13. bölüm · KİM BU KADIN
13. KARANLIK ANLAR
Karanlık anılar ne zaman aydınlanır? Güneş doğunca...
Meltem sabah perdesini açınca güneş kılıfından çıkmış bıçak gibi odanın içinde parlamaya başlamıştı. "Hayatımdaki karanlık ne zaman aydınlanacak? Ne zaman dünyama güneş doğacak?'' dedi ve cevabını bilmediği sorular kafasında dönüp dururken kalkıp evini silmeye başladı. Kovaya elindeki bezi sokup yıkıyor sonra yerleri silmeye devam ediyordu. Bir saat sonra her yer tertemiz olmuş ve Meltem de yorulmuştu, kendisine bir çay demleyip kekini de tabağına koymuştu. Kapısının önüne bir kilim serip oturmuş çayını yudumlarken Nihat onu dürbünle görmüş ve Hakan'a haber vermişti. Hakan arkadaşına göz kırpmış ve çekmecesinden aldığı küçük ayna ile güneş ışığını yansıtarak Meltem'e ''Buradayım'' mesajı vermişti. Nihat, ''Hakan iyice yeni yetme aşıklara benzediniz'' demişti. Hakan, ''Aşk insana her şeyi yaptırıyor arkadaşım'' demişti gülümseyerek. ''Var mısınız bu gece danslı bir yere gidelim?" diye sordu Nihat. "Hem benimkini de alırız. Ne dersin?'' Hakan'a bu fikir çok güzel gelmişti.
Hakan Meltem'i ev telefonundan aramıştı. ''Bu gece dansa gidelim mi? Sen ben ve Nihat ile sevgilisi ne dersin fıstığım gelecek misin?'' Meltem Hakan'a hiç hayır diyemiyordu. ''Ne giyeceğim? Hiç oraya göre bir şeyim yok'' ''Sana verdiğim adrese git oradan ne istiyorsan al ben sonra parasını öderim hem tanıdıktır arayıp geleceğini söylerim'' Meltem kalemle kağıda adresi yazmıştı ve hazırlanıp oraya gitmişti.
Mağazanın içerisi çeşit çeşit renk renk giysi ile doluydu ve burada güzel narin kızlar çalışıyordu, uzun duvarlarda aynalar vardı. Meltem içeriye girip etrafa bakarken bir kız yanına gelip ''Yardım edebilir miyim? Nasıl bir şey bakıyordunuz?'' diye sordu. Meltem çekinerek ''Beni Hakan Bey yolladı'' dedi kısık bir sesle, kız hemen tezgahta oturan kadının yanına gidip bir şeyler söyledi ve birlikte Meltem'in yanına geldiler. ''Meltem Hanım mı?'' ''Evet'' Kadın Meltem'i tepeden tırnağa inceleyip ''Hakan Bey geleceğinizi söylemişti. Buyrun nasıl bir şey istiyorsunuz?'' diye sordu. ''Koyu renk ve açık bir şey istemiyorum'' dedi Meltem ve kadın onu askıların bol olduğu yere götürüp gösteriyordu ki içeriye giyimlerinden çok zengin oldukları belli olan bir erkekle kadın girdi. Kadın yanındaki kıza Meltem ile ilgilenmesini söyleyerek onların yanına gitti.
Adam sandalyeye oturmuş kahvesi hemen gelip eline verilmişti. Kadın ayırttığı kıyafetleri giyip çıkarıyor adamın karşısında adeta küçük bir defile yapıyordu. Meltem iki kıyafeti beğenip kabinde giymiş ve aynada kendine bakarken bu dükkanın sahibi kadın Meltem'e seslenerek ''Bu size çok yakıştı'' dedi işte o zaman adam arkasına dönerek Meltem'e baktı. ''Bu kızı daha önce nerede gördüm acaba?'' dedi içinden fakat hatırlayamamıştı.
Meltem dört elbise denemiş ve iki tanesini alarak oradan ayrılmıştı. Adam onun arkasından bakarken düşünüyor fakat aklına hiçbir şey gelmiyordu.
Meltem akşam için çok heyecanlıydı eve gelirken kırmızı ruj ve bir de oje almıştı. Banyo yapmış saçlarını kurutup ojesini sürmüş ve elbisesini giyip rujunu sürerken Hakan'ı düşünmüştü. Meltem yine onu kimse tanımasın diye aynı pardösüsünü giymiş ve siyah gözlüklerini takmıştı. Otobüs durağından Hakan ve Nihat onu almış sonra Afeti devranı almaya gitmişlerdi.
Nihat arabanın kapısını açıp güzel sevgilisinin elinden tutarak binmesine yardım etmişti. ''Merhaba şekerim benim adım Afet'' dedi Afet ve ön koltuktan doğru arka koltukta Hakan ile oturan Meltem'e elini uzattı. ''Ben de Meltem'' Nihat yine hiç susmuyor durmadan bir şeyler hakkında konuşuyordu.
Eğlence yerine geldiklerinde kalabalığa karışıp içeriye girmişler ve dönen renkli ışıklarla karşılaşmışlardı. Nihat'ın götürdüğü masaya oturmuşlar ve içkilerini söylemişlerdi. Meltem sadece su istemişti. ''Ben içki içmiyorum Hakan'' ''Tamam fıstığım ne istersin meyve suyu getirtelim mi?'' ''Şimdilik su yeterli'' Sevgilisi yerinde bile oynamaya başlayınca Nihat ''Burası sana dar gelir bebeğim piste çıkalım'' dedi ve Hakan'a göz kırptı. Hakan Meltem'in elinden tutup öptü. ''Sen de dansa kalkmak ister misin?'' ''Bu çok hareketli sakin bir müzik çalınca kalkalım'' dedi Meltem ve birlikte Nihat ile Afet'in dansını seyrettiler.
Bir süre sonra sakin bir dans müziği çalmaya başladı. Hakan Meltem'i kollarına alınca birlikte dans etmeye başladılar. Nihat ve Afet yanak yanağa dans ederken Hakan'a kaş göz işareti yapıyordu. ''Hakan Meltem'e sıkı sarıl'' demek isteyen arkadaşını anlamıştı fakat küçük kuşunu ürkütmeye korkuyordu.
Uzun süre dans edip doyan Afet masaya gelip oturmuştu. Müzik bitince Hakan ve Meltem de gelip oturmuştu. Nihat Afet'i her fırsatta dudağından boynundan öpüyor bunları gören Meltem utanarak kızarıyordu. ''Ah ben seninle ne yapacağım güzel fıstığım. Kendimi sana alıştırıp ısındırmam lazım fakat nasıl?'' demişti Hakan içinden hocası olarak da Nihat'a bakmıştı. Afet Meltem'in elinden tutup ''Hadi şekerim kalk makyajımızı tazeleyelim'' dedi. Meltem ''Bunlar bayatlıyor mu?'' diye sorunca Nihat bir kahkaha patlatmıştı. ''Hayır canım tuvalete gidelim demek ayıp onun için makyaj tazeleme diyoruz şekerim sen bunları bilmiyor musun?'' diye sorunca Meltem ayağa kalkarak hiç konuşmadan Afet'in arkasından yürümüştü.
İki hanım uzun bir yolu yürüdükten sonra kadınlar tuvaletine gelirken bir kadınla çarpışan Meltem Kadir'in has adamı Turan ile yüz yüze gelmişti. Turan alaca karanlık olan bu yerde Meltem'e hiç dikkat etmemişti fakat Meltem birden eski kötü anılar denizine girip buz kesip tekrar bu Hakan'ın sıcak dünyasına dönünce üşüyen yüreği birden ısınmıştı.
Meltem korkuyla etrafına bakıyor Hakan'ın omuzunda duran sıcak elini tutup sakinleşmeye çalışıyordu. ''Bir şey mi oldu fıstığım?'' ''Yok, hiçbir şey olmadı'' diye yalan söyledi Meltem. Nihat ikisinin elinden tutup onları herkesin oynadığı piste çekip ''Buraya oturmaya gelmedik hadi oynayın evde oturursunuz'' dedi ve kendisi de Afet'in elinden tutarak çılgınca dans etmeye başladı.
Meltem'in korkudan kalbi boğazında atıyordu. ''Karanlık dünyam bırakın peşimi'' diyordu. Gece çok güzel geçmişti. İki erkek hanımları bırakıp evlerine geldiklerinde ''Nihat her geçen gün Meltem'den ayrılmak zor gelmeye başlıyor dostum'' dedi Hakan. Nihat, ''Al benden de o kadar'' dedi.
Meltem aynada makyajını silerken ağlıyordu. Yatağına yatınca gözlerini kapatır kapatmaz karanlık anılar kapıyı çalmadan içeriye girmiş ve sabaha kadar onun kabusu olmuşlardı. Meltem bütün günü evinde geçirmiş perdelerini bile açmamıştı. Gece ise elinde bir bavul ile polis lojmanına gelmişti.
Tıkladığı kapı açılınca ''Ben Meltem Orhan komser gönderdi beni'' dedi ve içeriye buyur edilince girip sanki hemen gidecek gibi kapıya yakın bir koltuğun kenarına ilişmişti. ''Karanlık anılardan çıkanlar peşimde'' dedi Meltem. Sarışın renkli gözlü kadın silahını masaya koyarak ''O zaman onlara biz de hazırlık yapalım'' dedi.
"Meltem'i bütün gün görmedim sen gördün mü Derya?'' dedi Hakan. ''Hayır efendim'' dedi Derya çeşmenin başında çamurlu küreği yıkarken. ''Nihat sen gördün mü?'' diye sordu Hakan. Nihat eve doğru girerken ''Yok ben yeni geliyorum babamın yanındaydım'' dedi. Hakan dalgın dalgın Nihat ile birlikte eve girdi. ''Dün hiç görünmedi bu günde öğlen oldu perdeleri hep örtük, korkuyorum Nihat onsuz yaşayamam çünkü o benim bütün dünyam oldu'' Oturduğu yerde dirseklerini dizlerine dayamış ve düşünceli kafasını çaresizce ellerinin arasına koymuştu. Nihat ona baktı. ''Üzülme buluruz uçmadı ya bu kız'' demişti arkadaşının omuzuna hafifçe vurarak.
