2. bölüm / 6
KAN VE GÜL2.bölüm
Bölümler 6Şu an: 2.bölüm
- 1 1.bölüm1.269 kelime
- 2 2.bölüm531 kelime · Okuduğun bölüm
- 3 3.bölüm1.471 kelime
- 4 4.bölüm972 kelime
- 5 5.bölüm927 kelime
- 6 6.bölüm505 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Birisi en büyük darbeyi en sevdiklerinden alır derler ya, gerçekten öyleymiş. O masada annem bile sesini çıkarmıyordu. Kendi kızının canı, geleceği konuşulurken sessiz kalmıştı ya; en çok canımı yakan da buydu. Anne ya, anne! Annem bile bana şefkat ve sevgi göstermemişken, benden kimse sevgi bekleyemezdi.
"Helvin..." dedi Matmazel. Ama şu an ona cevap verecek durumda değildim. Hayatım artık bitmiş gibiydi, gittikçe karanlığa doğru çekiliyordum. Ama hayır, bir ışık olması lazımdı. Ben Helvin Arslan’dım, bu karanlığın içinde öylece kaybolamazdım. Dedem olacak şahıs istedi diye boyun eğip, babam ve annem gibi sevgisiz bir evliliğe hapsolamazdım.
En sonunda Matmazel dayanamayıp, "Helvin yeter artık, her tarafın mosmor oldu!" dedi.
Onun sesiyle düşüncelerimden sıyrılıp kendime baktım. Matmazel’le birlikte yolda ilk gördüğümüz boks salonuna girmiştik. Etrafta kimsecikler yoktu ama buna rağmen kapı açık, ışıklar yanıyordu. Düzgün boks yapabildiğim pek söylenemezdi aslında; ben boks torbasına vurmaktan ziyade, sanki torba bana vuruyor gibi görünüyordu.
Koltukta oturan Matmazel’e bakıp, "Ne 'Helvin' deyip duruyorsun, kafa dağıtıyoruz işte," dedim.
Matmazel bacak bacak üstüne atıp tek kaşını kaldırdı. "Güldürme beni Helvin. Senin kafanı nasıl dağıttığını çok iyi biliyorum; ya içki içersin ya sigara. Ama burada ne işimiz var? Hem burası bana pek tekin bir yer gibi gelmedi."
Haklıydı. Ne zaman içim daralsa öyle yapardım ama şu an içimdeki öfkeyi ne içki ne de sigara söndürebilirdi. Gözlerimi devirip, "Ne alakası var ya?" dedim ve boks torbasına daha sert bir yumruk savurdum.
Matmazel’in susmaya hiç niyeti yoktu. "Sinirlisin, değil mi?" diye üsteledi.
Ona bakmadan, torbaya bir darbe daha indirip, "Evet," dedim.
Matmazel anında atıldı: "Ben de o yaşlı kurdu boğamadım ya, kafasının tam ortasından vuramadım ya; aşırı sinirliyim!"
Bu sefer koyu bir kahkaha atıp, "Yavaş gel Matmazel," dedim. "Onu öldürme hakkı benim, sen kendine daha iyisini bul. Mesela Sıla?"
"Hayır be!" dedi anında yüzünü buruşturarak. "Daha silahı çıkarmadan o Sıla gerzeği bayılır kalır. Bana dişli bir rakip lazım."
Ona baktım. "Bazen beni korkutuyorsun. Sendeki bu öldürme aşkı korkutucu boyutlara ulaşmaya başladı."
Arkasına rahatça yaslandı. "Patronuma ters bir şey diyen herkes ölümü hak ediyor. Hem bana diyene bak, sen de delisin!"
Gülerek boks torbasını yumruklamaya devam ettim. O sırada Matmazel aniden koltuktan kalktı ve kısık bir sesle, "Helvin..." dedi.
Ona dönüp, "Ne var?" dedim.
Etrafı kontrol etti, birileri var mı diye bakındı. Kimseyi göremeyince, "Çok çişim geldi, acaba tuvalet var mı?" diye sordu.
Resmen kahkahayı patlattım. Bu kızı çok seviyordum; hayatımda görebileceğiniz en dobra, en çatlak insandı. Gülmemi yatıştırmaya çalışarak, "Kızım sen de ne alemsin ya!" dedim.
Kaşlarını çatıp, "Benimle dalga geçmek yerine var mı yok mu söyle artık! Yoksa şimdi şuraya salarım. Yarın magazinlerde 'Ünlü mafya kızı Helvin Arslan'ın koruması altına saldı' haberlerini görürsün, hadi söyle!" dedi panikle.
Sesim odada yankılanırken daha da çok güldüm. İlerideki tabelayı gösterip, "Orada va..."
Cümlemi tamamlayamadan Matmazel koşarak gözden kayboldu. Arkasından bakıp gülerken, "Deli kız," diye mırıldandım.o gittikden sonra box torbasına vurmaya devam ederken içeri birisinin girdiğini hissettim ama bakma zahmetinde bulunmadan devm ettim artık yapabiliyor muydum acaba ve en son box torbasına oyoe bir vurdumki zincir bile sallandı ama en cok elim acımıştı "ah elim"dedim box elideveni olan elimi çıkartıp baktım parmaklarım kızarmıştı biraz tam oan bir erkek sesi"vayy arslanlı sendede ne cevherler varmış ama torbaya bida boyle vurursan parasını alırım "dedi oses belkide duymak isteycegim kişinin sesiydi.....
Bölüm etkileşimi
