13. bölüm · Kızıl Şafsk

10.BÖLÜM:KUTLAMA

Uwu Kizi

Yandık bittik maffolduk,resmen Resul ağanın kızı yüzünden şu Tilki dangalağı ile sevgili taklidi yapmıştık sorun sadece bu değildi o gece olanlar her yerde duyulmuştu Askeriyede dahil

Askeriyedeki herkes artık içeri girdiğim anda bana ve Tilkiye bakıyordu ama ne hoş bu herifin umurumda bile değildi sanki hiç rezil olmamış kimse ona bakıyormuş gibi devam edebiliyordu bense askeriyeye artık korkarak giriyordum hatta sırf görünmemek için askeriyenin arka duvarından atlayıp giriyordum

Şu anda olduğum gibi yine askeriyenin ön kapısından korkarak etrafa baktım etrafta çok asker var

Allahım ben nasıl gireceğim ya galiba yine duvardan atlamam gerekiyor tam arkamı döndüğümde anda az kalsın burnumu sert bir bedene çarpıyordum

"Ne yapıyorsun sen?" Dedi sert bir ses kim olduğunu bilmek zor değildi

Kafamı biraz yukarı kaldırdım evet yapılmamıştım tam da tahmin ettiğim kişi size bir ipucu vereyim iri yapılı uzun boylu en az 1.80 yeşil gözlü egolu,sinir bozucu azıcık çok azıcık yakışıklı

Bildiğiniz değil mi,tabi ki Tilki namıdeğer Yaman Atakan gıcığı başka kim olabilir ki

Ona set bir bakış attım "Bilmrn farkında mısın ama askeriyede dedikodumuz çıktı"

"Ben mi yaydım sanki,hem sadece bizim adımız çıkmadı Yankı ve Havacıyı da konuşuyorlar"

"Fark eder mi yine de dedikodumuz çıktı,hem sen neden bu kadar gerginsin"

"Asıl sen nasıl bu kadar rahat olabiliyorsun?"

Umursamazca omuz silkti bana bakmadan askeriyeye yürüdü,girmeden önce bana bakıp

"Geliyor musun yoksa gelmiyor musun?"

"Sen git benim başka yollarım var" deyip arka tarafa yöneldim

Arka taraftaki duvara geldiğimde etrafı kontrol ederek temkinli bir şekilde biri daha geldi

Yankı?

"Yankı? Ne yapıyorsun sen?" Diye sordum

Yankı beni fark edince gözleri büyüdü o da benim gibi şaşkındı

"Kader komutanım? Siz de mi kaçıyorsunuz? Vallaha dedikodum çıktı ya girdiğim anda herkes bana bakıyor utancımdan ön kapıdan giremiyor arka duvardan atlayıp giriyordum içeri en kötüsü de o Havacı gıcığının umurunda bile değil hatta dalga geçiyor ya insanların önünde 'Sevgilim' deyip duruyor ya,daha da kötüsü nasıl oldu bilmiyorum ama annemler bile duymuş babamdan bir posta azar yedim" sesini kalınlaştırıp 'Honi son sodece askerlok yapoyordon sovgolo nordon çıkto bozo Antep'e rezil mi edecekson" dediğinde o kadar komik görünüyordu ki dayanamayıp güldüm

Yankı gülmeme acayip bozulmuştu "Komutanım gülmeyin ya ben ciddiyim"

"Yok ya gülmüyorum yüzüm seğriyor" dediğimde hala gülüyordum

"Komutanım ciddiyim,bizim oralarda biriyle sevgili olursan adın çıkar babam beni öldürecek ya"

"Bu haber Antepe nasıl gitti ki?"

"Bilmiyorum ki ya 4 gün oldu hangi ara annemler duydu daha burada yeni yayıldı oraya kadar gitti resmen"

"Senin için evlilik yolu görüyorum hayırlı olsun" dedim gülerek

"Komutanım siz de normalde acayip ciddi olursunuz şimdi mi güleceğiniz tutu yani"

"Evet" dedim gülerek "Nikah şahidi lazım olursa söyle ben seve seve şahidim olurum" dediğimde gülüşüm büyümüştü

"O açıdan bakarsak,bende sizinle Tilki komutanımla bir gelecek görüyorum nikah ne zaman" dediğinde bu sefer gülen o idi surat asan ise ben

"Kes be! Ölsem onunla evlenmem" diye çıkıştım

"Aynı şey o Havacı ve benim için de geçerli" dediğinde sesi kızgın çıkıyordu

"Gel hadi geç kalacağız" duvarın yukarısındaki köşeye tutunup deyip atletik bir hareketle kendimi yukarı çektim çıkması için Yankıya elimi uzattım "Gel hadi"

Yankı duvarın köşesine tutundu sonra elini verip kendini yukarı çekti Bir adım geri gideyim derken aşağısında boşluk olduğunu unuttum birden ayağım bişluğx denk geldi ve yere düştüm elimi tutan Yankı'da benimle birlikte sırt üstü yere çakıldı

Yankı acıyla inledi "AHHHHH KABURGALARIM! KABURGALARIM GİTTİ"

"İyi misin lan" diye sordum nefes nefese

"İyiyim komutanım sadece biraz kaburgalarım acıdı"

İkimizde nefes nefese yerde debelenirken iki erkek asker yanımıza geldi
Sarışın olan Yankı ya "Yankı komutanım iyi misiniz?" Anlaşılan adam daha yeniydi ve dedikoduları duymamıştı

Kahverengi saçlı mavi gözlü adam ise bana yöneldi "Kader komutanım iyi misiniz kötü düştünüz" anlaşılan ikisi de yenildi ve dedikoduları duymamışlardı

Biz daha cevap vermeden sarışın askerin omzunda bir el belirdi aynı şekilde diğer askerin omzunda da sert bir el belirdi

"Siz ne yaptığınızı zannediyorsunuz!?" Diye bağırdı sert bir ses Tilkinin sesiydi

Adamlar anlamaz gözlerle bakınca Havacı da aynı şekilde "Cevap versenize lan!!"

Kahverengi saçlı asker "Şey T...Tilki komutanım s.... sadece yar....yardım etmek istedik" dedi kekeleyrek korktuğu belliydi

Havacı adamı bırakıp Yankıya eline uzattı Yankıya "İyi misin hayatımın anlamı?" Diye sordu sevgi dolu bir sesle

Yankının yanakları kıpkırmızı oldu "İyiyim sevgilim"

Havacı tek koluyla beline sarılıp kendine çekti "İyi olmana sevindim,senin ufak canın yansa benim canım 10 kat yanar aşkım"

Yankı iyice kızarmıştı Havacı,sarışın askere bakıp "Yardımınıza gerek yoktu beyler ama yine de teşekkür ederiz"

Tilki de benim yanıma gelip elini uzattı beni kaldırıp "İyi misin 'sevgilim'?" Diye sordu sevgilim kelimesini vurgulayarak söylemişti

"İyiyim 'Sevgilim'" dedim 'Sevgili' kelimesini onun gibi vurgulayarak

İki asker ne olduğunu anlamamış gibi bakıp askeriye binasına girdiler

Tilkinin elini bırakıp set bir bakış attım "Çok abarttın,bu da ne demek oluyor böyle!" Diye bağırdım

"Ne yaptım ben seni yerden kaldırdım ya bunun neresi yanlış?"

"Onu demiyorum,askerlere olan tavrınızı diyorum ikinize de!" Deyip Hsvacıya da sert bir bakış attım ama onu azarlama işini Yankı devralmıştı

"Sen ne yapıyorsun,'hayatımın anlamı' mı bu da ne demek oluyor,ayrıca cidden o adamlara yaptığınız da neydi adamlar sadece yardım ediyordu"

Havacı Yankıya bakıp "Benim olana dokunulmasını sevmem"

"Ben senin sevgilin değilim bu sadece bir yanlış anlaşılma,ve sahiplenen erkeklerden nefret ederim"

"Üzgünüm ama bu oyun devam ettiği sürece bana katlanacaksın" dediğinde kolu hala Yankının belindeydi

Yankı belindeki kolu itmeye çalıştı "Bırak beni kimse bakmıyor"

Havacının gözleri büyüdü anlaşılan kolunun onun belinde olduğunun farkında bile değildi,Havacı bunu farkına varınca elini yanmış gibi geri çekti

Aynı şekilde bende Tilkiye sert bur bakış atıp "Sevgilim mi bu da ne demek oluyor,bu bir oyun!" diye bağırdım

"Oyun olsa bile benim sevgilim sayılırsın!" deyip Havacıyla birlikte askeri binaya girdiler

"Gıcıklar!!" Diye bağırdım Yankıyla birlikte

"Bunlar gıcık ya biz nasıl bu işten kurtulacağız?" diye sordu Yankı

"Bilmiyorum ya cidden bilmiyorum" diye sızlandım

~
Askeriye de işlerim bitmek üzereydi tam o sırada kapı çaldı gelen Yankıydı

"Komutanım işiniz bittiyse beraber çıkalım mı diye soracaktım"

Hayretle baktım "Biz ne zaman birlikte çıktık ki Yankı?" Diye sordum

Yankı omuz silkti "Bilmiyorum ki komutanım içimden geldi"

"Az bir işim kaldı biraz beklersen beraber çıkarız" dedim Yankı başını sallayıp sessizce bir sandalyeye oturdu

Normalde askerlerimle konuşmayı iletişim kurmayı sevmezdim ama bu kızda farklı bir şey vardı farklı bir enerjisi vardı ve bu enerjisini sadece yakın bulduğum kişilere gösteriyordu

Son dosyaları düzenlerken ona "Madem bana bu kadar yakınsın ismini söyleyebilirsin"

Yankı anlamaz gözlerle baktı "Nasıl yani komutanım?"

"Neye şaşırıyorsun 'evlen benimle' demedim ya ismini sordum"

"Ekim Deniz Duran"

Beklemediğim bir anda söyleyince afallamıştım "Ne"

"İsmimi sormadınız mı söyledim işte Ekim Deniz Duran,ama Ekimi değilde Denizi tercih ediyorum"

"Anladım ismin güzelmiş" deyip dosyalarla ilgilenirken bir yandan da onunla konuşuyordum

"Diğerleri çıktı mı?"

"Evet komutanım neredeyse herkes çıktı Fısıltı dışında o hala sahada antrenman yapıyor"

Tam o sırada kapı çaldı "Gel!" Diye seslendim

İçeri utangaç bir şekilde Resul ağanın kızı Aleyna geldi

"Aleyna ne oldu bir sorun mu var" dedim panikle

"Hayır asker abla ben ikinizden de özür dilemeye geldim benim yüzümden sizin başınız yandı" dedi mahcup bir sesle

"Yok ya önemli değil" diye mırıldandı Yankı Aleynanın kötü hissetmesini istemediği için için böyle söylüyordu aslında bu durumdan o da ben de rahatsızdık

"Aleyna,bak sana bir tavsiye vereyim babana gerçeği söyle o seni anlar benden sana abla tavsiyesi" dedim gülümseyerek

"Tamam abla konuşmaya çalışırım" dedi mahcup bir ifadeyle

"Bu arada baban izin vermezse kaçıp bana gelebilirsiniz" dedim ama ciddiye alacağını düşünerek "Tabi ki sadece şaka yapıyorum" dedim

"Aklımda bulunduracağım" deyip bizimle vedalaşırken çıktı
"Kader komutanım umarım kaçmaya kalkmaz ya" dedi Yankı

"Şaka yaptım ciddiye almaz herhalde" diye mırıldandım tam o sırada telefonum çaldı Hayal ablam arıyordu "Hayal bu gece işlerin varsa hepsini boşalt"

"Yine ne oldu Hayal abla?" Dedim bıkkın bir sesle

"Bekarlığa veda yapacağım ve aizde geliyorsunuz"

"Yapma abla,lütfen" diye sızlandım

"Asıl sana lütfen geliyorsun bitti diğer kızları da getir" dedi tartışmayı kabul etmediğini belli eden bir sesle

"İyi tamam" dedim telefonu kapatıp Yankıya

"Yankı diğerlerine haber ver bu gece uzun geçecek plan yapmasınlar ama önce şu Fısıltıya haber verelim" deyip ayaklandım

"Emredersiniz Komutanım" deyip peşimden geldi

"Bu arada Fısıltı tek başına mı antrenman yapıyor yoksa başka biri daha var mı?"

"Gölge Komutanım vardı sanırım"

"Olamaz,Gölgeye üzüldüm gidelim de onu Fısıltının elinden kurtaralım" dedim gülerek

FISILTININ ANLATIMIYLA;

"Hadi tekrar hazır mısın?' Diye sordu Gölge

"Doğuştan hazırım sadece nasıl yapacağımızı söyle" dedim tek düze bir şekilde

"Basit,ilk başta maymun bariylerini aşıp koşu yapacağız sonra çuval çekip gücümüzü deneyeceğiz ondan sonra şu tepe engeline tırmanacağız engeli attıktan sonra atış yapacağız son olarak dövüş yetenekleri var seninle dövüş yapacağız"

"Kolaymış başlayalım mı?"

"İstersen bir kıyak yapayım da sen önce başla"

Ona sert bir bakış attım "Asla olmaz ben rekabet severim tamam mı?"

"Tam koç burcu" diye mırıldandı

"3 dediğimde başlıyoruz 1,2,3!!" Dediğim anda Gölge yıldırım gibi fırlayıp maymun bariyerlerini aşmaya başladı

Bir iki saniye arkasından bakakaldım,sonra bende onun yaptığı gibi arkasından fırladım ama bu şekilde yakalamam mümkün değildi ama bir planım var benimde kendimce oyunlarım var

Bir bariyeri tutunup havada bariyeri tutunarak amuda durdum bacaklarım havadaydı saçım önüme düşmüştü havada birkaç defa dönüp hızlandım istediğim buydu hızımı alınca bariyeri bırakıp ileri doğru takla attım

Bingo! İstediğime ulaşmıştım bariyeri kısmı bitmişti Gölge benden sonra geldi hayretle bana baktı bunu beklemediği belliydi

O bana öyle bakarken koşmaya başladım "Geksene yoksa kaybetmeyi mi seviyorsun" dedim gülerek bu herifi kızdırmak bana zevk veriyordu

Gölge bu dediğime sinir olup koşmaya başladı iki saniyede yanıma gelmişti bunu beklemiyordum e normal adam benden tecrübeli ne beklediysem daha hızlı koşmaya başladım ama Gölge çoktan önüme geçmişti

"Ne o yoksa kaybetmek hoşuna mı gidiyor" dedi beni sinir etmek için bu söze sinirlenip daha da hızlı koştum ama o çoktan bitirip çuval çekmeye başlamıştı iki saniye sonra ona yetişip çuval çekmeye başladım iki dakikada ona yetiştim bu sefer ikimizde berabere gidiyorduk Gölge birkaç adım önüme önüme geçti zorlanarak ona yetişmeye çalıştım sonuç olarak benden bir saniye önce gidip tırmanma engelini geçmeye başlamıştı buna asla ksldıramazdım bu herif benim önüme geçemezdi

"Vay be hızlıymışsın bu kadarını beklemiyordum" dedi Gölge

"Ne zannettin boşuna bordo bereli olmadık herhalde"

İkimizde tırmanmaya aynı anda geçmiştik sıradaki görev atış yapmaktı
İkimizde silahlarımızı alıp hedeflere odaklandık

İki silahta aynı anda ateşlendi ikimizde 12 den vurmuştuk

Son olarak en sevdiğim şeye gelmişti dövüş

"Hazır ol Gölge seni fena edeceğim merak etme hiç acımayacak"

"Göster kabileyitini" dediğinde ikimizde dövüş pozisyonunu almıştık

İlk hamleyi ben yapıp sert bir yumruk savurdu Gölge yumruğunu bloklayıp engel oldu ikinci darbe ondan geldi beni kucaklayıp yere fırlatı iki dakikada yere serilmiştim ama pes etneye hazır değildim benim kitabımda pes etmek yoktur
Yerden kalkıp Gölgenin boğaz kısmına sert bir yumruk karnına sert bir tekme savurdum iki büklüm olmuştu ama o da inatçı herifin tekiydi karnıma sert bir yumruk atıp bacak arama set bir tekme geçirdi fena acıtmıştı ama savaşta herşwy mübahtır

Yüzüne tam yumruk atacağım sırada eğilince sırtından dönerek atladım sonra onun suratına yumruk atacağım sırada bileğimi kavradı diğer elimle yumruk atacağım sırada onu da tutmuştu elleri boşta değildi bileklerimi tutuyordu yani tekmeme engel olamazdı

Son bitirici hamleyi yapıp karnına set bir darbe indirdim ama onun da kaybetmeyi hazmetyeceği belliydi beni bileğinden çevirip yere serdi ve karnıma sert bir yumruk savurdu

Sonuç olarak kazanan yoktu ikimizde yerde nefes nefese debeleniyorduk

"Fısıltı bu seferlik berabere diyelim mi?"

"Diyelim lan tamam bu seferlik berabere"

Tam o sırada alkış sesi duyduk "kabul etmeliyim iyi bir dövüştü" dedi Kader Komutanım yanımıza gelip

"Artılarınız ve eksileriniz var ama harikaydınız"

"Teşekkürler komutanım" diye mırıldandım

"Bu arada akşam için planın varsa iptal et bu gece Hayal bakma bekarlığa veda yaparmış Gölge, Ömer ağbide erkeklerle takılacakmış yani bu gece kızlar Hayal ablamla erkekler Ömer ağbiyle takılacak"

İkimizde "Emredersiniz Komutanım" diye mırıldandık

~
AKŞAM 22:20-KADER CANDAN'IN ANLATIMIYLA;

Hrpimiz Hayal ablamın evinde toplanmıştık buna gerek var mıydı emin değildim

"Hayal abla buna gerek var mıydı?"

"Hadi ama Kader bu benim son bekar gecem,ayrıca daha başlatıyoruz çünkü biti daha gelecek"

"Kim?" Diye sordum merakla

"Hani şu korumam vardı ya en yakın arkadaşım"

"Eslem mi?"

"Evet" dedi heyecanla

"Eminim kızı zorlamışsındır" diye sızlandım

"Sus ya! Ayrıca kızlar hazır olun bu gece fena olacak!" Dediğinde sesi her zamankinden daha heyecanlıydı

Tsm o sırada kapı çalınca Hayal ablam heyecanla açtı

İçeri gözlüklü uzun dalgalı saçlı hafif esmer olan Eslem abla geldi

"Selam" deyip yanıma oturdu "Naber Kader?"

"İyidir seni sormalı"

"Her zamanki gibi senin şu ablanın peşinde dolaşıyorum"

"Zorla getirdi değil mi?" Dedim kendimden emin bir şekilde

"Sence?"

"Kesinlikle" dediğimde Hayal ablam içkiyle geldi "Normalde pek sevmem hatta nefret ederim ama bu gecelik istisna yapalım hadi kızlar!" Deyip bardaklara içki koyup
Kızlara verdi

Çaylak korkarak bir yudum aldı hiç içmediği belliydi
Diğer kızlar ise korkmadan içmişti bense hala elimdeki içkiye bakıyordum düşündüğüm tek bir şey vardı

İnşallah fazla kaçırmayız

~

TİLKİ (YAMAN ATAKAN)'IN ANLATIMIYLA;

"Hadi ama ağbi buna gerek var mıydı?" Diye sordum yanımdaki ağbime

"Lan bekar olarak son gecem haftaya evleniyorum bırak ta tadını çıkaralım" deyip içkisinden bir yudum aldı

"Aman Gari fazla abartma" dedi Teyzemizin oğlu Yasin

"Birşey olmaz Teyze oğlu" dedi ağbim

Kutlama için ağbim kalabalık bir bar seçmişti benim gibi rahatsız olan biri daha varsa o da en gencimiz olan Hafızdı

"Tilki komutanım ben keşke gelmeseydim ya,birşey olmaz değil mi tövbe tövbe"

"Yok lan ne olacak" dedi Gölge

Barmen bize bakıp "Siparişinizi alayım"

Ömer ağbim atıldı "7 alkolü meyve suyu kardeşim"

Hafız hemen söze girdi "Şey onu 6 yapsak ben içki içmiyorum tövbeliyim"

"Tamam lan 6 olsun sana alkolsüz olandan olsun" deyip siparişi değiştirdi

Herkes içki içip sohbet ederken Hafız meyve suyundan içti

"Bu ne kadar değişik yemeye ne var bunda" dedi yüzünü buluşturarak ama yarısını içmişti

Bende meyve suyumdan bir yudum aldım bir saniye bu meyve suyunda alkol yok hay başlayayım meyve suları karıştı

"Lan Hafız dur içme onda alkol var" dedim ama çok geçti Hafız aval aval yüzünw baktı

"Tilki komutanım sizden neden iki tane var" deyip gülmeye başladı sonra parmağını uzatıp saymay başladı

"Bir,iki..." sonra tekrar gülmeye başladı
Gölge sinirle "Lan daha içeli 1 dakika olmadı ne ara sarhoş oldu bu!" Tam ayaklandığı anda birşey olmuş gibi yüzü buruştu ve geri oturdu

"Gölge iyi misin kardeşim" diye sordum

"İyiyim ya sadece antrenmanda biraz fazla hırpalandım"

Barut inanmaz gibi baktı "Siz ve hırpalanmak kim yaptı onu ya kiminle antrenman yaptınız?"

"Kahverengi saçlı ve kahverengi gözlü hırslı bir şeytanla" diye mırıldandı

Beşimiz birden "Fısıltı!!" Diye bağırdık

Gölgenin suratı buruştu anlaşılan doğru tahmin etmiştik
Gölge sinir olmuş gibi bir sesle "Asıl konumuza dönelim şu gerizekalıyı nasıl ayıltacağız!" dedi Hafızı kastederek Hafızın olduğu yere baktığımızda birşey fark ettim Hafız yoktu

"Lan Hafız nerde?" Diye sordum sonra bir ses duyuldu

"Ben bu masanın kralıyım!!!"

O tarafa baktığımızda Hafız masanın üstüne çıkmış dans ediyordu bu herifin neden alkol içmediğini galiba şimdi anlıyordum alkol bu herifi sapıtıyordu

O tarafa koştuk İmha ve Barut Hafız'ın kollarından tutup masadan indirdiler,Hafız bağırarak

"Dokunmayın bana,bana dokunulmasından nefet ederim!!" Anlamaz gözlerle baktım

Barut ve İmha benim anlamadığımı fark etti

Barut hemen açıkladı "Şey Tilki komutanım,bu Hafız da temas bağımlığığı varda biri ona dokununca rahatsız oluyor Time geldiği ilk günden beri böyle hala atlatamadı,bu adam nasıl ilişkiye girecek onu bile anlamıyorum"

"Ben ilişkiye falan girmem!!!" Diye bağırdı Hafız bir yandan da gülüyordu "Kuzgun nerede bana birşey olamazsın diyordu gelsin görsün masanın kralı oldum Kuzgun! Kuzgun nereye kayboldun kız! Bak şu masanın kralı oldum!"

Tuna sinir bozukluğuyla gülerek "Sus lan sus başlayacağım sana da Kuzgununa da ha! Biriniz gelsin tutsun şunu çıkalım buradan bu herif hepimizi rezil etti"

Hafızın kolumdan tutup "Yürüyün lan gidiyoruz!" Diye söylendim ama Hafız inat ediyordu

"Benim ismim neydi lsn? İsmimi unuttum!" Dedi gülerek

Diğerlerine bakıp "Biriniz videoya çeksin şunu ayıldığında suratına yumruk atacağım 'neden' diye sorarsa videoyu izleteceğim"

Barut gülerek "Tamam Tilki komutanım,Hafız gülümse canım benim herkes seni izleyecek iyi poz ver de güzel çıksın"
Hafızın derdi hala başkaydı "Benim ismim neydi lan?!"

Havacı sinirle "Bak kardeşim benimle birlikte tekrar et senin ismin Caner Boysan"

"Hafız değil miydi ya!" Dedi gülerek

"Lan o senin lakabın senin ismin Caner!" Diye bağırdım

Hafız elimizden kurtulup tekrar masaya çıktı "Ben Caner Boysan! Bu masanın kralıyım!"

Baruta döndüm "Barut çekiyorsun değil mi?"

"Çekiyorum komutanım"

"Çek iyice çek ama yüzü falan belli olsun hiçbir anı kaçırma tamam mı"

"Emredersiniz komutanım! Caner güzel poz ver bakayım!" Rütbeyi falan tamen bırakmıştık artık bu herife şimdilik ismiyle seslenirken daha iyi olacak

Caner masadan inip dans etmeye başladı

"Hatırlatın bsns bu herif ayıldığında ceza vereceğim"

"Emredersiniz komutanım" dedi İmha Hafızın kollarından tutup zorla dışarı çıkardı

Hepimiz dışarı çıktığımızda bu herifi nasıl ayıltacağımızı düşünüyorduk yok bu herif ayılmazdı sabaha anca kendine gelirdi

Hafız dışarı çıkar çıkmaz bayıldı "Yuh!" Dedi İmha gülerek

"En azından artık saçmalamıyor" dedi Gölge

Hepimiz Hafızı yüklenip araca taşıdık şimdi sırada kızları almak vardı

~

Kızları almaya geldiğimizde yorgunluktan bitmiştim "Ağbi beni bir daha sakın böyle ortamlara çağırma lütfen sana yalvarıyorum!" Defim ağbime yalvararak

"Tamam be huysuz keçi"

"Bana öyle deme!"

"Huysuz keçi!!" Diye bağırıp araçtan indim diğerleri de peşimden indi eve girdiğim anda birde ne göreyim

Allahım hayır hayır lütfen hayır!

"Komutanım ben yanlış görüyorum değil mi?!" Diye sordu Barut panikle

Sarhoş ve kendinden geçmiş kızlara baktım "Ne yazık ki doğru görüyoruz"

İçeri girip Kadere yöneldim "Kader,Kader uyan"

Kader huzursuz ama mırıldandı aynı şekilde diğerleri de kızlara yöneldi İmha Çaylaka

"Çaylak,Çaylak uyan hadi seni eve bırakayım Çaylak!" Çaylsk huzursuzca mırıldandı en sonunda İmga onu kucaklayıp "Komutanım ben onu evine götüreyim" deyip dışarı çıktı

Barytta Kızıl Avcı'nın başındaydı "Kızıl Avcı,Kız ne oldu size! Kızıl nişancım benim uyan hadi seni eve götüreyim hadi Kızıl Güzellik"

Kızıl Avcı da uyanıp "Yaa Barut baksana uf oldum aşkım öpsene geçsin" deyip parmağını uzattı

"Tamam canım benim,öperim de şimdi zamanı değil gel seni evine bırakayım"

"Ama Barut uf oldum diyorum dinlemiyorsun ki ayrılıyorum senden!" Diye bağırdı

"Dinlemez olur muyum güzelim,şimdi burada olmaz diyorum dışarı çıkalım öperim aşkım" deyip sendeleyen sevgilisini dışarı çıkardı

Yasin ise gözlüklü kıza yöneldi "Kız Karadeniz Kızı Uyan!"

Kız gözlerini açıp Yasine baktı "Birşey soracağım biliyor musun cam akışkandır"

"Ne saçmalıyorsun Gari"

"Sudan Buz oluşur buz da cam gibidir,cam kırılınca su akar yani cam akışkandır al bunu em" deyip orta parmağını gösterip güldü

Yasin bana bakıp "Teyze oğlu bunların kafası gitmiş bu iyice saçmalıyor gari!"

Yasin o kızla uğraşırken,Havacı Yankıyla uğraşıyordu

"Kız kalk ne içtiniz siz be! Kız kalksana"

Yankı uyanıp "Ya gitsene uykum var, rüyalarıma bile giriyorsun senden kurtulsmayacak mıyım ben,ayrıca bu kadar yakışıklı olmak vicdansızlık" diye mırıldanıp tekrar uykuya daldı Havacı onu kucaklayıp "Komutanım ben bu kızı evine bırakayım iyi akşamlar"

Gölge ise hiçbirşey söylemeden Fısıltıyı kucağına aldı Fısıltı sanki oraya aitmiş gibi iyice sokuldu Gölge emin adımlarla dışarı çıktı

Geriye sadece Kader,Kuzgun ve Hayal abla kalmıştı ağbim Hayal ablayı odasına çıkarınca iki kişi kalmıştı bende Kaderi alıp banyoya götürdüm onu anca soğuk su kendine getirirdi

Ama yüzüne au tuttuğum anda Kader "Titanik batıyor!" Diye bağırdı kız resmen Titanik filmi çekiyordu sinir bozukluğuyla gülüp onu duştan çıkarıp evine götürmek için arabaya götürdüm bu nasıl bir geceydi böyle Allahım daha da önemlisi yarın Rıza Albaya ne diyecektim bunların halini umarım fatk etmezdi

~
BARUT (ULU SANRI) NIN ANLATIMIYLA;

"Ulu parmağım çok acıyor uf olmuşum!" Diye ağlıyordu sarhoş güzelim

Evinin adresini bilmediğim için onu kendi evime getirmiştim askeriyenin yatakhanesine götürsem yanlış anlaşılabilirdim

Onu yatağa yatırdığım halde hala ağlıyordu

"Göster bakayım birtanem" deyip parmağına baktım evet biraz kesilmişti ne ara olduğunu bilmiyordum sanırım kız kıza eğlenirken yapmıştı

"Çok acıyor mu aşkım?"

"Evet çok acıyor"

Parmağını üfleyip kesilen yerini öptüm "Daha iyi mi?"

"Evet aşkım" dedikten sonra uykulu bir sesle "Ulu yanıma yatsana"

"Sarhoş olmasan olurdu ama sarhoşsun seni kullanmış gibi olurum"

"Olmazsın lütfen Ulu"

"Olmaz Kızıl güzelim sen uyu tamam mı ben salonda uyurum iyi geceler"

"Son birşey söyleyeceğim"

"Söyle"

"Ulu sen harika bir baba olurdun"

Bunu dediğinde istemsizce gözümden bir damla yaş aktı

"Emin değilim güzelim?" Diye mırıldandım

"Bence olursun hemde kız babası,düşünsene benim gibi Kızıl saçlı gözleri senin ki gibi ela renkli bir kız çocuğu harika olmaz mı?"

Hayali bile güzeldi bunu isterdim ama korkuyordum Gizeme bile aşkımı zar zor ilan etmiştim birde baba olabilir miyim hiç zannetmiyorum ya o bebeğe zarar verirsem diye korkuyorum o yüzden baba olmak istemiyorum

"Henüz hazır değilim birtanem,ama ikimizde hazır olduğumuzda ve sen kendinde olduğunda tekrar konuşalım olur mu"

"Tamam iyi geceler"

"İyi geceler birtanem" deyip alnına minik bir öpücük kondurup odadan çıktım zar zor sığdığım kanepeye yattım hala gülüyordum,şu anda benim odamda uyuyan kız beni resmen deli ediyordu ve sanırım bu delilik benim hoşuma gidiyor

~
İMHA (TUNA ÖZTÜRK)'ÜN ANLATIMIYLA;

"Serçe! Serçe kalksana hadi" deyip omzundan hafifçe dürtüm

"Ya Tuna sussana uykum var benim"

"Tamam güzelim ama adresini ver ki seni evine bırakayım,orada uyursun hadi söyle adresini"

"Evim mi? Nerede ki benim Evim?" Diye mırıldanınca hafifçe kaşlarımı çattım

"Güzelim bana aderesimi unuttum deme ne olur,lütfen" dedim yalvarırcasına ama çoktan uyumuştu bile başka çare yok mecburen kendi evime götüreceğim

Arabanın yönünü evimin olduğu mahalleye kırdım

20 dakika içinde yaşadığım askeri lojmana gelmiştik Serçeyi kucağıma alıp evin önüne geldim ama bir sorun vardı dış kapıyı açmak için ellerime ihtiyacım vardı ama Serçe kucağımdayken çok zor olacaktı Turna ise çoktan uyumuştur
Serçeye"Serçe güzelim hadi uyan iki dakika"

"Ya uykum var benim"

"Ama kapıyı açmam lazım iki dakika uyan hadi güzelim" Serçe uyanınca onu sarsmadan indirdim Serçe düşmemek için
Duvara yaslsndı iki dakika sonra yine uyumuştu kız resmen ayakta uyuyordu

Gülerek başımı iki yana sallayıp kapıyı açtım ses yoktu Turna gerçekten uyumuş olmalıydı

"Gel bakalım Serçem" deyip onu kucaklayıp içeri girdim tam o sırada Turnanın odasının kapısı açıldı Turna uykulu gözlerle çıkıp "Tuna ağbi ne oldu?"

"Birşey olmadı Turna kuşum sen uyumaya devam et"

"Tuna ağbi,Serçe abla niye kucağında bayılmış mi?" Diye sordu meraklı gözlerle

"Yok birtanem bayılmadı sadece çok yoruldu bu gece burada uyuyacak"

"Senin odan da mı?"

"Evet Turna kuşum"

"Sen nerede uyuyacaksın onun yanında mı?"

Bu soruyu duyunca yemin ederim kulaklarıma kadar kızardım

"Yok hayır! Ben salonda uyuyacağım" dedim gülümseyerek

Turnanın gözleri parladı "Tuna ağbi bu gece benimle uyur musun şey ben biraz korktum da" dedi utangaç bir şekilde

"Tamam birtanem bu gece seninle uyurum ama önce Serçe ablanı yatıralım"

"O da bizimle uyusun!" Dedi heyecanla

"Olmaz!" Diye bağırdım sesim istemsizce gür çıkmıştı Turnaya baktım sesimi yükselince korkmuş gibiydi sesimi yumuşatarak "Yani olmaz Turna kuşum o rahat rahat uysun biz seninle uyuyalım tamam mı?"

"Tamam" deyip odasına girdi bende Serçeyi kendi odama götürdüm onu yatağa yatırıtken gömleğimi tutup "Bırakma beni Tuna"

"Bırakmıyorum güzelim hemen yan odadayım bjrşey olursa koşa koşa gelirim"

"Tamam iyi geceler Tuna" diye mırıldandı

Alnından öpüp "İyi geceler Turnanın Serçesi" deyip odadan çıkıp Turnanın odasına gittim

"Turna kuşum" diye seslendim cevap vermedi yorganı kafasına kadar çekip arkasını dönmüştü

Yatağin kenarına oturup "Uyudun mu birtanem?" Diye sordum nefesi düzenli değildi uyumuyordu

"Ne o yoksa küstün mü bana?"

"Hayır" diye mırıldandı ama sesi kısıktı küstüğü belliydi anlaşılan sesim yükselince korkmuştu "Biraz konuşalım mı?" Dedim sesimi olabildiğince yumuşatarak

"Bana kızdın mı Tuna ağbi?"

"Hayır kuşum,ben sana neden küseyim?"

"Sesin yüksek çıktı"

"O istemeden oldu seni üzdüysem özür dilerim birtanem"

"Yok üzülmedim sadece biraz korktum"

"Peki ne yapsam barışırız? Sana masal okuyayım mı?"

"Evet" dedi heyecanla

"Peki kay bakalım,sokul biraz" Turnanın yanına uzanıca Turna yanıma sokuldu ben masal okurken Turnanın gözleri kapanıyordu en sonunda nefesi derinleşti uykuya dalmıştı kitabı kapatıp saçlarını okşadı tam 3 ay olmuştu 3 aydır bu masum melek benim evlatlık kızımdı ona bu 3 ayda öyle alışmıştım ki onsuz yaşamayı artık düşünemiyordum bile

KADAR CANDAN'IN ANLATIMIYLA;

"Ah başım başım zorluyor galiba dün gece çok abarttım ya of Hayal abla of" kendi kendime söylenip yataktan kalktım bir saniye ben eve nasıl gelmiştim ya

Neyse bunu düşünmeyecek kadar başım ağrıyor galiba sert bir kahveye ihtiyacım var yoksa hayatta ayılamam

Mutfağa yönelip kahve makinesine odaklandım tam kahve yapacağım sırada bir not gördüm

"Lütfen bir daha içme kendi kendine Titanik filmi çevirdin seni binaya sokarken merdivenlere kustun bunu cidden yaptın şaka yapmıyorum en kötüsü ise seni odana zar zor soktum lütfen uzun bir süre içki içme

Not:Kahve ayılmana yardımcı olur ama en az iki bardak iç bence ve lütfen bir daha o kadar çok kaçırma
Tilki"

Ne! Allahım ben bunu cidden yaptım mı hayır olamaz rezil olmuşum resmen ben şimdi askeriyeye nasıl gideceğim ya

~
"Ah komutanım biz ne yaptık ya başım!" diye sızlandı Yankı bütün gün yanı başımda sızlanmıştı şimdi mesai bitiminde bile sızlanıyordu Allahtan bugün
Tilki ile karşılaşmamıştım

"Benimle gel seni anca benim kahvem ayıltır ve galiba ben yine kahve içeceğim" diye mırıldandım

"Vallaha 'hayır' demem komutanım" dedi peşimden gelirken

~
"Kahveni kaç şekerli içersin?" Diye sordum içerideki Yankıya

"Tek şekerli komutanım"

"Pekala" deyip kahve yapmaya döndüm kapı çalınca Yankıya "Sen kahveleri bsk ben kapıyı açayım"

"Tamam komutanım" deyip kavhelere geçti bende kapıya baktım

Kspıyı açınca gözlerim hayretle büyüdü Allahım hayır bu olamaz lütfen olmasın lütfen bu bir kabus olsun

Kapıya gelenler Aleyna ve Ozan'dı

"Şey komutanım yardımınıza ihtiyacımız var" dedi Aleyna utanarak

Yankı mutfaktan seslendi "Kimmiş komutanım" kim olduklarını görünce onun da gözleri hayretle açıldı

"Bir sorun mu var?" Diye sordum

"Şey komutan abla biz kaçtık ve yardımınıza ihtiyacımız var" dedi Aleyna

"NE!!" Yankıyka ikimizde aynı anda bağırarak sorunca ikisi de irkildi

Allahım biz nasıl bir işe bulaştık ya çıkalım derken daha da batmıştık

Evet bir bölümün daha sonuna geldik umarım beğenmişsinizdir düşüncelerinizi yorumlarda yazarsanız sevinirim okuduğunuz için teşekkür ederim ❤️🥰🌹