Kayıt Dışı kitap kapağı

1. bölüm / 6

Kayıt Dışı

Bölüm 1-Saat 00.58

Vaveyla Yazarı: Elif Nergiz

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 6Şu an: Bölüm 1-Saat 00.58

2016 yılının ağustos ayıydı
Yaz mevsimi olmasına rağmen hava tuhaf bir şekilde yağmurluydu gökyüzünü kaplayan koyu bulutlar,günün olduğundan daha erken kararmasına neden oluyordu.
Hilal evde tek başına kalacaktı.
Annesi zeynep,babası Murat ve küçük kardeşi Duru,anneannesinin yanına gitmek için hazırlanıyordu. Hilal'e de onlarla gelmesi için defalarca teklif etmişlerdi.
Ama Hilal bu yıl sınav senesinde olduğunu söyleyerek evde kalıp ders çalışmak istemişti
'' kızım bizimle gelmek istemediğine emin misin? Erken dönemeyebiliriz. "
'' anne eminim. Bu sene sınav var ders çalışmam lazım."
'' abla inek misin sen? Geçen gün seni takip ettim. Hiç ara vermeden tam beş saat ders çalıştın"
Hilal anlatımı
Bu çocuk bunu nereden fark etti be?
'' ben de bu kadar ders çalışmayı istemiyorum zaten. Ama çalışmam lazım."
'' Kızım bırak ablanla uğraşmayı.Hadi üstünü değiştirmeye gidelim.
Zeynep,Durunun elinden tutarak Hilal'in yanından uzaklaştı
Hilal odasına doğru ilerlerken babasının salonda telefon ile konuştuğunu fark etti
Murat 'ın yüzü gergindi
Hilal babasının işiyle ilgili son zamanlarda bazı sıkıntılar yaşadığını biliyordu. Bu yüzden konuşmaya kulak vermeden odasına girdi.
Hilal
Odamın kapısını kapatıp masama baktım
Ders kitaplarım beni bekliyordu. İçlerinden özellikle biri bana bakıyor gibiydi.
Matematik.
Derin bir nefes verdim.
-oooff... Bu dersleri çalışmak zorunda mıyım? Hele ki matematiği?
Tam o sırada annemin sesi duyuldu
-Hilaaal biz çıkıyoruz kızım, yemeği dolaba koydum. Yemeyi unutma!
-Tamam anneee, yerim bir araaa.
Zeynep kızının huyunu iyi biliyordu. Hilal ders çalışmaya başladığında saatlerin nasıl geçtiğini anlamaz,çoğu zaman yemek yemeyi bile unutabilirdi.
Bu yüzden evden çıkmadan önce ona tekrar tekrar tembih etmişti
Yaklaşık yirmi dakika sonra hazırlıkları tamamlandı
Zeynep'in içi hiç rahat değildi
Kızını evde tek başına bırakmaya alışkın değildi. Murat da aynı şekilde endişeliydi. Ancak Hilal'in ders çalışmak için ne kadar istekli olduğunu bildikleri için onu zorlamak istememişlerdi.
Sonunda evden çıktıklarında saat beş buçuktu.
Ev sessizleşmişti
Hilal
Evde tek başıma kalınca garip Bi sessizlik oldu. Normalde Duru'nun sesi her yerden gelirdi. Bir şeylere söylenir, şarkı söylemeye çalışır yada sırf beni sinirlendirmek için odama girerdi.
Şimdi ise ev tamamen sessizdi
Masama oturup kitaplarıma baktım. Gözüm matematik kitabına ilişti.
-Yani bu dersi seven varmı gerçekten? Girmiyor beynime.
Matematik kitabını biraz kenara ittim ve Türkçe kitabımı açtım.
En azından türkçe beni sinir etmiyordu.
Hilal yaklaşık kırk beş dakika dakika boyunca türkçe çalıştı. Türkçe kitabını kapattığında saat altıyı çeyrek geçiyordu. Bir süre masada oturduktan sonra gözleri yeniden matematik kitabına kaydı. İstemeyerek kitabı önüne çekti.
Hilal
Matematik kitabını açıp sorulara bakmaya başladım. İlk bir kaç soruyu çözmeye çalıştım. Sonra bir tanesinde takıldım bir süre daha uğraştım sonra bir daha uğraştım. Ama olmadı.
-Oooff anlamıyorum işte girmiyor beynime.
Kendimi toparlayıp tekrar sorulara döndüm. Tamam Hilal sakin ol. Bir matematik sorusu seni yenemez. Yarım saat daha ders çalıştım. Matematik soruları çözmekten çok matematikle kavga ediyormuşum gibi hissediyordum. Kafamı kaldırıp saate baktığımda yediyi geçtiğini fark ettim. İki saate yakındır ders çalışıyordum. Bütün dersleri severdim.
Matematik hariç
Benim matematikle gerçekten bir sorunum yoktu. Onun benimle bir alıp veremediği vardı büyük ihtimalle. Yoksa anlaşamıyor olmamızın başka bir açıklaması olamazdı.
Acıkmamaıştım aslında. Ama annemin tembihini hatırladım
O yemeği yemezsem kesin fırça yiyeceğim
Kendimi zorlayarak masadan kalktım ve mutfağa doğru yürüdüm söylene söylene mutfağa girdim.
Hilal mutfağa girdikten sonra ev yeniden sessizliğe büründü. Yağmur pencereden vurmaya devam ediyordu
Hilal
Yemeğimi bitirdiğimde kendimi pekte mutlu hissetmiyordum. Çünkü önümde daha büyük bir sorun vardı
Bulaşıklar
Derin bir nefes aldım
-İşte şundan nefret ediyorum. Yemek yemek hadi neyse de... bulaşık yıkamak ne yaa?
İteksizce bulaşıkları yıkamaya başladım. On beş dakika sonra işim bittiğinde saat yedi buçuğu geçmişti. Mutfaktan çıkıp salona geçtim
Şimdi ne yapsam?
Tam bunu düşünürken telefonum çaldı. Ekrana baktım Züleyha arıyordu. Gülümseyerek telefonu açtım.
-Alo?
- Aleykümselam
- Ne aleykümselam mı?
-Ya, o dakika dakika ders çalışınca devrelerim yandı benim.
-Belli canım belli
Sare, Hilalin en yakın arkadaşlarından biriydi.Hilal'e göre daha enerjik görünürdü. Dışarıdan bakıldığında mutlu ve umursamaz biri gibi dururdu. Ancak onu gerçekten tanıyan insanlar, Sare'nin çabuk kırılan ve bazı şeyleri içine atan biri olduğunu bilirdi. Sadece sevdiği insanların yanında kendisi gibi davranabiliyordu. Hafızlık öğrencisiydi sare o yüzden az Bi ders çalışsa devreleri yanıyordu hemen.
-Eee ne yapıyorsun canım
-Evde tek başıma oturuyorum. Az önce bulaşıklarla büyük bir savaş verdim.
-Kim kazandı.
-Şimdilik ben ama rövanş isteyebilirler.
Sarenin gülme sesi telefondan duyuldu.
İki arkadaşın konuşması uzun sürdü. Derslerden, okuldan ve günlük şeylerden konuşurken zamanın nasıl geçtiğini anlamadılar. Telefon kapandığında saat dokuzu çeyreği geçiyordu. Sarenin ders çalışması gerektiği için konuşmayı sonlandırmışlardı. Hilal ise yapması gereken son şeyi hatırladı.
Deneme çözmek
Telefonu kapatıp masama doğru baktım. Son bir ders tekrarı yapıp uyurum. Kulağa basit geliyordu ama benim için işkence gibiydi. Kendimi zorlayarak masaya oturdum ve elli soruluk bir deneme çıkardım.
-Hadi bakalım Hilal. Sadece elli soru.
Yirmi dakika sonra denemeyi bitirdiğimde kalemi masaya bıraktım.
-Ben elli soruyu yapabileceğimi düşünürken aklım neredeydi acaba. Canım, çıktı.
Saat neredeyse ona yaklaşıyordu odam havasız gelmeye başladı. Biraz hava almak için balkona çıktım ve kulaklığımı taktım müzik zevkim yaşıma göre biraz tuhaftı nedenini bende bilmiyordum. Listemdeki şarkıların çoğunun birbiriyle alakası yoktu. Sevdiğim şarkılardan birini açıp yağmuru izlemeye başladım.
Balkonda ne kadar kaldığımı bilmiyorum belki on dakika belki biraz daha fazla yağmuru izlerken bahçenin ilerisindeki çam ağacına doğru baktım. O anda siyah bir araba fark ettim araba ağacın arkasında duruyordu kaşlarımı çattım. Daha önce bu arabayı görmüş müydüm? Bir süre düşünmeye çalışıtm sonra omuz silktim komşulara gelen misafirdir. Ama içimde tarif edemediğim bir huzursuluk oluşmuştu. Nedenini bilmiyordum bir süre dışarı baktım sonra uykum gelmeye başladı normalde bu saatte uyuyan biri değildim. Ama evde nedense kendimi daha yorgun hissediyorum içeri girip üzerimi değiştirdim yatağa uzandığım anda gözlerim kapanmaya başladı.
Hilal uykuya daltıktan sonra ev sessizleşti. Yağmur gece boyunca devam etti bahçenin ilerisindeki siyah araba ise bir süre daha oradaydı sonra gecenin ilerleyen saatlerinde karanlığın içinde kayboldu.
×××
Saat gece bire yaklaşıyordu telefonun tiz sesi Hilal'i uykusundan uyandırdı.
Gözlerimi telefonun tiz sesiyle açtım bir süre nerede olduğumu anlamaya çalıştım odam karanlıktı telefona uzanıp saate baktım
00.58
Kaşlarımı çattım bu saatte kim arıyor? Ekrana baktığımda yabancı bir numara gördüm içime tarif edemediğim bir huzursuzluk çöktü. Telefonu bir kaç saniye elimde tuttum sonra merakıma yenilip açtım.
-Alo?
Karşı taraftan ciddi bir ses geldi.
-Merhaba Hilal yalçın ile mi görüşüyorum.
-Evet,benim. Buyurun bir sorun mu var?
Karşı taraf bir kaç saniye sustu. İçimdeki huzursuzluk daha da büyüdü.
-Hilal hanım... Hastaneden arıyoruz.
Yatağın içinde doğruldum.
-Hastaneden mi?
-Aileniz bir trafik kazası geçirdi.
Kalbimin bir anlığına durduğunu hissettim
-Ne.
Sesim titriyordu
-Nasıl yani? iyiler mi?
Karşı taraf sustu o sessizlik bir kaç saniye sürdü. Ama bana saatler gibi geldi.
-Lütfen bişey söyleyin
Hâlâ cevap vermiyordu
-Annem, babam iyiler mi
Telefondaki kişi derin bir nefes aldı
-Başınız sağolsun Hilal hanım.
Telefon elimden kayacak gibi oldu. Hayır hayır böyle bişey olamazdı. Az önce... Az önce evden çıkmışlardı. Duru benimle dalga geçmişti. Annem yemek yememi tembihlemişti.
Babam... Bir anda aklıma geldi
-Duru
Karşı taraf sustu içimdeki korku büyüdü
-Duru nerede?
Cevap gelmedi bu kez sesimi yükselttim
-Duru nerede
Telefonun diğer ucundaki kişi konuşmaya başladı. Ama söylediği ilk kelimeleri duyamadım dizlerimin titrediğini hissettim. Gerçek değilmiş gibi geliyordu az önce evden çıkmışlardı sadece bir kaç saat önce o an aklımdan geçen tek şey şuydu.
Duru nerede?.

🌙 🌙🌙

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

74okunma 37beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.