5. bölüm · Kızıl Şafsk

3.BÖLÜM: ESİR DÜŞEN ŞAFAK TİMİ

Uwu Kizi

Daha döneli birkaç gün olmuştu ama şimdi başka bir görev için başka bir savaşın ve depremin olduğu bir bölgeye gidiyorduk

Albay bize "Bu sefer bir deprem bölgesine gidiyorsunuz, orada yaşayan çocukların ve yetişkinlerin güvende olduğundan emin olacaksınız, yaralıları tedavi edeceksiniz bir savaş başlarsa önceliğiniz insanları korumak olacak"

"Emredersiniz Komutanım!" Dedikten sonra deprem bölgesine doğru yola çıktık

&&&

Deprem bölgesine geldiğimizde etrafa baktım insanlar sürekli tetikteydi, evler yerine çadırda yaşıyorlardı, yiyecek sınırlıydı, çocuklar nadiren dışarı çıkıyordu

Küçük bir kız çocuğu dışarı çıktı bizi görünce gözleri parladı

"Türk askerleri geldi, Türk askerleri bize yardıma geldi"

Küçük kız koşarak yanımıza geldi İmha'nın önünde durup "Abi siz bizi kurtarmaya mı geldiniz"

İmha kızın göz hizasına eğilip "Evet, sizi kurtarmaya geldik"

Küçük kız Çaylak'a bakıp "Abla sen de mi askersin?"

Çaylak ona gülümseyip "Evet akıllı bıdık, ben de askerim"

Kız şaşırdı "Kadınlardan asker olur mu?"

Bu sefer ben cevap verdim "Oluyor tabii isteyen herkes asker olabilir"

"Cidden mi? O zaman ben de asker olacağım" dedi heyecanla

Çaylak cebinden bir çikolata çıkardı "İstersen neden olmasın, ama şimdilik bu çikolatayı ye"

"Yaşasın teşekkür ederim abla"

"Senin adın ne minik" dedim küçük kıza

"Ben Elif Turna Kara"

"Memnun oldum Elif, ben de Kader Candan"

"İsmin çok güzel abla, ama ben Elif ismini pek kullanmıyorum Turna ismini tercih ederim"

"Peki Turna" dedim gülümseyerek

Turna Çaylak'a dönüp "Abla, peki senin ismin ne?"

"Ben Çaylak"

"Çaylak diye isim olmaz ki"

"Zaten ismim değil akıllı bıdık o benim lakabım" dedi Çaylak gülerek

"Ama ben ismini merak ettim" dedi Turna masum masum

"Peki tamam, benim ismim Özge Serçe Kıyan"

"İsmin çok güzelmiş Serçe abla"

"Teşekkür ederim minik, ama ben Özge'yi tercih ederim"

"Ama Serçe ismin daha çok yakışıyor Serçe desem olmaz mı"

"Tamam olur"

"Yaşasın, teşekkür ederim Serçe abla"

Turna İmha'ya bakıp "Abi, peki senin ismin ne"

"İmha" dedi İmha net bir sesle

"Öyle isim olmaz, olsa olsa lakabındır o senin, ben senin ismini bilmek istiyorum"

"Peki o zaman söyleyeyim"

"Hadi abi söyle"

"Benim adım, Tuna Öztürk"

"Tuna abi, ismin çok güzelmiş"

"Teşekkürler prenses"

Turna biraz daha bizimle durduktan sonra çadırına gitti

Biz diğer insanlarla ilgilendik diğer çocuklarla da tanıştık hepsi tek bir şey söylüyordu 'Türk askerleri bizi kurtaracak' biz bu masum çocukların umuduyduk ve ne olursa olsun bu masum insanları kurtaracaktık

&&&

Akşam hepimiz bölgedeki yurtlardan birinde kalıyorduk

Herkes kendi haline takılıyordu Barut ve Kızıl Avcı hariç o iki silah delisi silahları parlatıyordu

"Kızıl Avcı sanki bir yeri atlamışsın" dedi Barut ciddiyetle

"Neresi göster de cilalayım" dedi Kızıl Avcı ciddiyetle

Gölge bıkkın bir şekilde "Yuh artık ama gerçekten çok abartıyorsunuz"

Tilki de aynı bıkkınlıkla "Utanmasalar silahları ile uyuyacaklar"

"Şu timde ilk defa biri mantıklı bir şey söyledi, lan sen daha önce nerelerdeydin be kardeşim" dedi Gölge ilk defa biriyle konuşuyordu

"Bir şey diyeceğim, bunlar sahiden silahları ile uyuyor olmasın" dedi Tilki

Gölge güldü "vallahi ben bu manyaklardan her şeyi beklerim"

"Üniforma ile de uyuyorlardır kesin" dedi Tilki gülerek

"O kadar da değil artık"

Barut araya girdi "vallahi ben üniformayla yatıyorum komutanım siz yatmıyor musunuz"

Gölge iki parmağı ile alnını ovuşturdu "bunlar sahiden zırdeli ya, ben niye hala bu timdeyim yeminle yanımda sadece Tilkiyi alıp başka time gideceğim artık ya"

"Vallahi başka time gidersen beni de yanına al şu delilerin elinden kurtar kardeşim söz itiraz etmeyeceğim" dedi Tilki

"Zaten sadece seni alırım diğerlerini sevmiyorum" dedi Gölge

İmha araya girip "Aşk olsun komutanım, ben ne olacağım"

"Yok seni almam, bir bomba delisiyle uğraşamam" dedi Gölge gülerek

"Kırıcısınız komutanım" dedi İmha sahte bir üzüntüyle

Tam o anda yer sallandı hepimiz dengemizi kaybettik

"Ne oluyor lan" diye bağırdı Hafız, depreme lavaboda yakalanmıştı

Aslında oldukça komikti ama şu an gülecek durumda değildik

Deprem bitmişti tam nefeslenecekken bir patlama oldu kaldığımız yere bomba düştü

"İMHA!!!"

Çaylak'ın çığlığıyla hepimiz o tarafa döndük

İmha başından yaralanmıştı, bomba düştüğünde yana savrulup kafasını çarpmış olmalıydı

İmha kanayan yere bastırıp "iyiyim komutanım sorun yok"

"Silahlarınızı hazır la-" dememe kalmadan ikinci patlama oldu bu kez daha büyüktü

Hepimiz farklı yerlere savrulmuştuk kalkamıyordum sürünerek silahıma ulaşmaya çalıştım

Ama bir el benden önce davranıp silahımı aldı kafamı biraz kaldırıp baktım

Karşımızda yabancı bir asker duruyordu

"Esselamu aleyküm"

&&&

Harika ya, cidden harika resmen Şafak Timi olarak düşman askerlerin esiri olmuştuk

Ve kahretsin ki bu karanlık odada zincirli şekilde oturmaktan başka çaremiz yoktu lanet olsun!

En küçük atağımızda bizi değil yaralı olan İmhayı incitiyorlardı, onu başka odaya götürmüşlerdi isyan ettiğimizde ona zarar veriyorlardı

"Şu halimize bak ya resmen burada kurtarılmayı bekliyoruz" diye söylendi Gölge

"Başka çaremiz yok" dedim sakinleşmeye çalışarak

Bu duruma hepimiz sinir oluyorduk

"Lan Barut, hep türkü söylersin ya hadi şu durumda da türkü söyle" dedi Gölge

Barut şaşkın bir şekilde "Ciddi misiniz Gölge komutanım"

"Tabii ki ciddi değilim, dalga geçiyorum" dedi Gölge

"Hadi be, bende heveslenmiştim türkü söylemeye" dedi Barut

"Sakın ha, sakın ağzını bile açma, vallahi şu zincirlerle kurtulup atlarım üstüne" dedi Gölge sinirle

Barut gülümseyip "Komutanım izin verin söyleyeyim, hem dışarıdaki dangalakları sinir edecek bir türkü biliyorum" dedi

Gölge bir an düşündü "Tamam lan hadi söyle"

Barut bana bakıp "İzin var mı"

"Söyle" dedim bıkkın bir ifadeyle

Barut derin bir nefes aldı

"Annem beni yetiştirdi bu ellere yolladı

Annem beni yetiştirdi bu ellere yolladı..."

Kızıl Avcı ona eşlik etti

"Al sancağı teslim ettik Allah'a ısmarladık

Al sancağı teslim ettik Allah'a ısmarladık..."

Bir süre sonra hepimiz türküyü söylemeye başladık

"Boş oturma çalış dedi hizmet eyle vatana

Boş oturma çalış dedi hizmet eyle vatana

Sütüm sana helal olmaz saldırmazsan düşmana

Sütüm sana helal olmaz saldırmazsan düşmana

Yastığımız mezar taşı yorganımız kan olsun

Yastığımız mezar taşı yorganımız kan olsun

Biz bu yoldan döner isek namus bize ağır olsun

Biz bu yoldan döner isek namus bize ağır olsun

Neşe nedir öğret bize şu güçlü vatan için

Neşe nedir öğret bize şu güçlü vatan için

Yanma yürek yurt aşkıyla yanarım için için

Yanma yürek yurt aşkıyla yanarım için için

Yastığımız mezar taşı yorganımız kan olsun

Yastığımız mezar taşı yorganımız kan olsun

Biz bu yoldan döner isek namus bize ağır olsun

Biz bu yoldan döner isek namus bize ağır olsun

Annem beni yetiştirdi bu ellere yolladı"

Düşman askerler ellerinde sopalarla içeri geldiler

"Susun artık"

Ama bizi susturamazlardı

"Annem beni yetiştirdi bu ellere yolladı

Al sancağı teslim ettik Allah'a ısmarladık

Al sancağı teslim ettik Allah'a ısmarladık

Boş oturma çalış dedi hizmet eyle vatana

Boş oturma çalış dedi hizmet eyle vatana

Sütüm sana helal olmaz saldırmazsan düşmana

Sütüm sana helal olmaz saldırmazsan düşmana...."

Düşman askerler öfkeyle vurmaya başladılar hepimizin canı yanıyordu, hepimiz Barut'a baktık Barut gülümsedi, mesaj alınmıştır aynen devam

"Yastığımız mezar taşı yorganımız kan olsun

Yastığımız mezar taşı yorganımız kan olsun

Biz bu yoldan döner isek namus bize ağır olsun

Biz bu yoldan döner isek namus bize ağır olsun

Neşe nedir öğret bize şu güçlü vatan için

Neşe nedir öğret bize şu güçlü vatan için..."

Adamlar daha sert vurmaya başladı acının bizi durduracağını zannediyorlardı

"Yanma yürek yurt aşkıyla yanarım için için

Yanma yürek yurt aşkıyla yanarım için için

Yastığımız mezar taşı yorganımız kan olsun

Yastığımız mezar taşı yorganımız kan olsun..."

Adamlar her darbe indirdiğinde canımız daha çok yanıyordu

Türkünün son kısmı hepimizden fırsat gibi çıkmıştı

"Biz bu yoldan döner isek namus bize ağırolsun

Biz bu yoldan döner isek namus bize ağırolsun..."

&&&

YAZARIN ANLATIMIYLA;

Arkadaşlarının sesini duyan yaralı İmha da güçsüz sesiyle onlara eşlik etti bayılmadan önce son gücüyle fısıldadı

"Kader böyle imiş ey garip ana, kanım feda olsun güzel vatana..."

&&&

Evet bir bölümün daha sonuna geldik umarım beğenmişsinizdir düşüncelerinizi yorumlarda yazarsanız sevinirim okuduğunuz için teşekkür ederim ❤️🥰🌹