7. bölüm · KARADENİZ’İN YEMİNİ

HERŞEY YENİ BAŞLIYOR

Kübra Tombul

ZEHRA
Askeriye ye geldiğimizde ben yine konakladığım arabaya hızla gidiyordum ki aniden kolumdan birisinin beni çekmesiyle durdum çeken kişi Deniz’di “Ne var” dedim ve kolumu çektim mahçup bir şekilde baktı “Şey abine evlendiğimizi söylemeyecekmisin?” Diye sordu
Söylesem mi evet söyleyecektim. Kafamla onayladım
“Ne diyeceksin yani nasıl söyleyeceksin?” Diye sordu bu seferde “ Nüfus cüzdanının fotoğrafını atacağım” dedim
“Başka bir şey söylemeyecek misin?” Dedi “Ne söyleyeyim?” Diye bu sefer de ben ona sordum, sırıttı
“Abi o Aras itine söyle artık benim kocam var benden uzak dursun de” dedi normalde olsa gülerdim ama Deniz’e şu anda nedense gülmek istemiyordum onu bi kaşık suda boğmak istiyordum. Ama nedenini bilmiyorum. Neyse “Uyuyacakmısın?” Diye sordu Deniz
Yok horon tepcem gelcen mi Allah Allah içimden bunları söylerken çok kısa bir cevap verdim “Evet”
“İyi” dedi oda Deniz’e başka bir şey söylemeden gidiyordum ki yine kolun çekildi “Ne var ula ne!” Diye bağırdım yüzüme bakakaldı “Ee şey iyi geceler diyecektim de” dedi sanada kötü geceler Deniz kot kafalısı hiç bir şey demeden kolunu onun elinden kurtarıp arabaya doğru yürümeye başladım çok şükür bu sefer kolumdan birisi tutmadı hemen arabaya binip kapıları kitledim ve abime mesaj yazmaya başladım
-Lanet olası üvey abim seni asla umursamıyorum ama sırf Aras’ı düşündüğüm için sana yazıyorum. Ben bu gün evlendim Arasa’da söyle boşuna heveslenmesin.
Diye bir mesaj yolladım sonrada nüfus cüzdanının fotoğrafını çekip gönderdim. Sonra ise üvey abimi sessize alıp sırt üstü yattım. Bir süre arabanın tavanını izleyip hayatı sorguladım. Resmen ben bu gün evlenmiştim resmen evliydim nüfus cüzdanım bile vardı. Çocukken hep sevdiğim adamla evlenmeyi buralardan gitmeyi hayal ederdim evlendim mi evet, buralardan gidecekmiyim evet ama sevdiğim adamla evlenmedim çünkü benim sevdiğim bir adam yok. Ama olmaması benim sorunum değil benim istediğim bir erkek yok. İstediğim erkek gerçekten erkek olacak yani kek olmayacak. Deniz’e kek diyemem Deniz demişken bu gün onu kim aradı acaba? Baya aşkımlı cicimli konuşuyor du maşallah. Lan bu Deniz kot kafalısı ya evliyse ya nişanlıysa ya sevgilisi varsa? Olmasa telefondaki çiyan neden aşkımlı cicimli konuşsun ki? Bunları düşünürken çocukluk hayalimden bu konuya nasıl geldiğimi anlayamadım. Sinirle sağa dönüp Deniz’e söverek uyumaya çalıştım
2 HAFTA SONRA
Alarmın sesiyle uyandım saat 08.00’di bu gün Deniz’in askeri bitiriyordu Ankara’ya gidecektik. Hemen yattığım yerden doğruldum ve üstümü değiştirmek için bir kaç kıyafet aldım. Arabayı açıp lavaboya gittim orada üstümü değiştirdim sonra geri çıkıp elimi yüzümü yıkadım ve dudağım çatladığı için nemlendirici sürdüm saçımı başımı düzelttikten sonra lavabodan çıktım ve geri arabaya doğru yürümeye başladım arabadan valizimi alıp Deniz’i beklemeye başladım onun gelmesini beklerken üvey abim cevap vermiş mi diye baktım hala vermemişti mesajımı görmemişti bile neyse görmesede olur. Ama normalde biz Deniz ile evlendikten iki gün sonra Aras ile nikahım vardı ama ne Aras ne de üvey abim askeriyeye gelmişti bu garipti hadi benim mesajımı gördü sonra pes etti desem mesajı görmemiş. Her neyse bununda cevabını öğrenirim yakında. Bir süre sonra Deniz geldi.
Denizle de çok konuşmuyorduk zaten çok fazla nöbeti vardı. “Günaydın keçi karıcum” dedi Deniz sırıtarak
“Günaydın” dedim kısaca yüzü soldu “Hadi otobüse bavulları yerleştirelim” dedim ve kendi bavulumu alıp otobüsün bagajına doğru yürüdüm arkamdan Deniz’de geldi bavulları yerleştirdikten sonra otobüse bindik ben cam kenarına oturdum Denizse tam yanıma oturdu. Gıkımız çıkmıyordu, bir süre bekledikten sonra otobüs harekete geçti. Karadeniz’im evim çok güzeldi resmen bu güzelliği abim olacak lanet olası üvey yüzünden bırakıyordum
“Çok güzel dimi” dedi Deniz “Ney?” Dedim “Manzara” dedi evet çok güzeldi yem yeşil ağaçlar çay tarlaları… Çok güzeldi “Evet güzel “ dedim sonra yine sessizliğe gömüldük. Ben yolculuğu manzarayı izleyerek geçirdim Denizse uyuyarak geçirdi. En sonunda bir yerde durakladık herkes inmeye başladı ama bağzıları duruyordu burası neresiydi ki? Hiç bir fikrim yoktu istemesem de Deniz’i uyandırdım “Ne oldu?” Dedi uykulu bir sesle “Sanırım geldik” dedim bu cümlenin ardından Deniz’in gözleri fal taşı gibi açıldı ve sırıttı
“Evet gelmişiz” dedi ve hemen ayağa kalktı bana da gel işareti yaptı peşine düştüm aşşağı inip bavullarımızı aldık sonra da bir banka oturduk. “Sen otura dur ben bizim şöförü çağırayım “ dedi ve telefonla birisini aradı. Ankara burası çok kalabalıkdı ve gürültülüydü asla Karadeniz gibi değildi ama yinede çok güzeldi. Saate baktığımda saat “18.40’dı 10 saat 40 dakika yolculuk yapmıştık. Deniz telefonla konuştuktan sonra gelip yanıma oturdu
“Ee keçi nasıl buralar beğendin mi?” Diye sordu
“Daha yeni geldik nereden bileyim nasıl olduğunu” dedim “Eyvah sen uyumadın mı?” Diye sordu “Hayır ne oldu” diye sordum “Belli baya bi sinir var üzerinde” dedi ve güldü “hahaha çok komik “ dedim ve göz devirdim
Şoförü beklerken Deniz bana bir kutu uzattı “Bune?” Dedim sert bir ses tonu ile “Aç da öğren “ dedi kutıyu alıp açtım yüzük vardı şaşkınlıktan gözlerim büyümüş olacak ki Deniz kot kafalısı anırmaya başladı “Bu yüzük” dedim “Evet” dedi “Bana mı?” Dedim “Evet sana” dedi ve konuşmaya devam etti “Malum karım oldun ya yüzüksüz olma” dedi ve kutudaki yüzüğü alıp parmağıma taktı Allah’ım hayatım boyunca olan ilk yüzüğüm “Nasıl beğendin mi?” Diye sordu “Çok” dedim güldü ben yüzüğe bakarken şoför geldi ve bavulları bagaja taşıdı sonra da arabaya bindi Deniz de bana elini uzattı tuttum beni yavaşça kaldırdı ve arabanın kapısını açtı beni oturturduktan sonra oda yanıma oturdu kısa bir yolculuktan sonra bir villanın önünde durduk çok büyük ihtişamlı parlak bir villaydı Deniz’in evi burasımıydı?! Oha hayata bak. Şoför arabayı bahçeye soktuktan sonra Deniz ile ben indik ben villanın şokunu yaşarken dona kaldım abi çok güzeldi resmen filim de ki hayatlar gerçekmiş ben bunları düşünürken Deniz beni belimden tutup villaya doğru götürdü eve girmemizle birlikte bir şampanyaların patlaması bir oldu korkuyla Deniz’in koluna yapıştım Denizse yine herzaman ki gibi sırıtıyordu
“Vay Vay ailem özlediniz mi beni” diyerek birisine doğru yürüdü ve sarıldı esmer kırk yaşlarında bir kadındı karşıda esmer saçları hafif beyazlamış sakallı bir adam ve yanında yine esmer iki tane erkek vardı o üç erkek de bana gözlerini büyültmüş bakıyorlardı.Deniz kadınla sarıldıktan sonra diğerlerine hiç bir şey demeden beni yine belimden tutup bir yere götürdü “Burası bizim salon” dedi salon mu bu nasıl salon halı saha gibi mübarek çok geniş “Buralarda yemek yeriz” dedi ve beni bir koltuğa oturttu “Deniz oğlum bu kim?” Dedi kadın
“Söyleyeceğim anne bekle” dedi Deniz anne mi demek ki o kadın Deniz’in annesiydi kadın şok içinde karşım daki koltuğa oturdu “Baba,Alp,Kaan gelirmisiniz bi” diye bağırdı Deniz Alp ve Kaan ismi tanıdık dı tabi ki tanıdık olacak Denizle ilk karşılaştığımızda Deniz söylemişti kardeşlerim diye. Bir kaç saniye sonra onlarda geldi ve hepsi karşıma Denizse yanıma oturdu “Saygı değer ailem biliyorum bana kızgınsınız çünkü askerliği bedelli yapmadım sizin sözünüzü dinlemedim ama olsun ya geldim işte” dedi ve devam etti “Benim size bir şey söylemem lazım” dedi ve elimi tutup havaya kaldırdı Deniz’in “Ben evlendim”demesi ile “NEE!?” Kelimesinin yükselmesi bir oldu “Ne diyorsun Deniz!” Diye bağırdı saçları beyazlamış olan adam “Evlendim baba” dedi Deniz “Olum bizim haberimiz olmadan nasıl evlenirsin sen!” Diye bağırdı kadın “Ya anne çok sevdim hem söylesem sanki izin vereceksiniz” dedi ne sevmesi ya bu bizim anlaşmalı evlendiğimizi söylemeyecek mi?
“Deniz sen Kayran ailesine nasıl habersiz gelin getire bilirsin!” Diye bağırdı adam “Baba biliyorum yaptığım şey çok yanlış ama çok sevdim” dedi Deniz yalan söylüyor du. Kadın o kadar daralmış olacak ki eliyle kendisine hava çarpıyordu hizmetçinin birisi kadına kolanya getirdi
“Deniz Melis’in babasına annesine ne diyeceğiz” diye bağırdı adam Melim mi o kim?
“Deniz evlenmiş diyin” diye Deniz’de bağırdı
“Sonra yine Melis’in ailesi evimize gelsin dimi!” Diye tekrar bağırdı adam
“Vallaha ne yaparlarsa yapsınlar beni ilgilendirmiyor ben artık evliyim ve eğer izniniz olursada yatıp dinleneceğim dinleneceğiz yani” dedi Deniz ne sonra elimi tutup öptü ve ardından alt dudağını yavaşça bileğime kadar sürttü ve arsızca sırıtıp babasına baktı “Hadi karıcım biz odamıza gidelim” dedi ve beni elimden tutup götürmeye başladı. Bir tane odanın önünde durduk Deniz odanın kapısına kilit sokup kapıyı açtı ve bana girmem için eliyle odayı gösterdi odaya girdim yine çok geniş çok güzel bir odaydı balkonu da vardı “Özür dilerim “ dedi Deniz “Ne için?” Dedim “Bağırış çağırış işte ne bileyim kaos yaşandıya onun için “ dedi “Yok ya sorun değil sen bide bizim evi gör” dedim güldü “Ama bir şey için özür dilesen iyi olur” dedim “Ne için?” Dedi “Hani elimi öptünya onun için” dedim kaşının birisini yukarı kaldırdı “İyi de orda bi suç mu var” dedi “Evet var benden izinsiz elimi öptün” dedim sırıttı ve bana doğru yaklaştı hafifçe eğilip yüzlerimizi aynı hizaya getirdi “Elini senden izinsiz öptüğüm için özür dilerim keçi karıcum” dedi bende kafamı ona doğru dikleştirdim “Affedildin kot kafalı kocacum ama bir daha olmasın” dedim daha da çok sırıttı sonra kafasını yukarı kaldırdı “Hadi kıyafetleri yerleştirelim” dedi kafamla onayladım ben bir kaç kıyafetimi yerleştirirken odanın kapısı çaldı “Ben bakarım” dedi Deniz zaten sen bakacaksın hıh kapıda bir hizmetçi vardı “Efendim babanız sizi çağırıyor” dedi hizmetçi “Tamam geliyorum” dedi Deniz ve bana bakım bir şey diyecekti ki “Git” dedim “Gitmeme izin verdiğin için çok teşekkür ederim keçi karıcum” dedi Deniz güldüm ve elimle git işareti yaptım sonra Deniz gitti.
DENİZ
Babamın beni neden çağırdığını bilmiyordum en fazla bir şeyler söyler diye düşünüyordum. Aşşağı kata indim ve babamın bahçede olduğunu gördüm onun yanına gittim “Beni çağırmışsın baba” dedim bir anda “Melis geldi kızın morali bozma ben burada olacağım seni izleyeceğim ona göre” dedi ve içeriye girdi. Ne alaka Melis şuan da ya diye düşünürken bir anda Aşkım kelimesini duymamla birlikte birinin bana sarılıp boynumu öpmesi bir oldu ilk başta Melis’i itmek istedim ama sonra kafamı babamın olduğu yere doğru çevirdiğimde kollarını birbirine bağlayıp beni izlediğini gördüm bana kafa sallıyordu afferim diyordu çünkü Melis’i itmemişti bir süre babama baktıktan sonra kafamı yukarı doğru kaldırdım gök yüzü karanlıktı yıldızlar parlıyordu ama başka bir şey daha parlıyordu Zehra’nın gözleri. Zehra balkondaydı ve beni görüyordu Zehra’yı görünce dona kaldım Zehra ise bana bir süre baktı sonra Melis’e baktı sonrada içeriye girdi Allah belanı versin Deniz.