8. bölüm · KİM BU KADIN

8. KÜÇÜK PENCERE KUŞU

Y. Y

Gönül penceremize konan küçük bir kuşu içeriye almak ya da almamak
bizim ellerimizdedir.
Hakan bu gün penceresine konan küçük kuşa Derya'nın yaptığı kekten
vermiş ve onun karnını doyuruşunu seyretmişti. Dolaptan beyaz
gömleğini kahverengi pantolonunu çıkarıp giymiş ve ince yazlık ceketini
giyerek evden çıkmıştı. Otobüs durağına geldiğinde ayakta dikilmeye
başladı. Pardüse giymiş ve başını eşarpla kapatmış büyük siyah gözlük
takmış bir kız yanına geldi. ''Hakan nereye gidiyoruz?'' dedi Meltem
kısık bir sesle. Hakan yanındaki kıza şaşkınlıkla bakınca Meltem
gözlüğünü azıcık indirip ''Benim Hakan lütfen hemen gidelim'' dedi ve
etrafa yine korkarak bakıyordu. Hakan ve Meltem ilk gelen otobüse
kartlarını basarak girip oturdular.

Meltem otobüs biraz yol alınca başındaki eşarbı ve gözlerindeki
gözlüklari çıkardı ve kol çantasına koydu. Hakan'ın kokusu burnuna
gelmiş kalp atışlarını kulaklarında duyar olmuştu. Meltem birden
Hakan'ın koluna girmek ve omuzuna başını yaslamak istemişti fakat
kendine engel oldu. ''Hakan'a bu kadar yakınım bir gün de onun kalbine
gireceğim'' dedi orayı çoktan fet ettiğini bilmeden. Hakan Meltem ile
birlikte büyük güzel bir parka gelmişti. Çiçeklerin arasında biraz
yürüdüler sonra banka oturup kısa bir sohbet ettiler. Meltem küçük tahta
köprüden inerken az daha düşüyordu Hakan onu tutmuş ve dudak
dudağa gelince Meltem utancından kızarmıştı işte o zaman Hakan
çapkınca gülümseyerek onu kollarından bırakmıştı. Yemek yemek için
bir lokantaya gelmişler ve duvara yakın kuytu bir yere oturmuşlardı.
Hakan ince ceketini çıkarmış ve beyaz gömleğinin kollarını sıvarken
Meltem onu büyük bir hayranlıkla seyretmişti.
Meltem pardösüsünü hiç çıkarmıyor ve terliyordu.
Hakan, ''Meltem bunu çıkar istersen hava çok sıcak bak terliyorsun''
demiş fakat Meltem ''Hayır'' niyetine başını sallamıştı.
Yemekler gelmiş ve şimdi kahveler içiliyordu. Meltem fincanın
kenarındaki bir kuşa benzeyen şeyi göstereceğim derken üstüne
dökmüştü. ''Ahh yanıyorum çok sıcakmış'' dedi Meltem Hakan nasıl
yardım edeceğini bulmaya çalışırken Meltem pardösösünü çıkarmış ve
siyah kolsuz elbisesinden beyaz kadife gibi fırlayan kollarını sonra
beyaz kuğu gibi boynunu Hakan görünce bayılmıştı. ''Sen ne biçim bir
güzelsin?'' dedi içinden Meltem peçeteyle pardösösünü temizlerken
Hakan bir kahve daha ısmarlamıştı.
''Meltem hayatında birisi var mı?'' Meltem başını kaldırdı uğraştığı işini
bıraktı. ''Nasıl birisi?'' ''Yani bir erkek, var mı?'' Meltem başını salladı.
''Yok'' ''Senin hayatında var mı?'' ''Bir kadın mı? Var'' Meltem Hakan'ın
cevabını duyunca kalbine bir bıçak saplanır gibi ve ayaklarının altından
yer kayar gibi geldi. Hakan konuşmasına devam etti. ''Daha önce
annem vardı şimdi artık sen de varsın'' Meltem öylece şaşkın Hakan'a
bakarken sessiz kalmıştı. Hakan Meltem'in elinden tuttu öptü ve
avuclarında sardı. Meltem'in sırtından ince bir ter indi utanarak yere
baktı. Hakan parmağıyla onun cenesinden tutarak kaldırdı. ''Beni
hayatında ister misin Meltem ben seni istiyorum'' Meltem hiç konuşmadı
fakat ona gülümseyişi ve tatlı tatlı bakışı sanki Hakan'a ''Evet'' der
gibiydi.
Oradan çıkınca yolda yürümüşler ve kuşlara yem alıp atmışlardı. Hakan
Meltem'in elinden tutmuş ve yine göz göze gelmişlerdi. Meltem eve otobüsle gelirken Hakan'ın koluna girmiş ve başını omuzuna yaslamıştı.
Durağa geldiklerinde Meltem yine pardösösünü giymiş ve eşarbını
sonra siyah gözlüklerini takmıştı. Hakan Nihat'a olanları anlatmış
mutlulukla ileriye dönük hayaller kurmaya başlamıştı.
Meltem Orhan komseri aramış bu işten kurtulmak her genç kız gibi
evlenmek istediğini söylemişti fakat Orhan bunun imkansız olduğunu bir
erkeğinde hayatıyla oynamaması gerektiğini söyleyince Meltem bütün
gece ağlayarak uyuya kalmıştı. Hiç giyemeyeceği gelinliği ve aşık
olduğu erkeğe hiç kavuşamayacağı gerçeği yüreğini kor gibi yakıyordu.
O günden sonra Meltem ve Hakan gizli gizli buluşup gezmişlerdi. Hakan
Meltem' e beğendiği şeyleri almıştı. Meltem o günden sonra kendine
daha çok özen göstermiş bahçeye bile çıkarken aynaya bakar olmuştu.
Hakan aşk ve kadınlar konusunda uzman olan arkadaşı Nihat'a akıllar
soruyor dediklerini harfiyen yapıyordu. Meltem ve Hakan günden güne
birbirlerinden daha çok hoşlanıp seviyorlardı. ''Seni seviyorum Meltem''
dedi Hakan onu dudaklarından ateşli bir şekilde öperken. Meltem biraz
kızarmış ve terlemişti. ''Kalbim öyle hızlı atıyor ki sanki göğüs kafesimi
yırtıp çıkacak ve senin ellerine düşecek'' ''Bak benim kalbim daha hızlı
atıyor'' dedi Hakan Meltem'in elini göğsüne bastırırken. Meltem hiç
bilmediği bu duygularla yeni tanışıyor ne sevdiği yakışıklı erkeği ne de
kendini kaybetmek istemiyordu. ''Neden ağlıyorsun fıstığım?''
''Sevinçten''