KALBİN YANSIMASI kitap kapağı

11. bölüm / 12

KALBİN YANSIMASI

Bölüm 9

Vaveyla Yazarı: Muhammed Emin Balaman

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 12Şu an: Bölüm 9

Selamlar Canlarım yeni bir gün yeni bir hafta ve Yeni bir bölüm umarım beğenirsiniz iyi okumalar dilerim

******************

Sabahın ilk ışıkları, perdeden süzülmüş ama Adayı uyandırmaya yetmemişti. Alarmı saatler önce çalmış, fakat Ada’nın yorgunluğu alarmı duymazdan gelmesine neden olmuştu. Annesi ise evde yoktu; bir toplantı için erken saatte çıkmıştı. Annesinin kariyer hırsı, Ada’nın hayatındaki boşluğu daha da derinleştiriyordu. Onun için Ada’nın ne hissettiği ya da yaşadığı pek de önemli değildi. Yalnızlık, Ada için artık alışkanlık hâline gelmişti.

Saatine baktığında çoktan geç kalmış olduğunu fark etti. Hızla üzerini giyip çantasını kaptı ve kapıyı çarpıp çıktı. Sokaklar sessizdi ama okul yolu her zamanki gibi insanlarla doluydu. Kalabalık arasında yürürken başı öne eğikti. Sanki kimseyle göz göze gelmek istemiyor gibiydi.

Sınıfa geldiğinde, ders başlamıştı. Matematik öğretmeni tahtada bir problem yazıyor, sınıfa dönüp açıklamalar yapıyordu. Ada kapıyı hafifçe aralayıp içeri girdi. Sınıftaki herkesin gözleri ona çevrildi. Sessizlik, bir an için bozulmuştu. Fevzi, Ekrem, Reşit ve Aysel, Ada’ya bakıp kahkaha atmaya başladılar.

“Sabah kalkmayı öğrenememiş galiba.” dedi Fevzi, alaycı bir ses tonuyla.

Reşit ekledi: “Yok ya, belki annesi onu bırakmamıştır.”

Ekrem gülerek, “Belki de o kadar önemsizdir ki kimse uyandırmaya gerek duymamıştır.” dedi.

Tam o sırada Ceren yerinden kalktı. “Kesin sesinizi!” diye çıkıştı. Sesi, sınıfta yankılanmıştı. “Zekasız espirilerinizi kendinize saklayın ”dedi.

Sınıf bir anda sessizliğe büründü. Fevzi, sinirli bir şekilde arkasına yaslanırken, öğretmen dikkatini yeniden derse çevirdi. Matematik öğretmeni, tahtaya yazdığı denklemi açıklamaya başladı. “Matematik, sadece sayılarla uğraşmak değildir,” dedi. “Bu, bir anlam arayışıdır. Her denklem bir sorunun cevabını, her çözüm bir dengeyi temsil eder. Hayatta da öyledir; dengeyi bulamazsanız, her şey karmaşaya döner.”

Ada, derin bir nefes aldı. Öğretmenin söyledikleri, o anda garip bir şekilde anlamlı gelmişti. Hayatı gerçekten bu kadar karmaşık mıydı? Yoksa o dengeyi kendi mi kaybetmişti?

Halit Bey'in Holdingi

Halit, büyük ofisinin penceresinden dışarıyı izliyordu. Alınan belgelerin yarattığı tehlikenin farkındaydı. O belgeler, yıllardır yürüttüğü yolsuzlukların somut kanıtlarıydı. Onları kaybetmek, gücünü kaybetmek anlamına gelirdi. Şakaklarına masaj yaparken, adamlarından biri odaya girdi.

“Efendim, durumla ilgileniyoruz,” dedi adam, temkinli bir ses tonuyla.

Halit, sert bir şekilde ona baktı. “İlgilenmek yetmez,” diye tısladı. “Bu işi kökten halledin. O belgeleri mutlaka bulup yok edin.”

Depo

Mert, Erkam’a elindeki dosyayı uzattı. “Bunu al ve B TV’ye götür,” dedi. “Haber merkezine ulaştır, yayınlasınlar. Halit Dönmez’in artık sonu geldi .”

Erkam, dosyayı alırken başını salladı. Görev basit görünüyordu, ama içindeki gerginlik bir türlü geçmiyordu. Bir an önce B TV'ye doğru yola çıktı. Geldiğinde hemen TV binasına girdi, belgeleri haber merkezindeki görevliye teslim etti. Ancak o adam, Halit’in bir adamıydı. Erkam binadan ayrıldıktan hemen sonra, belgeleri alıp odasına geçti. Hiç düşünmeden hepsini parçalayıp çöpe attı ve telefonunu çıkarıp Halit Beyi aradı.

"Efendim, belgeler güvende ." Daha sonra “Hepsi yok edildi.” Dedi.

Halit, telefonda kısa bir sessizlikten sonra, “İyi iş çıkardın,” diye yanıtladı. “Ama bu işin burada bitmeyeceğini biliyorsun.”

SAHİL

Son okul ders zili de çalar çalmaz her öğrenci adeta yarışa girmişlerdi. Ada her zamanki gibi Okul çıkışı yine sahile gitmişti. Güneş, ufukta yavaş yavaş alçalıyor, gökyüzünü turuncu ve pembe tonlarına boyuyordu. Sahilin kenarında balık tutan birkaç yaşlı adam, sessizce oltalarını kontrol ediyordu. Ada, bir kayanın üzerine oturdu ve denizi izlemeye koyuldu.

Dalgalar, kıyıya vurdukça sanki onun içindeki karmaşayı anlatıyordu. Hayatındaki her şeyin anlamını sorguluyordu. Annesiyle yaşadığı çatışmalar, okulda maruz kaldığı zorbalıklar, kendini bir türlü bulamama hissi... Hepsi, dalgaların arasında kayboluyor ama bir şekilde geri dönüyordu.

Bir balıkçı amca, oltasını denizden çekti. Oltaya takılan küçük bir balığı dikkatlice çıkarıp denize geri bıraktı. Bu sahne, Ada’nın dikkatini çekti. “Hayat bazen bizi yakalar,” diye düşündü. “Ama belki de özgürleşmek, yeniden başlamayı seçmektir.”

İçindeki sessizlik, yerini garip bir huzura bırakmıştı. Sahil, onun için bir kaçış değil, bir kendini bulma yeri gibiydi. Gözlerini kapattı ve derin bir nefes aldı. Kendiyle yaptığı konuşma, belki de ona yol gösterecek bir rehberdi.

“Belki de dengeyi bulmak için önce kendimi olduğu gibi kabul etmeliyim.” diye düşündü. “Ne kadar zor olursa olsun.” Ve güneş ufuktan kaybolurcasına Adanın da ümitleri öyle kayboluyordu. Adayı daha neler bekliyordu. Erkamın başına neler gelecekti. Halit dönmez gücünü tekrar gösterecek miydi?

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

74okunma 1beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.