Kırık Gerçekler kitap kapağı

2. bölüm / 6

Kırık Gerçekler

2. Bölüm: Teşekkür

Vaveyla Yazarı: Nisalie <3

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 6Şu an: 2. Bölüm: Teşekkür

Aras: Teoman! Teoman bilincin açık kalmaya çalış!
Aras yerde sürünerek Teoman'ın yanına gitti. Doğrularak Teoman'ın başını kendi dizine koydu. Az önce kardeşi hakkındaki ipucuyu ondan saklamaya çalışan, onu küçük duruma düşüren kişi, şimdi onun dizlerinde yatıyordu. Normalde ikisi de birbirinden nefret ediyordu ama Aras Teoman zor durumda kaldığında engel olamadığı bir içgüdüyle hareket ediyor, onu o zor durumdan çekip alıyordu. Nedenini kendisi bile bilmiyordu. Belki de Teoman'ın ardına saklandığı zorba, komik maskesinin altındaki kırılganlığı gördüğü içindi. Gözleri kapanınca o alaycı sırıtmayla bakmadığı, bir çocuk gibi masumlaştığı içindi. Kendisi de bilmiyordu.
Aras: Tamam. Tamam çıkıcaz buradan biraz daha dayan.
Aras öksürmeye başladı. Duman onu da zehirliyordu fakat aldırmadı. Teoman'ın bir elini kendi boynundan geçirerek yürümeye başladı. Tam teknenin çıkışına yaklaştıklarında arkalarında bir patlama oldu. İkisi de yere savruldu. Aras öksürerek yerde yatan Teoman’a baktı.
Aras: Ölemezsin lan. Kardeşim hakkında bilgi bulmuşken ölemezsin…
***
Yangından göz gözü görmüyordu. Küçük ahşap ev saniyeler içinde kül olmuştu. Etraf kapkaranlıktı. Ya da olanları yaşayan kişi gözlerini kapatıyordu. "Teoman!" Diye bir ses geldi. Olanları yaşayan kişi elinde bir sıcaklık hissetti. Etraf yavaş yavaş aydınlık olmaya başlamıştı. Etrafta görünen tek şey, yanan bir evde siyah saçlı bir kadındı. Kadın; bir yandan "Hakan, arabayı hazırla!" Diye bağırıyor, bir yandan da küçücük elleri tutuyordu. Etraf tekrar karanlık olmadan önce bir çocuk sesi ve o kadının sesi duyuldu.
"Abimi istiyorum..."
"Artık abin yok. Ben varım. Merak etme oğlum kurtarıcam seni buradan."
Tüm sesler kesildi. Etraf tekrardan karanlığa büründü. Daha sonra... bir ses gelmeye başladı: Cihaz monitörü. Teoman gözlerini araladığında tanıdık olmayan bir odada olduğunu gördü. Yavaşça yerinde doğrulduğunda buranın bir hastane odasında olduğunu anladı. Annesi Şebnem, onun elini tutuyordu.
Şebnem: Oğlum sonunda uyandın! Sana bir şey olacak diye ödüm koptu...
Teoman: N-neler oldu en son?
Şebnem: Teknede patlama olmuş.
Teoman her şeyi hatırladı ve gözlerini yere dikti
Teoman: Yangın... yangın çıktı teknede.
Şebnem: Evet. Çok fazla zehirli duman solumuşsun. Aras'ın dediğine göre patlamanın olduğu yere doğru atılmışsın. Hayatını riske atabilirdin Teoman!
Teoman: O an ben ne düşüneceğimi nereden bileyim ya. Hem... Aras nerede?
Kapı açıldı.
Aras: Buradayım.
Şebnem kısa bir süre Aras'ı süzdü.
Şebnem: Ben seni yalnız bırakayım oğlum.
Ayağa kalktı ve kapıya yöneldi. Fakat Aras olduğu yerde duruyordu.
Şebnem: Ne bekliyorsun? Yalnız kalacak dediysem yalnız kalacak.
Teoman: O kalsın anne.
Şebnem önce şaşkınlıkla Teoman'a baktı sonra ise Aras'a tekrar tehlikeli bir bakış atarak odadan çıktı. Aras, hasta yatağının yanındaki koltuğa oturdu. İkisi de yere bakıyordu.
Teoman: Beni neden kurtardın?
Aras: Çünkü ben insanları sırtından bıçaklamam. Yardıma ihtiyacı varsa düşmanıma da yardım ederim. Diğer insanlar gibi en derin yaralarını deşmem.
Teoman:(sırıtarak) Sen bana atıfta mı bulunuyorsun?
Aras Teoman'a bakar
Aras: Kendini bilmen güzel bir şey.
Ortamı tekrardan ciddi bir hava bürür. Teoman elini ensesinde gezdirmeye başlar.
Teoman: Yani... öhöm öhöm. Şey... Sen olmasaydın da kurtulurdum ben.
Aras dudaklarına küçük bir tebessüm kondurur.
Aras: Rica ederim.
Teoman gözlerini kaçırır
Teoman: Aynen işte ondan...