4. bölüm / 13
KARADENİZ’İN YEMİNİYEMİNLE BAŞLAYAN FIRTINA
Bölümler 13Şu an: YEMİNLE BAŞLAYAN FIRTINA
- 1 KUZEY’iN RÜZGARI SERTTİR1.267 kelime
- 2 KEÇİ-KOT KAFALI1.814 kelime
- 3 BENCE EVLENMELİYİZ HEMDE BU GECE1.887 kelime
- 4 YEMİNLE BAŞLAYAN FIRTINA1.816 kelime · Okuduğun bölüm
- 5 GÖZLERİNDE KARADENİZ1.852 kelime
- 6 HERŞEY YENİ BAŞLIYOR1.605 kelime
- 7 BİR İNAT BİR SEVDA1.663 kelime
- 8 AT KENDİNİ DİSKOLARA BARLARA4.825 kelime
- 9 TİK TAK SÜRE DOLUYOR1.534 kelime
- 10 DAĞLARIN GÖLGESİNDE2.485 kelime
- 11 FIRTINA ARASI DÜĞÜN2.866 kelime
- 12 KİMİLERİNİN DOĞUMU KİMİLERİNİN ÖLÜMÜ3.425 kelime
- 13 BİR MEZAR İKİ KALP442 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
ZEHRA
Yavaş yavaş gözlerimi açtım, karşımda sadece bir koltuk vardı bu ne koltuğu ya bizim evde böyle bir şey yok diye düşündüm. Gözlerimi kırpıştırırken bi hareketlenme oldu deprem mi oluyor lan kafam hareket ediyor! Yavaşça kafamı yukarı doğru kaldırdığımda bilin bakalım kimi gördüm Allah’ın kot kafalısı Deniz’i. Onu gördükten sonra hemen doğruldum, kafasını arkaya doğru yatırmış elinin biri bacağında diğeri kafasının arkasındaydı ve zıbarıyordu. Benim bu kot kafalı ile niye aynı yerdeyim niye aynı arabadayım niye şuan bu yaşanıyor ve niye ben bir tepki vermiyorum. Hemen Deniz’in kafasına bi tane geçirdim “ Ağğ” diyerek gözlerini açtı ve kafasını ovalamaya başladı “Ne vuruyorsun be” dedi sinirden bir tane daha vurdum “Kızım dursana manyak mısın nesin!” Dedi “BENİM NE İŞİM VAR BURDA?!” Diye bağırıdım ben bağırınca gözleri pörtledi “CEVAP VERSENE GERİZEKALI DENİZ!” Diye tekrar bağırıdım “Kızım az sakin ol ben sana olayı anlatacağım” dedi sinirle kapıyı açmaya çalıştım ama açılmadı “BU LANET OLASI ŞEY NİYE AÇILMIYOR” dedim “Kitli çünkü. Ve arabaya zarar veriyorsun araba benim değil elleme” dedi “AÇ ŞU KAPIYI!” Dedim “Açarım ama sakin olacaksın” dedi “DENİZ SABRIMI ZORLAMADAN AÇ ŞU KAPIYI” dedim “Sakinleşmezsen açmam” dedi Allah’ım sabır
“Sakinleştin mi?” Diyerek suratıma doğru eğildi
Deniz’e çok net bir şekilde baktım “Hmm sakinleşmemişsin…” dedi “DENİZ” dedim ve demenle birlikte Deniz’in kapıları açması bir oldu.
Hemen arabandan indim, beni nereye getirdi bu dingil diye düşünecektim ki pek gerek kalmadı çünkü etrafım da asker üniformalı insanlar geçiyor du beni Askeriye ye getirmişti “Biraz daha sakinleş-“ “DENİZ BENİM BURDA NE İŞİM VAR ALLAH’IN CEZASI?!” Diyerek sözünü kestim “Şey şimdi bi sakinleş sana olayları tek tek an-“
“DENİZ BENİM BURDA NE İŞ-“ Diyordum ki bu sefer de o benim sözümü kesti “Ya kızım az bi dur ya bi sus da konuşayım sabahtan beri Deniz benim burda ne işim var ne işin olabilir.Sanki asker yapmaya getirdik seni” dedi getirdik mi? “GETİRDİK Mİ TEK SENDE DEĞİLSİN YANİ?!” Dedim “Ya bak şimdi sana anlatayım” diyerek yanıma doğru yaklaştı “Şimdi biz seni görmeye geldik ya dün hatta aşşağı çağırdık-“ “KISA KES” diyerek yine sözünü böldüm “Seni kaçırıdık! Al kısa kestim” dedi böyle demesini beklemiyordum “LAN DERDİNİZ NE NİYE BENİ KAÇIRIYORSUN” dedim “Kaçırıdık tek ben değil hatırlarsan yanımda Murat’da vardı yani hakkını yemiyelim o da çok işe yaradı” dedi Allah’ım çok boş konuşuyor du. “DENİZ YA BENİ BURDAN ÇIKARIRSIN YADA BURDAN SENİN CENAZEN ÇIKAR!” Dedim bu cümleye karşılık ellerini kaldırdı ve sakin ol işareti yaptı. “ Hop kızım Zehra sakin ya ne cenazesi.” “Hem benim dokunulmazlığım var askerim ben” dedi bu söze karşı daha da çok sinirlendim ve karşına bir tane odun gördüm hemen koşarak odunun yanına gittim “Zehra nereye?” Diyordu ki Deniz’in karnına bir tane odunla geçirdim “SENİN GİBİ ASKER BENİM GİBİ KARADENİZ KIZINA İŞLEMEZ!” Diyerek Deniz’e doğru vurmaya başladım “AĞĞ DURR ZEHRA DURR!” Diye bağırıyordu ama gözümü döndürmüştü tam kafasına doğru bir tane geçirecektim ki bir anda sopa arkamdan tutuldu arkamı dönüp bağırmaya başladım “BIRAKSAN-“ diyordum ki karşımda Deniz’den sonra istemeyeceğim birisi daha duruyordu.Üvey abim… Hemen beni kolundan çekip arkaya doğru fırlattı daha doğrusu Aras’ın kollarına doğru Aras kolumdan tuttu hemen kolumu çektim . Üvey abim Deniz’e doğru yürümeye başladı. Deniz ağzında ki kanı silerken kafasını kaldırdı “Senmisin benim canım kardeşimi kaçıran” diyerek Deniz’e baya yaklaştı
“Benim” dedi Deniz. Hayır hayır Deniz sus konuşma başına bela alma… “Niye kaçırdın” dedi üvey abim “Sanane” dedi Deniz üvey abim sırıttı Denizle dalga geçiyordu. “ Sen kimsin de benim gelin olacak kardeşimi kaçıyorsun” dedi Deniz’in bir anda gözleri büyüdü ve bana baktı “Gelinmi?”dedi “Gelin ya yanın daki adam onun kocası olacak hemde iki gün sonra” dedi .
“Ama Zehra daha çok genç yani-“ diyor du ki üvey abim Deniz’in karnına bir şey yasladı yasladığı şeyi ceketi ile kapatıyordu ama onun silah olduğuna emindim. Deniz ilk önce silaha sonra üvey abime doğru baktı gözlerinde korkuyu aradım ama daha çok sinir vardı “Her neyse asker bir daha seni kardeşimin yanında görürsem seni doğduğuna pişman ederim şimdi dua et etrafta askerler var” dedi fısıltılı bir ses tonuyla. Ve sonra Deniz’i itti benim kolumdan tutup sürüklemeye başladı. Başımı arkama çevirdiğim de Deniz’i gördüm yine kıpkırmızı kalmıştı ve bana bakıyordu bu sefer ben ona el salladım ve hafifçe gülümsedim ama o karşılık vermedi. Üvey Abim beni sürükleyerek arabaya getirmişti kapıyı açtı ve beni arabaya fırlattı yanıma da Aras bindi bana bakmaya çalışıyordu ama benim aklım Denizdeydi… Tam üvey abim de arabada oturacaktı ki benim kapım bir anda açıldı açan kişi Denizdi. Bana elini uzattı Aras kolumu tuttu ama onu ittim ve hemen Deniz’in elimi tuttum.
Deniz beni dışarı doğru çekti üvey abim arabadan sinirli bir şekilde indi “Derdin ne lan sesin” diyerek Deniz’in boğazına sarıldı ben ayırmaya çalıştım. “Cevap versene ulan it” dedi Deniz bir anda bağırdı “KOMUTANIM” dedi üvey abim kolundan hemen ellerini çekti. Ve bir anda Murat çıka geldi “SÖYLE ASKER” dedi. Ne askeri ne komutanı ne oluyor. Abim Muratı çok önceden gördüğü için şuan tanıyamıyordu. “KOMUTANIM BEN ASKERİYE İÇİN TEMİZLİKÇİ GETİRMİŞTİM AMA BU ARKADAŞLAR ZORLA TEMİZLİKÇİMİ GÖTÜRMEYE ÇALIŞIYOR” dedi temizlikçi mi?
“Yok komutanım ne alakası var biz kardeşimi götürmeye gelmiştik” dedi üvey abim “HMM ÖYLEMİ KIZIM SEN TANIYORMUSUN BUNLARI” dedi Murat pardon komutan Deniz bana doğru döndü ve gözlerimin içine baktı “Tanıyormusun?” Dedi Deniz sakince “Yoo tanımıyorum komutanım” dedim Deniz sırıttı ve Murat’a doğru döndü “İŞTE KOMUTANIM GÖRDÜĞÜNÜZ GİBİ TEMİZLİKÇİMİZİ ZORLA GÖTÜRMEYE ÇALIŞIYORLAR” dedi Deniz “Komutanım bir yanlış anlaşılma var bak asker” diyordu ki üvey abim Murat sözünü kesti “KES HİÇ KİMSE BENİM ASKERİYEMDE Kİ TEMİZLİKÇİYİ BİR YERE GÖTÜREMEZ! ŞİMDİ YA SİZ GİDERSİNİZ YADA BEN SİZİ GÖTÜRÜRÜM!” Dedi üvey abim Murat’ın bağırmasıyla bi titredi ve arabanın kapısını açtı “iyi günler kom-“ “GİTT” diyordu ki üvey abim Murat sözünü kesi. Muratın bağırmasıyla arabaya binip kaçması bir oldu. Araba uzaklaşınca Deniz anırmaya başladı tabi Murat ‘da ona eşlik ediyor du “Puahahah ötleğe bak nasıl kaçtı ama” dedi Deniz bende gülmeye başladım “Yanlız Murat senden de çok güzel komutan olurmuş he” dedi Deniz “Tabi olum ben komutandım aslında da işte buralarda harcanıyorum “ dedi Murat biraz daha güldükten sonra sordum “Ya siz ne yapıyorsunuz salaklar. Bu fikri hanginizden çıktı” dedim “Benden” dedi Deniz nasıl ya ne ara planlamıştı “Ben size bakmaya gelirken Deniz’i bir yere kitlenmiş bakarken gördüm yanına gittim bana hemen git komutan ol ben konutanım dediğimde gel sonra devamını getir diyerek koştu ben de arkasından koştum. Ama helal olsun vallaha çok iyi planlamış” dedi Murat sonra Deniz’in omzuna doğru vurdu “Ahh olum vurma “ dedi ve omzunu ovaladı “Niye lan” dedi Murat ve Murat’ın bir anda gözleri büyüdü “Lan senin yüzüne ne oldu dudağını kim patlattı?!” Diye sordu Deniz ise bana yavaşça baktı ve “Keçi küptü “ dedi bahsettiği keçi ben dim Deniz’e sert bi şekilde baktım Muratise gülmeye başladı “Yine mi lan hahaha Zehra senin keçinin biri buna çok pis gıcık tutmuş haberin olsun” dedi Murat “Hı Hı sorma” dedim “Neyse ben gidiyorum kıyafetleri makineye atacağım daha” dedi ve gitmeye başladı “Sakın 60 derece yıkama” diye bağırdı Deniz, Murat’da baş parmağını gösterdi ve gitti.
“Ee Zehra Hanım kaldık yine başbaşaa” diyerek bana doğru döndü Deniz “Maalesef” dedim
Göz devirdi ve sordu “O kadar evlenmekten kurtardım seni bi teşekkür etme-“ ee devamını getirsene Deniz cümlesini yarıda kesmiş bana bakıyordu “Konuşsana” dedim “Evleniyorsun ha?” Dedi. Of Allah kahretsin “Vay be” diyerek yürümeye başladı “Bana adını yaşını söylemeyen Zehra iki gün sonra evleniyor vay be!” Dedi Deniz
“Ya Deniz” diyerek arkasından gittim “Sanki ben çok mu istiyorum evlenmeyi” dedim bunu söyleyince bana doğru döndü “Nasıl yani seni”
“Beni zorla evlendiriyorlar” dedim “Yani ben Aras’a o gözle bakmıyorum ki” dedim “Ama işte neymiş evde fazlalıkmışım evlenmek zorundaymışım falan filan” dedim ve Deniz’e doğru baktım “Ben evlenmek istemiyorum” dedim
“Ozaman evlenmezsin olur biter” dedi güldüm “Dalgamı geçiyorsun kaç ay sonra sen gideceksin Murat gidecek ben yine eve dönmek zorunda kalacağım yine Arasla evlenmek zorunda kalacağım” dedim ben Aras dedikçe Deniz kaşlarını çatıyordu. “Kalmayacaksın” dedi “Nasıl” dedim “Seni illa evlendirmek mi istiyorlar” dedi
“Evet” dedim “Peki nasıl biriyle” dedi “Nasl yani”
“Bildiğin nasıl birisini istiyorlar damat olarak” dedi
“Yani bilmiyorum ki işte Aras’ı istiyor üvey abim” dedi “He kendisi gibi şerefsiz birisini istiyor” dedi
İster istemez güldüm oda güldü “Neyse merak etme o Aras itiyle evlenmeyeceksin” dedi
“İmkansız bişey o üvey abim dedi artık evlenmezsen beni maffeder” dedim
“Tamam madem illa evleneceksin benimle evlen”
Dedi “NE?!” Dedim “Ya kızım nesini anlamadın tamam ben çok şerefli birisiyim abin pardon üvey abin beni sevmez sevmesin de zaten ama en azından onlardan ve laflarından kurtulursun hem Aras itinede mecbur değilsin yani benle evlen olsun bitsin” dedi “DENİZ SEN DALGAMI GEÇİYORSUN BEN SENİNLE EVLENMEM” dedim
Yüzü düşer gibi oldu “Niye öyle diyorsun hem gerçekten evlenmeyiz” dedi “OYUNMU DENİZ GERÇEKTEN EVLENMEYİZ NE?!” Dedim
“Yani evlenirizde şey olmaz” dedi kaşımın birini kaldırdım anlamadım çünkü ne dediğini bana baktı anlamadığımı anladı sanırım
“Şey yani” dedi “DENİZ UZATMADA SÖYLE” dedim “ilişki yaşamayız yani kâğıt üstü evleniriz” demesiyle tokatı yemesi bir oldu “NE DİYORSUN LAN SEN” diyerek ona vurmaya başladım “Ya kızım ne diyeyim ama anlamadın ne deseydim” dedi bir tane daha yumruk vuracaktım ki elimi havada tuttu. “Yeter da heryerimi morarttın” dedi “Yeter da mı?” Dedim gülerek kafasını salladı. Sinirle elimi geri çektim ve dedim “Ben seninle evlenmem” dedim “Ozaman o Aras itiyle evlenmek zorunda kalırsın” dedi bişey demeden gitmeye başladım “Yoksa onunla mı evlenmek istiyorsun” diye sordu cevap vermedim “Cevap versene” dedi yine cevap vermeyince kolumdan tutup beni kendine doğru çevirdi neredeyse burunlarımız değiyordu. Göz göze geldik iki yeşil çift göz bana bakıyordu ona da iki mavi çift göz bakıyordu yani abartmaya gerek yoktu. “Onunlamı evlenmek istiyorsun?” Diye sordu
“Hayır” dedim “Ee tamam o-“ diyordu ki sözünü kestim “AMA SENİNLE DE EVLENMEK İSTEMİYORUM” dedim “Ne yapalım ne istiyorsun Ozaman?” Diye sordu cevap vermedim “Ya o itle evleneceksin yada benimle sadece kâğıt üstün de evleneceksin kurtulacaksın” dedi haklıydı aslın da eğer Aras ile evlenirsem abimden kurtulamazdım ve benim en çok istediğim şey abimden kurtulmak ama eğer Deniz ile… Off “Bak Zehra hayatın kurtulur diyorum kızım götürürüm seni Ankara’ya abinin suratını asla görmezsin prensesler gibi yaşar gidersin sonra da boşanırız olur biter” dedi “Boşanırmıyız?” Diye sordum kafa salladı “Evli duracak halimiz yok ya sadece seni kurtarmak için bir süre evli gibi davranacağız” dedi “Deniz sen benimle dalgamı geçiyorsun?!” Dedim “Hayır.Niye kızdın ki şimdi?” dedi “Niye mi kızdım olum biz boşanacaksak hiç evlenmeyelim daha iyi. Hem ben boşanıp abimin yanına gelirsem abim beni-“ diyordum ki parmaklarını dudaklarıma götürdü ve beni susturdu “Bana bak Zehra o işi sonra düşünürüz şimdi şu Aras itinden kurtulalım” dedi “Yarın sabahtan nikah dairesine gidelim olsun bitsin bu iş alırız aile cüzdanı atarız abinin önüne hiç bir şey diyemez” dedi “Tamam mı varmısın benimle bu belaya dalmaya” dedi
Varmıydım? “Varmısın?” Diye tekrar sordu ve kafasını tam gözlerimin hizasına göre ayarladı
“Varım” dedim, sırıttı sonra kafasını yukarıya geri kaldırdı “Tamam Ozaman sen şimdi geri git arabaya dinlen yarın sabah 09.00 da gideriz nikah dairesine” dedi kafamla onayladım. Sonra Deniz bana biraz baktı elini kaldırdı yanağıma doğru getiriyordu ki bir ses yükseldi “ASKER DENİZ KAYRAN ÇABUK GEL!”. Komutanın bağırmasıyla Deniz irkildi ve bana göz kırpıp komutanın yanına doğru koşmaya başladı. Allah’ım sen sonumuzu hayret…
Bölüm etkileşimi
