Bölüm 1

Vaveyla Yazarı: Ayşe A.

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 6Şu an: Bölüm 1

Boşluğa dalmıştı gözlerim.
Çaydanlıktaki suyun taşması ve ateşin coslama sesini duymamla irkilerek ocağın altını kapattım. Demliği tutmamla bırakmam bir oldu. Yanan elimi hızlıca soğuk suya tuttuktan sonra mutfak havlusuyla kavradım demliğin sapını. Alttaki su yeterliydi. Ben içsem içsem anca bir bardak çay içerdim zaten.
Taşan suyu iki tur mutfak bezine emdirip sıktım. İçerden ses soluk gelmese de garip bir telaş vardı üzerimde. Bunun farkına varıp sanki boğazına yapışmışım gibi sıktığım bezi düzgünce tezgâha bırakırken çaydanlığa yöneldim. Sapları tutulacak kıvama gelmişti.
Annem ve teyzem ne zaman bir araya gelse ensemden kafama doğru bir sızı yükselirdi. Çünkü başıma bir şeylerin geleceği netti ve garibim vücudum bu tehlikeli ikilinin yaratacağı depremi sismograf gibi önceden haber veriyordu.
Salon kapısından içeriye girdiğimi gören teyzem susup toparlandı hem masadan hem de annemin yanından uzaklaştı. Benimle göz göze gelmemek için aceleyle çatalına sarılıp tabağındaki keki kurcalamaya başladı. Hafifçe kıstığım gözlerimle alenen merakımı belli ederek onu süzdüm. Boşalmış bardağını doldururken o anneme bakıyordu.
“Kim yaptı bunu? Harika olmuş gerçekten.”
Çaydanlığı nevalenin üzerine koydum. Dudaklarımı gülümsemeye zorladım. “Afiyet olsun teyzem.”
Sandalyemi çekip tam karşısına oturdum. Bu kadın ayaklı gazeteydi. Yedi cihanın bilmediğini her nasıl olur bilmem ama teyzem bilirdi. İşin tüm yorgunluğunu atmamı ve tatilde kafamı meşgul etmemi sağlayacak nadir ama korkutucu insanlardan biriydi.
Keyifle bardağıma uzandım yavaştan ılınmaya başlamış çayımdan bir yudum aldım. Aile dedikodusuna kulak vermeye hazırdım.
Ben hazırdım ama sanırım teyzem değildi. Kendisi huzurumu bozmaya kararlı olacaktı ki o kendine has alaycılığıyla konuştu.
“Hamarat kızsın ama hâlâ yalnızsın. Yok mu birileri? Evlen artık. Hayır, maşallahın var, turşunu kuralım desek kavanoza sığmazsın o boyla.”
Her duyduğumda tadımı kaçıran o şen(!) kahkahasını attı. Yanına arkadaş aradığı da öne eğilip annemin kolunu dürtmesinden anlaşılıyordu. Annem tebessüm ederken bana gelenler iyice geldi. Kendisi benim rahatımı bozarken ben onunkini bozmadan gidemezdim.
Ayağa kalkarken çay bardağını tabağına teyzemin o rahatsız edici derecede yukarıya kıvrılmış dudaklarını düzletecek sertlikte bıraktım. Kulağımda çınlayan o sert cam sesi kafamdaki gürültüyü bir anlığına kesip huzura erdirmişti adeta beni. Anneme ise tam tersi duygular yaşattığı bakışından ve gerilen çene hattından belliydi.
Annemin gözleri büyürken derin bir nefes aldım. Teyzemin samimiyetsiz gülüşü benim dudaklarımda canlandı. Ah, güzel annem… Çiğ tavuk bile yiyebilecek kadar hayırlı bir evlat olmak, bazen bana çok ağır geliyordu. Haberin olsun!
“Ay! Elimden kaydı.” Sesimi olabildiğince tatlı tutmaya çalışıyordum. Çay bardağını tekrar elime aldım. “Bu işler nasip işi teyzem. Doğru kişiyi bulduğumda ben de evlenirim.”
Cevabım onu tatmin etmemiş olacak ki burun kıvırdı. Gülümseyerek elimdeki bardağı havaya kaldırıp ona göstererek çayı kafama dikip bitirdim. Göz devirerek anneme döndü. Daha yumuşak bir şekilde bardağı tabağına bırakırken dişlerimi açığa çıkaracak bir şekilde genişlettim gülümsememi. Akrabalarla etkili bir iletişim denildiğinde de akla gelen ilk isimdim(!).
Annem benim halime acıdığı için mi yoksa kıymetlisi üzülmesin diye mi emin olamadığım bir şekilde konuyu değiştirdi. Gerçi bana bakışları hiçte acıe gibi değildi.
“E, senin ev işi ne oldu abla? Emlakçı çocuk...”
Sandalyeyi masaya doğru adeta yeri kazırcasına ittim, sürtme sesi teyzemi rahatsız etsin istedim. Ama hanımefendide tık yoktu. Gözlerimi devirmemeye çalıştım. Tüm sorunları bitmişti de benim evliliğim kalmıştı! Ne yani, otuz yaşındayım diye evde mi kalmış oluyordum? Çocuk gelin sayılırım be ben! Gerçekten katlanamıyordum bu saçmalıklara.
Kendi oğlunun derdine yanmak varken bana sarmıştı kadın. Annem olmasa neler neler derdim de… Aptallık bendeydi.
Hem ne demeye senelik iznimi aile evinde harcıyordum ki ben? Hadi harcıyordum, akbabalar geldiğinde niye hâlâ oturup sohbet ediyordum? Dedikoduymuş bu milleti delirtip delirtip kendine malzeme topluyordur kesin.
Böyle olmayacaktı. Derin bir nefes aldım. Çenem hafifçe kasıldı. Farkında bile değildim dişlerimi sıktığımın. Değmeyecek insanlar uğruna diş doktoruna tonlarca para dökmeye değmezdi. Kasları gevşetmek için ağzımı açıp kapattım.
Teyzeme bir şey dememek ya da sinirden yastık kemirmemek için evden çıkmak en iyisiydi.
Teyzeme laf etsem, annem beni kapının önüne koyardı, biliyordum. O yüzden hür irademle çıkmak daha zarifti.

ʕ•̫͡•ʕ•̫͡•ʔ•̫͡•ʔ•̫͡•ʕ•̫͡•ʔ•̫͡•ʕ•̫͡•ʕ•̫͡•ʔ•̫͡•ʔ•̫͡•ʕ•̫͡•ʔ•̫͡•ʔ
Deneme bölümü geride kaldı; ikinci bölüm çok daha heyecanlı bir şekilde devam ediyor! 🔥 Diğer karakterlerle tanışmaya hazır mısınız?