6. bölüm / 6
KAN VE GÜL6.bölüm
Bölümler 6Şu an: 6.bölüm
- 1 1.bölüm1.269 kelime
- 2 2.bölüm531 kelime
- 3 3.bölüm1.471 kelime
- 4 4.bölüm972 kelime
- 5 5.bölüm927 kelime
- 6 6.bölüm505 kelime · Okuduğun bölüm
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Sabaha kadar ablamı ve o mektubu düşündüm. Dedem olacak o pislik, bir de utanmadan mektubu bana göstermişti. Kendi canına kıymıştı ve arkasından hiç üzülünmemesi beni daha çok sinirlendiriyordu. İstanbul yeni bir güne başlıyordu belki ama ben daha içimdeki bu acıyı hazmedememiştim.
Yatağımın yanına oturmuş, ayaklarımı kendime doğru çekip tavana bakıyordum. Aklımda binlerce tilki dolanıyordu. Ben o tilkileri düşünürken kapım çalındı ve hemen ardından içeri biri girdi. Gelen, tabiki de Matmazel’di.
Matmazel koşa koşa gelmişti; hızlı hızlı nefes alıyor, saçı başı dağınık görünüyordu. Yeni uyanmıştı herhalde. Koşarak yanıma gelip bana sarıldı.
"İyi misin Helvin? Ne oldu, neden böyle görünüyorsun? Bu odayı neden dağıttın, kim üzdü seni?" dedi endişeyle.
"Yavaş Matmazel, bir şeyim yok," dedim.
Yanıma oturup bana dik dik baktı. "Uydurma, ağlamışsın sen."
Ona bakıp zorda olsa gülümsedim. "Evet, ağladım."
Kaşlarını çattı. "Kim ağlattı seni? O deden olacak piç mi?" dedi, sesi öfke doluydu.
Ona bakıp ruhsuzca, "Evet," dedim.
Daha da sinirlendi. "Ben onun ağzına..." deyip tam ayağa kalkıyordu ki kolundan tuttum. "Ben hallettim, merak etme."
Bana şaşkın şaşkın baktı. "Bir tane de ben patlatsaydım."
Onu sıkıca tutup, "Matmazel dur, durduğun yerde," dedim.
Sinirli bir şekilde gülerek, "Helvin, kafan mı güzel?" dedi.
Ona dik dik bakıp, "Sus Matmazel, sus. Hiç iyi değilim," dedim sakince. Sonra hızla ayağa kalkıp ona döndüm. "Sen dedemi öldürmeye gitmeyeceksin, senin daha önemli bir işin var."
Şaşkın şaşkın yüzüme baktı. "Neymiş o?"
Gülümseyerek, "Karan Demir'in gittiği mekanlar, yaşadığı yer, doğum yeri... Yani anlayacağın, her şeyini öğrenip bana anlatacaksın. Ama her şeyini!" dedim.
Matmazel de ayağa kalktı, elini alnıma koydu. "Ateşin de yok... Ne bu haller, ne saçmalıyorsun? Karan Demir'i ne yapacaksın sen?"
Ona bakıp güldüm. "Aklımda çok güzel bir fikir var ama ilk önce sen dediğimi yap, anlatacağım."
Matmazel derin bir nefes aldı. "Soruma cevap alamadım Helvin. Canım arkadaşım, canım patronum; Karan Demir'i araştırıp ne yapacağız?"
Ona arkamı dönüp lavaboya girdim. Yüzümü hızlıca yıkayıp yanına geri geldim. Makyaj masasına geçip oturdum. Ağlamaktan çökmüş gözlerime BB krem sürmeye başladım. Matmazel arkamdan "Ya Rabbi, ya Resulullah" demeye başlamıştı bile. En sonunda dayanamadı: "Kızım kafan mı güzel senin? Ne yaptılar sana, kafanı bir yere mi vurdun? Ne bu deli deli hareketler?"
Göz kalemimi sürerken gülerek, "Belki de delirdim Matmazel, hem de çok," dedim.
Aynadaki halime baktım. Sonra kırmızı rujumu açıp sürmeye başlarken, Matmazel bana dik dik bakmaya devam ediyordu. "Helvin bak, bu sen değilsin. Sende bir haller var. Ne demek 'belki delirdim' falan? Açıkça konuş benimle."
Rujumu sürüp kendime baktım, güldüm ve aynadaki yansımama bir öpücük attım. Tam dudak kalemi surecekken Matmazel elimi tuttu. "Helvin!"
Ona bakıp, "Ne Helvin, Helvin? Aaa, anlatacağım kızım, akşamı bekle sen. Sen tek aksamı kaçırma, hadi Matmazel, hadi!" dedim. Elimi elinden kurtarıp rujumu tazeledim. Saçlarımı tarayıp parfümümü sıktım. Dolaptan siyah, uzun kollu bir bluz, kot pantolon aldım ve çizmelerimi giydim.
Saçlarım açık kalmıştı. Arkamdan bana bakan Matmazel, "Helvin..." diye homurdandı. Ona doğru döndüm. "Matmazel, lütfen."
Bana ters ters baktı. "Cehennemin dibine git!"
Ona bir öpücük fırlattım. "Sensiz keyfi çıkmaz."
Gülerek çantamı yatağa fırlattım, odadan çıktım ve malikaneyi terk ettim. Arabaya bindiğimde gitmek istediğim yer çoktan belliydi: Karan Bey'in at ahırı...
Bölüm etkileşimi
