8. bölüm / 22
KIZIL EJDERSırlar
Bölümler 22Şu an: Sırlar
- 1 YILDIRIM AKSOY192 kelime
- 2 KAYBOLAN YILLAR303 kelime
- 3 "Geri Döndüm"496 kelime
- 4 "EVE DÖNÜŞ"622 kelime
- 5 "Eren Aksa"550 kelime
- 6 6.Bölüm627 kelime
- 7 7.bölüm732 kelime
- 8 Sırlar660 kelime · Okuduğun bölüm
- 9 İLK ETAP966 kelime
- 10 ESKİ DOSTLAR642 kelime
- 11 İLK VİRAJ601 kelime
- 12 YENİ EKİP1.054 kelime
- 13 "Cevapsız Mesaj"515 kelime
- 14 "Eski dostlar, Yeni düşmanlar"1.126 kelime
- 15 SAKIN BANA GÜVENME...861 kelime
- 16 KIZIL EJDER SOKAKLARDA!!!1.356 kelime
- 17 Yarışlar ve Ben839 kelime
- 18 18.bölüm1.473 kelime
- 19 HEDEF1.496 kelime
- 20 YENİ SIRLAR2.632 kelime
- 21 Black Angel816 kelime
- 22 "Canmânâm"716 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Son on iki saattir, kardeşimle Eren’in bana anlattıklarını düşünerek geçirmiştim. Babamın katili belliydi, tanıklarımız vardı. Fakat bunların hiçbiri işe yaramıyordu. Geriye tek bir seçenek kalıyordu: yeni bir çete kurmak, illegal olarak düzenlenen yarışlara katılmak ve bir şekilde on milyon TL toplayarak tek ipucunu satın almak. Ardından elde edeceğimiz kanıtla yeni bir dava açıp, yakında tahliye olacak olan Yıldırım’ı tekrar hapse göndermek.Planımız aslında basitti. İki hafta sonra yarışlar başlayacaktı. Eren ve Emre, kendileriyle birlikte on etapta ayrı ayrı yarışacak sekiz kişi daha bulacak ve yarışlara katılacaktı. Ben ise babamın tamirhanesini gece saat ondan sonra gizlice açacak, bu on yarışçının motorlarının tamirini ve modifiyesini yapacaktım.Bunların hepsi gizli yürütülecek, annemden tamamen saklanacaktı.Yarışlar için çok az zaman kaldığından, Emre ve Eren konuştuktan hemen sonra çete için gerekli diğer sekiz motorcuyu bulmak üzere evden ayrıldılar.Daha önce hiç motor yarışına katılmamış, hatta izlememiş biri olarak, tam olarak ne yapmam ya da nasıl davranmam gerektiğini anlamaya çalışıyordum.Elimizde oldukça saçma sayılabilecek bir plan ve hazırlanmak için sadece iki hafta vardı. Bunu başarabilir miydik, emin değildim. Kartlarım sınırlıydı. Ama ben, elimdeki bütün kartları oynamaya karar vermiştim.Elinde kanıt bulunan bir tanığımız vardı. Paramız olsun ya da olmasın, o kanıtı ne pahasına olursa olsun alacaktım. Neyse ki en yakın arkadaşlarımdan biri avukattı. Odamın kapısını kilitledim, telefonumu şarjdan çıkardım ve yatağımın pencere kenarındaki başucuna oturup rehberimden Nisa’nın numarasını buldum. Üniversiteden beri en yakın arkadaşım olan Nisa’yı aradım. Birkaç saniyelik çalma sesinden sonra telefon açıldı ve neşeli sesiyle “Alo” dediğinde yüzümde istemsiz bir gülümseme belirdi.— Merhaba canım, görüşmeyeli nasılsın? diye söze girdim.— İyiyim Asya, sen nasılsın? Ne var ne yok? Görüşmeyeli bir hafta oldu. Bensiz hayat nasıl? diye heyecanla konuşmaya başladı.Her zaman bir şekilde neşeli kalmasına bayılıyordum. Onun sorusuna aynı monoton sesimle karşılık verdim.— Berbat. İnsanın en yakın arkadaşının uzakta olması kadar kötü bir şey yok.Bana katıldı.— Bak bu konuda haklısın. Ben de bu hafta sıkıntıdan öldüm. Kimse yok bu şehirde. Konya nasıl? Sen iyi misin?Bu şehirde geçirdiğim birkaç günü düşündüm.— Eh, iyi sayılır… Bu arada yeni biriyle tanıştım, dedim ağzımdan kaçırarak.— Hadi be sen! Yeni biri mi? Kız mı, erkek mi?— Ne fark eder? dedim, gözlerimi devirerek.— Çok şey fark eder Asya, çok şey! Hadi anlat, meraktan öldürme insanı!— Erkek.Sözümü bitirmeden Nisa bağırdı.— Asya neler söylüyorsun sen! Dört yıllık üniversite hayatında kimseye yüz vermedin, memlekete döner dönmez yeni biriyle mi tanıştın? Sana inanamıyorum!Soru yağmuruna tutmuştu bile.— Abartma! Sana evleneceğim demiyorum. Yeni biriyle tanıştım dedim. Hem konumuz bu değil. Sana anlatmam gereken daha önemli şeyler var. Bir konuda yardımına ihtiyacım olacak.Sustum.Sessizliğimle birlikte ses tonu değişti.— Ne oldu Asya? Anlat canım. Yapabileceğim bir şey varsa, ne olursa olsun yaparım. Seni dinliyorum.Yarışlar hariç son günlerde başıma gelen her şeyi anlattım. Konuşmam bittiğinde umutla sordum.— Nisa, cinayet deliline sahip olan kişiye dava açma ya da delilleri emniyete bildirip davada kullanma şansımız var mı?Stresten tırnaklarımı kemiriyordum.Bir süre düşündü.— Asya, bana sadece bir isim ve soyisim vermen yeterli. Bu kişi hakkında delil saklama ve şantaj suçlarından dava açabiliriz. Gerisini bana bırak.Kalbimdeki ağırlık bir anda yok oldu.— Gerçekten yapabilir miyiz?— Eğer kardeşin ve Eren doğruyu söylüyorsa, evet. Bana sadece isim ve soyisim lazım.On milyon vermek zorunda değildim. Sadece bir isim.—Emin misin? —Evet eminim. —Tamam.Canım sonra görüşürüz.Tavsiler için sağol.Konuşmayı kapattıktan sonra hemen kardeşimi aradım. Uzun uzun çaldıktan sonra telefonu açtı.— Hayırdır, öldün mü? Niye bu kadar geç açtın?Sinirli bir nefes verdi.— İşim var abla. Ne söyleyeceksen söyle.— Ne işin var beyefendi?— Yemin ederim insanı delirtirsin. Ne işim olduğunu sen de biliyorsun. Çabuk söyle.— Şu Gri Kurt çetesinin lideri… İsmini biliyor musun?— Ne yapacaksın ismini?— Biliyorsan söyle.— Biliyorum.Kalemi elime aldım.— İsmi Alfa.— Ne? Bu lakap! Bana gerçek isim lazım!Gülmeye başladı.— Abla, illegal yarışlarda kimse gerçek ismini kullanmaz. Hepsi lakapla tanınır. Çoğu yüzünü bile göstermez.— Peki yüzü?— Maske takıyor. Hiç çıkardığını görmedim. Ona ulaşmanın tek yolu yarışlar.Telefonu kapattım.Başka yol yoktu.Bir şekilde Alfa’ya yaklaşmalı, güvenini kazanmalı ve kim olduğunu öğrenmeliydim.Not defterimi açtım.Birinci adım: Babamın dükkânını aç, motorları tamir et ve kendini sevdir.İkinci adım: Eren ve Emre’den gizli yarışlara katıl.Üçüncü adım: Gri Kurt’a sız.Ve Alfa’nın ismini öğren.Yazması kolaydı.Uygulaması ise ölümüne zordu.İlk adımı yarın atacaktım
Bölüm etkileşimi
