10. bölüm / 21
KÜÇÜCÜĞÜM9.Bölüm|Canım Canına
Bölümler 21Şu an: 9.Bölüm|Canım Canına
- 1 Giriş714 kelime
- 2 1.Bölüm|Sızı1.105 kelime
- 3 2.Bölüm|Sırlar1.329 kelime
- 4 3.Bölüm|İmkansızım986 kelime
- 5 4.Bölüm|Ediz'in Maverası1.410 kelime
- 6 5.Bölüm|Melekler Ölmez1.460 kelime
- 7 6.Bölüm|Acımasız Vedalar1.854 kelime
- 8 7.Bölüm|Kan Kokusu857 kelime
- 9 8.Bölüm|Kimsemiz Yok1.090 kelime
- 10 9.Bölüm|Canım Canına1.041 kelime · Okuduğun bölüm
- 11 10.Bölüm|Sevgi Tohumları912 kelime
- 12 11.Bölüm|Sevmemeliyiz719 kelime
- 13 12.Bölüm|Bir Tutam Özlem1.844 kelime
- 14 13.Bölüm|Solmuş Güller1.031 kelime
- 15 14.Bölüm|Oluşan Gizli Bağlar1.838 kelime
- 16 15.Bölüm|Gül Beyaz Gül3.067 kelime
- 17 Karakter Tanıtımı🥀195 kelime
- 18 16.Bölüm|Geçmişten Gelen Yabancı2.555 kelime
- 19 17.Bölüm|Aşk Kırıntıları1.752 kelime
- 20 18.Bölüm|Kıyametin Habercisi2.241 kelime
- 21 19.Bölüm|Kırmızı İp1.748 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Ya ben bu bölümde edize o kadar çok üzüldüm ki ağlayacaktım neredeyse çok seviyorum yaa🌸
Size keyifli bol ağlamalı bol yorumlu ve yıldızlı bir bölüm diliyorum✨️
Bölüm şarkısı:Yalın-Ben bilmem
🥀
Uzun bir sarılmadan sonra Ediz’den ayrılıp odama koştum. Utanmıştım. Ona hem sarılmış hem de boynunu öpmüştüm. Yorgana sarılıp aptal gibi sırıtmaya başladım. Duyduğum ayak sesleriyle hemen uyuyormuş numarası yaptım. İçeri girdiğini duyabiliyordum ama elimden geldiğince rolüme devam ettim. Saçlarımdaki el ile irkilmemek için kendimi zor tuttum. Konuşmazdı Ediz ama elinden güven akardı. Uyku numaram yalan olmuştu çünkü ellerindeki güven sayesinde uykuya dalmıştım.
Ediz’den
Sevgi sahiden neydi? Ben uzun yıllardır kimseyi sevebilmiş değildim şuan neden sevgiyi sorguladığımı bile bilmiyorum. Tuhaftı bu kızın benim aklımla olan derdi neydi? Beni benden alıyor hayal dünyasına sürüklüyordu. Oysa benim hayatımda hayale yer yoktu. Uyumuyordu ama saçlarını sevince uyumuştu. Odadan çıktım. Bitkin düşene kadar spor yaptım. Yaralarım kanayana kadar durmadım üşüdüğümü hissediyordum. Gene durmadım odama geçince yatağa fırlattım kendimi. Gerçekten hava buz gibiydi yaralarım kanıyordu ama birini sevme düşüncesi beni hasta etmişti. Kendimi yatağa iyice gömdüm. Ediz kendine gel sevgi yalandır, sevgi kandırır Ediz kendine gel.
Bir Rüyanın içindeydim elimde bir doğum günü pastası vardı bugün annemin ve kardeşimin doğum günüydü. Sabah biriktirdiğim paraları almış pastanenin yolunu tutmuştum yaş daha yedi. Babamın ceketinden çaldığım çakmakla kapının önünde mumlarımı yakmaya çalışıyordum ve başarmıştım da. Eve girdiğimde annemin nefis kahvaltısı yoktu. Kötü bir koku vardı. Metalik ve mide bulandırıcı bir koku.
“Gökhan neredesin abicim anne?” cevap veren yoktu. Salona girdiğimde gördüğüm görüntüyle olduğum yere çakıldım güzeller güzeli annem yerde yatıyordu ama niye? Köşeye sinmiş Gökhan’la iyice yaklaştım gördüğüm şeyle elimdeki pasta yere benimle beraber düştü.
“Anne, annem uyansana ev çok kötü kokuyor sen sevmezsin kötü koku anne!” cevap vermemişti yerde kırmızı lekeler vardı babam az ötede koltuğunda oturuyor ağlıyordu. Kardeşime gittim.
“Abicim noldu anlatsana annem neden cevap vermiyor size pasta aldım ben hem de meyveli en sevdiğinden.” Bana korkuyla bakıyordu benden iki yaş küçüktü ama bu gece gördükleriyle daha büyüktü ruhu.
“Baba yaptı.” Duyduğum şeyi algılamak çok zordu. Babam anneme ne yapmıştı?
“Abicim babam yapmaz ki.” Yaparmış. En çok babalar yaparmış.
Rüya bitmiyor ama saçlarımda bir el beni gerçekliğe taşıyor başımın üstünde ıslak kötü kokulu bir bez var. Hoş bir kadın sesi bana sesleniyor.
Aniden yükselen dumanlarla etrafa bakıyordum evimiz yanıyordu madem babam yapmıştı o yanmaya devam edebilirdi ama annem ve kardeşim yanmayacaktı. Annemi çıkarmaya çalıştım çok ağırdı yapamadım bende kardeşimi çıkardım. Oysa onu çıkarmam onu benden ayırmamaları için yeterli olmamıştı...
“Ediz kabus görüyorsun uyan Ediz hadi canım.” Canım diyor biri beni canından sayıyor. Ne derlerdi canımın içi oysa can olmak yeterdi bana.
“Günaydın.” Uyanmıştım hemen başımdaki bezi fırlattım kızgınlıkla baktı küçük fare.
“Günaydın yaramaz koca adam hastasın o bez kalacak bir sürü kabus gördün uyandırmaya çalışsam da uyanmadın. Bu ilgi bana fazlaydı, beni sıkıştırıyordu. Böyle yapmamalıydı kendimi tutamazdım yoksa o kadar çok şefkatle bakıyordu ki ben Ediz karaca birinden gözlerimi kaçırmıştım bu bir ilki ve hissediyordum son da olmayacaktı.
“Tamam sağ ol yeterli uğraşma benimle.” Bezi yine suya batırıp koydu alnıma ve çıktı. Zaten daha fazlasını istemiyordum isteyemezdim. Ne diyecektim? Açım bana yemek yapar mısın mı? Birazdan kendime gelirim o zaman da kalkar ikimize de yemek yaparım zaten bu konularda kötüydü daha çok uğraşmış olacaktı. Yine bir uykuya daldığımı hatırlıyorum. Kapının açılma sesiyle uyanıyorum hemen ama belli etmiyorum. Ben etmesem de koluma küçük bir el dokunuyor.
“Ediz kalk hadi sana çorba ve yemek yaptım.” Duyduğum şeyleri sorgulamaktan gözlerimi açamadım. Yine dokunduğunda usulca araladım gözlerimi.
“Günaydın hadi çorban soğumadan iç.” Halim bile yoktu ne olmuştu bana? Tek başıma onca hastalığı atlatmamış mıydım ben? Belli etmemeye çalışarak doğruldum olduğum yerde yüzüne bakamıyordum. Gerçekten bu hastalık bana yaramamıştı.
“Sağ ol.” Bir anda yüzümün avuçlanmasıyla neye uğradığıma şaşırdım.
“Neyin var kabus gördün sayıkladın hep bir şeyler yüzüme bile bakmıyorsun yanlış bir şey mi yaptım?” anında başımı iki yana salladım.
“Alışkın değilim ilgiye senlik bir şey yok. Ve kabusları siktir et.”
“Küfür etmee.” Dediği şeyle yarım ağız gülümsedim konuyu dağıtmak için çorbadan bir yudum içtim. Yüzümü buruşturmamak için kendimi zor tuttum. Şekerliydi eminim ki tuz yerine şeker kullandı bu küçük fare. Belli etmedim ardı ardına yudumlar aldım. Önemli değildi çünkü beni düşünmesi ve çabalaması yeterliydi.
“Neden bir şey demiyorsun? Kötü mü olmuş?”
“Hayır fare çok güzel olmuş ellerine sağlık soğumasın diye içiyorum.” Anında mutlu olmuştu onu mutlu etmek o kadar kolaydı ki. Bir söz, bir bakış veya küçük bir sürpriz yumurta yetiyordu. Mal mal sırıtışını izledim bir süre aniden fırlaması ile ne olduğunu anlayamadım koşarak çıktı odadan.
“Yandı Ediz yemek yandı unuttum ocakta ya.” Zar zor kalkıp gittim peşinden ocağa yaklaşmasına izin vermeden kapattım altını yanmıştı gerçekten de.
“Önemli değil ben doydum çoktan sana yemek yapalım.” Anında başını iki yana salladı.
“Gerek yok o zaman çünkü bende aç değilim hem çorba var ondan içerim.” Anında durdurdum.
“Hayır ya dışardan alırım ben.” Anında kurtuldu kolumdan aptal bir kadın değildi.
“Ya banane çok aç değilim ki bende üşütmemek için içeyim işte sabahta kahvaltı yaparız.” Başımı iki yana salladım ve izlemeye başladım aldığı ilk yudumla çorbayı püskürttü.
“Ediz ya bu şekerli neden demedin ki, ya neden beni salak yerine koydun o kadar da içtin midene bir şey olacak ya salak salak işler sen kimsin ki Mavera çorba yapasın sanki annen öğretti anne tarifi yazıyorsun birde ona göre yapıyorsun anne senin neyine ki?” daha fazla saçmalamasına izin vermeden dudaklarına kapandım. Kendine ettiği sözler ağırdı ve ben bunları duymak istemiyordum. Donmuştu ama artık saçmalamıyordu gerçekten de napacağını bilmez bir haldeydi. Çekildim.
“Ağzını arala.” Bana melül melül baktı şoktan anlamıyordu kendim ağzını aralayıp sızdım dudaklarına aniden itip yüzüme tokattı yapıştırmasıyla kahkaha attım.
Yüzü kıpkırmızıydı zar zor nefes alıyordu.
“Pis sapık pis sapık ya öptü beni izinsiz ya arala diyor bilmiyoruz sanki sapık.” Mal mal etrafta volta atıyor kendi kendine geveliyordu oysa ben ne zaman yine öperim diye düşünüyordum çok güzeldi. Baş döndürücüydü. Ben ne diyordum? Aniden volta atarken bana çarpması ile sımsıkı tuttum düşüyordu.
“TAŞ MISIN DUVAR MI BE ÇEKİL.” Kendine getirmek adına yine öptüm. Bu sefer karşılık vermektense sertçe ısırmayı tercih etmişti.
“Ah .” çekilip odasına koştu.
“OH OLSUN SAPIKLARIN SULTANI.” Bir kahkaha daha attım aniden merdivenden bir şeylerin fırlatılmasıyla çıktım odasına ama bu kız kaşınıyordu. Ve bende onu delisiye öpmek istiyordum. Gittiğimde kapıyı kapatmaya çalıştı izin vermedim ayağımla engelleyip yapıştım. Bu sefer karşılık veriyordu deli gibi...
Bütün kendime verdiğim telkinler yok oldu kendimi ve benliğimi ona bıraktım...
Bölüm etkileşimi
