5. bölüm · Kalbim Mahallede

4. Bölüm

İyilik Perisi

4. BÖLÜM – Kalpte Açılan Sessiz Yarık

Leyal sabahları hep erkenden kalkardı ama bu sabah, yataktan kalkmak hiç istemedi. Yastığa gömülmüş gözleri tavana dalmışken, kalbinin bir parçası hâlâ bir önceki gecede, o bahçedeydi.

Elçin’in kahkahası kulağında çınlıyordu. Adamın koluna takılıp içeri girmesi, o samimi “arkadaşım” ifadesi... Leyal’in boğazında düğüm olmuştu. “Arkadaşım” diye tanıtılmıştı ama herkes her şeyi anlamıştı. O kadının bu hayattaki rolü Leyal’in hayalinde yıllardır sakladığı yeri kaplamıştı. Ve şimdi gerçekti.

Telefon çaldı. Arayan Mahperi’ydi.
“Uyan Leyal. Daha ne kadar yorganın altına saklanacaksın?”
Leyal sesini zorla düzeltti. “İyiyim.”
“Değilsin,” dedi Mahperi yumuşak ama net bir ses tonuyla. “Çay getiriyorum. Geliyorum.”

Beş dakika sonra Mahperi, ellerinde iki çayla Leyal’in odasına girdi.
Leyal pencere kenarına geçmiş, battaniyeye sarınmıştı. Gözleri dolu doluydu ama ağlamıyordu. Ağlamak, kabul etmek gibiydi.
Ve o, hâlâ içinde bir şeylerin düzelebileceğine dair boş bir umut taşıyordu.

Mahperi sessizce yanına oturdu.
“Gece boyunca seni düşündüm. Bu kaçıncı Leyal? Kaç yıldır bu adamın sana bakmasını bekliyorsun?”
Leyal başını eğdi.
“Çok oldu... Hem de çok.”
“Ve şimdi sevgilisi olduğunu öğrenmiş oldun.”
Leyal gözlerini kapattı.
“Biliyor musun, o kadına baktığında yüzümde bir şey kıpırdamadı. Çünkü o, o değildi. O benim hayalimdeki gibi durmuyordu onun yanında. Sanki yanlış yerdeymiş gibiydi.”

Mahperi’nin gözleri parladı.
“Çünkü senin kalbinde kurduğun yerin adı ‘gerçek’ti. Ama onunla gördüğün şey sadece geçici bir görüntü.”
Leyal sessiz kaldı.
Bir süre ikisi de konuşmadı.

Sonra Mahperi başını Leyal’in omzuna yasladı.
“Ben abimi tanıyorum. Dışarıdan güçlü, disiplinli ve mesafeli biri gibi görünür ama içten içe çok dikkatli biridir. Gözünden hiçbir şey kaçmaz.”
Leyal gözlerini araladı. “Benim de kaçtı mı?”
Mahperi gülümsedi. “Bence kaçmadı. Ama şu an seni o şekilde görmeyi seçmiyor olabilir.”
“Çünkü Elçin var.”
“Çünkü doğru zamanı değil. Ama sabır, en büyük cesarettir bazen.”

---

O gün mahallede sessizlik hakimdi. Gençler buluşmamıştı. Herkes kendi evinde, kendi hayatına gömülmüştü. Sadece Sinem, Ece’ye uğramış, kitap alışverişi yapmıştı.

Leyal öğleden sonra tek başına yürüyüşe çıktı. Karadut Sokak bomboştu. Ama kalbi doluydu.
Bir an durdu. Mahperi’nin abisinin bürosunun önünden geçerken adımlarını yavaşlattı. Pencereden içeri baktı.

Oradaydı.
Bir evrak inceliyordu.
Başını kaldırmadı.
Göz göze gelmediler.

Ama Leyal’in içi bir şey hissetti.
O adam, oradaydı. Elçin’le değil, tek başına.

Ve belki bir gün...
O baş kaldırıldığında, o gözler yeniden arandığında...
Leyal orada olacaktı.

Leyal’in içsel kırgınlığı ve umutla karışık hayal kırıklığı işlendi.

Mahperi’nin dostça desteği sürüyor.

Elçin’in varlığı gerçeklik kazanırken, Leyal geri çekilip ama kopmadan bekliyor.

Adam hâlâ farkında değil, ama okuyucu fark ediyor ki bir şeyler yavaş yavaş çözülmeye başlıyor.