1. bölüm / 14
KAHRAMAN KADINBÖLÜM 1
Bölümler 14Şu an: BÖLÜM 1
- 1 BÖLÜM 1310 kelime · Okuduğun bölüm
- 2 BÖLÜM 2234 kelime
- 3 BÖLÜM 3245 kelime
- 4 BÖLÜM 4253 kelime
- 5 BÖLÜM 5193 kelime
- 6 BÖLÜM 6235 kelime
- 7 BÖLÜM 7676 kelime
- 8 BÖLÜM 8339 kelime
- 9 BÖLÜM 9316 kelime
- 10 BÖLÜM 10241 kelime
- 11 BÖLÜM 11620 kelime
- 12 BÖLÜM 12303 kelime
- 13 BÖLÜM 13236 kelime
- 14 BÖLÜM 14552 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Gece geç saatlerdi. Sinem, yeni taşındığı eve yerleşiyordu. Odasına yerleştirdiği, aynanın karşısına geçti. Kumral, kısa saçları dağılmıştı. Hemen eline bir toka aldı, ve saçlarını topladı.
Tam bir gece insanıydı. Geç saatlerde müzik dinlemekten, resim çizmekten, hatta bazen boş boş oturmaktan bile hoşlanırdı.
Eskiden yaşadığı şehirde çok zorlanmıştı. Kadın haklarını savunması ve feminizmi savunması nedeniyle, pek çok insan, ona düşman kesilmişti.
Hatta evini basmışlar, tehdit etmişlerdi. Ama her şeyin başı, en büyük düşmanı Ferit Beyran idi. Siyah saçlı, sakallı, tam bir mafya tipiydi.
Sinem, saate baktı. Baya geç olmuştu. Odasına geçti. Mobilyalardan gelen hafif tahta kokusu, odayı kaplamıştı. Başını yastığa koydu ve hemen uykuya daldı.
…
Sabah 8 gibi gözlerini açtı. Yüzünü yıkadı ve mutfağa geçti.
İştahla omlet yerken, aniden kapı çaldı.
Üstü başı darmadağındı. Yine de, kapıyı açtı. Gelen, düşmanı Ferit’ti. Onu görünce, göz devirdi.
“Yangaz! Sabah sabah hangi rüzgar attı seni buraya?”
“Valla Sinemcim, hayırlı olsuna geldim. Yeni evin şekil, önümden çekil.”
Sinem, öfkeyle baktı. Hayatında hiç bu kadar sinirlenmemişti. “Allah senin belanı versin.”dedi çok içten bir şekilde.
Ferit kahkaha attı. “Demek bela okuyorsun. Eh, bize de ‘Amin’ demek düşer Sinemcim.”
Ferit, baya mutlu görünüyordu. Belli ki, Sinem’i sinirlendirmekten zevk alıyordu. Sinem için ise durum tam tersiydi.
“Ferit, lütfen evine git.”
“Peki, nasıl istersen Sinemcim.”
Sinem, Ferit’in hemen kalkıp, gitmesine oldukça şaşırmıştı.
“Noldu sana?”
“Nolacak canım, sıkıldım. Ben de arkadaşıma misafirliğe geldim. Sonra da bir çift laf edip, kovuldum.”
“Madem öyle, gel konuşalım.”
Ferit, baya memnun olmuştu. Hemen içeriye girdi.
“Sinem, sen hala şu eczacılık işiyle mi uğraşıyorsun? Neydi farmakoloji mi?”
“Aynen.”
Ferit iki elini birbirine sürttü. Sonra heyecanla sırıttı.
“Sana bir teklifim var. Bir ilaç formülü buldum. Baya pahalı ama, iş görür.”
Sinem, hızlıca lafa girdi.
“Hırsızlığın, köşe dönücülüğün, namuzsuzluğun fink attığı bir dönemde, ancak gelişmiş ülkelerin karşılayabileceği bir formülü (kendini işaret eder) bana satamazsınız!”
“Sinemcim, birincisi öyle sizli, bizli konuşmana gerek yok. İkincisi, maddi sıkıntıları ben karşılarım.”
Bölüm etkileşimi
