DAĞLARIN GÖLGESİNDE

Vaveyla Yazarı: Kübra Tombul

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 13Şu an: DAĞLARIN GÖLGESİNDE

O gün abimin aramasının ardından hiç adam akıllı uyuyamadım. Aramasının ardından 2 gün geçmişti bir daha ne beni aradı ne de bana mektup yolladı. Şimdi ise ben ve Deniz’in ailesi kocaman bir masada oturmuş kahvaltı yapıyorduk. “Tuzu uzatır mısın canım karıcım?” Dedi Deniz bir anda bir ona baktım bir tuza sonra uzatmadan tuzu uzattım. İştahım yoktu aç değildim ve hemen kalkıp odama gitmek istiyordum çağresizce Deniz’e baktım o zaten dimdik bana bakıyordu “İyi misin?” Diye sordu gözlerimin içine bakarak diğer ev halkı normalce kahvaltısını yapıyordu Deniz’in sorusunu kafamla onaylayarak iyi olduğumu belirttim ama iyi değildim kötüydüm ve neden kötü olduğumu bilmiyordum. Deniz bir bana baktı sonra ailesine bakıp yavaşça sofradan kalktı “Biz kalkalım dimi karıcım” diyip yanıma geliyordu ki babası, Haluk amca, bir anda elini masaya vurdu “Daha kahvaltı bitmedi otur oturduğun yerde!” Dedi masaya vurmasına karşılık Deniz kaşlarını çatıp ekledi “Biz doyduk bizim için bitti ha eğer ki senin için bitmediyse.” Diyip sert bir bakış atıp vurgu yaparak “Sana afiyet olsun babacım” dedi ve beni elimden tutup bir anda yerimden kaldırıp odamıza götürmeye başladı. Kapıyı açıp beni odaya soktu “Sen iyi misin?” Diye sordu bana “İyiyim” dedim “Hayır değilsin” diyip yanıma geldi ve beni belimden tutup ekledi “Zehra sen o bara gittiğimiz günden beri iyi değilsin” dedi gözlerimin içine bakarak “İyiyim Deniz” diyerek onun kollarını ittiriyordum ki bırakmadı ve daha da çok kendisine yaklaştırdı “Bana iyiyim diyip beni kandırdığını mı düşünüyorsun. Yanlış düşünüyorsun kendi kendinin gözlerini boyuyorsun.” Dedi ve sonra derin bir nefes alıp ekledi “Bak Zehra eğer ki o gün sana kötü bir şey yaptıysam-“ diyordu ki sözünü kestim “Ne demek istiyorsun?” Dedim “Yani şey eğer seni kırdıysam veya başka bir şey yaptıysam özür dilerim” dedi “Ben seni kırmak istemem” diyip çenemi tutup yavaşça kaldırdı “Şimdi bana ne olduğunu söyle bende çözeyim” dedi “Ya çözemeyeceğin bir şeyse?” Dedim sırıttı ve ekledi “Sen söyle çözüp çözemeyeceğimi ben karar vereyim” dedi bu sözün ardından istemeden bende güldüm şerefsiz hiç güven vermeden güven veriyordu değişikti. “Ee anlatmayacak mısın derdini?” Diye sordu “Deniz” diyordum ki Deniz’in telefonu çaldı. Telefona bakmadı bile gözlerime kitlenmişti “Evet anlat dinliyorum” dedi “Telefonun çalıyor” dedim kafa salladı “Evet ama bu senin derdini anlatmana engel değil. Dinliyorum” dedi “Deniz telefonunu açmayacak mısın?” Diye sordum “Hayır. Anlat dinliyorum” dedi “Denizz” dedim “Ya of başlarım telefonuna ya” diyerek oflaya puflaya telefonu açtı “Alo” dedi “Alo” diye tekrarladı “Sesim gelmiyor mu?” Dedi “kim o?” Diye sordum “Bilmiyorum numara” dedi “Alooo! Sesim geliyor muuu?” Diye bağırmaya devam etti ama sadece bir ses duyuldu bir saat sesi tik tak tik tak… ve sonra telefon kapanma sesi. Deniz telefona bakakaldı “Bu neydi şimdi?” Dedi bana bakarak “Deniz” dedim çağresizce “Ya hayır madem numara çeviriyorsunuz adam akıllı bir senaryo bulun da dalga geçin” dedi “Yani meselaaa… Heh bak numaranızı tuvalete yazmışlar diyin hemde bokla” diyip kahkaha attı “Bu fikir çok iyiymiş bir ara yapıcam” diyip bana baktı sonra gülüşü soldu ve yanıma geldi “Ne oldu? Yüzün düştü” dedi bana bakarak “Sen bana derdini anlatacaktın anlat hadi” dedi “Deniz” dedim “Efendim” dedi “Arayan kişi numara çevirmedi” dedim kaşının bir tanesini havaya kaldırdı “Nerden biliyorsun? Hem o zaman yanlış aramıştır olamaz mı?” Dedi “Olamaz çünkü ben arayan kişiyi biliyorum” dedim şaşırdı gerçekten şaşırdı “Kim?” Dedi “Abim” dedim “Ne nasıl senin o şeref yoksunu abin mi?” Diye sordu “Evet” dedim “İyi de o nereden bulmuş benim numara mı ayrıca neden beni arayıp böyle bir şey yaptı?” Diye sordu “Mesaj verdi” dedim “Ne mesajı” dedi “Of Deniz çok salaksın” diyerek yatağın başına oturdum “Ne ne oldu da bana salak dedin şimdi” diye o da yanıma oturdu sonra bana doğru eğilip ekledi “Benden bir şey mi saklıyorsun?” Diye sordu “Deniz ben iki gün önce abimle konuştum.” Dedim pat diye “Ne zaman saat kaçta?” Diye sordu “Saat gece 2-3 filandı.” Dedim “Ne konuştun?” Diye sordu “Bizd mektuplar geliyordu ya” dedim “Evet” dedi “Mektupları gönderen oymuş” diyerek mektupları biriktirdiğim kutuyu getirdim ve mektupları yatağa döktüm “Bak” diyerek iki gün önce cebimden çıkan mektubu ona doğru uzattım. Alıp okudu”Yani sen diyorsun ki bunlar abinin oyunları. İyi de bizden ne istiyor?” Diye sordu “Bilmiyorum sadece bizi yanına çağırıyor bunu biliyorum” bizi yanına çağırıp ne yapacak ya?” Diye sordu “Off ben nereden bileyim Deniz! Bilsem sana sormam herhalde?!” Dedim “Olur mu hiç öyle bilsen bile bana da soracaksın birlikte karar vereceğiz” dedi “Niyeymiş o?” Diye sordum “Çünkü evliyiz” dedi “Kâğıt üstünde!” Dedim “olsun evli miyiz evliyiz ben bilmem. Bir birimizden hiç bir şey saklamayacağız” dedi “O zaman bende sana bir şey soracağım” dedim “sor” dedi “Sarhoş olduğun güne dair bir şey hatırlıyor musun?” Diye sordum biraz düşündü “Sadece senin bana merdivende kızdığını hatırlıyorum o kadar. Ne o yoksa başka bir şey mi yaşandı” dedi sırıtarak ona boş bir bakış attım. Güldü sonra geri ciddi haline döndü “Ee napıcaz şimdi?” Diye sordu “Bilmiyorum” dedim biraz durdu durdu ve “Kalk hadi hazırlan da Karadeniz’e gidelim” dedi ve yataktan kalktı “Ne!?” Dedim şaşkınlıkla “Ne, ne? Kalk işte abinin derdini öğreniriz niye böyle saçma sapan şeyler yapıyormuş öğreniriz” dedi ama ama ya gidince bir şey olursa ya Deniz’i vurursa bir dakika ben ben az önce Deniz’i mi düşündüm vay canına “Geliyor musun?” Diye bir ses böldü düşüncelerimi “Deniz” diyerek yanına gittim “Hı Söyle” dedi “Ya abim bize bir şey yaparsa?” Diye sordum çekinerek bu sorumun ardından elimi tuttu “Korkma sana hiç kimsenin dokunmasına izin vermem.” Dedi “Sen” dedim “Ben ne?” Dedi “Ya sana bir şey yaparsa?” Dedim bunu dediğim an Deniz’in resmen gözleri parladı sonra sırıtarak konuştu “Vay keçi, sen beni mi düşündün az önce ben mi yanlış anladım?” Dedi “Sana bir şey olursa bende geri eve dönmek zorunda kalırım onun için.” Diyerek elimi onun elinden çektim “Bana bir şey olsa bile seni yine de o gavurun yanına yollamam” dedi ciddiyetle “Hadi hazırlan ben Buz’u çıkartayım sonra yola çıkarız” dedi ve aşağı indi Allahım sen bizi koru yarebbim.
20 DAKİKA SONRA
Şuan Buz’un içinde memleketim Karadeniz’e doğru gidiyorduk resmen içimden bildiğim tüm duaları okuyordum nedense çok kasmıştım. “Zehra camını aç istersen” dedi Deniz hiç bir şey söylemeden camımı açtım ve yolu izlemeye başladım.”Zehra?” dedi Deniz “Efendim” diye cevapladım onu “Senin doğum ne zamandı?” Diye alakasız bir soru sordu ne alaka bu şımdı her neyse sakince sorusunu cevaplarım “23 Mart. Senin?” “Hmm yakınmış doğum günün. Benimde 4 Kasım” dedi “İyi” dedim “Senin boyun kaçtı?” Diye yine çok mantıksız bir soru daha sordu şaşkınca yüzüne baktım “Ne” dedi bana bakıp “Neden böyle alakasız sorular soruyorsun?” Dedim o ise sadece omuzunu silkip “Merak” dedi sonra bana bakıp “Ee soruma cevap alamadım?” Dedi derin bir nefes verip “1.67” dedim “Hmm iyiymiş. Benimde 1.94” dedi ve hafifçe sırıttı “Senden uzunum” dedi sırıtarak “Normal değil mi yaşça büyüksün ve erkeksin aslında sana abi bile demem gerekiyor” dedim kaşları çatıldı “Abi mi?” Dedi “Evet abi DENİZ ABİ ne dersin bence çok güzel oluyor” dedim yavaşça öksürdü ve sakince konuşmaya devam etti “birincisi hiç de güzel olmadı. İkincisi bana evde abi diyecek iki tane varlık var onlar istemediğim kadar bana abi diyor” dedi ikinci cümlesinin ardından hafifçe güldüm ve gülerek ekledim “Kardeşlerine olan sevgin gözlerimi doldurdu” dedim güldü “Teşekkür ederim canım karıcım” dedi sırıtarak “Zehra” dedim yavaşça bana baktı “Anlamadım?” Dedi “Bana Zehra de” dedim kaşının bir tanesini kaldırdı “Neden?” Diye sordu “Çünkü öyle demeni istiyorum” dedim “Vallaha canım karıcım benimde istediğim çok şey oluyor ama maalesef her istediğim olmuyor” dedi “Hıh sen ne istiyorsun ki?” Diye sordum o ise hafifçe sırıtıp dudaklarıma baktı “Ne ne bakıyorsun be manyak adam!?” Dedim “Hiç” diyip geri gözlerime baktı ve vurgu yapa yapa konuştu “Karımsın ya bakasım geldi baktım” dedi tabii bende boş durur muyum bende aynı şekilde yanıtını verdim “Kağıt üstünde” dedim arsızca güldü “Bir gün şu kağıdı parçalayacağım” dedi yola bakarak “Deniz sen bizim bu ilişkimizi fazla ciddiye alıyorsun galiba” dememle birlikte yüzünün düşmesi bir oldu bu sefer bana bakmadı ya da bakamadı bilmiyorum bilmekte istemiyorum her neyse acımadan cümleme devam ettim “Bizim aramızda herhangi bir şey yok anlıyor musun ? Ben ve sen gerçek anlamda evli değiliz sadece anlaşmalı bir sözleşme olarak bak buna bir kaç hafta sonra ben Ankara’da bir iş bulur düzen kurarım sonra daa boşanırız.” Demele birlikte Deniz’in bir küfür savurması bir oldu dur bir dakika az önce bana mı küfür etti o aa bana bana ben şimdi ona gününü gösteririm- “Önüne baksana a*** evladı önüne bak dal y****” diye adamlara bağıra çağıra sövmeye başladı resmen içinden küfürbaz Haydo çıkmıştı “Deniz?” Dedim cevap yok sinirli bir şekilde yolu izliyordu “Denizzz” dedim “Efendim” dedi ama ne tam sinirli ne de tam sakin di “Sakin ol insanalara neden küfür ediyorsun?” Dedim “Ama hak ediyorlar bak bak sürüşe bak buna ehliyeti bakkal bile vermez ” dedi “Her neyse sakin ol” dedim o konuşmanın ardından ne o bir şey söyledi ne de ben..
7-8 SAAT SONRA
Yolculuk boyu Denizle bir daha hiç konuşmadık ve şuanda tam da bizim evin önündeydik. İçimde değişik bir his vardı korkuyor muydum belki biraz memleketime geldiğim için seviniyor muyum evet ama şuan abim yüzünden buraya geldiğim için kötü hissediyordum “Zehra” dedi Deniz sakince “Hı” diyerek ona döndüm “Sakin ol ve senden bir şey isteyeceğim” dedi “İste” dedim “En azından burada karım gibi davran” dedi sonra ise derin bir nefes alıp ekledi “Bende kocan gibi davranacağım” diyip arabadan indi ve dönüp benim kapımı açtı bir süre gözlerine baktım o ise elini uzattı elini tutup aşşağı indim. “Sakin ol tamam mı” diyip beni yürütmeye başladı. Sakindim sakindim sakin olmalıydım ben Zehra Aydemirdim sakindim. Deniz elimi bırakmadan kapının ziline bastı. Bir kez bastı kapı açılmadı ikinci defa bastı yine açılmadı tam üçüncüyü basıyordu ki kapı açıldı kapıyı açan kişi üvey annemdi bir bana bir Deniz’e baktı sonra kin dolu bir cümle çıktı ağzından “Siz” üvey anneme bir şeyler olmuştu gözlerinin altı morarmıştı gözleri kızarmıştı ve yüzü de biraz solmuştu bu kadın ağlamış mıydı “Evet biz” dedi Deniz ve elimi daha da çok sıktı “Siz ne kadar ahlaksız ne kadar pis insanlarsınız be!” Diye kapının karşısında bize bağırmaya başladı Deniz bu cümlelerin ardından sakinliğini koruyup cevap verdi “Biz mi ahlaksızız yıllarca karşısında çocuğunun dövülmesini görüp ses çıkarmayan sen çok mu ahlaklısın yada o şeref yoksunu oğluna ne demeli” demesiyle birlikte kadının delirmesi bir oldu başında ki baş örtüsünü bir tarafa fırlatıp sinirle parmağını kaldırdı “Sakın. Sakın oğluma laf etme” dedi dişlerinin arasından “Neden? Canın mı yanıyor ay yazık çok üzüldüm annecim özür dilerim” dedi Deniz anne mi? “Ne annesi be aşağılık adam ne annesi senin gibi birisinin annesi olmam ben!” Diye bağırmaya devam etti “Biliyorum ama saygıdan yani malum ben sizin damatınızım ya” dedi Deniz sonra benim elimi kaldırıp yüzüğümü gösterdi “Kaynana sana da bilezik almak isterdim ama o oğlun seni de döver filan almadım çünkü seni koruyacak birisi yok” dedi Deniz “Şu kızın var mı sanki” diye beni gösterdi sonra dimdik bana bakıp bana da bağırmaya başladı “Ya sana ne demeli sana kaç sene baktık karşılığı bu muydu!? Rezil ettin bizi aşağılık adımızı çıkardın” diyip bana bir anda elini kaldırdı tam vuracakken Deniz onun elini tuttu ve o kadar sert bir şekilde konuştu ki “O elini benim karıma kaldırma haddini sana kim verdi!?” Diyip onun elini fırlattı ve elini üzerine sildi sonra işaret parmağını kaldırıp konuştu “Bir daha benim karıma hakaret edersen kalbini kırarsan heleki el kaldırmaya kalkarsan seni de o şeref yoksunu çocuğunuda mahvederim” dedi üvey annem şaşkınlıkla bakıyordu Deniz daha fazla dayanamadı galiba “Şimdi söyle o mal oğlun nerede?” Dedi “Bilmiyorum” diye bağırdı “Sizin yüzünüzden kaç gündür eve gelmiyor öldü mü kaldı mı bilmiyorum hepsi sizin yüzünüzdenn!” Diyip kapıyı geri suratımıza kapattı.Deniz ise derin bir nefes alıp verdi sonra bana dönüp gözlerimin içine baktı “Özür dilerim” dedi “Neyden?” Diye sordum “Evinin önünde bağırdığım için” dedi gerçekten bu küçücük şey için benden özür mü dilemişti? “Sorun değil” dedim “Üvey abinin yerini gerçekten bilmiyor olabilir bilerek damarına fazla bastım söyler diye. Ama bir şey öğrendik eve gelmemiş demekki başka bir yerde. Gel hadi” diyerek beni tekrar arabaya götürdü “Nereye gideceğiz?” Diye sordum “Murat’ın yanına gidelim belki o biliyordur” dedi ve arabanın motorunu çalıştırıp arabayı sürmeye başladı. “Sen Muratgilin evini nereden biliyorsun?” Diye sordum “Sizin komşunuzdu ve bana anlatmıştı.” Diyip Muratgilin evinin önünde durdu “Burasıydı diye hatırlıyorum” dedi “Evet burası” dedim sonra ikimizde aynanda arabadan indik. Muratgilin kapısını çaldık beş defa çalmamıza rağmen açmadılar. “Belki işleri vardır” dedi Deniz “Belki” dedim sonra geri arabaya bindik “Bir de Elifgile bakalım” dedim “Tamam yeri tarif et “ dedi ben yolu tarif ettim aynı şekilde onlarında kapısını çaldık ama açmadılar çağresizce arabaya geri döndük. “Ne yapacağız?” Diye sordum çağresizce “Bilmiyorum” dedi Deniz sonra bana baktı ve telefonunu çıkartıp birisini aradı “Kimi arıyorsun?” Diye sordum “Şeref yoksunu abini” dedi “Açmıyor” dedi Deniz “Neyin şovunu yapıyor bu it çağırdı bizi geldik gelsin adam gibi konuşalım!” Dedi sinirle haklıydı “Ne yapalım Deniz” dedim “Yapamıyoruz ki ne yapacaz hiç bir halt yapamıyoruz!” Diyip dışarıyı izleyeme başladı “Deniz sen bu gün fazla sinirlisin” dedim hiç bir şey söylemedi “Bunun bir sebebi olmalı neden sinirlisin?” Diye sordum yine cevap yok “CEVAP VERSENE!” Diye bir anda bağırıdım “Sinirli filan değilim!” Diye o da bana bağırdı şuan karşılıklı hem birbirimize bakıyor hemde bağrıyorduk “Sinirli değilsen neden bağırıyorsun!?” Dedim “Bağırmıyorum” dedi “Bağırıyorsun” dedim “Bağırmıyorum” dedi “Bağırıyorsun” dedim “Sen de bağırıyorsun” dedi “Olabilir ben bağırırım” dedim “O zaman ben de bağırırım” dedi “Ama ben sebepsiz yere bağırmam” dedim “Ya öyle mi peki şuan neden bağırıyorsun?!” Dedi “Çünkü sen bağırıyorsun” dedim “Ve hala bağırma sebebini söylemedin” diye de ekledim r kaç saniye yüzüme baktı ve geri önüne döndü “Cevap versenee” dedim Tam cevap verecekti ki benim telefonum çaldı. Arayan numara yoktu “Aç” dedi Deniz “Açacağım zaten” diye onu tersleyip telefonu açtım “Alo” dedim “Abicim hoş geldiniz” diye lanet bir ses cevap verdi. Hemen telefonu haporlere aldım “Evet sen çağırdın biz de geldik. Geldik gelmesine ama yoksun ne o yine hapise mi girdin?” Dedim karşıdan ulakalaca bir kahkaha geldi “Hayır hayır unutma ki ben bağzı isteklerim olmadan asla tekrar hapise girmem” dedi “Bizden ne istiyorsun” diye sordu Deniz “Oo damat. Nasılsın görüşmeyeli?” Dedi üvey abim “Çok iyiyim sevdiğim kadınla evlendim çok mutluyum” dedi bir dakika önce kavga ettiğim Deniz “Ya ya ama bir şeyi unutmuşsun damat” dedi “Neyi?” Diye sordu Deniz “Düğünü” demesiyle birlikte Denizle göz göze geldik “Bizim buralarda düğünsüz evlilik olmaz.” Dedi “Düğüne gerek yok biz düğün istemiyoruz” dedi Deniz bunu demesinin üzerine karşıdan yine aynı ukala gülüş geldi “Olmaz damat olmaz ya seve seve düğün yaparız ya daa” dedi “Ya da ne sen kimsinde bizi tehtit ediyorsun lan!” Diye bağırdı Deniz bunun ardından Deniz’in telefonuna bir mesaj geldi ilk başta bakmadı “Mesaja bak” dedi üvey abim bunu demesinin üzerine hemen mesaja baktı ve gördüğü şey ardında ağzı açık kaldı “Deniz” dedim ve elinden telefonu alıp bende fotoğrafa baktım ki bakmaz olaydım.. gördüğüm şeyler hiç istemediğim şeylerdi. Karşımda ağzı kolu bağlanmış iki kişi oturuyordu ve bu iki kişi benim en yakınlarımdan dı. Birisi Elif diğeri ise Murat. “Şimdi ben ikinizde iyi dinleyin ya benim teklifimi kabul eder ve düğün yaparsınız ya daa bu ikisini de öldürürüm. Karar sizin ama bir düğün uğuruna ikinizinde yakınlarının ölmesi ah çok üzücü” diyip büyük bir kahkaha attıp telefonu kapattı. Şimdi gerçekten iki şıkkımız vardı ve ben ikisini de istemiyordum…

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

115okunma 55beğeni 3yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 144

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan Aşkaaskeraskerîaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/ Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurguBiyografiblBüyübüyücücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramdüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgüchayatHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİsFadİş Yeri AşkıkaderKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMahalle KurgusuMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikapsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililikSaraysavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıteodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkyetimhaneZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18