12. bölüm / 12
KALBİN YANSIMASIBölüm 10 : Karmaşanın Yankısı
Bölümler 12Şu an: Bölüm 10 : Karmaşanın Yankısı
- 1 Giriş : Geceyle gelen sessizlik258 kelime
- 2 Bölüm 1 : Kırık Düşler1.613 kelime
- 3 Karakter Tanıtımları: Ada232 kelime
- 4 Bölüm 2 : Sessiz Çığlıklar1.211 kelime
- 5 Bölüm 3 : Karanlık Dalgalar969 kelime
- 6 Bölüm 4 : Karanlığın içinden861 kelime
- 7 Bölüm 5 : Yeni Düzen930 kelime
- 8 Bölüm 6 : Yeni bir başlangıç502 kelime
- 9 Bölüm 7 : Kaçış567 kelime
- 10 Bölüm 8 : Karanlık öfke ve yalnızlık988 kelime
- 11 Bölüm 9655 kelime
- 12 Bölüm 10 : Karmaşanın Yankısı487 kelime · Okuduğun bölüm
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Selamlar , Canlarım, Yeni Bie hafta ve yeni bir bölümle tekrar karşınızdayım. Sizler için bölümleri kısa yazıyorum sıkılmadan okuyun diye. Umarım beğenirsiniz. Güzel düşüncelerinizi yoruma bırakmayı unutmayın.
****************
İnsanlar, başkalarının hayatını cehenneme çevirirken kendi cehennemlerini taşırlar. Kalbin derinliklerinde sıkışan acılar, dünyanın en büyük çığlıklarını sessizce yaratır.
Halit Dönmez, bir başarı heykeliydi. Yükseldiği basamakların her biri, ardında ezilmiş hayatlar, yitirilmiş umutlar bırakmıştı. Geniş ofisindeki deri koltuğunda otururken, gözleri karşı duvarda asılı olan devasa tabloya takılı kaldı. Tabloda, altın bir tahtta oturan Osmanlı padişahı, dünyaya hükmediyormuş gibi tasvir edilmişti. Halit, bu tabloya bakarken, kendini o tahtta oturan biri olarak kendini hayal ederdi. Ama tahtının altı çürümüş odunlardan yapılmıştı. dışarıdan görkemli görünse de içten içe çürüyordu.
Halit’in tek çocuğu Fevzi, onun gölgesinde kaybolmuştu. Fevzi, babasının mirasına layık olamayacak kadar yetersiz olduğunu Halit’ten her gün işitirdi. Halit’in gözünde, başarısızlık affedilmezdi ve Fevzi, onun gözünde bir başarısızlıktan başka bir şey değildi.
“Senin gibi bir oğlum olduğu için utanıyorum." derdi Halit, Fevzi’ye soğuk bakışlarla.
Fevzi ise bu sözleri duymaya alışmıştı. Ancak alışmak, acının azaldığı anlamına gelmezdi. Baba sevgisinden mahrum kalan kalbi, öfkeyle dolmuştu. Halit’in ona olan ilgisizliği, Fevzi’yi bir gölge gibi yaşamaya zorlamıştı. Evde ezilen bir çocuk, okulda ise bir zorba olmuştu.
Fevzi, okulda her zaman en yüksek sesle gülen, en sert şakaları yapan kişiydi. Ama bu kahkahaların ardında, her gün babasından yediği azarların yankısı vardı. Fevzi’nin zorbalığı, kendi içindeki boşluğu doldurma çabasıydı. Arkadaşlarına laf atarken, onların canını yakarken kendini güçlü hissediyordu. Ama bu güç, onun zayıflığının maskesiydi.
Bir başka köşede ise Erkam, sırtını bir duvara yaslamıştı. Gözleri boşluğa bakıyordu. Elinde bir sigara vardı ama ne dumanı, ne de nikotini, içindeki boşluğu doldurabiliyordu. O geceyi düşündü. Genç bir kızın hyatını sonlandırmıştı. Onun çığlıkları, hala kulaklarında yankılanıyordu.
“Katil oldum." diye fısıldadı kendi kendine. “Bir kez katil olan, hep katil kalır.”
Mert’in emirlerini yerine getiriyordu, ama her yeni görev, onun omuzlarına yeni bir yük ekliyordu. İnsanların hayatını kararttıkça kendi içindeki karanlık büyüyordu. Ama bu karanlık, pişmanlığı bastırmaya yetmiyordu.
Gün, Ada için sıradan bir şekilde başlamıştı. Okulda yaşanan zorbalık, derslerin monotonluğu, hepsi birbirinin tekrarıydı. Ama bu tekrarlardan kaçabileceği bir yer vardı. Sokaklar.
Ada, okuldan çıkıp eve doğru yürüyordu. Hava serindi, sokak lambalarının ışıkları yavaş yavaş yanmaya başlamıştı. Etrafta bir sessizlik vardı. Şehir, akşamın dinginliğine bürünüyordu. Ada’nın adımları yavaşladı. Kendini sokakların akışına bırakmıştı. O sırada, arkasında birinin adımlarını hissetti. Önce önemsemedi, ama adımlar hızlandıkça kalbi yerinden fırlayacakmış gibi atmaya başladı.
Ansızın, silüeti belli olmayan biri, hızla yanından geçerken cebine bir şey bıraktı. Ada, şaşkınlıkla arkasına döndü. “Hey, dur!” diye bağırdı. Ancak o kişi, çoktan karanlığa karışmıştı.
Ada, titreyen elleriyle cebine uzandı. Elini çıkarırken bir kâğıt parçası buldu. Üzerindeki yazıları görünce nefesi kesildi. Bu, babasıyla ilgili bir belgeydi. Ada, annesiyle babasının boşanmasının ardından babasının öldüğünü biliyordu. Ama bu belge, bambaşka bir hikâye anlatıyordu. Belgeye bakarken, kafasında binlerce soru dolaşmaya başladı.
“Babam... nasıl... hayatta olabilir?” diye fısıldadı. Gözleri dolmuştu. Karanlık sokakta, yalnız başına dururken, kaderin onun için yeni bir kapı açtığını hissediyordu. Ancak bu kapının ardında ne olduğunu bilmiyordu.
Bölüm etkileşimi
