KÖR MAVİ kitap kapağı

10. bölüm / 10

KÖR MAVİ

9. Bölüm: Kurt Geçidi’nin Kanı

Vaveyla Yazarı: Miyuki Miyuchan

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 10Şu an: 9. Bölüm: Kurt Geçidi’nin Kanı

Şafak vakti, Kurt Geçidi’nin sarp kayalıkları üzerine ağır ve kasvetli bir sis gibi çöktü. Dağın iki yanındaki dik yamaçlar, derinliklerinden sızan buz kokusuyla adeta nefes alıyordu. Vadinin bu en dar geçidi, yüzyıllardır orduların korkuyla kaçtığı, doğanın bile unuttuğu lanetli bir noktaydı.
Mina, geçidin en yüksek kayalığının ucunda durmuş, aşağıda uzanan patikayı inceliyordu. Sağ mavi gözü, kilometrelerce ötedeki hareketliliği sanki avucunun içindeymiş gibi net seçebiliyordu. Üzerindeki zırhın gümüş detayları sabah ayazında parlıyor, sol gözündeki altın rünler ise geçidin büyülü akışıyla uyum içinde hafifçe yanıp sönüyordu.
Kael, gölge adımlarıyla sessizce arkasında belirdi ve kollarını Mina’nın beline dolayarak onu kendine çekti. Teninin dondurucu soğukluğu, aralarındaki mühür sayesinde Mina’nın damarlarında dolaşan sıcaklıkla kusursuz bir denge oluşturuyordu.
"Görünüşe göre misafirlerimiz vakitli gelmiş," diye fısıldadı Kael, kızıl gözlerini geçidin girişine dikerek.
Aşağıdaki kayalık yoldan gelen ağır demir sesleri, at kişnemeleri ve metalin taşa sürtünme gürültüleri sessizliği yırtmaya başlamıştı. Valerius’un devasa baltasını omzuna atmış öncü birlikleri, hemen arkalarında ise Sera’nın kontrolündeki, tekerlekleri eski Eos simyasıyla parıldayan iki devasa rün makinesi yavaşça geçide giriyordu. Makinelerin metal gövdelerinden yayılan mor ışık, kayalıkların duvarlarında ürkütücü gölgeler oluşturuyordu.
Aiden, kayalıkların biraz ilerisindeki gizli siperden ellerinde hançerleriyle onlara doğru işaret etti. Lyra ise hemen arkasında, simya tozlarıyla dolu küçük torbalarını hazırlıyordu.
"Valerius çok özgüvenli," dedi Mina, dudaklarında tehlikeli bir tebessümle. "O makinelerin buraya sorunsuz gireceğini sanıyor."
"Çünkü bizim o lanetli kristali yok ettiğimizi ve savunmasız kaldığımızı sanıyorlar," dedi Kael, sesindeki o koyu tonla. "Onlara ne kadar büyük bir yanılgı içinde olduklarını gösterelim."
Kael, havaya kaldırıp indirdiği eliyle saldırı emrini verdi.
Kayalıkların tepesinden ve karanlık köşelerinden aynı anda fırlayan vampir muhafızları, Kuzey İttifakı’nın öncü birliklerinin üzerine bir çığ gibi düştü. Valerius, ani pusu karşısında şoke olarak kükredi ve baltasını savurarak önündeki iki vampir muhafızı savurdu.
"Pusu! Hazırlanın!" diye gürledi Valerius, gözlerindeki kana susamış öfkeyle etrafı tararken.
Sera ise arkadaki rün makinelerinin üzerindeki koruyucu kalkanı etkinleştirmeye çalıştı, ancak ellerini uzattığı an kayalığın tepesinden süzülerek inen o parıltılı Mavi-Altın ışık hüzmesini fark etti.
Mina, havada süzülerek doğrudan Sera’nın karşısındaki kayalığın üzerine indi. Kılıcını çekmişti ve sağ mavi gözüyle doğrudan Başrahibe’nin gözlerinin içine bakıyordu.
"Geç kaldın Başrahibe," dedi Mina, sesi rüzgârın uğultusunu bastıracak kadar güçlü ve keskin yankılanarak. "Kapımıza kadar gelmene gerek yoktu; biz ziyafeti buraya getirdik."
Sera’nın yüzündeki o soğuk kibir anında öfkeyle çarpıldı. Elindeki rün kaplı asasını havaya kaldırıp mor bir büyü dalgasını Mina’nın üzerine fırlattı. "Senin o kibirini ve o mühürlü kanını söküp alacağım, Büyücü Savaşçı!"
Mina, gelen mor büyü dalgasını kılıcının keskin kenarıyla ortadan ikiye yardı. Sol elindeki gümüş mühürden fışkıran altın rünler, Sera’nın büyüsünü anında etkisiz hale getirdi.
Aynı anda, geçidin diğer ucunda Kael, Valerius’un karşısına dikilmişti. İki devasa gücün çarpışmasından yayılan şok dalgası, kayalardaki buzları toz haline getirdi. Kael’in kızıl gözleri, Valerius’un korkusuz ama şaşkın bakışlarıyla buluştu.
"Eos’un lordu..." dedi Valerius, baltasını sıkıca kavrayarak. "Kendi ellerinle yıkımını getirdin."
"Eos yeniden doğdu Valerius," dedi Kael, dudaklarında tehlikeli bir tebessümle üzerine yürürken. "Ve senin bu vadide göreceğin tek şey, o kanlı baltanın kırılışı olacak."
Kurt Geçidi’nde çelik sesleri, büyü patlamaları ve zafer çığlıkları birbirine karışırken, Kuzey İttifakı ilk defa mühürlü gücün gerçek yüzüyle yüzleşiyordu. Kurt Geçidi’nin dar ve sarp duvarları arasında yankılanan çelik sesleri, dağın yankısıyla birleşerek kulakları sağır edici bir gürültüye dönüşmüştü. Kayalıkların arasından dökülen toz bulutları ve büyü patlamalarının rengarenk ışıkları, sabahın soğuk sisini kanlı bir manzaraya boyuyordu.
Mina, Sera’nın fırlattığı ardı arkası kesilmeyen mor büyü dalgalarından hafif bir hamleyle sıyrıldı. Kılıcını ustalıkla çevirirken sağ mavi gözü, Sera’nın ellerindeki rün asasının odak noktasını tarıyordu. Başrahibe öfkeden deliye dönmüş, her atakta biraz daha hırçınlaşmıştı.
"O mühür senin bedenini çürütecek, ölümlü!" diye bağırdı Sera, asasını yere vurarak devasa bir mor enerji dalgasını doğrudan Mina’nın üzerine saldı.
Mina geri çekilmek yerine kılıcını toprağa sapladı ve sol elini öne doğru uzattı. Avucundaki gümüş mühür ve sol gözündeki altın rünler aynı anda kör edici bir Mavi-Altın ışık patlamasıyla parıldadı. Oluşan devasa enerji kalkanı, Sera’nın büyüsünü karşılamakla kalmadı, dalgayı bütünüyle geri püskürtüverdi.
BOM!
Geri tepen büyü patlaması Sera’yı birkaç adım geriye savurdu. Başrahibe dudaklarından sızan taze kanı silerken gözlerindeki öfke yerini ilk kez derin bir şoka bırakmıştı. "Bu... Bu imkansız! O mühür sadece birbağ olamaz!"
Mina, kılıcını topraktan çekip buz gibi bir sakinlikle Sera’ya doğru yürümeye başladı. Yüzündeki o mağrur ifade, düşmanının tüm direncini kıran en keskin silahtı.
"İmkansız sandığın her şey bizimle başladı Başrahibe," dedi Mina, sesi rüzgârın içinde keskin bir bıçak gibi parlayarak. "Ve şimdi o makinelerin sonunu getirme vakti."
Geçidin diğer tarafında ise durum kuzeyliler için bir kabusa dönüyordu.
Valerius, devasa baltasını iki eliyle kavrayıp Kael’in üzerine indirmişti. Ancak Kael, gölge adımlarıyla o darbenin altından bir sis gibi sıyrılmış, saniyeler içinde Valerius’un arkasında bitmişti. Kızıl gözleri karanlıkta birer kor gibi parlayan Vampir Lordu, Valerius’un zırhının omzuna parmaklarını geçirdi. Teninden yayılan dondurucu ve yakıcı güç, zırhın metalini anında çatlatmaya başladı.
"Kuzey’in köpeği," diye fısıldadı Kael, Valerius’un kulağına doğru eğilerek. "Buraya nasıl geldiysen, o baltanla birlikte bu vadinin buzları altında gömüleceksin."
Valerius acıyla kükreyerek arkaya doğru savruldu ama Kael’in hızı karşısında çok yavaştı. O sırada Aiden ve Lyra, öncü hatların arkasına sızarak Sera’nın getirdiği rün makinelerinin tam ortasında belirdiler. Lyra elindeki simya şişelerini makinelerin çekirdeklerine fırlatırken, Aiden keskin hançerleriyle kontrol kablolarını tek tek doğradı.
CRASH!
Makinelerden biri mor kıvılcımlar saçarak büyük bir gürültüyle patladı. Patlamanın şiddeti Kurt Geçidi’ni sallarken, Kuzey İttifakı’nın kalbi de bu yıkımla birlikte paramparça olmaya başladı.
Valerius, makinelerin patladığını ve askerlerinin dağıldığını gördüğünde dişlerini sıktı. Geri çekilmekten başka şansı kalmadığını anlayan Kuzey generali, kanlar içindeki yüzüyle son kez Kael’e ve ileride duran Mina’ya baktı.
"Bu bitmedi!" diye kükredi Valerius, sislerin arasına doğru gerileyerek. "Sera, geri çekiliyoruz!"
Sera, Mina’nın üstüne gelen o keskin bakışlarından son anda kaçarak Valerius’un arkasından karanlığa karıştı.
Geçitte kalan Kuzey birlikleri ya esir alındı ya da bozguna uğrayıp kaçtı. Kısa süren savaşın ardından Kurt Geçidi tamamen Eos’un yeni liderlerine kalmıştı.
Kael, düşen kar ve kan karışımı tozun içinden yürüyerek Mina’nın yanına geldi. Kızıl gözlerindeki o hırçın ateş yumuşamış, yerini derin bir hayranlığa bırakmıştı. Mina ise kılıcını kınına sakince sokarken sağ mavi gözüyle Kael’e doğru baktı ve hafifçe gülümserdi.
"Görünüşte Kuzey çok kalabalıktı Lordum," dedi Mina, alaycı bir ses tonuyla. "Ama sanırım bizim misafirperverliğimiz onlara biraz ağır geldi."
Kael, Mina’nın belinden tutup onu kendine çekti ve gümüş mühürlü ellerini bir kez daha birbirine kenetledi. "Onlara bu vadinin kurallarını kimin yazdığını öğrettik Mina," dedi Kael, dudaklarında tehlikeli bir tebessümle. "Şimdi sıra, onların kapısına dayanmakta."

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

0okunma 0beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.