1. bölüm / 6
Kanımdaki DüşmanGİRİŞ BÖLÜMÜ - DAVET
Bölümler 6Şu an: GİRİŞ BÖLÜMÜ - DAVET
Yağmur, pencerenin camına aralıksız vuruyordu.
Helin yatağının kenarında oturmuş, dışarıdaki karanlığı izliyordu. Odasının ışığını açmamıştı. Karanlıkta oturmayı seviyordu. En azından karanlıkta kimse yüzündeki düşünceleri göremezdi.
Saat gece yarısını geçmişti.
Masasının üzerinde açık duran bir kitap vardı. Sayfalarından biri, vampirlerle ilgili eski bir araştırma yazısının bulunduğu bölüme açıktı.
Helin kitabı kapattı.
Vampirler.
Çocukluğundan beri bu kelimeyi duyduğunda içinde açıklayamadığı bir öfke oluşuyordu.
Nedenini bilmiyordu.
Sadece nefret ediyordu.
Belki de ailesinin başına gelenlerden dolayıydı.
Çocukken yaşadığı bazı şeyleri hatırlamıyordu. Aslında hatırlamadığı o kadar çok şey vardı ki...
Kendisinden önceki hayatına ait anılar, zihninde silik birkaç görüntüden ibaretti.
Karanlık bir oda.
Bir kapı.
Tanımadığı insanların sesleri.
Ve çok küçükken duyduğu, kim olduğunu bilmediği birinin sesi.
Helin ne zaman bu anıları düşünmeye çalışsa başı ağrıyordu.
Bu yüzden artık düşünmemeyi öğrenmişti.
Kapı hafifçe tıklandı.
Helin başını çevirdi.
"Helin?"
Aydın'ın sesiydi.
"Gel."
Kapı açıldı.
Aydın içeri girdiğinde elinde bir fincan çay vardı.
"Yine uyumuyorsun."
Helin omuz silkti.
"Uykum yok."
Aydın yatağın karşısındaki sandalyeye oturdu.
Bir süre hiçbir şey söylemeden ona baktı.
"Yarın önemli bir gün."
Helin kaşlarını çattı.
"Ne oldu yarın?"
Aydın'ın yüzündeki ifade değişti.
"Başvurun kabul edilmiş."
Helin'in gözleri büyüdü.
"Gerçekten mi?"
Aydın başını salladı.
"Vampir Akademisi."
O iki kelime odanın içinde ağır bir şekilde yankılandı.
Helin'in yüzündeki şaşkınlık yerini kararlılığa bıraktı.
"Sonunda."
Aydın derin bir nefes aldı.
"Helin, emin misin?"
"Yıllardır bunun için hazırlanıyorum."
"Biliyorum."
Aydın'ın sesi bu kez daha yumuşaktı.
"Ama orası sıradan bir okul değil."
Helin ayağa kalktı.
"Ben de sıradan bir öğrenci değilim."
Aydın hafifçe gülümsedi.
"İşte bundan korkuyorum."
Helin cevap vermedi.
Aydın ayağa kalkıp kapıya yöneldi.
Tam çıkacakken durdu.
"Ne olursa olsun, bir şey ters giderse bana haber ver."
Helin ona baktı.
"Veririm."
Aydın kapıyı kapattı.
Helin odada yalnız kaldığında masanın üzerindeki davet mektubuna tekrar baktı.
Siyah, kalın kâğıdın üzerinde gümüş renkli bir mühür vardı.
VAMPİR AKADEMİSİ
Helin parmaklarını mührün üzerinde gezdirdi.
Bu okul, ailesinin başına gelenlerin cevaplarını bulabileceği yerdi.
En azından öyle düşünüyordu.
Çantasını hazırladı.
Ve o gece, hayatının tamamen değişeceğinden habersiz bir şekilde uykuya daldı.
---
Sabah olduğunda ev her zamanki gibi sessizdi.
Helin merdivenlerden aşağı indiğinde Aydın mutfaktaydı.
"Erken kalkmışsın."
"Heyecandan uyuyamadım."
Aydın gülümsedi.
Tam o sırada Aslı mutfağa girdi.
Helin'e kısa bir bakış attı.
"Bugün gidiyor demek?"
"Evet."
Aslı sandalyesine oturdu.
"Umarım sorun çıkarmaz."
Helin bir şey söylemedi.
Ada da mutfağa girdiğinde annesinin yanına oturdu.
Helin'in çantasına baktı.
"Orası gerçekten vampir akademisi mi?"
"Evet."
Ada dudaklarını büktü.
"Garip."
Aydın hemen araya girdi.
"Helin'in kararlarına saygı duy."
Aslı başını kaldırdı.
"Ben sadece söylüyorum."
Helin sandalyesinden kalktı.
"Ben hazırım."
Aydın da ayağa kalktı.
"Ben bırakırım."
Helin başını salladı.
"Tamam."
Kapıdan çıkarken bir an durdu.
Aydın'a baktı.
"Teşekkür ederim."
Aydın onun ne için teşekkür ettiğini sormadı.
Sadece başını salladı.
---
Birkaç saat sonra Helin, şehrin dışında yükselen devasa siyah demir kapıların önünde duruyordu.
Kapıların arkasında, sislerin arasında eski ve görkemli bir yapı yükseliyordu.
Vampir Akademisi.
Helin derin bir nefes aldı.
Çantasını omzuna attı.
Kapılar açıldı.
İçeriden gelen soğuk hava yüzüne çarptı.
Helin bir adım attı.
Sonra bir adım daha.
Ve farkında olmadan hayatındaki en büyük sırrın tam ortasına girdi.
Avlu öğrencilerle doluydu.
Kimi Helin'e merakla bakıyor, kimi onu görmezden geliyor, kimi de kendi arasında fısıldaşıyordu.
Helin bunların hiçbirine aldırmamaya çalıştı.
Tam o sırada bir kız önünden geçti.
Uzun koyu kahverengi saçları ve dikkat çekici görünüşüyle etrafındaki herkesin dikkatini çekiyordu.
Yanında iki kız daha vardı.
Sarışın olan kız Helin'e baktı.
Sonra arkadaşına bir şey fısıldadı.
Kızıl saçlı olan ise sadece kısa bir bakış attı.
Ortadaki kız durdu.
Helin'e baştan aşağı baktı.
Bu, Isabella'ydı.
Ve Helin bunu henüz bilmiyordu ama akademideki ilk sosyal çatışması daha ilk dakikadan başlamıştı.
Isabella arkasını dönüp yürümeye devam etti.
Helin ise akademinin merdivenlerine doğru ilerledi.
Tam merdivenlerin başında bir çift koyu kahverengi göz onun üzerinde durdu.
Nick.
18 yaşındaki genç, arkadaşından ayrılıp Helin'e birkaç saniye boyunca baktı.
Yanındaki Lucas kaşlarını kaldırdı.
"Yeni öğrenci."
Nick gözlerini Helin'den ayırmadan cevap verdi.
"Biliyorum."
Lucas hafifçe güldü.
"Bir sorun mu var?"
Nick'in bakışları hâlâ Helin'deydi.
"Henüz bilmiyorum."
Biraz ileride ise başka biri sessizce onları izliyordu.
Siyah saçları yüzünün bir kısmını gölgeliyordu.
Raven.
Kimse onun Helin'e neden baktığını bilmiyordu.
Belki Raven bile henüz bunun nedenini kendine açıklayamıyordu.
Helin başını kaldırıp akademinin devasa kapısına baktı.
İçeri girdi.
Ve o anda, yıllardır saklanan bir geçmiş yeniden hareketlenmeye başladı.
Bölüm etkileşimi
