14. bölüm · Kızıl Şafsk
11.BÖLÜM:ANLAŞMA VE YENİ BİR TEHDİT
"Bittik biz!" Diye söylendi Yankı salonda utangaç şekilde oturan iki genç yüzünden bittiğimiz kesindi doğru bir tespit yapmıştı
"Bağırmadan konuş bizi duyacaklar" diye uyardım
"Duysunlar o içerideki iki deli aşık yüzünden bizim başımız da yanacak kaçıp buraya gelmek nereden çıktı,Resul ağa yada Adem ağa duyarsa sadece onlar değil bizde yanarız!"
"İyi açıdan bakalım en azından buradalar onları ikna edip geri götürebiliriz"
"İkna olacak olsalardı ilk başta kaçmazlardı"
"Hala ikna edebiliriz" dedim gerçekten belki ikna olurlardı
"Zannetmiyorum üstlerine gidersek bizi bayıltıp kaçabilirler"
"Kafanda kuruyorsun o kadar da değil"
"Komutanım ben bunlardan beklerim vallaha yaparlar" dedi endişeyle korktuğu belliydi
"Kafanda kurmayı bırak ta ne yapacağımızı düşünelim"
"Bence kollarından tutup köylerine geri götürelim daha kaçtıkları anlamamışlardır"
"Gelmezler ki" Dedim emin bir şekilde zorla götürsek yine kaçacaklardı bu sefer onları bulmamız daha zor olurdu "Başka bir planın var mı?" Diye sordum
Yankı'nın gözleri büyüdü sanki aklına birşey grlmiş gibiydi "Komutanım bu işten kendi başımıza çıkamayacağımız belli sanırım yardım almamız gerekecek"
"Kimden?" Diye sordum merakla
Yankı gözlerime baktı sanki 'Biliyorsunuz' diyordu
"Asla olmaz!" Diye karşı çıktım
"Komutanım lütfen hem bende zaten Havacıyı çağıracağım o herifle konuşmak istemiyorum ama yapmak zorundayız,yani ben Havacıya siz de..."
"Olmaz! Bak vallaha olmaz üç ay dilinden kurtulamam!"
"Komutanım lütfen yapmak zorundayız"
"Asla olmaz!"
"Komutanım lütfen...."
(5 DAKİKA SONRA)
Hadi aç seni geri zekalı ne olur aç,ne olur aç şu telefonunu
"Alo?" Dedi o sert sesiyle,Tamam Kader sakin ol onunla uğraşmak için değil yardım istemek için aradın
"Alo iyi akşamlar Yaman" dedim en tatlı sesimle
"Kader? Biz ne zamandır lakabı bırakıp isimlerle hitap etmeye başladık? Bana bak yoksa yine sarhoş mu oldun?!"
Ay ben bunu boğarım! Ben bu herifi cidden boğarım neyse tamam sakinim çok sakinim herşey mükemmel hiçbir sorun yok hayır onu boğmak istemiyorum
"Yamancığım" dedim tatlı bir şekilde
"Yamancığım mı? O nereden çıktı? Hiç yakışmıyor ağzına o '-Cığım' ekini çıkarırsak sevinirim"
"Değil mi Yamancığım bende aynı fikirdeyim"
"Söyleme onu ya yeminle Salak herifi yada Gerizekalıyı tercih ederim"
"Değil mi bencede o lakaplar daha çok yakışıyor,her neyse konumuza dönelim dediğim gibi bir sorunumuz var"
"Bu sefer ne yaptın acaba!?"
Derin bir nefes aldım "Aleyna ve Ozan kaçmışlar şu anda benim evimdeler"
Birkaç dakika sesizlik oldu sanki durumu idrak etmeye çalışıyor gibiydi sonra sert nefes alıp verme Allahım galiba sinirleniyordu ve bu sefer fena patlayacaktı
"Yaman sakin ol" deyip onu sakinleştirmeye çalıştım ama çok geçti çoktan telefonu kapatmıştı üs katta sert adım sesleri duydum Allahım geliyor ama Yaman değil öfkeli bir boğa!
Birkaç saniye sonra kapı sertçe yumruklanmaya başladı
Gözlerim hayretle büyüdü nasıl bu kadar hızlı gelmişti tamam üst katımda yaşıyordu ama bu kadar hızlı gelmesini beklemiyordum
Kapıyı korkarak açtım cidden o gelmişti ve yalnız değildi Havacı da hemen arkasındaydı,Yamanın yeşil gözlerine baktım resmen öfkeli bir boğa gibi bakıyordu
"Önce biraz sakinle-" daha lafımı bitirmeden Yaman ve Havacı içeri daldı hedefleri belliydi oturma odası
İkisi de birden oturma odasına dalınca Ozan gülümseyip ayağa kalktı "Tilki komutanım,Havacı komutanım yardıma mı geldiniz?"
Havacı gülümsedi ama o gülümseme ne kadar samimi bilemem "He evet size yardıma geldik" deyip Yamanla birlikte Ozanın üzerine yürüdü
Ondan sonrası Aman Tanrım tam bir facia!
(25 DAKİKA SONRA)
"Size inanamıyorum! Bunu nasıl yaparsınız!" Diye söylendim yanımdaki Havacı ve Yamana
"Komutanım biz ne yaptık ki" dedi Havacı sanki adama az önce tekme savurmamış gibi masum masum
"Ne mi yaptınız! Ne mi yaptınız?!! Lan adamın karnına tekme savurdun!" Diye bağırdı Yankı
Yamana baktım "Seni zaten hiç söylemiyorum adamı tek yumruğundan bayılttın!?" Diye bağırdım
Evet bunu yapmıştı,Havacı Ozanın karnına tekme atınca Ozan sendelemişti Ysman da bunu fırsat bilip adamın tam gözüne yumruk savurmuştu Ozan da yumruğun etkisiyle bayılmıştı ve 25 dakikadır uyanmıyordu
Yaman sanki suçlu değilmiş gibi omuz silkti "Hak etti hem biraz hırpalayıp öyle bayıltacaktım,adamın bünyesi zayıfmış ben ne yapayım"
"Ha yani bayıltmayı planlanmıştın!"
"Evet,ayrıca suçlu ben değilim sensin kıza neden 'Kaçmayı düşünürseniz bana gelin diyorsun!?"
"Şaka yapmıştım ciddiye alacağını nereden bileyim"
"Şaka yapma sen ne olur şaka yapma!"
"Ne yapacağımızı düşünelim diye çağırdım seni bana bağırman için değil!"
"Yapacağımız şey belli o içerideki iki aptalı geri götürüyoruz"
"Gelmezler" diye mırıldandı Yankı
"Gelmeyecekleri belli başka planın yok mu?" Diye sordum
"Var ikisiyle de konuşacağım ama önce o herif kendine gelmek zorunda"
"Komutanım adam hala kendinde değil biraz sert bir yumruk attınız" dedi Havacı
"Adamın karnına tekme savuran ben miydim! Burada tek bir akılı bile yok mu ya,keşke Gölgeyi de getirseydim adam sizden mantıklı!" Diye söylendi Yaman
"Getirseydin de o da adama ikinci yumruğu çıksaydı değil mi!" Diye söylendim
"En azından aramızda mantıklı biri olurdu! Neyse gidip şunlara bakalım" deyip salona girdi
Aleyna bayılan sevgilisini uyandırmaya çalışıyordu "Ozan,Ozan uyan sevgilim hadi" Yaman içeri girince Aleyna ona korkuyla baktı
Yaman kızın karşısına dikilip "Uyandır şu sevgilini sizinle konuşacaklarım var"
"Uyanmıyor ki çok sert yumruk attınız"
Yaman kendini zor tutuyor gibiydi derin bir nefes alıp masanın üstündeki sürahiyi alıp Ozanın başından aşağı su döktü
Ozan korkuyla uyandı "Lan ne olu-" Yamanı görünce lafı yarım kaldı hemen ayaklandı o sert yumruktan sonra Yamandan korktuğu belliydi
Hepimiz salonda bu iki aptal gencin karşısında duruyorduk Havacı dayanamayıp
"Hadi ayaklanın köyünüze geri dönüyorsunuz"
Aleynanın gözleri korkuyla büyüdü "Olmaz! Geri dönersek birlikte olmamıza izin vermezler"
Yaman ikisine de bakıp "Siz ailelerinizle konuştunuz mu?"
Aleyna ve Ozan bakışlarını indirdi aileleriyle konuşmadıkları belliydi Yaman sinirle "Ailenizle bu durumu konuşmadan izin vermeyeceklerini nasıl emin olabiliyorsunuz? Özelikle sen Aleyna baban seni çok seviyor bunu biliyorsun o adam senin bir dediğini iki etmedi evden kaçtığını öğrense adam kalp krizi geçirir seni bir daha görmek istemez sen bunu mu istiyorsun?"
Aleyna'nın gözleri dehşetle açıldı "Hayır babamın benden nefret etmesini istemiyorum..." diye mırıldandı
"Bunu yaptığını öğrenince baban seni affeder mi zannediyorsun sen"
"Ama izin vermezler! Biz Ozanla gerçekten
birbirimizi seviyoruz" diye haykırdı Aleyna
Yaman,Ozana baktı "Ozan sana gelince babanla ilişkin nasıl bilmiyorum ama kaçtığını duyunca çok kan dökülecek Adem ağa iyi insandır ama oğlunun kaçtığını öğrenirse diğer köydekileri ve Resul ağayı yaşatmaz aynısı Resul ağa içinde geçerli Resul ağanın gözü dönünce ne kadar kötü olduğunu biliyorsundur siz kaçınca neler olacağı umurunuzda değil mi! Sizin bu yaptığınız bencillikten başka birşey değil!"
İkiside gözlerini kaçırdı,Yaman sakinleşip "Şimdi gidip ikinizinde ailesiyle konuşacağız"
Aleyna Yamana bakıp "Olmaz geri dönemeyiz! Neden anlamıyorsunuz bizi yaşatmazlar!"
"Size söz veriyorum eğer bir sorun çıkarsa sizi buradan ben kaçırağım ama konuşmadan olmaz anladınız mı?"
Alyna ve Ozan başlarını salladı Yaman Aleyna ya bakıp "Önce Resul ağaya gidiyoruz onu ikna etmeye çalışacağız" sonra Ozana döndü "Sen babanı ikna edebilir misin?"
"Babam ben ne dersem 'tamam' der"
Yaman sabrı tükenmiş gibi Ozana bakıp "Lan madem öyle niye konuşmak yerine evden kaçtınız!?"
Aleyna "Babam kabul etmez..." diye mırıldandı
Yaman sinirle ikisine bakıp "Yürüyün lan yürüyün"
İkisi de süt dökmüş kedi gibi bakıp uslu uslu Yamanın dediğini yaptılar
Yaman bize bakıp "Düşün peşime gidipşu aptalların aileleriyle konuşalım"
&&&
"NE DEMEK BEN BU HERİFİ SEVİYORUM LAN!" Diye haykırdı Aleynanın ağbisi olacak olan uyuz Abdullah
"Abdullah sen karışma!!" Diye bağırdı Resul ağa
"Ya bırak baba ya! Sen yüz verdin bu kıza eğer ona bu kadar yüz vermeseydin bu edepsizliği yapmazdı!"
"Abdullah yeter dedim!" Diye bağırdı Resul ağa sonra kızına döndü
"Aleyna sen ne yaptın kızım! Nasıl yaptın!"
"Baba..." dedi Aleyna sesi kırılgan çıkıyordu
Yaman devreye girip "Bsk Resul ağam sizin bu düşmanlığın sebebi ne bilmiyorum ama yapma,Adem ağa ve sen sırf köyümüzde gençler kavuşsun diye başlık parası denen şeyi kaldırdınız ama kendi evlatlarınız olunca neden böyle yapıyorsunuz!"
"Aynı şey değil! Başka birini seviyorum dese 'Tamam' derim,ama o şerefsizin oğluyla olmaz!"
Ozan araya girip "Resul ağam..."
"Sus konuşma,ağzını bile açmayacaksın!" Diye bağırdı Resul ağa
Aleyna çekinerek baktı babasına "Baba ben onu cidden seviyorum"
"Sen kes sesini,sürtük aptal!" Diye bağırdı Abdullah pisliği
"Sen sussana artık!" Diye bağırdım
"Sen sus komutan!" Diye bağırdı
Yaman ona dönüp "Eğer kaçakçılık,ve silah ticareti yüzünden hapse girmek istemiyorsan kes sesini" dedi tehditkar bir sesle
Abdullah'ın yüzü bembeyaz oldu,evet kendisi kaçakçılık ve silah ticareti yapan pislik herifin tekiydi
Resul ağaya bakıp "Resul ağa sizi tanıdığım kadarıyla merhametli birisindir,bu iki aşığı ayırmazsın"
"Gelip geçici bir heves olabilir,ya bu pislik kızımı hamile bırakıp kaçarsa o zaman kızıma ne olacak!"
Aleyna bu sefer kararlı bir şekilde konuştu "Ozan öyle şey yapmaz,baba ona güvenmiyorsan bana güven kendi kızına Ozan öyle biri değil!"
Abdullah denen uyuz,Aleynaya öfkeyle baktı,onun üzerine yürüdü "Sen ne ücrette böyle konuşabiliyorsun!!" Diye bağırdı elini kaldırdı tam kardeşine vuracağı sırada bir başka bir el onun elini tutu
Abdullahın elini tutan kişi Resul ağaydı oğluna sert bir bakış atıp "Sakın aklından bile geçirme eğer o el kızımın yüzüne inerse seni bu köyün önüne çıkamaz hale getiririm" deyip elini bıraktı "Yürü git dışarda sakinleş,sakinleşmeden de geleyim deme!" Diye ekledi
Abdullah babasını dinleyip dışarı çıktı,Resul ağa kızına ne kadar kızgın olsa bile kızına rl kalkmasına dayanamıyordu şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki Resul ağa benim tanıdığım en iyi adamlardan biriydi
Resul ağa Aleynaya baktı "Demek bu dangalağı seviyorsun öyle mi?"
Aleyna başını salladı,Resul ağa Ozana döndü "Kızımın senin yanında güvende olacağına dair şerefin ve namusun üzerine yemin edebilir misin?"
"Şerefim ve namusum üzerine yemin ederim ki kızın benimle güvende olacak Resul ağa"
Resul ağa Ozana "Baban olacak o adamın haberi var mı?"
"Yok,ama ben ne dersem o 'tamam' der"
Resul ağa iç çekti "Adem ağa da kabul ediyorsa yarın gelin isteyin kızımı"
Aleynanın yüzü parladı sevinçle babasına sarıldı
Resul ağa tamsm şimdi sırada Adem ağa var hadi bakalım
&&&
"Olmaz!"
"Baba bak dinlemiyorsun ama ben bu kızı cidden seviyorum"
"Sevecek kız mı kalmadı lan! Gidip düşmanımın kızına mı aşık oldun!" Diye haykırdı Adem ağa
Yarım saatten fazla süredir Ozan babası Adem ağayı ikna etmeye çalışıyordu Resul ağa bile daha çabuk ikna olmuştu
"Hani bu herif ne derse babası 'Tamam' derdi,aynen aynen kesin öyledir!" Diye homurdandı Havacı
Yankı onu uyarırcasına dürttü,Yaman da Havacı gibi sinirle "Vallaha Resul ağa daha kolaydı,herif utanmasa birde 'istiyorum' diye tepinecek!" Diye homurdandı bende onu uyarır gibi dürttüm
"Yahu baba neden anlamıyorsun ben başka kızla olamam Aleynayı seviyorum!"
"Olmaz benim rızam yok,bugünleri de mi görecektim herif birde adamlardan dayak yiyip gelmiş" dedi gözündeki morluğu göstererek
Yaman araya girip "Yalnız o yumruğu adamlar değil ben attım,arkadaş ta karnına tekme geçirdi" dedi Havacıyı işaret edip
Adem ağa ikisine bakınca araya girdim "Ay Tilki çok şakacıdır Havacıda öyle,Tilki hobi olarak boks yapıyorda şakasına yumruk atayım derken biraz sert kaçtı Havacı da Özel kuvvet askeri zaten şakasına tekme atayım dedi oda biraz ayarını kaçırdı"
Yaman hayretle kulağıma "Ne! Nasıl yani!?"
Öfkeyle fısıldadım "Ne yalan mı? Hobi olarak boks yapmıyor musun"
"Yapıyorum ama şu herife attığım yumruk kazayla değil kasıtlı yapılmış birşeydi"
"Sus duyacak bizi!" Deyip onu susturdum
Adem ağa oğluna öfke dolu bir bakış atıp "Az bile yapmışlar keşke bir tane daha çıksalarmış!"
Yaman alttan alttan gülümsedi "İstek varsa seve seve"
Karnına sert bir dirsek geçirip onu uyardım o sırada kumral uzun saçlı bir kız gelip Yamana "Şeker almaz mısınız?" Dedi gülümseyerek
Bana mı öyle geliyordu yoksa kız Yamana mı yavşıyordu,Yaman başını olumsuz anlamda salladı "Yok teşekkür ederim"
Kız ısrarla "Bir tane alın ama" diye diretti
Yahu adam istemiyor zorlamasana be kadın
İçinden geçen şeylerin aksine kadına gülümseyip "Kahveli mi o? Ah Tilki kahveli şeker hiç sevmez,ama ben bayılırım" deyip bir tane alıp ağzıma attım
Kız fena bozulmuş gibiydi ama hemen toparlanıp Havacıya yöneldi ona gülümseyip
"Peki siz ister misiniz kahveli sevmiyorsanız sütlü de var"
Ya sabır ya selamet! Lan burada önemli bir konu konuşuyoruz şeker ikramının sırası mı
Yamanın aksine Havacı gülümseyip "Teşekkür ederim ben sütlü şeyler yiyemiyorum hazımsızlık yapıyor ama kahveli'den alırım" deyip tabağa uzandı tam o sırada Yankı onun elini tutup
"Canım sen hani kahveliden sevmiyordun ya yoksa unuttun mu" deyip yapmacık bir gülümsemeyle kıza döndü "O ikisinden de yiyemez ama ben çok severim teşekkür ederim" deyip iki paket şeker aldı ama kız pes etmedi
"Öyle mi o zaman portakallı yada çilekli getireyim"
"İstemez" dedi Yankı sesi bu sefer istemsizce sert çıkmıştı,sert çıktığını anlayınca gülümseyip "Şey yani hiç zahmet etmeyin diyecektim,zahmet vermeyelim" deyip Havacıya döndü "Değil mi aşkım?"
Havacı bir an afalladıktan sonra "Sevgilim ne derse o"
Kız bu sefer cidden bozulmuştu yüzünü asıp mutfağa gitti
Ozan ise hala babasını ikna etmek için çabalıyordu "Hadi ama baba!"
"Ben kabul etsem bile o Resul ağa kabul etmez"
Adem ağaya bakıp "Sizin neden düşmansınız?"
"Kendisi benim arazinin üçte birine el koydu" diye homurdandı Adem ağa
"Yani küçücük bir arazi yüzünden mi bu düşmanlık" dedi Yankı hayretle
Herkesten bir anda "Evet!" Sesi yükseldi,cidden küçücük bir arazi yüzünden mi bu iki ağa düşman olmuştu cidden hayret birşey
"Resul ağa çoktan kabul etti" dedi Yaman
Adem ağa şaşırmıştı "Nasıl yani Resul ağa kabul mu etti?"
"Evet" diye mırıldandım
Adem ağa bir an düşündü sonra iki genç bakıp "Resul ağa kabul ettiyse tamam yarın istemeye gideriz ondan sonrada nişan yaparız"
"İşte bu!" Diye haykırdı Ozan
Adem ağa bize gülümseyip "2 gün sonraki nişana gelirseniz büyük onur duyarız"
Gülümseyip "Gelmeye çalışacağız Adem ağa,nazik teklifiniz için saolun" dedim
&&&
TİLKİ (YAMAN ATAKAN)'IN ANLATIMIYLA;
"Komutanım ben ne yaptım ki ya!" Diye bağırdı Hafız parkurda turlarken
"Dün geceki halin yüzünden,videoyu sana defalarca izlettik ya hala anlamadın mı gerizekalı
"Komutanım bence siz birşeye kızdınız ve hıncınızı benden çıkarıyorsunuz gibi geldi bana,dün gece saçmaladığım kabul ediyorum ama 3 saat koşu çok fazla zaten koşudan önce 150 şınav çektirdiniz"
Evet haklıydı dün olanlar yüzünden sinirliydim herşeye karışan komutanım olacak o Kadere sinirliydim ama sinirimi ondan çıkarmazdım bu yüzden sinirimi Hafızdan çıkarıyorum
"Konuşmada koş,sürene yarım saat daha eklendi toplam 1,5 saat koşu"
"Ama komutanım..."
"2 saat" diye bağırdım,Hafız mecburen koşmaya devam etti,neredeyse 3 saattir koşuyordu ama cezasını çekmesi gerekiyor benimde sinirimi birinden çıkarmam lazım
"Sana bir soru asker nasıl Teğmenler vardır?"
"İşini bilen sert Teğmenler,ve işini bilmeyen Teğmenler olabilir mi komutanım?"
"Doğru peki sen hangisisin"
"Ben galiba ikincisiyim"
Gülümsedim "Güzel kendini bilen askerleri severim,şimdi koşmaya aynen devam!" Diye bağırdım
İki saatin sonunda koşu bittiğinde Hafız kendini yere atıp "Bundan sonra içkiye kesinlikle Tövbrliyim bur daha içersem ne olayım" diye sızlandı
Kurnazca Gülümsedim sinirimi çıkarmıştım,Hafız da dersini almıştı benden mutlusu yoktu
&&&
YÜZBAŞI KADER CANDAN'IN ANLATIMIYLA;
2 gün sonra Barut Timi olarak Ozan ve Aleynanın nişanına gelmiştik iki ağa bu nişan sayesinde barışmış gibi duruyordu
Aleyns bizi görünce gülümseyip koşarak yanımıza geldi "Hoşgeldiniz sizi gördüğüme çok sevindim!" Deyip bana sarıldı minnettar bir şekilde "Eğer ailelerimizle konuşmasayadınız biz Ozanla kaçmış olurduk ve babam beni asla affetmezdi size minettarım"
Ona gülümseyip "Diğru yolu ve mutluluğu bulduğunuzda sevindim ağbin ne durumda?"
"Hala kabullenmedi nişanıma bile gelmedi düğünüme de gelmeyeceğini söyledi" dediğinde sesi kırılıyordu
Yankı onu teselli etmek için "Merak etme ilaki kabullenecejtir hatta bence düğününe de katılacaktır eminim"
Aleyna gülümseyip Ozanın yanına geri döndü diğerlerine bakıp "Kontrolü elden bırakmayın her an herşey olabilir"
"Emredersiniz komutanım!" Diye bağırdı hepsi birden
&&&
Nişanda şimdiye kadar bir sorun olmamıştı açık havada yapılan tarzda nişanlardan biriydi bu yüzden bir şey olma ihtimali daha yüksekti bu yüzden,den hepimiz daha temkinli olmalıydık
Aleyna oturduğumuz masaya gelip "Halaya katılmayacak mısınız?"
Başımı Hayır anlamında salladım,Aleynanın yüzü düşmüştü benden umudu kesince Kızıl Avcı ve Baruta döndü "Siz de katılmayacak mısınız?"
Barut ve Kızıl Avcı bana baktı sanki müsade istiyorlardı,başımı olumlu anlamda salladım
Barut ve Kızıl Avcı ayağa kalkınca Aleyna'nın yüzü yine aydınlanmıştı
Diğerlerine baktım "Halay çekmek isteyen gidebilir" diye mırıldandım,Aleyna bunu duyar duymaz kolumu çekiştirmeye başladı "Sizi halay çekerken görmeden bırakmam lütfen" dediğinde gözleri adeta yalvarıyordu onu kıramayıp ayağa kalktım Aleyna,Ysmana döndü "Asker ağbi sen gelmeyecek misin?"
"Yok ben halay çekmeyi bilmiyorum" dedikten sonra Fısıltıya döndü "Kaderle birlikte git"
Fısıltı başını sallayıp ayağa kalkıp peşimden geldi
Halaya zorla girdim Fısıltı iki adım arkamdaydı Halaydan uzak duruyordu ama birden genç bir kız onu da halaya çekince mecburen o da halaya girdi
Fısıltı ilk başta ağlamadı sonra halaydan çıkmaya çalıştı ama girmişti bir kere çıkması imkansızdı
"Boşuna uğraşma halaya girdikten sonra çıkışın yok istesen de istemesen de oynayacaksın" dedim gülerek
Fısıltı en sonunda bunu kabullenip oynamaya başladı şaşırtıcı derecede iyi hslay çekiyordu
"Karadenizli falan mısın?" Diye sordum
"Bilmem ki komutanım"
"Ne demek bilmiyorum?" Dedim hayretle
"Annem ben daha bebekken beni çöpe atmış bir kadın beni bulup yetimhaneye götürmüş,İzmir yetimhsnesinde büyüdüm nereli olduğumu tam olarak bilmiyorum"
Bunu söyleyince nedenini bilmediğim şekilde içim burkuldu,ben de onun gibi yetim büyümüştüm
Bir an aklıma birşey geldi İstanbul'daki yetimhaneye değişim programı denilen birşey için İzmirden gelen bir kız vardı 1 hafta yetimhanede kalmış sonra İzmire geri dönmüştü o kızda Fısıltı gibi sesiz ve sakindi ben de o küçük kızlar pek konuşmamıştım o kız Fısıltı olabilir miydi?
"Fısıltı birşey soracağım sen küçükken hiç 1 haftalığına İstanbul'daki yetimhaneye geldin mi?"
Fısıltı nın gözleri hayretle büyüdü "Şey evet 1 hafta kalmış sonra İzmir'e dönmüştüm"
"Şey ben seni galiba küçükken gördüm,acaba geldiğin Yetimhane İSTANBUL KIZ YETİŞTİRME YURDU olabilir mi?"
"Şey galiba evet" diye mırıldandı
Anlaşılan Fısıltı ile olan tanışıklığımız sandığımdan çok daha eskiydi
Fısıltı birden halaydan çıkıp "Komutanım ben bir dakikaya geleceğim" deyip uzaklaştı hareketleri tuhaftı acaba şüpheli bir şey mi görmüştü? Umarım kimseye haber vermeden tehlikeli bir şey yapmazdı
Bir süre sonra halaydan çıktım hiç benlik birşey değildi,diğerlerinin keyfi yerinde gibi duruyordu kendi aralarında konuşuyorlardı
Yaman bana "Şu ana kadar hareketlilik yok herşey normal görünüyor ama..."
"İçimde garip bir his var"
"İçimde garip bir his var"
İkimizde bunu aynı anda söyleyince şaşkınlıkla Yamana baktım o da bana aynı şekilde baktı
Tam o anda yüksek bir ses duyuldu çok gürültü bir ses bu ses hayır olamaz....
BOMBA
Herkes sarsılmıştı biz daha ne olduğunu anlamadan silah patlamaya başladı
"Silahlarınızı hazırlayın,siper alın ve herkesi boşaltın kimse kalmasın önceliğimiz insanların güvenliği" diye bağırdım herkes silahlarını hazırladı ama çok geçti silahlar yine patlamaya başladı ve daha büyük bir bomba daha patladı bu sefer çok daha büyüktü bombanın bıraktığı duman dağıldığında dehşeti gördüm
Aleyna Ozanın kucağında kanlar içindeydi,Ozan kanlar içinde olan nişanlısına sarılmış ağlıyordu,Resul ağa yerde kanlar içinde yatıyordu ağır yaralanmıştı,Aleynanın annesi Neriman hanım çok kötü durumdaydı ve Fısıltı ortalıkta yoktu
"KOMUTANIM!" Fısıltının sesini duyunca o tarafa döndüm
Fısıltı aksayarak geliyordu gri kazağı kanlar içinde kalmıştı karnından vurulmuştu
Yanıma gelip "K...Komutanım....Bu....Bunu yapan kişi..." devam ettiremiyordu nefesi kesiliyordu
"Tamam sakin ol" deyip onu sakinleştirmeye çalıştım
"...Yapan kişi....Aleynanın ağbisi ABDULLAH" Diye bağırdı
Gözlerim hayretle büyüdü bunu gerçekten o mu yapmıştı? Kendi kardeşinin nişanında nişan yerini bombalatıp resmen katliam yapmıştı
"GİZEM!!" Barutun sesini duyunca herkes o tarafa baktık Kızıl Avcı vurulmuştu Barutun kucağında kanlar içinde yatıyordu,Barut ağlayarak Kızıl Avcı'ya sarılmıştı
BARUT (ULU SANRI)'NIN ANLATIMIYLA;
Kollarımda kanlar içinde kalan bedene sımsıkı sarılmış ağlıyordum "Gizem yapma lütfen açık tut gözlerini"
Gizemin gözleri zorlukla açıldı "Ulu..."
"Gizem güzelim sakın kapatma gözünü tamam mı Kızıl güzelim"
"Çok...yorgunum Ulu....uykum var" diye sayıkladı
"Hayır uyuma sakın uyuma,direnmeye çalıştım tamam mı?! Lütfen!" Diyerek yalvardım
"Ulu çok soğuk üşüyorum..."
Ceketimi çıkartıp üstüne örttüm "BİRİNİZ AMBULANS ÇAĞIRSIN! AMBULANS ÇAĞIRIN LÜTFEN!!"
Kader komutanım yanıma gelip "Merak etme ambulans geliyor,o iyi olacak"
İmha komutanım yanımıza gelip Gizemin yarasını kontrol etti "Tek mermiyle vurulmuş karnına saplanmış kan kaybı çok fazla" deyip karnına baskı uyguladı "Fısıltının durumu daha ciddi dört mermi ikisi karın bölgesinde biri bacağına diğeri kalbine çok yakın bir bölgeye saplanmış eğer ambulans hemen gelmezse ikisini de kaybederiz yaraya baskı yapsak bile en fazla 15 dakika hayatta tutabiliriz"
Kader komutanım İmha komutanıma bakıp "Diğer vurulan insanlar ne durumda?"
"Neriman hanım çok kötü kadın bombaya çok yakınmış,7 yerinden vurulmuş ağır yaralı kurtulma şansı düşük,Resul ağa ağır yaralı durumu çok ciddi kurşunlarla biri kalbine çok yakın, biri ise beyindeki bir dokuya zarar vermiş olabilir adam ya hafızasını kaybedecek ya felç kalacak bunlar yine iyi en kötüsü ise....söylemek bile istemiyorum,Aleyna bombaya çok yakınmış kızın yüzü maffolmuş sadece yüzü değil bombaya yakın olduğu için bütün bedeni yanık içinde felç kalmış olma ihtimali var hatta komaya bile girebilir 5 yerinden vurulmuş"
Bunu yapan o şerefsizi bulduğumda parçalamak istiyordum insan nasıl kendi ailesine zarar verebilirdi,bu herif adam değil pisliğin tekiydi
"Ulu..." Diye fısıldadı Gizem
"Söyle kızıl güzelim"
"B...Ben çok halsiz hissediyorum....artık d...dayanamıyorum"
"Dayan birtsnem biraz daha dayan ambulans birazdan gelecek" onu oyalamak gerekiyordu uyumamalıydı "Hadi geleceğimizdir bahsedelim olur mu güzelim?"
"Geleceğimiz mi...?" Dedi yprgun bir gülümsemeyle
"Geceleceğimiz tabi hani geçen gece konuşmuştuk ya kızımız olsun demiştin hadi biraz daha bahset"
"Hani daha h....hazır değil....değildin"
"Ama şimdi hazırım hadi bahset güzelim" dedim yalvarırcasına
"Kızıl saçlı e...ela gözlü çok güzel bir...bir kı..kızımız olsun i....isterdim"
"Olacak zaten güzelim iki kızıl güzel beni deli edeceksiniz,peki ismi ne olacak?
"B...Bilemiyorum ama ö...özgürlük anla...anlamına gelen bir i...isimi olmasını is..istiyorum"
"O zaman Saka olsun mu Saka kuşları özgürlüğü temsil eder"
"Saka...çok güzel..." dediğinde iyice bitkin düşmüştü
"Az kaldı birtanem,az kaldı birazdan ambulans gelecek"
"Ulu çok üşüyorum..."
Ona daha sıkı sarıldım üşümesine izin vermemeliydim "Tamam güzelim tamam geçecek"
"Ulu..." dedi bu onun son defa ismimi söylemesiydi o güzel yeşil gözleri kapandı
"GİZEM! GİZEM!" Diye haykırdım "Güzelim yapma! Gözlerini aç lütfen! YAPMA BUNU! BANA BUNU YAPAMAZSIN!"
Ellerimi birleştirip göğüsüne koyup kalp masajı yapmaya başladım bir yandan da "Tamam güzelim...Tamam geçecek...ne olur biraz daha dayan....Lütfen" diye yalvarıyordum
Ambukans geldiğinde onu kucağıma alıp ambulansa götürdüm görevli beni durdurup "Hastanın neyi oluyorsunuz? Sadece birinci derece akraba...."
"Prosedürleriniz umurumda değil ben bu ambulansa bileceğim yoksa yemin ederim bu ambulansı başınıza yıkarım!" Diye bağırdığında ürkmüş olacaklar ki ambulansa binmeye izin verdiler
Gizemin elini tutup "Bak ambulans geldi birazdan hastanede olacağız lütfen biraz daha dayan lütfen, lütfen beni yalnız bırakma"
&&&
Hastaneye geldiğimizde Gizemin durumu kötüleşmişti ambulansta iki defa kalbi durmuştu ama bir şekilde tekrar çalıştırmışlardı
Gelir gelmez onu ameliyathaneye götürmüşlerdi bense burada onun yanında olamadığım için delirecek kıvama gelmiştim
"Barut!" İmha komutanımın sesini duyunca başımı çevirdim diğerleri de sonunda gelmişlerdi
Kader komutanım yüzüme bakıp "Ne durumda?"
"Kötü,az önce ameliyatta aldılar" dedikten sonra aklıma Fısıltı geldi "Fısıltının durumu ne?"
Bu sefer Gölge komutanım cevap verdi "Çok kötü doktorlar kurtulmasının mucize olacağını söylüyor birazdan ameliyatta alacaklar"
Birkaç dakika sonra doktorlar sedyeden yatan Fısıltıyla koşarak ameliyathaneye girdiler o da en az Gizem kadar kötü görünüyordu hatta daha kötüydü
"Komutanım bunu yapan o dangalak nerede?"
"Kaçmış jandarma peşinde, yakalamaya çalışıyorlar yakalayınca haber verecekler" dedi Kader Komutanım sesindeki öfkeyi bastırmaya çalışıyordu
Kader komutanım İmha komutanıma bakıp "Diğerlerinin durumunu öğren"
"Emredersiniz komutanım!" Dedi İmha komutanım,yaklaşık yarım saat sonra geri geldi
"Komutanım haberler hiç iyi değil Neriman hanım ne yazık ki vefat etmiş,Resul ağa komadaymış durumu çok kritik,Aleyna ise ağır yaralı doktorlar kızın yaşayacağına dair garanti vermiyor"
Kader komutanım öfkeyle "Jandarmalar haber verin aramaları artışından devreyeler iki katına çıksın o Abdullah bulunana kadar hiçbirimiz dinldnmeyeceğiz anlaşıldı mı!?"
"Anlaşıldı komutanım!" Diye bağırdık
Gölge komutanım araya girip "Komutanım bence bu Abdullah bunu tek başına yapmış olamaz"
Kader komutanım tek kaşını kaldırdı "Açık konuş Gölge"
"Komutanım bence ya Abdullah birilerine yardım ediyor yada birileri Abdullah'a yardım ediyor yani yalnız değil"
"Nasıl bu kadar emin olabiliyorsun?"
"Çünkü o herifin bu kadar büyük bir patlamayı tek başına yapamayacak kadar ödlek olduğunu biliyorum Komutanım" dedi Gölge komutanım kendinden emin bir şekilde
"Yakalandığında anlarız" dedi Kader Komutanım
&&&
(2 SAAT SONRA/KADER CANDAN'IN ANLATIMIYLA);
İki saattir ameliyattın bitmesini bekliyorduk hepimiz çok gergindik
Ameliyathane nin kapısı açılınca hepimiz merakla doktora baktık Kızıl Avcının ameliyatını yapan doktordu,Barut hemen onun yanına koşup "Doktor,Alev Gizem Acarın durumu nasıl"
"Kurşunu zar zor çıkardık,neyseki kurşun rahmind zarar vermemiş,şu anda durumu iyi biraz ağrısı olabilir birkaç haftaya birşeyi kalmaz" Barutun yüzündeki rahatlama her türlü belli oluyordu
Gölge araya girip "Peki ya diğer hasta onun durumu nasıl?"
"Onun ameliyatına ben girmedim,birazdan diğer doktorda çıkacatır" dedikten birkaç dakika sonra diğer doktor da çıktı
"Hastanın durumu kritikti,kurşunları zar zor çıkardık,en az 2 ay operasyonlara katılamaz eğer istirahat ederse 2 ay sonra tamamen iyileşir bu arada hastanın ismi neydi?" Diye sorunca herkes birbirine baktı Gölge derin bir nefes alıp "Yağmur Aksa" dedi
Doktor başını sallayıp gidince hepimiz hayretle Gölgeye baktık,Gölge onun üzerine dikilen gözlere karşılık
"Ne? Neden öyle bakıyorsunuz!?" Diye çıkıştı
İmha,Gölgeye "Gölge komutanım siz Fısıltının ismini nereden biliyorsunuz?"
"Fısıltıya 'Çok güzelsin ismin ne' diye sordum o da cevap verdi" dediğinde sesinde alay vardı
İmhanın gözleri büyüdü "Cidden mi?!"
Gölge sinirle "Tabi ki hayır gerizekalı aptal,çantasından kimliği düştü ismini kimliğinden öğrendim" dedikten sonra bize döndü "Şimdi çekin o bakışlarnızı benim üzerimden"
Herkes önüne döndü ama herkesin alttan alttan güldüğü kesindi
&&&
KIZIL AVCI (ALEV GİZEM ACAR)'IN ANLATIMIYLA;
Gözlerimi açtığımda ilk gördüğüm şey beyaz tavan ilk duyduğum ses kalp atışlarımın duyulduğu monitörün sesiydi
Hastane odasındaydım kimse yoktu yavaşça doğrulayan çalıştım ama bir hemşire içeri girip beni tutu "Daha ameliyattan yeni çıktınız kalkmamalısınız"
"Gizem?!" Duyduğum sesle irkildim kapıya baktım
Ulu elinde iki şişe suyla bana bakıyordu,tabi buna bakmak denirse sanki bir suç işlemişim gibi bana dik dik bakıyordu ve bu ürkütücü olabiliyordu
Ulu,hemşireye "Teşekkür ederim gerisini ben hallederim"
Hemşire kız gülümseyerek "Aslında siz de dinlerseniz iyi olurdu onunla ben ilgilenirdim"
Kaşlarımı çattım bu kızın amacı ne böyle?
Ulu başını iki yana sallayıp "Gerek yok ben ilgilenirim"
Kız endişeyle "Ama dün geceden beri uyumadınız dinlenmek iyi gelebilirdi"
Kaşlarımı daha da çattım,kimsin lan sen? Ne hakla benim sevgilimle konuşuyorsun? Hayır konuşsan neyse ama sen birde hattı ı soruyorsun sana mı kaldı? Ha sana mı kaldı
Tamam Alev tamam şu derin nefes şeyini yap
Ben sakinleşmeye çalışırken Ulu,Hemşire kıza "Gerek yok gerekirse burada dinlendirin siz işinize bakın"
Kız bozulmuş gibi oldu başını sallayıp odadan çıktı
Kadın çıkınca Ulusal sert bir bakış attım,kaşlarım çatılı,kollarımı görüşümde bağlamış mız mız bir çocuk gibi ona bakıyordum
Ulu bana bakıp "Sen ben gelmeden önce yataktan kalkmaya mı çalıştın?"
"Sana ne?" Diye tersledim
"Ne oluyor ya?" Dedi hayretle
"Birşey olmuyor"
Ulu anlamaz gözlerle baktı sonra aydınlanmış gibi "Sen az önce beni mi kıskandın?"
"Ne alakası var ya!" Diye mızmızlandım
"Kıskanmışsın" dedi kendinden emin bir şekilde
"Kıskanmadım" diye bağırdım
"Güzelim bal gibi kıskandın"
"Yürü git ya!" Diye bağırınca Ulu gülmeye başladı yanımdaki sandalyeye oturup,burnumu sanki küçük bir çocukmuşum gibi sıktı
"Ya Ulu bırak burnumu!" Dediğimde sesim çok komik çıkıyordu
"Bırakmam önce beni kıskandığını itiraf et" dediğinde oldukça eğleniyordu
"Tamam itiraf ediyorum seni çok kıskandım deli gibi kıskandım!" Deyince Ulu gülmeye başladı
"İşte bu,kıskandığını biliyordum!"
"Şimdi bırak burnumu!" Ulu gülerek burnumu bıraktı,ona sinirle baktım "Ne yapıyorsun ya!" Diye bağırdım
"Mızmız bir çocukken çok tatlı oluyorsun" diye mırıldanıp beni kendine çekip başını saçlarıma gömdü "Seni çok özledim"
İstemsizce gülümsedim "1 gece de mi özledin"
"O 1 gece bana 1 ömür gibi geldi" dediğinde sesi yorgundu
"Bombalı saldırıyı kim yapmış?" Diye sordum merakla
Ulu'nun çenesi kesildi,dişlerini sıktı "O Abdullah pisliği yapmış,şu anda her yerde arıyorlar bulunca haber verecekler"
Tam o sırada Kader komutanım odaya geldi uyanık olduğumu görünce bana gülümseyip "Geçmiş olsun Kızıl Avcı umarım yakında iyileşirsin" deyip Uluya döndü "Jandarma aradı Abdullahı yakalamışlar Albay seni de çağırdı" deyince Ulu ayağa kalktı bana "Güzelim ben hemen geleceğim sen burada kal"
"Ama Ulu..."
Ulu sert bir şekilde bana baktı ,bu bakışın anlamı belliydi 'tartışma istemiyorum' başımı eğip önüme döndüm
Ulu çıkmadan önce yanağımdan öpüp "Şu heriften işin aslını öğreneyim sonra geliyorum" deyip odadan çıktı
ASKERİYE-YÜZBAŞI KADER CANDAN'IN ANLATIMIYLA;
Abdullah yakalanmıştı sorgu odasında sorgulanmalı bekliyordu Albay Beni,Tilkiyi,Gölgeyi,İmhayı ve Barutu çağırmıştı
Albay Rıza hepimize bakıp "Bu herifin sorusuna Barut girecek" deyince hepimiz şaşırdık
Barut daha önce hiçbir sorguya girmemiştir sorgu işini genellikle ys ben,ya Tilki yada Gölge yapardı
Barut içeri girdiğinde hepimiz sorgu odasının camına yöneldik içeri bakarken Albaya "Albayım bundan emin değilim" deyip fikrimi belirttim
"Bak Kader,bu Abdullah'ın şu anda tehdite veya şiddette değil korkuya ihtiyacı var o yüzden sorgu için Barutu seçtim"
İmha endişeyle "Ya Barut kendini kaybederse ne olacak?"
"Kendini kaybederse onu tutacaksınız"
Hepimiz başımızı sallayıp sorguya döndük
BARUT (ULU SANRI)'NIN ANLATIMIYLA;
Abdullah'ın karşısındaki sandalyeye oturup sakince "Hadi bakalım Abdullah efendi konuş,bunu neden yaptın?"
Abdullah konuşmadı,derin bir nefes aldım "Anlaşıldı zor yoldan halledeceğiz" deyip suratına sert bir yumruk indirdim
"Konuş lan! KONUŞ NEDEN YAPTIN!"
Abdullah korkuyla elini yüzüne kapattı "Ben böyle olmasını istemedim...Bomba atacakları bilmiyordum sadece birkaç el ateş edeceklerdi..."
"KİMLER?" Diye haykırdım,Yine cevap vermedi,silahımı çıkarıp onun şakasına dayadım "Ölmek istemiyorsan konuş,yoksa bu silahı senin malum bir yerinde patlatırım ve bunu büyük bir zevkle yaparım son defa söylüyorum KONUŞ!"
Abdullah korkmuş gibiydi ama hala konyşmuyordu bu sefer onun boğazına yapışıp duvara dayadım "Ne yaptığının farkında mısın sen? Anneni öldürdün, Baban komada belki de ölecek ve kız kardeşin ağır yaralı,bunları yaparken hiç mi vicdanın sızlamadı lan" diye bağırdım
Abdullah'ın gözleri korkuyla büyüdü elimden kurtulmaya çalıştı parmaklarımı boynunda sıklaştırın tam yumruk atacağım anda kapı açıldı,Tilki komutanım beni adamın üstünden geri çekerken diğerleri Abdullahı tutu
Abdullah nefes nefese "Benden bunu yapmamı isteyen kişi...Yabancı bir adam...Alexander....Tek bildiğim bu"
Adam itiraf etmiş olsa bile,pis pis sırıtıyordu ona saldırmaya niyetlendiğimde İmha komutanım beni dışarı çıkarıp "Lan Barut sakinleş artık biraz"
"Bırak lsn beni,o pisliği gebertmeden hiçbir yere gitmiyor"
"Ben de askerliğinin yanmasına izin vermiyorum" deyip yüzüme sert bir yumruk geçirdi
Yumruğun etkisiyle sendeleyip bir odaya düştüm,kapı kapanıp kilitlendi ayağa kalkıp kapıyı yumruklamays başladım
"Lan Tuna,Çıkar beni buradan! Kendim çıkarsam seninin hiçbir kemiğini sağlam bırakmam!ÇIKAR LAN BENİ BURADAN EBESİNİ Sİ****MİN GERİZEKALISI"
"Anaya bacıya laf yok uslu uslu otur orada! Sakinleşince konuşuruz!"
"LAN!" Diye haykırdı kapıya set bir tekme savurdum bir çatırt sesi geldi,kapı hala kilitliydi lanet olsun ki sadece biraz çatlatmıştım
Yere çöküp başımı ellerimin arasına aldım ben o Tuna'yı var ya,geberteceğim artık ya! Kafayı yedirecek bana
&&&
KIZIL AVCI (ALEV GİZEM ACAR)'IN ANLATIMIYLA;
2 saat geçmişti Ulu hala gelmemişti kapı her açıldığında o zannedip heyecanlanıyorum ama her seferinde ilaçlarımı getiren hemşire oluyordu
Anlaşılan sorgu uzamıştı,telefonumu çıkarıp onunla çektiğimiz bir fotoğrafı bulup onun yüzüne dakikalarca baktım
Ah Tanrım! Anlaşılan ben bu çapkın herife gerçekten aşık olmuşum
Kapı yine açıldığında heyecanla "Ulu sen misin? Sorgu mu uza..." Ben lafımı bitirmeden karşımda bir adam belirdi
Ela gözleriyle Ulu'ya çok benziyordu 50 yada 60 yaşlarındaydı ve leş gibi içki kokuyordu
"Şey siz kimsiniz?" Diye sordum
Adam gülümseyerek "Ben Bahadır Sanrı,Ulu'nun babasıyım"
Evet bir bölümün daha sonuna geldik umarım beğenmişsinizdir düşüncelerinizi yorumlarda yazarsanız sevinirim okuduğunuz için teşekkür ederim 🥰🌹❤
