14. bölüm / 21
KÜÇÜCÜĞÜM13.Bölüm|Solmuş Güller
Bölümler 21Şu an: 13.Bölüm|Solmuş Güller
- 1 Giriş714 kelime
- 2 1.Bölüm|Sızı1.105 kelime
- 3 2.Bölüm|Sırlar1.329 kelime
- 4 3.Bölüm|İmkansızım986 kelime
- 5 4.Bölüm|Ediz'in Maverası1.410 kelime
- 6 5.Bölüm|Melekler Ölmez1.460 kelime
- 7 6.Bölüm|Acımasız Vedalar1.854 kelime
- 8 7.Bölüm|Kan Kokusu857 kelime
- 9 8.Bölüm|Kimsemiz Yok1.090 kelime
- 10 9.Bölüm|Canım Canına1.041 kelime
- 11 10.Bölüm|Sevgi Tohumları912 kelime
- 12 11.Bölüm|Sevmemeliyiz719 kelime
- 13 12.Bölüm|Bir Tutam Özlem1.844 kelime
- 14 13.Bölüm|Solmuş Güller1.031 kelime · Okuduğun bölüm
- 15 14.Bölüm|Oluşan Gizli Bağlar1.838 kelime
- 16 15.Bölüm|Gül Beyaz Gül3.067 kelime
- 17 Karakter Tanıtımı🥀195 kelime
- 18 16.Bölüm|Geçmişten Gelen Yabancı2.555 kelime
- 19 17.Bölüm|Aşk Kırıntıları1.752 kelime
- 20 18.Bölüm|Kıyametin Habercisi2.241 kelime
- 21 19.Bölüm|Kırmızı İp1.748 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Merhaba efenimmm bölüm kısa oldu ama yazarken çok sevdim uzatmadan atayım dedim diğer bölümde bunu telafi ederimmm keyifli okumalarrr
Yorum ve Oylarınızı bekliyorumm🥀
Bölüm Şarkısı:Bir Beyaz Orkide🥀
Medya:Gözümde hep böylelerrr
🥀
Mavera’dan
Beni öyle kolay görmezden gelemezdi her Yiğidin harcı değildi en çokta Ediz’in değildi. İçimdeki bu öfkeyle her yeri yıkıp yakabilirdim bu işi Ediz’den başlayacaktım
Sesimle durmuştu karşısına geçtim ve dik dik bakmaya başladım kafamı bayağı yukarı kaldırmam gerekiyordu.
“Ne var Mavera?” senin bomboş bakışların var.
“Yok bir şey ama sen beni öyle görmezden gelemezsin anladın mı beni Ediz Karaca?” dibime girmesiyle afalladım ona karşı olan ne bu çekime alışacaktım ne de utangaçlığıma.
“Giden sen değil misin Mavera bu aramızda olan her ne haltsa onu istemediğin anlamına geliyor.” Dediği şeyle gözlerimi kaçırdım ben bu yüzden gitmedim. Ben kırılmıştım hakkım mıydı değil miydi bilmediğim bir konu yüzünden kalbim parçalanmıştı. Kimsesiz kalmıştım yanında bu his olmazdı ama o gece olmuştu.
“Benim yüzümden bir çocuk öldü Ediz. “ devam edecekken eliyle susturmuştu beni.
“Unuttun mu? Zaten o yüzden gitmiştin niye gittin diye sormayacağım Mavera sana istediğini sunacağım ben kimseye iyi gelmediğim gibi sana da iyi gelmeyeceğim o yüzden devam et aynı yoldan.” Gözlerimin doluşu tamamen öfkedendi.
“Sormazsın zaten umurunda değildim unuttun mu? Susturun onu da diyordun falan sesimden rahatsız olmuştun.” Gözleri o Ediz’i hatırlatıyordu. Sanki hep böyle biriydi bomboş ama bana farklı davranmıştı.
“Umurumda olmasaydın ceketimde her zaman senin için sürpriz yumurta olmazdı Mavera.” Dediği şeyle genzim yandı ama dik bakışlarımı da geri çekmedim.
“Hayır artık onlarla da ilgilenmiyorum. Başından beri bana kim olduğunu söylemeyi dahi tenezzül etmeyen bir adamsın sen Ediz.” Neden zorundaymış gibi söylüyordum bilmiyordum ama yumuşak konuşursam bana öyle gelecekti Ediz buydu ona nasıl geliyorsan öyle geliyordu pardon ona gelen pek kişi olmadığından bu bana geçerli olabilirdi.
“Bilmemen senin için daha iyiydi bildin de ne oldu? O gün bizi kaçıranlar tamamen benim düşmanımdı senin değil Mavera.” Aynı düşüncede olması benim sinir katsayımı arttırıyordu.
“Madem öyleydi neden söyledin o sözleri? Bana o acı bal gözlerinle anlatmaya dahi tenezzül etmedin.” Cevap vermedi bu benim daha çok öfkelenmeme neden oldu.
“SEN VARYA SEN HAYATIMDA GÖRDÜĞÜM EN KÖR,SAĞIR ADAMSIN BANA BİR KERE BAKSAYDIN ANLARDIM ORADA BANA SARMASINLAR DİYE SUSTUĞUNU ANLAMAYACAK KADAR APTAL BİR KADIN MIYIM BEN? BİR KERE SENDEN SADECE BİR KERE BANA BAKMANI İSTE-" Devamı gelmedi çünkü Ediz tişörtümden tutup öyle bir sarıldı ki kemiklerim kırıldı sandım. Kemiklerim kırıldı ve Ediz oradan sızıp ruhuma dokundu. Bu öylesine bir dokunuş değildi bu merhamet dolu bir dokunuştu. Onun kolları güven demekti. Güvende ev demekti. O zaman evimde ağlayabilirdim o gün ağlayamadığım kadar ağlamaya başladım. Yetmedi ona vurdum defalarca kez göğsüne yumruğumu geçirdim ah etmedi yine beni o güvenli kolların arasına aldı. Etrafımızda güvenden oluşan bir halat vardı sanki beni en çok yaralayan buydu...
Ediz’den
Göğsümde ağlayan kadın benim yüzümden ağlıyordu. Onda açtığım yara yüzünden ağlıyordu. Aslında normalde Ediz için terk edilmek o kişiyi tamamen silmesi için yeterliydi ama bana kalbimin varlığını yeniden hatırlatan kadına geçerli değildi. Bende şaşkındım. Giderken bildiğim Ediz’dim ama peşimden geldikten sonra ki sözleri yeşil gözlerindeki akmaya hazır gözyaşlarını gördükten sonra nasıl giderdim? Bana saydırırken içimden gelen tek bir şey vardı. Sarılmak ben koskoca ömrümde annem ve kardeşim dışında kimseye sarılmayan Ediz bu turuncu kafaya sarılmak istedi. Ve isteğini yaptı. O bana saydırırken bağırırken tişörtünden hafif çekmemle göğsümdeydi zaten. Boşuna ona kendi içimde küçüğüm demiyordum. Sanki Rüzgar esse savrulacaktı ama o Rüzgar onu savurdu diye ona inat onu yönünden gidecek gibiydi. Böyle bir deliydi. Böyle de dik başlıydı.
Ağlaması içime gömdüğüm tüm merhamet duvarlarını yıktı geçti. Daha sıkı sarıldım bırakmayacakmış gibi zaten Ediz olarak kimseyi bırakamazdım genelde bırakılan kişi olurdum. Defalarca kez göğsüme vurmuştu bilmiyordu ki orası çok yaralıydı ve o vurdukça o yaraları eştiğini...
Bana alttan bakmasıyla içim gitti. Kıpkırmızı gözler ve yanaklar tatlıydı onu öpmek isteyecek kadar. Kahretsin bu da nereden çıkmıştı? Sadece izliyordum tepkilerini önce kaşları çatıldı sonra sesli bir şekilde burnunu çekti. Zerre iğrenmedim. Beni itmesiyle şaşırdım ama belli etmedim gerçekten çok dengesiz biriydi.
“Dokunma bana Ediz abi.” Yine başladık şaka gibiydi.
“Sen öpüştüğün kişilere abi mi dersin?” bunu der demez tepkisi görülmeye değerdi önce yanakları kızardı sonra da sesi yükseldi.
“KES SESİNİ PİS SAPIK" Bir daha göğsüme vurmasıyla elini tuttum.
“Tamam yeterli bu kadarı İstanbul’a dönelim.”
“Ediz hayır.” Kaşlarını çatma sırası bendeydi. Evet bende beni iki kere bırakan kadına gel İstanbul’a dönelim demeyi beklemiyordum buna rağmen hayır mı demişti?
“Sebep?”
“Öyle istiyorum.” Bu saçmalığa son vermesi gerekiyordu bir an önce dudaklarımızı birleştirdim belki kendine gelir diye. Çekilmesiyle olduğum yere daha çok çakıldım.
“Ölmek üzereydin Ediz, korktum sen sustukça ben daha çok bağırdım. Sesin olmak istedim.” Dediği şeyle sanki içimde bir şey oynadı acıyla güldüm.
“Benim sesim olmaya çalışma Mavera, ses tellerin kopar.” Dediğim şey canını yakmıştı ama o canımı daha çok yakmayı seçmiştim.
“Ediz bu hikaye senin bana acımanla başladı sen bana acıdığın için yanında istiyorsun. Ama artık ben sana acıyorum ve bu hikaye burada bitiyor...”
Bu sözlerden sonra sadece gidişini izledim. Kendi kendime bir söz fısıldadım;
“Başarılar Mavera taş gibi Ediz Karacayı kırmayı başardın.”
Duydu mu bilmiyordum ama duraksamıştı ama umursamalıydım yanından geçtim bir yabancı gibi...
1 ay sonra
Mavera’dan
O günün üstünden bir ay geçmişti ve Ediz yoktu evet bunu istemiştim. Evet bilerek ağır konuşmuştum ama bu konuşmanın benim canımı bu kadar yakacağını tahmin dahi etmemiştim canımdan can gidiyordu sanki. O sözünü duymadığımı sanıyordu ama duymuştum bana en ağır gelen şey yanımdan bir yabancı gibi geçmesiydi. Ağırdı, yaralıcıydı. Bizi hiçbir yol bir araya getirmiyordu.
Sabah yaşadığım ani sinir krizinden sonra küçük evimin boş salonunda yere oturmuş düşünüyordum hayatımdaki son birkaç ayı anlamlandırmaya çalışıyordum ama asla bir çıkış yolu ya da yanıt bulamıyordum. Kapının çalınmasıyla korkuyla sıçradım bana kim gelebilirdi ki? O adamdan başka düşmanım yoktu, o geceye sebep olanları da Ediz yok etmiştir eminim. Korkuyla kapının deliğinden baktım kimse yoktu beş dakika daha bekledim kimseyi göremeyince kapıyı açtım yine kimse yoktu ama yerde bir kutu vardı üstünü korkuyla açtım. Bomba çıksa bile bu kadar şaşırmazdım kutu solmuş güllerle doluydu. Gerçekten bu neyin nesiydi? Gülleri incelerken gördüğüm beyaz kağıdı hemen elime aldım çok güzel bir el yazısıyla yazılmıştı ve ben sanırım bu yazıyı tanıyordum...
“Bu solmuş Güller sana benziyor benim amacım senin güllerini yeniden yaşatmaktı acımak değil. Ama sen acımayı seçtin. O zaman ne diyoruz komşu komşunun gülüne muhtaçtır...”
∘₊✧──────✧₊∘
Çabalayan erkeği zehir olsa da yutttt
Bölüm etkileşimi
