6. bölüm · KÜÇÜCÜĞÜM

5.Bölüm|Melekler Ölmez

Mariposa W

Güldürüp sonda ağlattığım bir bölüm oldu hihihihi😉

Keyifli okumalar oy ve yorumlarınızı sakınmayın🥀

Bölüm şarkısı:Sezen aksu|Kaçak

· · ─────── 🥀 ─────── · ·

Onu yoğun bakıma almışlardı tam üç kurşun çıkmıştı vücudundan ve bir sürü kırık Ediz iyi değildi ben ise nefes dahi alamıyordum üstümdeki sadece tişörtten dolayı çok utanıyordum bacaklarım açıktaydı bunu anlayan hemşire abla bana kıyafet vermişti ona o kadar çok minnettar olmuştum ki. Şimdi ise beni Edizin yanına sokacaktı sadece beş dakika demişti sadece beş ben bunun için bile mutluluktan ağlamıştım.

“Hadi kızım seni hazırlayalım gir camı tıklayınca hemen çık olur mu kuzum?”

“Olur çok çok teşekkür ederim gerçekten.” Yoğun bakıma girdiğimde gördüğüm manzara ile ağlamaya başladım. Ediz o kadar heybetli ve büyük olmasına rağmen şuan o kadar güçsüz duruyordu ki yüzü bembeyazdı. Dudakları ise mosmordu.

“Ediz uyansana abi mi diyeyim uyan diye zaten abimsin de o sonra hadi uyan çok küçüksün şuan tamam yalan söyledim heybetini hiçbir şey kapatamıyor. Ama güçlü omuzların gözükmüyor onlar beni kaplıyor biliyor musun? Sanki kalkan gibisin işin ne? Neden böyle yaptın sırası değil haklısın valla ama ne bileyim çok korkuyorum ben bana dokunacaklar diye kafayı yiyecektim ya şimdi buralara gelirlerse uyan çabuk.” Uyanmadı elini sıktım kalbini sevdim yine uyanmadı. Başımı göğsüne yaslayıp ağlamaya başladım yine uyanmadı. Kafamda hissettiğim elle hemen kaldırmaya çalıştım başımı izin vermedi gözlerini açmamıştı açamamıştı ama elleri kıvırcık saçlarımdaydı.

“Ediz duyuyor musun beni? Lütfen uyan çok korkuyorum.” Camın tıklanmasıyla oraya baktım hemşire abla beni çağırıyordu.

“Gitmem lazım burada hemşire abla var çok iyi yanımda iyiyim ben sen uyanmaya bak.” Hızlıca çıkmıştım.

“Saçlarımı okşadı duyuyor beni uyanacak dimi hemşire abla.”

“Uyanacak güzel kızım sadece çok yorgun kendine iyi bakmıyor.” Artık ona çok iyi bakacaktım koca adam olmuş kendine bakamamış aptala bak ya.

“Ben ona çok iyi bakacağım uyansın yeter.” Hemşire abla uyumam için bir yer ayarlayabileceğini söylemişti ama istemiyordum burada kalacaktım Ediz uyanana kadar hem onlar gelebilirdi her an her şey olabilirdi.

Bir anda doktorların odaya doluşmasıyla cama koştum yuh ama yani bu adam niye bu kadar deliydi?

Uyanmış ve ayağa kalkmıştı. Camda beni görmesiyle doktorları elinin tersiyle itip odadan çıktı şoklar içerisinde bakıyordu herkes ona bende dahil.

“İyi misin? Gelmedi dimi kimse?” ağzım açık bir şekilde öylece bakıyordum.

“Hey Mavera geri zekâlı ne bakıyorsun.” Hakaret ettiğine göre iyiydi sımsıkı sarıldım boynuna resmen tırmanmış gibi hissediyordum beni taşıması ile daha kolay sarılmıştım.

“İyiyim iyiyim de ya sen nasıl bir ruh hastasısın Allah aşkına yoğun bakımdan öylece elini kolunu sallayarak çıkmak ne?” cevap vermedi saçımı az çekmişti sus demekti bu galiba sustum. Ve bir anda iyice kucağına alıp yürümesi ile daha da şok oldum nasıl yürüyebiliyordu?

“Allah aşkına sen nasıl bir delisin indir beni yaralısın.”

“Ulan bir sus be kadın iki dakika çıkalım şu zıkkım yerden illa konuşturacak.” Kafasına bir tane geçirdim.

“Benimle düzgün konuş lan.”

“Bana bak lan alırım ayağımın altına.” Bir tane daha geçirdim. Kendimi duvarda bulmamla çığlık attım.

“Öküzsün danasın tamam mı öküz çekil Allah’ın cezası ruh hastası ya.”

“Mavera sinir ediyorsun beni şuan çıkalım hastaneden cırlarsın tamam mı canım tamam mı küçük tamam mı bücür?”

“Bücür senin varya.”

“Benim varyaa.” Benimle eğleniyordu resmen kucağından inip onu ittim ve hastanenin çıkışına gittim arkamdan ıslık çalarak gelmişti piç.

“Oradan değil küçük şu taraftan araba çalacağız.” Yok ben gerçekten delirecektim.

“Ne diyorsun ya bir polislik olmadığımız kalacak şimdi saçma sapan davranma otobüse binelim işte.” Ona döndüm ve gördüğüm manzara ile öyle kaldım bu Geri zekâlı hastane üstünü çıkarmış üstü çıplak kalmıştı.

“İster misin böyle otobüse bineyim ben en iyisi orda bir iki kadınla fingirdeşirim güzel fikir.” Esmer teni göz alıcıydı bu beni bozguna uğrattı. Baklava sayısını bir an sayamadım ne demek on adet baklavası vardı? Yutkunmak zorunda kaldım heyt maşallah.

“Yürü Allah’ın cezası çal nasıl çakacaksan.”

“Bende öyle düşünmüştüm.” Ben onu izlerken o çoktan bir arabayı gözüne kestirmişti.

“Gelsene şu kafandaki tel tokayı ver.” Etkisinden hala çıkmış değildim pıtı pıtı dediğini yaptım.

“Noldu hayret cırlamadın.”

“Yap napacaksan heybetinden haberin yok galiba her an yakalanacaksın.” Güldüğünde çıkan gamzesi ile daha da kaldım yerimde.

“Atla küçük.” Dediğini yaptım arabayı karıştırmaya başladım. Hiçbir şey yoktu kıyafet yoktu kıyafet.

“Önce sana kıyafet mi alsak?”

“Yarama sürtünüyor şu anlık iyiyim.” Yarasına baktığımda bandajın çoktan kana bulandığını gördüm.

“Ediz abi bandajın kan oldu hep napacağız ya bayılırsan araba sürmesini bilmiyorum bak.” Oh olsun bilerek abi demiştim az önce beni sinir etmişti. Öyle olması gerekiyordu zaten yoksa bu baklavaları zor unuturdum.

“Abini siksinler Mavera.” Gerçekten ağzının ayarı yoktu.

“Terbiyesiz uyuyacağım ben ne halin varsa gör.” Cevap vermedi bende uydum. Uyandığımda karanlık bir odadaydım ben karanlıktan korkardım anında çıktım odadan evde hiç ışık yoktu.

“EDİZ NERDESİN.” Kafayı yiyecektim ışık yoktu Ediz yoktu hiçbir şey yoktu. Bir anda kapının açılmasıyla koltuk olarak anladığım şeyin arkasına saklandım. O kadar karanlıktı ki göremiyordum geleni. Sigara yaktı o ateşle görmüştüm o ateşi nerde görsem tanırdım zaten Edizdi.

“E-ediz.” Sesimi duymasıyla elindeki sigarayı küllüğe bırakmış olmalıydı ki çünkü sigaranın ateşi de sönmüştü.

“Mavera neredesin kızım çıksana.”

“Allah’ın cezası çıkabilsem çıkardım zaten çıkamıyorum göremiyorum çok korkuyorum.” Bir anda yüzüme telefon flaşı patlayınca gözlerimi kapattım.

“Şimdi görüyor musun? Bana karanlıktan korktuğunu söyleme.”

“Tamam söylemem ver telefonu yok ol Allah’ın cezası.” Bir anda dibime girmesiyle yutkundum kokusu buram buramdı.

“Senin dilin baya uzamış boyunu geçmiş bücür. Kalk şurdan.” Kafamı iki yana salladım.

“Ben miyim bücür? Lan 1.78 boyum nerem bücür?”

“2.01 boyum sence bücür değil misin?” belliydi canım o boyda bu kadar değildi ya.

“Oha yani abisin anladıkta yani bu kadarı fazla. “ kolundan tutup beni kaldırdı itiraz edecek değildim sıkışmıştım.

“Çok kaşınıyorsun bücür. Hadi odana.” Bir anda göğsüne sokuldum hemen.

“Gitmem gidemem çok karanlık uykum da yok napayım karanlıkta?”

“Ne bileyim cinlerle horon tepebilirsin.” Daha sıkı sarıldım.

“Mavera neden bu kadar çok korkuyorsun karanlıktan.”

“Hiç sadece hiç burada kalabilir miyim?” İkinci kez bu konuşmayı yapıyorduk. Benim geçmişim acı ve hiçlikten ibaretti.

“Kal bakalım kal onu da yap bana.” Kaldım onu da yaptım.

“Işıklar niye yok?”

“Elektrik yok şuan bu evde kalmalıyız sonra gideceğiz başka şehre.” Ne İstanbul’dan başka şehir bilmezdim ki ben.

“O kadar param yok ve ben bilmiyorum ki başka şehir buradan. Bulurlarsa zarar mı verirler?”

“Konuşmayı çok mu seviyorsun?” Dediği şeyle duraksadım. Çok konuşmuştum rahatsız olmuş olmalıydı.

“ Yani evet ama sen sevmiyorsun rahatsız olmuş olmalısın.” Cevap vermedi sustu severdi sessizliği.

Uzun bir süre konuşmadık ama ben sessizliği sevmezdim ki.

“Ediz abi.” Cevap vermedi buna rağmen cevap vermediyse uyumuş olmalıydı bende iyice başımı göğsüne sokup uyudum.

Bir patlama sesiyle sıçrayarak olduğum yerde kalkmaya çalıştım ama mümkün değildi beni sarmalayan eller vardı.

“Sakin ol bir şey yok sabah oldu çocuklar top oynuyor topları patladı ne korkak çıktın.” Bende gerçekten patlama oldu sanmıştım baya kaptırmıştım kendimi entrikaya.

“Bir anda olunca korktum. Üzülmüşlerdir onlara top alalım mı?” artık ışık vardı kalktım hemen resmen kucağına çıkmadığım kalmıştı.

“Alalım bakalım oturur oynarsın senin nesilden.” Göz devirdim illa sokacaktı lafını bende sokardım.

“Oynarım tabiki sen yaşlısın yorulursun oturur izlersin Ediz abi.” Koşarak çıktım evden.

“Çocuklar size top alacağım ama birazdan gelecek abiyi devireceksiniz ne dersiniz?” hepsi bir ağızdan evet demişti bence gülerek Ediz’i beklemeye başladım.

“Alın size top.” Topu fırlatıp kenara oturdu. Onu eğlendirecektim bu kadar ruhsuz taklidi yapmak adamı cidden ruhsuz yapardı.

“Maça ne dersin abiii.” Ona giden çocuğa kaşlarını çatmıştı.

“Ne maçı tek başıma hepinizi alt ederim.” İddialı konuşmasıyla hepimiz gülmüştük. Benim onlara dediğim şeyi yapacaklardı cidden.

“Alt et bakalım Ediz abicim.*

“Ah Maveracım ah.

“Ah abicim ah.” Sonrası çok eğlenceliydi beş kişi Edize karşıydık çocukları atlatabilmişti ama beni asla. Onu ilk defa kahkaha atarken görmüştüm o kadar da katı değilmiş aslında içi.

“Ediz abiii kaybediyorsun.” Topu benden alıp kaleye gitmeye başladı ona engel olmak için resmen bacağına yapışmıştım.

“Seni sinek niyetinde fırlatırım bücür bırak bacağımı.”

“Yaaa sinek miyim bennn?” gerçekten çok eğleniyorduk.

“Yok haşa faresin sen sinek nedir aaa.” Dediği şeyle tekme attım.

“Fare sensin deve dinozor.” Bunu deyince öyle bir güldü ki bu sefer bana kal gelmişti. Gamzesini sunmuştu ve gerçekten dünya durdu dedikleri an yaşanmıştı. Gamzesi çok güzeldi ve büyüleyici.

“Edişş abiiii.” Melek ona koşunca hemen kucaklamıştı birde o vardı resmen gözümün önünde aşk yaşıyorlardı.

“Güzelimm.” Ardı ardına meleği öpmeye başladı melekte onu bence bunlara dur demek gerekirdi.

“Tamam yeter maç bitti gidelim başlayacağım aşkınıza.” İkisi de beni umursamamıştı.

“Ben şenle evkencem edişşş.”

“Büyüde gel evlenelim meleğimmm.” Şuan küçük bir kızı kıskanmıyordum dimi yok artık o kadar değil.

“Ediz hadi yakalanacağız anasını satayım.” Dediğim şeyle olduğumuz durumu hatırlamış olmalıydı.

“Meleğim ben şimdi gidiyorum söz sonra geleceğim.” Son kez öpüp onu bıraktı bende önden tripli bir şekilde yürümeye başladım. Arkamdan gelen gülme sesiyle sertçe ona döndüm.

“Komik olan nedir acaba Ediz abicim he söyle.” Beni belimden tutup yürümeye başladı.

“Bilmem ki fare düşünmem lazım gülmeyeyim mi?”

“Gülme banane yani gamzene gelen geçen dokunacaksa gülme Allah Allah.” Daha çok güldü.

“Al sen dokun kıskanç fare.” Dediği şeyle hemen parmak bandırdım. Keyifli bir şekilde parmaklarımı gamzesine batırırken aniden patlayan silah sesiyle hemen arkamıza döndük. Ediz’den çıkan tek bir ses ayaklarımın yere çakılmasına neden oldu.

“MELEK.”

🥀