KESİŞME kitap kapağı

1. bölüm / 6

KESİŞME

1.BÖLÜM

Vaveyla Yazarı: Okuryazarrr .

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 6Şu an: 1.BÖLÜM

“Eğer bir şehir sizi kendine fazla çekiyorsa orada sizi bekleyen bir hikayeniz vardır.”

24 saatlik bir nöbetin ardından hastanenin soyunma odasında aynanın karşısına geçmiş yüzümün haline bakıyordum. Özenle yaptığım saçlarım kabarmış, yaptığım hafif makyaj akmış, göz altlarım uykusuzluktan mosmor olmuştu. Berbat bir haldeydim. 24 saat boyunca neredeyse hiç dinlenmeden çalışmıştım. Sabahın köründe aynanın karşısında daha fazla oyalanmadan eve gitmek için hızlıca üstümü değiştirip otoparka geçmiştim. Küçük, bir arabam vardı ama gayet memnundum. kimseye yük olmadan kendi emeklerimle almış olmam beni her zaman mutlu ediyordu. İstanbul’un sabah trafiğinden sonra nihayet eve varabilmiştim. Ben eve girdiğimde Eniştem çoktan işe gitmişti, Teyzem de kahvaltıdan kalan bulaşıkları topluyordu. Eniştemin oto tamirci dükkanı vardı teyzem ise ev hanımıydı. Annem ve Babam bir anda çekip gittikleri için bana 3 yaşından beri onlar bakmıştı. Çantamı komodinin üzerine bıraktıktan sonra mutfağa geçmiştim. “Günaydın Teyze” Hem mutfağı topluyor hem de ben kahvaltıya yetişemediğim için tekrardan kahvaltı hazırlıyordu. “Günaydın Kızım geç otur, kahvaltı hazır. Seviyorsun diye Krepte yaptım sana.” Bazen araya soğukluklar girsede beni hiç eksik hissettirmemişlerdi.
“Teyze ya sen böyle yaparsan ben sizden ayrılamam ki”
Son tabağıda masaya koyduktan sonra karşıma oturmuştu.
“Atama sonuçları ne zaman açıklanıyor?”
“Yarın akşam açıklanacak”
2 yıl boyunca İstanbul da mezun olduğum üniversite de görev yapmıştım. Bu süre boyunca çalıştığım hastaneden memnun olduğum için atama hakkını ertelemiştim ve artık erteleme gibi bir hakkım kalmamıştı. Bende tercihimi İzmirden yana kullanmıştım. Küçüklükten beri gidip yaşamayı hayal ettiğim bir yerdi. Deniz zaafı olan ben için verilebilecek en iyi kararlardan biriydi ve gerçekleşmesi an meselesiydi.

“Demek bizi bırakıp gideceksin ha?”

“Şu açıdan bakalım en azından güzel bir yere gideceğim”

Kahvaltıdan hemen sonra uyumak için odama geçmiştim. Odaya biraz göz gezdirirken kahvaltı masasında konuştuklarımız aklıma gelmişti. Yıllardır birlikte olduğum ailemi, büyüdüğüm evimi bırakıp hiç bilmediğim bir şehire gidecektim. Bu tabi ki eninde sonunda olacaktı ama ne olursa olsun insanın alışkanlıklarını bırakması zordu. Tek tesellim sevdiğim şehire gitmem ve kendi hayatımı kuracak olmamdı.

Birinin beni sarsmasıyla gözlerim aralanmıştı, karşımda Kuzenim Feride duruyordu. Yarı uyanık yarı uykulu şekilde ne olduğunu anlayamamıştım.
“Ne oluyor ya?”
“Umay kalk hadi saat akşam 8 oldu. Kızlarla sahile gideceğiz sende gel tabi uyanabilirsen”
Sahile gideceğimizi duyar duymaz doğrulmuştum. Saatin tam olarak kaç oluğuna bakmak için telefonun ekranına dokunmuştum. Saat tam 20.14’tü yaklaşık 12 saat uyumuştum.

“Oha 12 saat uyumuşum ya”

Hızlıca yataktan kalkıp dolaba bakmaya başlamıştım.

“Bıraksam daha fazla uyurdun da neyse, seni bekliyorum hızlı ol”

Kuzenim Feride Benden 2 yaş küçüktü. İkimiz birlikte kardeş gibi büyümüştük. Mutluluğumuzu, üzüntümüzü hep birbirimizle paylaşmıştık. Benim için yeri ayrıydı her zaman birbirimizin destekçisiydik. 4 yıllık Hukuk Fakültesinin son senesindeydi. Mezun olduktan sonra Avukat olarak görev yapacaktı. Hava artık soğumaya başladığı için yazlıkları kaldırmıştım. Beyaz tişört, gri eşofman ve gri hırka seçmiştim. Sahile gideceğimiz için rahat bir şeyler giymek istiyordum. Makyajımı silmeden uyuduğum için yüzüm berbattı kendime gelmem için duşa girmem gerekiyordu. Hemen duşa girip çıkmıştım. Feridenin seslenmeleriyle hızımı arttırmıştım. Üstümü giyinip dağınık bir topuz yaptktan sonra odadan çıkmıştım.

“Umay, Ela ve Melis bizi bekliyorlarmış çıkalım artık”

Benim arabamla 15 dakika uzaklıktaki sahile geçmiştik. Ela ve Melis bizi beklerken aburcuburları falan hazırlamışlardı. Bizi görünce hoş geldiniz demek için ayağa kaşmışlardı.

“Sonunda geldiniz ya 1 saatir bekliyoruz” Melis isyanla karışık konuşuyordu.

“Benim suçum yok Umayı bekledim ben”

“Arkadaşlar 24 saat mesai yaptığımı hatırlatırım, tabi siz rahatsınız”

Hoş geldiniz faslından sonra kumların üstüne serilmiş pikeye oturmuştuk. Rüzgar hafif hafif esse de çok güzel bir hava vardı. Denizi izlemek bana her zaman çok iyi gelmişti, problemler yaşadığım zamanlarda psikoloğa değil denize geliyordum. Ama bugün farklıydı mutsuz olduğum için değil, mutlu olduğum için gelmiştim.Müzik eşliğinde sohbet ediyorduk.
“Umay sen nereyi yazmıştın atama tercihi olarak?”
Melisin yönelttiği soruyla dikkatim ona evrilmişti.

“İzmir’i yazdım. Bayağıdır istiyordum zaten İzimir’i.”

“Çıkar ya sen dereceli bitirdin sonuçta”

“Çıkar zaten o yönden sıkıntı yokta hazırlan taşın falan”

“Kendi evine çıkacaksın ne güzel bende düşünüyorum ayrı eve çıkmayı”

“Sonuçlar açıklansın ev bakmaya başlayacağım”

Hava bozmaya başladığı için toparlanmaya başlamıştık. Melis poşetleri arabaya yerleştirmeye çalışarak konuşuyordu.

“Umay gitmeden gene görüşürüz dimi?”

“Sonuçlar açıklandıktan 2-3 gün sonra giderim muhtemelen, belki o arada buluşabiliriz vakti bulursak”

Eve geçer geçmez saat geç olduğu için yatmıştık.12 saat uyumama rağmen hala uykum olduğu için bende yatmıştım. Alarmı bir çok kez ertelememe rağmen ısrarla çalıyordu sabah sabah sinir krizi geçirecektim resmen. Hırsla kalkıp kapatmıştım, tekrar yatmak isterken saatin 13:00 olduğunu görünce vazgeçmiştim. Kalkıp elimi yüzümü yıkadıktan sonra salona geçmiştim. Teyzem sabah sabah hiç üşenmeden dizisini izliyordu, yani sabah derken bana göre erkendi bu saatler. Teyzemin yanına oturmuştum.

“Kızım kahvaltı hazırlayım sana”

“Yok teyze sağ ol biz bugün için dışarı çıkacağız diye anlaşmıştık Ferideyle”

Feride onaylarcasına kafasını sallamıştı.

“Evet yeriz bir şeyler ya uğraşmayalım şimdi. Hazırlanıp çıkalım.”

Aç olduğumuz için fazla oyalanmadan çıkmıştık. Her zamanki gittiğimiz börekçiye girip kahvaltı yaptıktan sonra alışveriş yapmak için yakınımızdaki AVM ye girmiştik. Yeni şeylere ihtiyacım vardı özelliklede yeni bir şehire taşınacak olmam ihtiyaçları arttırıyordu. 2-3 saat hiç durmadan mağaza mağaza gezmiştik. Feridenin kararsızlığı yüzünden cinnet geçirmemek için zor tutuyordum kendimi. Ellerimiz poşetlerle dolmuştu. Anın heyecanıyla giymeyeceğim şeyleri bile almıştım. Bir daha ki yaz için güneş kremi bile almıştık. Aferin kızım İzmire gittin güneş kremi eksik kaldı. Zar zorda olsa 3 saatin sonunda çıkabilmiştik. Eve gidip hepsine tek tek bakmak istiyorduk en önemlisi sonuca bakmak istiyorduk. Heyecandan kalbimin atışlarını belirgin şekilde hissediyordum. Heyecanım dışımada yansımaya başlamıştı. Normalde panik olmuyordum ama heyecanlanınca panikliyormuş gibi bir hal alıyordum.
Eve gider gitmez poşetleri bir kenara atmıştık. Eniştem ve Teyzem salonda oturmuş bizi bekliyordu. Onlarında benim gibi heyecanlı olduklarını hissediyordum. Eniştem laptopu işaret ederek konuşmaya başlamıştı.

“Kızım getir laptopu bakalım”

Heyecandan ellerim titriyordu, uzun süredir beklediğim bir andı. Laptopu Ferideye uzatmıştım.

“İlk sen bak sonra bize söyle”

Feride karşı koltuğa oturup giriş işemlerini yapıyordu. Sonunda o an gelmişti.

“Hazır mısınız?”

Üçümüzde heyecanla Feridenin konuşmasını bekliyorduk. Ama beklediğimiz gibi olmamıştı, yüzü düşmüştü.

“Feride ne oldu? Söylesene”

“Şırnak, Şırnakta bir askeriyeye atanmışsın”

Oda buz kesmişti, yanlış duymuştum sanki ya da ben öyle olduğuna inanıyordum.

“Ne? Nasıl olur ne Şırnağı ne askeriyesi ben öyle yazmadım ki”

Başımdan aşağı kaynar suların aktığını hissediyordum, bırakın hayal ettiğim yerin çıkmasını, isteyeceğim en son yere çıkmıştı. Dereceyle mezun olduğum için istediğim yerin çıkma ihtimali yüksekti ama olmamıştı işte. Kurduğum onca hayal çöp olmuştu. Aklıma bir anda Feridenin şaka yapıyor olabileceği gelmişti.

“Feride şaka mı yapıyorsun?”

“Ne şakası al bak”

Ekranda kocaman “Şırnak/***** Askeriyesi” yazıyordu. Ağlamamak için zor tutuyordum kendimi, laptopu kenara bırakıp direkt odama geçip kapıyı kilitlemiştim. Göz yaşlarımın yavaşça süzüldüğünü hissediyordum. Hayal kırıklığına uğramıştım, sorun İzmir’in çıkmaması değildi, asıl sorun benim oraya asla alışamayacak olmamdı. Ağlamanın verdiği çöküşle uyku bastırmıştı. Sadece uyumak istiyorum diye düşünüyordum çünkü uyuyunca her şey geçiyordu.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

128okunma 16beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.