KARDELEN kitap kapağı

9. bölüm / 9

KARDELEN

8.BÖLÜM

Vaveyla Yazarı: Hilal Turhan

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 9Şu an: 8.BÖLÜM

Yazar'ın Anlatımı ile,

27 Ekim 2013

Minik Kardelen 8 yaşına basıyordu ama doğum gününü tek kutlayanlar annesi teyzesi dayısı ananesi ve dedesiydi. Babası ise yine dışarıda bir yerlerdeydi. Nefes, Umut'u arayıp Kardelen'in doğum günü olduğunu söylemişti ama nafile Umut işi olduğunu söyleyip bağırıp çağırıp kapatmıştı.

"Anne babam gelmeyecek mi yine mi işi varmış?"
"Evet kızım çok işi var gelemeyecek maalesef biz bize kutlayacağız doğum gününü."

Onlar konuşurken Kardelen'in teyzesi Nisan içeri elinde çikolatalı bir pastayla klasik "İyiki doğdun" şarkısını söyleyerek girdi dayısı Devrim ise onları kameraya alıyordu. Kardelen ise mutlu mutlu pastasındaki mumları üfledi pastasının üzerinde kelebekler çiçekler vardı o özel olarak istemişti.Kardelen ve ailesi pastalarını yedi Kardelen gelen hediyeleri açtı ama günün sonunda yine annesi ile başbaşa kalmıştı. Kardelen annesinin gün sonu masalı ile uyuya kalmıştı ama gece evden gelen kapı tıkırtısı ile uyandı ve kapıya bakmaya gitti babası gelmişti anlamıştı ama kızını tanımayacak kadar sersemdi.

"Babaa hoşgeldin benim doğum günümü unuttun mu?"
"Unutmadım kızım ama baban yorgun yarın konuşuruz."
"Tamam iyi geceler."

Kardelen geri yatmıştı ve babasının yalanına kanmıştı.Tabii Kardelen'in her doğum günü böyle geçmemişti daha kötülerde vardı.

Kardelen'in Anlatımı ile,

Şuan annelerimizi alıp Drew'in evine gidiyorduk.Yaşadığımız aksiyonlu anı kimseye anlatmama kararı aldık.Duyduğum kadarı ile Drew babamla Yusuf'u kendi deposuna götürüp orda konuşturacakmış onları pek umursayamazdım ama düğün tarihimize karar verilmişti 26 Ekim Drew ve benim doğum günlerimizin ortasındaki gün o 25 Ekim bense 27 Ekim doğumluydum.

Annemler şen kahkahalar ile eski anılarını konuşurken bende bu düğün meselesinden kurtulmak için farklı yollar düşünüyordum. Tam 18 gün vardı, bu sürede annemlere bu evlilik işinin yalan olduğunuda anlatabilirdik ki ikimizinde annesi panik atak geçirip zaten ileri düzeyde olan hastalıkları dahada kötüleşebilir -ki asla ama asla böyle bir şey olsun istemem- ya da evlenicetik.
Aklımdaki düşünceler annemin sesiyle bölümünde ufak bir irkildim yaşadım.
"Kızım yarın bir an önce gelinlik bakmaya başlayalım Ayla annen ile telefondan bir kaç model bulduk ama gözle görmeden emin olamam ben yarın erken kalkda mağazaya gidip görelim birde."

Drew göz ucu ile araba aynasından bakarak anneme cevap verdi,
"Nefes anne isterseniz mağazayı arayıp istediğiniz tüm modellerin tüm bedenlerini getirtirebilirim yalıya."

"Ay oğlum çok güzel olur hemde ama zahmet olmaz dimi senin için."

" Ne zahmeti Nefes anne sözü bile olmaz siz merak etmeyin istediğiniz modelleri seçin yeter."

"Tamam o zaman oğlum. Kardelen kızım sende bak annecim sana göre çok güzel modeller buldum bak."

"Eve gidince bakarım anne daha detaylı incelerim hem."

Yol boyunca sahte bir düğün muhabbeti konuştuktan sonra nihayetinde eve vardık.

Arabadan inerken saate bakma dürtüsü geldi içime ki tam o anda telefonuma yağan bildirimleri görünce şok oldum.Türkiye'de kalan tüm arkadaşlarımdan yüzlerce mesaj gelmişti. Şimdi bu yorgunlukla hiç birine cevap vermeye uğraşamazdım o yüzden saate bakıp telefonu uçak moduna aldım. Saat 20.12 'di biraz gecikmiştik bana göre normalde ben en fazla yedide evde olmayı beklemiştim ama Rusya trafiği buna izin vermemişti.

Yalının kapısına gelince bir hizmetli elimizdeki bavulları aldı ve Rusça bir şeyler söyledi.
" Уважаемый господин, еда готова и подана в ваши номера; всё именно так, как вы просили."
(Efendi, yemekler hazır ve odalarınızda hazırlandı her şey tam olarak istediğiniz gibi.)

"Хорошо, теперь мы распакуем чемоданы, а потом вы сможете поужинать."
(Tamam,şimdi bavullarımızı yerleştirin daha sonra sizde yemek yiyebilirsiniz.)

"Да, сэр. "
(Emredersiniz efendim)

"Ne söylediler ve sen onlara ne söyledin?"
"Yemek hazırmış bende onlara bavulları yerleştirmelerini söyledim."
"Tamam amaa ben sen yokken istediklerimi nasıl anlatabilirim ? "
"5'ten fazla Türk çalışan var içeride merak etme ayrıca diğer çalışanlarından neredeyse yarısı az düzeyde Türkçe biliyor."
"Tamam da sen çalışanlarına zorla Türkçe dersi mi aldırtırıyorsun bu saçmalık."
"Hayır tabiii ki sen beni çok yanlış tanımışsın."
"E nasılsın öğrendi o zaman bu çalışanlar Türkçe'yi."

Tam konuşmamız sürecekti ki asla açlığını belli etmeyen midemin beni rezil etmek istercesine guruldamasıyla Drew kahkaha attı.

"Hayatım istersen önce yemek yiyelim sonra tüm çalışanlar ile tek tek tanışırsın."

Sinirle çalışanların açtığı kapıdan içeri girdim ve sağa dönüp asla bilmediğim bir yere doğru yürümeye başladım ta ki sevgili annem seslenen kadar.

"Kardelen kızım yemek odası o tarafta değil bu tarafta."

Arkamı döndüğümde geldiğim yönün tam tersinde annem ve Ayla teyzenin yemek odası olduğunu düşündüğüm odanın tam önünde bana baktıklarını gördüm.
"Annecim lavaboyu arıyordum da Ayla annecim ne tarafta acaba söyler misiniz ?"
"Kızım o yolun tam sonunda 2 tane var istediğine girebilirsin?"
"Tamam çoook teşekkür ederim."

Dememle tuvalete doğru gitmem bir oldu. Cümlemi duymamış bile olabilirler emin değilim.Lavaboda sakinleşince geldiğim yolu geri gittim daha odaya girmeden kahkaha sesleri koridoru dolduruyordu bile ama benim dikkatimi kahkaha seslerinden çok daha ince ve kadınsı bir ses çekti.

"Taamam aertık aağlama yapicak birşey yook."
"Aama beğn oinu çoğk seiviyorduğm Kaģrdeğlen değnen kağdin oinu beğnden çaldı."
"Ya yeğter artığk aedam zağten sağna bağkmıyoğrdu seğn heer şeğiy kağfağnda kuğrduğn."
"Eğveğt ay ne diyorum ben siz ikiniz yüzünden Türkçem bozuldu, Evet Anastasia çok haklı sen en başından kafanda kurdun Katerina."
"Zeaynap seğn suğs buğ iğşte eğn köğtü teğseğliği heğp seğn veğriyoğrsuğn."
"Kate'çim beğn veğriyoğrum seğn ağlmığyoğrsuğn neyse ne halin varsa gör teselli beğendiremiyoruz Rus'a da."

Dinlediğim bozuk Türkçe konuşmalardan sonra yaşadığım şok ile odaya doğru ilerlemeye devam ettim. Anladığım kadarıyla Drew'in bahsettiği Türkçe bilen O Rus buydu ve dedikleri nedensizce sinirlenmeme sebep olmuştu. Ama yine de sinirlerime hakim olup odadan içeri girdim.Ben girince Drew ayağı kalktı.
" Hayatım sonunda geldin annen söylediği için yolda haber verip en sevdiğin yemekleri yaptırttım."
"Çok teşekkür ederim ama hiç gerek yoktu."
"Gel hadi yemekler soğuyacak."

Onun yanındaki boş sandalyeye oturdum arkama geçip sandalyeyi çekmesi her ne kadar hoş bir hareket olsada mutfakta duyduklarım sinirimi bozmuştu o yüzden hiç etkilenmemiştim. O gün yemek yiyip düğün detaylarını konuşarak geçmişti.

Yemek sonrası duş alıp overthinklemiştim mutfakta duyduğum 3 hizmetçinin konuşması beni sinir etmişti Katerina olarak ismini duyduğum hizmetçinin uzun zamandır Drew'e aşık olması beni anlamsızca sinir etmişti içimde Drew'e karşı açıklayamadığım benimde anlamadığım hisler oluşuyordu ama bu arkadaşlıktan ötede bi his olamazdı olmamalıydı.

~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~

Bölüm buraya kadardı uzun süredir yazmaya hatta okumayada ara verdiğim için biraz farklı bi bölüm oldu. Uzun süredir burayı aksattığım için sizden çokk özür dilerim ama en kısa sürede düzenli bir şekilde bölümleri atmaya başlayacağım eksiklerimi yazarsanız çok sevinirim♡♡♡♡

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

18okunma 6beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.