümsemem yüzümde dondu.
-NE?!”
Masadaki herkes bana döndü.
-Snape mi?”
George şaşkınlıkla baktı.
-Evet?”
-ASLA OLMAZ! BU ŞAKA İPTAL!”
George kaşlarını çattı.
-Hey, Yelena, sakin ol. Ne bu agresiflik?”
Başımı hızla iki yana salladım.
-Asla ve asla. Katiyen olmaz. Snape’e şaka yapamam ben.”
Ron anlamamış gibi kaşlarını kaldırdı.
-Neden ki? En fazla kütüphaneyi temizletir sana.”
-Hayır Ron. Asla olmaz.”
Harry de bana dikkatlice baktı.
-Tamam, Snape katı bir profesör ama... Yelena, neden bu kadar panik oldun anlamadım.”
Bir an ne diyeceğimi bilemedim.
-Ş-şey... Ben notlarımı yeni yeni yükselttim. Olmaz.”
Fred elini salladı.
-Zaten anlamaz ki, Yelena. Sakinleş.”
-Dedim size, katiyen olmaz. Siz yapacaksanız yapın ama ben yokum.”
Ayağa kalktım.
-Yarın derste görüşürüz.”
Fred arkamdan seslendi.
-Yelena, cidden ne oldu sana?”
Cevap vermeden uzaklaştım.
Hızlı adımlarla Büyük Salon’dan çıktım.
Zaten kahvaltı yavaş yavaş bitmiş, öğrenciler de ortak salonlarına ve derslerine doğru dağılmaya başlamıştı.
Onlara yarın bir açıklama borçluydum.
Ama Snape...
Asla.
Şaka yapamazdım.
Yapamazdım.
Koridorlarda yürürken kendi kendime söylenmeye başladım.
-Off... Neden bu kadar tepki verdim ki? Aslında haklıyım. Ya da haksızım. Off...”
Bir süre sonra Slytherin ortak salonuna girdim.
Şöminenin başında üç kişi vardı.
Tom, Astoria ve Pansy.
Pansy ile Astoria konuşuyordu. Tom ise koltuğuna yayılmış, elindeki kitabı okuyordu.
Ama biri eksikti.
Malfoy.
Kaşlarımı hafifçe çattım.
Normalde Riddle neredeyse Malfoy’la birlikte olurdu.
-Nerede bu?”
Kimseye sormadan odama doğru ilerledim.
Kapıyı açar açmaz içeri girdim ve arkamdan kilitledim.
Sonra kendimi yatağın üzerine bıraktım.
-Off... Off... Bir de yarın onlara açıklama yapacağım.”
Tavana bakarak iç çektim.
-Neden o kadar tepki verdim ki? Aslında haklıyım... Ya da haksızım. Off!”
Yastığı alıp yüzüme bastırdım.
Birkaç saniye öyle kaldıktan sonra yastığı yanıma çekip hafifçe sarıldım.
-Hıh. Elbette haklıyım.”
Bir an durdum.
-Kim amcasına...”
Cümlem yarıda kaldı.
-Yani... amcası Severus Snape ise şaka yapar ki?”
Yüzümü buruşturdum.
-Off.”
Kendi kendime konuşmaya devam ederken odanın sessizliğinde küçük bir tıkırtı duydum.
Başımı kaldırdım.
-Evet, düşününce onlara yarı—”
Bir ses daha geldi.
Bu kez daha netti.
Kaşlarımı çattım.
-Hey... O ses de ne?”
Ses balkondan geliyordu.
Yavaşça yataktan kalktım.
Odayı sessizce geçip balkon kapısına doğru yürümeye başladım.
Bir an durdum.
-hey”
Cevap yoktu.
-Kim var orada?”
Elimi kapının koluna koydum.
Derin bir nefes aldım.
Sonra kapıyı açtım.
Ve açmamla olduğum yerde çivilenmem bir oldu.
Balkonda, sanki oraya aitmiş gibi duran kişiye baktım.
Gözlerim büyüdü.
-MALFOY?!”
Draco başını hafifçe kaldırdı.
Yüzünde o tanıdık, sinir bozucu gülümseme vardı.
-Sonunda fark ettin, Küçük Kuğu.”
Bölüm etkileşimi
