Bölümler 10Şu an: 0.6
- 1 0.1435 kelime
- 2 0.2962 kelime
- 3 0.3598 kelime
- 4 0.4587 kelime
- 5 0.5487 kelime
- 6 0.6384 kelime · Okuduğun bölüm
- 7 0.7555 kelime
- 8 0.8482 kelime
- 9 0.9680 kelime
- 10 Final/duyuru99 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Gece üsse çökerken hava serinlemişti. Lokantadan çıkan tim, binaya doğru yürürken adımlarını yavaşlatmıştı. Görevden sonra acele edilmezdi. Acele, sahaya aitti.
Esen ellerini cebine soktu.
“Şu an tek istediğim şey sıcak bir duş ve on saat uyku.”
Emre hemen karşılık verdi.
“Ben sekiz saate razıyım. İki saat de hayatta kalmış olmanın gururuyla yatakta dönmek isterim.”
Yağız başını iki yana salladı.
“Bu timde normal biri yok.”
Emre gururla gülümsedi.
“Zeka lakabı boşuna verilmedi komutanım.”
Gökalp yürüyüşünü yavaşlatmadan konuştu.
“Lakabı hak etmek için susmayı da öğrenmen gerekiyor.”
Emre ciddileşir gibi yaptı.
“Bu bana çok ağır bir görev.”
Asena arkadan onları izliyordu. Görevdeyken herkesin yüzü aynı olurdu; sert, kapalı, net. Ama görev bitince maskeler düşerdi. İşte o anlarda insanlar ortaya çıkardı.
Asena bu anları severdi. Çünkü burada rütbe yoktu, refleks yoktu. Sadece yorgunluk ve gerçeklik vardı.
Binaya girdiklerinde ışıklar loştu. Koridor sessizdi. Nöbetçi asker başıyla selam verdi.
Esen durup Asena’ya baktı.
“Kurt, sen yarın atışa gelir misin?”
Asena kısa bir an düşündü.
“Gelirim.”
Emre hemen atladı.
“Bak bak, nişancı Kurt’la antrenman yapacak. Tarihi an.”
Esen sırıttı.
“Sen de gel istersen. Hedef olmaya alışırsın.”
Emre elini göğsüne koydu.
“Ben zihinsel hedefim. Fiziksel olanlar size emanet.”
Yağız odasına yönelirken konuştu.
“Sabah erken kalkıyoruz. Şaka da burada bitsin.”
Emre arkasından seslendi.
“Komutanım bir gün bize ciddi bakmazsanız üzülürüz.”
Yağız durmadan cevap verdi.
“O gün gelirse sizden şüphelenirim.”
Asena kendi odasına yöneldi. Kapıyı kapattığında odadaki sessizlik tanıdıktı. Üniformasını çıkardı, yatağın kenarına oturdu. Bacağı hâlâ hafif sızlıyordu ama alışmıştı.
Aynada kendine baktı. Yüzünde yorgunluk vardı ama kırılma yoktu. Babasını düşündü bir an. Onun da böyle odalarda sessizce oturup düşünmüş olabileceğini.
Kapı hafifçe tıkladı.
“Girebilir miyim?”
Gökalp’in sesiydi.
“Girebilirsiniz.”
Gökalp içeri girdi. Kapıyı kapatmadı. Mesafesini korudu. Bu onun tarzıydı.
“Bugün lokantada iyi görünüyordun.”
Asena şaşırdı ama belli etmedi.
“Yorgundum.”
“Yorgunluk bazen iyi gelir.”
Asena başını salladı.
“İnsan ne hissettiğini daha net anlıyor.”
Kısa bir sessizlik oldu. Rahatsız edici değildi.
Gökalp konuştu.
“Bu tim sana iyi gelecek.”
Asena ilk kez tereddütsüz cevap verdi.
“Bunu hissediyorum.”
Gökalp başını eğdi.
“Dinlen. Yarın uzun bir gün.”
“Emredersiniz.”
Gökalp çıkarken durdu.
“Bu arada…”
Asena başını kaldırdı.
“Evet?”
“Yalnız değilsin.”
Kapı kapandı.
Asena yatağa uzandı. Tavana baktı. Kalbi hızlı atmıyordu. Ama içinde küçük bir sıcaklık vardı. Yavaş yavaş yayılan, acele etmeyen bir his.
Bu, aşk değildi.
Henüz.
Ama bazı ateşler önce içten ısınırdı.
Ve Asena bunu biliyordu.
Wp kanalım
https://whatsapp.com/channel/0029Vb6wS17BFLgLulZMCu3r
Bölüm etkileşimi
