6. bölüm · Kalbim Mahallede
5. Bölüm
5. BÖLÜM – Olmayanın Yanında Olmak
Elçin’in sesi yüksek çıkıyordu. O gün, avukatlık bürosunun önünden geçen neredeyse herkes ikisinin tartıştığına şahit olmuştu.
“Ben sadece bir soru sordum. Neden bu kadar tepki veriyorsun?”
Mahperi’nin abisi, gözlüklerini çıkarıp masaya bıraktı.
“Elçin, burası benim iş yerim. Ve müvekkillerimin mahremiyeti konusunda senin soru sorman bile doğru değil. Üstelik sesi yükselterek.”
Elçin, dudaklarını büküp kollarını kavuşturdu.
“İşim gereği merak ediyorum sadece. Psikoloji okudum, unutma.”
“Psikoloji okuman özel hayatımla ilgili her şeye burnunu sokma hakkı vermez sana,” dedi adam daha net bir tonla.
Ofisin camı açıktı. O sırada dışarıdan geçen Leyal, duraksadı. Yanında Mahperi vardı. İkisi de konuşmaların bir kısmını duymuştu. Mahperi gözlerini devirdi.
“Elçin’in ilk krizli performansı... hayırlı olsun.”
Leyal sessizdi.
Bir şey hissetmek istemiyordu.
Ama hissetti.
Mahperi kardeşinin camdan görmeyeceği bir açıdan fısıldadı:
“Bak ben sana dedim. Elçin geçici.”
Leyal bir adım geri attı.
“Ben onların arasında bir şeylerin bitmesini beklemiyorum Mahperi. Beklememem de gerekiyor.”
Mahperi, arkadaşının koluna dokundu.
“Sen bekleme, o zaten fark edecek. Ve sen orada olduğunda, bakışların ona ne kadar tanıdık gelecek biliyor musun?”
---
O akşam Leyal, evinin arka bahçesinde kitap okuyordu. Kitap sayfasına değil, uzaktaki yıldızlara bakıyordu aslında. Kitap sadece elinde duruyordu. Gözleri çok şey anlatıyordu ama sesi yoktu.
Annesi içeri çağırdı.
“Leyal, kızım Mahperi geldi!”
Mahperi mutfağa doğru yürürken yanına oturdu.
“Elçin bugün krizi patlattı. Ofisten ağlayarak çıkmış.”
Leyal istemsizce başını çevirdi. “Ağlamış mı?”
“Evet. Sonra da abimi suçlamış. Soğuk ve ilgisiz olmakla. Sence bunu kim söyledi daha önce?”
Leyal gülümsedi ama buruk.
“Ben hiç söyleyemedim. O yüzden ben ağladım.”
İkisi de sustu.
Yine o ağır, kadim sessizlik…
İçinde binlerce duyguyu barındıran dostluk sessizliği.
---
Ertesi gün mahallede bir hareketlilik vardı. Sinem, doğum günü için küçük bir kutlama yapacaktı. Bahçede olacak bu buluşma, yine tüm gençlerin katıldığı bir ortam sağlayacaktı. Ve Mahperi’nin abisi de davetliydi. Elçin ise... hâlâ küs.
Sinem’in bahçesi, renkli balonlarla ve lambalarla süslenmişti. Ece ve Murat yine atışıyor, Baran gitarını getirmişti. Leyal, beyaz bir elbise giymişti ama kendini aynada beğenmemişti. Mahperi ise onun aksine gözlerini parlatmıştı.
“Bu gece... içinde ne varsa, yüzünde de olsun.”
“Hiçbir şey yok Mahperi. Artık bir şey olmasına da çalışmayacağım.”
Az sonra Mahperi’nin abisi içeri girdi.
Yalnızdı.
Elçin yoktu.
Gözleri kısa bir an etrafı taradı. Sonra Leyal’i gördü. Göz göze geldiler.
Bu kez gözler kaçmadı.
Ama dudaklar yine sessizdi.
Mahperi uzaktan her şeyi izliyordu.
Abisinin biraz huzursuz olduğunu görüyordu.
Belki de ilk kez Leyal’i bir başkası gibi görüyordu. Bir komşu çocuğu, bir kardeşin arkadaşı değil…
...bir kadın olarak.
Baran gitar çalmaya başladığında Leyal uzak bir köşeye çekilmişti. Sessizce oturuyordu.
Mahperi’nin abisi ona yaklaştı.
Yanına oturmadı, sadece birkaç adım ötesinde durdu.
“Çok güzel bir gece olmuş,” dedi.
Leyal başını çevirdi. “Sinem uğraştı baya. Hep birlikte yaptık.”
Adam bir an duraksadı.
“Sen... hep bu kadar sessiz misin?”
Leyal, hafifçe güldü.
“Bazen susmak, her şeyi söylemekten daha güvenli.”
O an... aralarında başka bir şey belirdi.
Henüz adı konmamış ama tanıdık.
Henüz tarif edilmemiş ama hissedilen.
Ve o akşam Elçin yoktu.
Ama Leyal vardı.
Sessizdi.
Ama daha çok şey anlatıyordu.
