3. bölüm · KARADENİZ’İN YEMİNİ

BENCE EVLENMELİYİZ HEMDE BU GECE

Kübra Tombul

DENİZ
“Ya Deniz olum az bi yavaş yürü” diye bağırdı Murat ama şuan okadar sinirliydim ki onu bile dinleyecek halim yoktu. Sonunda askeriye ye gelmiştik hemen elim de ki eşyaları yere bırakıp çantamdan kâğıt kalem çıkardım ve Zehra’nın numarasını yazdım arabadan tam ineceğimizde onun numarasına bakmıştım ve ezberim iyi olduğu için de hemen ezberlemiştim . Numarayı yazdıktan sonra uzandım ve tavanı izlemeye başladım. “Deniz olum iyi misin?” Diye sordu Murat yanıma geldi ve beni biraz dürttü “Ne var lan!” Diye bağırınca oda karşılık verdi “Asıl sende ne var olum arabadan indiğimizden beri bi haller tavırlar ne oluyor olum” dedi “Sen duymadın mı?” Diye sordum “Neyi?” Diye cevap verdi anlaşılan duymamıştı. “Tabi duymamışsındır sen o sırada Elif’i inceliyordun.” Dedim “Senin aranda Elifle birşey mi var?” Diye sordum “Vardı…” dedi “Neyse boş ver sen bizi senin neyin var onu anlat” dedi “Arabadayken Zehra’nın telefonu çaldı
Telefonu çantasındaydı açamıyordu siz açmayınca bana aç dedi bende açtım bilin meyen numaraydı sonra şerefsizin biri çıktı adı Aras mıdır nedir işte” dedim “Arasmı!?” Dedi kafamla onayladım “Aras kim ki” dedim “Zehra’nın eski sınıf arkadaşı ama bir de abisinin en yakın arkadaşların dan biri” dedi “Zehra’nın abisi mi var?” Diye sordum “Evet maalesef var” dedi
ZEHRA
“Ooo kimler gelmiş kimler, Zehra abicim saat geç olmadı mı biraz daha erken gelsene” Allahım ne olur kabus görüyor olayım ne olur “Zehra abicim girsene içeriye bak üşürsün sonra almazlar seni”
Bir anda kolumu tutup içeriye çekti “Bırak bırak kolumu!” Dedim ama ne fayda kolumu öyle bir sıkıyordu ki “Ne o Zehra acıdı mı abicim he “ dedi ve beni bir anda yere doğru fırlattı. Ve üzerime doğru yürüdü “Abicim beni hiç özlemedin mi? Ama ben seni çok özledim” diyerek elini saçlamıda gezindirdi sonra bir anda saçımı çekti o an kadrajıma başka birisi girdi annem daha doğrusu üvey annem bana öylece bakıyordu ne bir dur diyordu nede durdurması için çabalıyordu beni direk izliyordu hatta hafifçe gülüyor bile olabilirdi “Ne istiyorsun” dedim “Hiç bişey sadece biraz oynamak istiyorum” dedi abim daha doğrusu üvey abim “NE İSTİYORSUNN” diye bağırdım “Aa ne kadar ayıp insan hiç abisine bağırırmı hemde böyle bi abiye sen hiç bağırırmısın anne?” Dedi şerefsizce sırıtarak.
Bir anda beni saçlarımdan tutup ayağa kaldırdı ve koltuğa doğru fırlattı. “Abicim hani ben 5 senedir hapisteyim ya hapiste hiç oynayamadım hep enerjim içimde kaldı” dedi “Sen enerjini adam öldürerek harcıyorsun!” Diye bağırıdım bu sefer canını gerçekten yakmış olacağım ki saçımı dahada çok sıkı tuttu ve bir anda çekti resmen saçımı yoluyordu. “Haklısın Zehra ama bende bir insanım bir abiyim ve benim en büyük hakkım senin evlendiğini görmek” dedi ve sonunda lanet ellerini saçlarımdan çekti “Uzun lafın kısası evleniyorsun Zehra” dedi “Ne… Ne evlenmesi…”
Dedim “bildiğin evleniyorsun Zehra sende görmeyeli epey büyümüşsün artık evlenmen lazım bu evde fazlalığa yer yok” dedi “LAN DAHA 20 YAŞINDAYIM NE FAZLALIĞI EĞER BU EVDE FAZLALIK ARIYORSAN EN BÜYÜK FAZLALIK SENSİN!” Diye feryat ettim “Ne diyorsun lan sen “ diyerek üstüme çıktı ve boğazımı sıkmaya başladı
“Öldürürüm lan seni” dedi Allahım ne olursun öldürsün,öldürsün de bu çileden bu hayattan kurtulayım lütfen. Gördüğüm tek manzara üstümde en lanet kişi olması ve benim boğazımı sıkıyor olmasıydı kulaklarım sa sadece hakaret duyuyordu ama zaman ilerledikçe hakaret değilde çınlama oluyordu. Nefesin gerçekten kesilmişti sanırım artık öl- bir anda üzerimde ki yük gitti öksürerek nefes almaya çalıştım gözlerimi zar zor açtığımda karşımda Arası görüdüm hemen başucuma geldi ve bağırmaya başladı ama nedediğini tam anlayamadım sonrası ise basit bir bayılma ve ayıltma hikayesiydi ama benim için en büyük travmaydı…
DENİZ
“Ya uğraşma Deniz anlatamam” dedi Murat
“Ya lütfen anlat abisi nasıl biri yalvarıyorum lütfen” dedim “Ya hayır olmaz Deniz vallaha Zehra beni vurur” dedi Murat “Ya olum Bişi olmaz ben seni korurum lütfen anlat artık” Murat güldü “ Sen varya Zehra’nın sinirli olduğu zamanında onun yanında olsan canını kurtarmak için kaçarsın bomba gibi bişey oluyor o” dedi “Kaçmam tam aksine daha hızlı patlasın diye bombayı çakmakla yakarım” dedim Murat böyle bişey diyeceğimi düşünmüyordu sanırım “İyi laf lan. İyi hadi gel beni koruyacağına güvendim anlatayım” dedi oh be sonunda “Bak şimdi Deniz Zehra’nın babası var adı Kadir amca o iki kez evleni ve ilk evliliğinde Zehra dünyaya geldi ozamanlar herşey çok normaldi güzeldi mutlulardı taki Zehra’nın annesi ölene kadar.” Dedi Murat “NE?” Dedim Zehra’nın annesi öldümü? “ Zehra’nın annesi Neriman teyze yediği bir mantardan dolayı zehirlenerek vefat etti Zehra o sırada daha 6 yaşındaydı”
“Allah rahmet eylesin, mekanı cennet olsun” dedim başka ne dene bilirdi ki…
“ Neyse sonra Kadir amcanın psikolojisi baya kötüleşti doktor yanına bir yoldaş lazım diyince karşısına ilk çıkan kişiyle evlendi ama asla bi ilişki yaşamadı evlendi Zehrayı 8 yaşına kadar evde büyüttü sonraysa işe başladı bir tane maden ocağında çalışıyor şimdi. Kadir amcanın evlendiği ikinci kadının da ikinci evliliği oluyor kadının adı Havva bir tane oğlu var Baran işte o Zehra’nın üvey abisi. Zehra’ya hem üvey annesi hemde üvey abisi çok çektirdi bizimle oyun oynamak isterdi sırf tek kız o oluyor diye oyun oynamaya yollamazdı kızı hep aşşalardılar ve kötülerdiler Zehra 15 yaşına geldiğinde Bara’nı hapise attılar”
“Neden suçu neydi?” Diye sordum
“Biz de bilmiyoruz hiç kimseye söylemediler” dedi demek Zehra’nın hayat hikayesi buydu vay be. “Ama işin garip tarafı şuan Aras niye geliyor du” diye sordu Murat “Evet niye geliyor” diye bende sorumu sordum “Peki bu Aras neyin nesi” dedim “Aras’da Zehra’yla birlikte ilk ve orta okulu birlikte okudu Aras Zehra’ı çok seviyordu baya mektuplar filan yazıyordu ama Zehra hiç oralı olmuyordu Aras da büyüdükçe Zehra’nın kendisini kullandığını düşündü doğruda düşünüyordu ama aman be diyip çekip gitmedi tam tersi Aydemir ailesine çok fazla yanaştı Baranla arkadaş oldu Baran hapise gidince oda bir anda gitti ama şimdi niye geri geliyor ki?” Dedi Murat “Murat sen bu Baranın hapisten ne zaman çıkacağını biliyormusun?” Diye sordum “Hayır her seferinde gidip sorduğumuzda 5 sene sonra inşallah diyordu Havva teyze” dedi “Ulan ya Baran geldiyse!” dedim “Yok ya Denizim daha vardır herhalde” dedi Murat “Olum Murat Aras belliki Baranı takip ediyor o gidince gidiyor gelince geliyor kaç sene sonra adam niye geri gelsin” dedim Murat düşündükten sonra “Harbiden lan” dedi Murat’a kalk işareti yaptım oda bana nereye işareti yaptı ben yinede kalk dedim ve elime kâğıdımı alıp Murat’la birlikte gizlice odada çıktık. “Deniz nereye?” Diye sordu Murat, fısıldayarak konuşuyorduk “Birisini arayacağız” dedim ve Muratı’da peşimde sürükledim. Sonunda gelmiştik numarayı hemen yazdım ve aradım…
ZEHRA
Ben yanımda üvey abim karşımda Aras tam solumdaysa annem oturuyordu Aras ve üvey abim derin sohbet içindeydiler ama ben keşke ölseydim diyip duruyordum bi kaç dakika sonra telefonum çaldı telefonum yukarıdaydı üvey abim sesi duyunca hemen bana döndü bende ona bakıyordum hırsla ayağa kalkmıştım ki üvey abim kolumu çekerek beni geri oturturdu tam o sırada Aras “Baran ağabey salda baksın telefona” dedi bunu duyan üvey abim kolumu itekleyip elini koltuğa sildi sanki kirliymişim gibi üçünede bişey demeden yukarı koştum ve odamın kapısını kitleyip telefonumu alıp kıyafet dolabımın içine girdim telefon da hiç bilmediğim bir numara vardı açtım “Alo kimsiniz?” Dedim “Alo Zehra biziz Deniz,Murat” o an içim de değişik bir şey oldu sanki rahatladım gibi sakinleştim gibi “İyimisin” dedi Deniz “İyiyim” diye yalan söyledim “Eminmisin ?” Dedi Deniz “Eminim” dedim “O Aras şerefsizi geldi mi ” diye sordu Deniz sinirlendiği ses tonundan anlaşılıyor du “Geldi” dedim “Zehra abin hapisten çıkmadı dimi” diye sordu Murat. Ne diyecektik çıktı dersem gelirlerdi abim onlarıda döverdi “Gelmedi” dedim “Emin misin?” Diye sordu Deniz “Eminim Deniz” dedim tam o sırada ses duydum “Zehraaa” şerefsiz abim geliyordu “Zehra o kim?” Diye sordu Deniz “Hiç kimse kapatmam lazım” dedim “DUR” deselerde kapatmıştım bile hemen dolaptan çıktım ve kapıyı açtım karşıma lanet olası abim ve Aras vardı o an bir tane söz benim kalbime hançer vurdu “Bir kaç güne Aras ile evleneceksin”
DENİZ
“ Lan Zehra Zehra. Kapattı” dedim “O kimin sesiydi sence?” Diye sordu Murat “Bence abisi” dedim Murat’da kafa salladı “Ee burada öylece duracakmıyız Zehra’ya yardım etmemiz lazım” dedim “Ama olum komutandan izin alsak vermez ki daha sabah köydeydik 2 saat köyde kaldık bu normalde başımızda komutan olmadan olmaz” dedi Murat “Ama başka yapacak bir çağremiz yok yürü Gelde izin alalım komutandan” dedim ve Murat’ı yine çekiştirmeye başladım komutanın odasına gelmiştik kapıyı tıklayıp içeri girdik komutan yine bizi görünce çok sevindi o kadar çok sevindiki girer girmez bizi bağırarak karşıladı “NE VAR ULAN NE VAR” “Şey komutanım biz şey için geldik” dedim komutan bize çok kötü bakıyordu “NE İÇİN?” Diye bağırdı Muratla göz göze geldim resmen bana benim konuşmam için yalvarıyordu “KONUŞSANIZA LAN DİNGİLLER” diye tekrar bağırdı en sonunda Murat bir anda şey dedi “Komutanım gitmemiz lazım çünkü benim günüm geldi” dedi ne günü lan “NE GÜNÜ ASKER!” “Şey günü komutanım baya böyle kısır filan yapıyoruz ya komutanım o gün geldi benimde gitmem lazım” dedi lan ne saçmalıyor bu “SİZ BENİMLE DALGAMI GEÇİYORSUNUZ” hemen devreye girdim “Komutanım kusura bakmayın da arkadaşımın Annesi annesi…” diyip ağlamaya başladım Murat bir anda anlayamadı ama sonra oda ağlamaya başladı “Ne var olum ne oldu annesine?” Diye sordu komutan komutanın sesi bir anda incelmişti oh be işe yarıyordu “Komutanım Muratın annesi…” Murat öyle böyle ağlıyordu ki az kalsın ben bile gerçekten ağlıyor sanacaktım “söyleyin olum artık ne oldu annesine?” Dedi komutan “Komutanım annesi balkondan düşmüş onun için acilen gitmemiz lazım” dedim “Allah Allah durumu nasıl peki” diye sordu komutan “bilmiyoruz komutanım eğer gitmemize izin verirseniz durumunu öğrenip geleceğiz” dedim “Tamam gidin ama yarın sabaha burada olun” dedi onaylayıp teşekkür ettikten sonra hemen odadan çıktığımız gibi bi arkadaşın arabasına bindik ve Zehragilin evinin oraya geldik.”Hangisi Zehra’nın odası” diye sordum Murat gösterdi yerden bir tane taş bulup cama attım. Belki abisi çıkar diye hemen saklandık ama çok şükür ki abisi değildi cama çıkan kişi Zehra’ydı hemen el sallayıp biz olduğumuzu gösterdik Zehra camı açıp “Sizin ne işiniz var burda” diye sordu “İyimisin diye bakmaya geldik” dedim “İyimisinn” diye sordu Murat Zehra biraz düşündü ve sonra “İyiyim dedim ya size gidin şimdi “ dedi “O telefonda ki bağıran kimdi?” Diye sordum hemen “Hiç kimse” dedi inanmamış gibi baktım oda bana baktı. “Gelsene aşşağıya” dedim “Hayır abim görürse beni-“ diyordu ki bir anda ne söylediğini anladı “Abin hapisten çıktımı!?” Diye sorduk Muratla aynanda “Sen nerden biliyorsun Deniz” dedi “Boş ver. Eğer abin varsa seni hiç bırakmam burda” dedim Murat’da onayladı “Zehra şimdi aşşağı iniyormusun yoksa inmiyormusun?” Diye sordum “inmiyorum” dedi “Tamam Ozaman bağırırm ve herkesi başınıza toplarım” dedim “NE!? sakın yapma böyle bişey” dedi “Ozaman aşşağı in” dedim Zehra oflayarak kapıdan dışarı çıktı “Derdiniz ne sizin niye geliyorsunuz!?” Diye bize kızıyordu ki arkasında ki Muratı fark etmedi Murat Zehra’nın ağzına bezle bastırıyordu çünkü Zehrayı bayıltmamız lazımdı sonunda bayıldı ben hemen Zehrayı kucağıma alıp arabaya bindik ve askeriyeye doğru gitmeye başladık. “ Başardık lan Deniz” dedi Murat “Tabi oğlum benim fikirlerim her zaman tutar” dedim ben arkaya binmiş dizime Zehrayı yatırmıştım Murat’da arabayı sürüyordu. Sonunda askeriyeye geri gelmiştik. Murat hemen arabadan indi “Gel olum” dedi “Nereye “ dedim “Koğuşa” dedi “Hayır olum saçmalama kızı nereye koyacağız.” Dedim “Ee olum ne yapacaz Ozaman” diye sordu Murat “Sen git ben de az sonra gelirim zaten koğuştaki herkes uyumuştur hiç çaktırma” dedim ve Muratı yolladım. Kaldım Keçi ile başbaşaa ister istemez elim saçlarına doğru gitti saçları çok yumuşakdı saçlarından sonra elim boynuna doğru ilerledi hafif üşümüştü, hemen üstümdeki ceketi çıkardım ve keçinin üstüne örttüm. Gerçek hayatta insanlara terör estiren Zehra şuan benim dizimde bir bebek kadar masumca uyuyordu. Onun saçlarını oynarken çok değişik bir duygu yaşıyordum arabanın kapılarını kitleyip bende uyumaya çalıştım gerçi yanımda saçını oynamama izin veren biri olduğu için uyumam hiçde zor olmadı. “İYİ GECELER KEÇİ”