1. bölüm · KARADENİZ’İN YEMİNİ
KUZEY’iN RÜZGARI SERTTİR
“Çayır Çimen geze geze of of çayır Çimen geze geze of. Oldum ben bir geveze kızına gönül verdim darılma hanım teyze of nenem of kızına gönül ver-“
“ Lan bi sus ”
“Aman be azıcık şarkı söyleyiverdim ne kızıyorsun Murat “
“ Ya Deniz’m tamam söylede şurda uyumaya çalışıyorum “
“ Asker Deniz Kayran!”
“ Emredin komutanım “
“ Nöbete çağırılıyorsun “
“ şimdi mi komutanım?”
“ Yok yarın! Saçmalama asker çabuk git nöbete”
“ Emredersiniz komutanım “
Deniz komutanın emriyle hemen yataktan aşşağı indi ve botunu giymeye başladı.
“ Ya olum benim nöbet sırama daha vardı ya” dedi Deniz
“ Olum komutandan dahamı iyi bileceksin yarım saat çayır Çimen söyleyeceğine uyusaydın “ dedi Murat.
“ Ya Off benim bot ayağıma olmuyorr”
“ Şaka yapıyorsun!? Deniz ben onu 60 derecede yıkadım “
“ Olum sen salak mısın Murat botun yapışkanı erimiş gerizekalıı!”
“Ya ne bileyim çok biliyordun madem kendin atsaydın makineye Allah Allah “
“ Ulan Murat ben senin… “
“ASKERR”
“ Geldim konutanımmmm”
ZEHRA
“Gel kuzum gel arkada kalmayın “. Of keçileri otlatmaya çıkarmak hemde gece çok zordu. Keçilere yemek getiren araba bozulduğu için keçileri besleme işi yine bana kalmıştı. Zaten her zaman bendeydi… tam tamına 50 keçi vardı ama hepsi de benim sözümü dinlerdi “ Bakın siz burda otlanın ben şuraya oturacağım sakın uzaklaşmayın tamammı kuzularım” keçilerimin beni anladığını o kadar eminim ki onun için rahat rahat oturup biraz dinlene bilirim. Bir tane ağaç buldum ağaca yasladım ve biraz dinlenmeye başladım taki bir çığlık duyana kadar
“ Aaağğ!” Bir erkek çığlığıydı
“ Aaağğğ! “ Evet evet erkekti ve tam olarak benim üzerime doğru koşuyordu .
“ Dur dur sakin ol dur “ diyerek önüne atıldım. Beni görünce bi anlık durdu ve öylece baktı. Sarışın yeşil gözlü uzun bir erkekti üzerinde asker üniforması vardı . Bana öylece boş boş bakıyordu tam ne bakıyorsun diyecektim ki dememe kalmadan adam bi anda arkadan gelen bir darbeyle ayaklarıma serildi ve bilin bakalım darbeyi kim yapmıştı? Benim en inatçı en sinirli keçim asi. “ Asi dur kuzum dur !” Diyerek asi yi sakinleştirmeye çalıştım yerde yatan asker olduğunu düşündüğüm adam hemen kalkıp arkama geçti “ Ne olduu gelemiyormusun hee” diye asiye bağırmaya başladı asi onun bağırdığını fark edince dahada çok sinirledi ve ayağını toprağa sürtmeye başladı “ SUS” diye bağırdım arkandaki varlığa “Durdur şunu manyak bu hayvan” dedi arkamı döndüm ve “ Sensin manyak benim hayvanlarıma kimse manyak diyemez” dedim bu cümleyi kuracağımı düşünmüyordu sanırım bi anlık gözleri büyüdü ve sonra yine benim gözlerime baka kaldı. Bana boş boş bakarken bende asiyi sakinleştirmeye çalışıyordum “ Kuzumm asim hadi git bak bakalım şu derenin orda mantar varmı? “ dedim asi beni anlardı. Tam asiyi ikna ettim yolluyordum ki bi anda kulağıma birisi bişey fısıldadı “Sen az önce keçiye kuzu dedin yanlış söyledin bunun farkındasın dimi?” Hay Allahım yine bir sinirle arkanı döndüm “ Evet farkındayım. Ben keçilerime kuzum derim.” Dedim ve yine önüme döndüm asi en sonunda gitmişti çok şükür. Şimdi bi tane sorunu hallettiğime göre arkamda kimin olduğunu öğrene bilirdim arkamı tam dönecektim ki birinin nefesi boynuma vuruyordu yavaşça kafamı çevirdiğimde iki çift yeşil gözle karşılaştım bana bu sefer boş değilde değişik bakıyordu ama nasıl olduğunu bilmiyordum. Bana baktıkça bende ona bakıyordum ki… NE YAPIYORUM BEN! Koskocaman Zehra Aydemir bir erkekle bu kadar bakışamazdı! Hemen ileriye doğru bir adım attım ve arkamı döndüm. Karşıma kim olduğunu bilmediğim biri vardı “ Kimsin sen?” Dedim sert bir ses tonuyla “Asker” dedi “ biliyorum asker olduğunu adın ne ?” Dedim “ He Deniz “ dedi sonra sırıttı “Sen” dedi “ Ben ne “ dedim “Adın ne ?” Dedi “ Sağane” dedim böyle bir cevap beklemiyordu sanırım çünkü bana yine boş boş bakmaya başladı. Daha fazla bakmasın diye arkamı dönüp keçilerime doğru gitmeye başladım. “ Dur nasıl sanane ama ben adımı söyledim “ dedi “ Söylemeseydin” dedim “Ne!?” Dedi arkamı dönüp geri geri yürümeye başladım
“Sende azıcık sağırlık var galiba “ dedim “Hayır yo-“ diye cevap veriyordu ki bir anda kendimi yerde buldum. Geri geri yürürken ayağım taşa takılmıştı Allah kahrı bela ya rezil oldum. “İyimisin!?” Diyerek hemen kafamın yanına eğildi
Deniz “İyiyim” diyerek ayağa kalkdım. “Sadece biraz kafam acıdı” dedim “Gel dur hemen kalkma otur şuraya diyerek beni geri oturttu. Sonra ise gülmeye başladı “Ne gülüyorsun be adam!” Dedim “Hiç. Sadece havalı havalı gidiyordun havan çabuk söndü” dedi ve dahada çok gülmeye başladı “Uyy dokunma bağa” diyerek ittim elini
“Sakin ol ya sadece kafanda bi yarık varmı diye bakıyordum” dedi “BAKMA” dedim hem gülüyordu hemde iyimisin diye ilgileniyordu ayarsız herif. “Off hava çok soğuk, bu taşlarda soğuk gel şuraya gidelim” dedi haklıydı rüzgar kuzeyden esiyor du. Tam ayağa kalkacaktım ki Deniz elini uzattı. Ve eliyle gel işareti yaptı bu elimi tut demekti. Bu adam bana elimi tut mu diyordu ? BANA BİZZAT BANA ZEHRA AYDEMİRE hıh ölürümde tutmam onun elini tutmayıp kendim yerden destek alarak ayağa kalkmaya çalışıyorumdum Deniz se bi kaşı havada bana öylece bakıyordu “Kızım tutsana elimi ne uğraşıyorsun” dedi ben se onu duymazdan geldim ayağa kalkmaya çabalarken Deniz Ofladı ve beni bir anda belimden tutup kaldırdı “Ne yapıyorsun be terbiyesiz adam !” Diyerek omzuna bir tane geçirim “Aağ ne vuruyorsun be yardım ediyorum işte” dedi “Etme!” Dedim ve yürümeye çalıştım ama yürüyemedim ya sabır topallıyordum “Yavaş git” dedi yavşak bir ses tonuyla “benimle konuşurken ağzını yamultarak konuşma” dedim “Niye kimsin ki sen?” Dedi aa resmen beni aşşağılıyordu hemen arkamı döndüm ve “Ben Zehra Aydemir” diyerek bağırdım gülmeye başladı “ Ne gülüyorsun?!” Diye yine bağırdım “Var ya şeninde o keçiden bi farkın yok he “ dedi. Ne alaka ya ne yaptım da benzetti gözlerine boş boş bakınca anlamadığımı anladı “Hani senin o keçi varya asimidir nedir aynı sende onun gibisin. Onuda bir şey yaptırmak için hırslandırmak lazım senide” dedi ve dahada çok gülmeye başladı. Aslında mantıklıydı ben asiyi dereye yollarken diğer keçiler ot yerken o mantar yesin diğerlerinden üstün olsun diyerek kandırmıştım aslında ot yemeyi mantardan daha çok severdi ama sırf diğerlerinden farklı olmak için mantar aramaya gitmişti. AMA ŞÖYLE BAKALIM BEN MANTAR ARAMAYA ÇIKMADIM. “Tamam gülme artık pis adam” dedim “Aa ne kadar ayıp ben seni kurtardım ve sen bana pis diyorsun öyle olurmu hiç” dedi “Sen kaç yaşındasın?” Diye sordu “Sağane” dedim “OFF” dedi ister istemez hafifçe sırıttım onu gıcık etmek güzeldi. “Tamam ben söyleyeyim madem. Ben 23 yaşındayım. Ve Ankara’da yaşıyorum annemin adı Lale babamın adı Haluk en küçük kardeşimin adı Kaan ve ortanca kardeşimin adı Alp.” Dedi “Kardeşlerinde sana benzermi?” Diye sordum “Tip olarak asla ben daha yakışıklıyımm” dedi hahaha ne kadar komik “ Huy olarak dedim “ “Huy olarak da okadar benzemeyiz yani onlar daha çok ciddi ve iş adamı vibesi verirler ama ben doğalımdır” dedi “ İyi bari sana benzeselerdi annenize çok çektirirdiniz” dedim kaşları çatıldı “Niye ki ben gayet usluyum” dedi “Hı Hı sorma “ dedim
“Ne yaramazlığımı gördün ya” dedi
“Kuzuma manyak dedin” dedim
“Ama manyak” dedi “ Aa ne münasebet canım sensin manyak” dedim “Canım mı?” Dedi sırıtarak
“Sözün gelişi kot kafalı uşak” dedim
“O nedemek” dedi “Salak demek” dedim
“ Bana niye salak diyorsun?” Dedi
“Çünkü öylesin” dedim
“ ne salaklığımı görün?” Dedi
“Kuzuma manyak dedin” dedim
“Of aman be be keçiymiş arkadaş” “Demedim farz et ama kafamda o keçi hep manyak keçi olarak kalacak” dedi “Boş konuşma Deniz” dedim
“ Sende çok dolu konuşma ne bu felsefe ya” dedi sonra bir anda “Keçi” dedi ne keçisi etrafta keçi yoktu.” Ne keçisi?” Diye sordum “Sensin keçi” dedi “Bundan sonra senin lakabın keçi” dedi
Tam Denize laf söyleyecektim ki benim keçilerde biri dereye düşmüş meliyor Denize birşey söylemeden koşarak daha doğrusu topalayarak keçimi kurtardım Deniz se derenin oraya gelemiyordu bana sadece uzatan el salladı Tabikide karşılık vermedim kot kafalı uşak…
BÖLÜM SONU
