1. bölüm / 6
Kadim YeminYemin
Bölümler 6Şu an: Yemin
- 1 Yemin839 kelime · Okuduğun bölüm
- 2 Kanlı Yüzük770 kelime
- 3 Kerbela Düğün536 kelime
- 4 Yeni Gelin657 kelime
- 5 Nefes Al576 kelime
- 6 Nefes ver319 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Ben Defne Defin Ezeli, Mardi'nin en büyük ailelerinden birinin ilk kızıyım. Kaderi Aile büyüklerinin ağzından çıkan tek lafla kader belli olan, annesinin bahtsız kızıyım. Acaba annesinin kaderi, kızının çeyizi olur mu?. Bilmiyorum, bilmediğim çok şey var. Ama bilmem gereken şeyler daha önemliymiş meğer. İki ailenin düşmanlığı, acaba kaç kişinin hayatını bitirecek..
Defne Ezeli
Saat 8:30 olmuştu. Ben hala yatağımda uzanarak tavana bakıyorum. Şuan hiçbir güç beni yatağımdan kaldıramazdı. Kapımın çalmayı sesiyle gözlerimi kapıya çevirdim.
"Gel" dedim. Sesim çok çırtlak çıkmıştı. Ama gelinin kim olduğu umurumda değildi. Kapı açıldı ve bücürük kardeşim elinde ki beyaz ayıcığıyla içeri koştu.
"Ablacığım" dedi. Gülümseyerek gözleri gülüyordu. Yatağımın başında durup uzanan bana baktı. Sanırım yatağa atlamak için doğru zamanı bekliyordu. Gülümseyerek ona bakınca yatağa atladı. Ve elinden hiç düşünmediği ayıcığıyla yanıma uzanıp benim gibi tavana baktı. Bir kaç saniye tavana baktıktan sonra bana bakıp.
"Kahvaltı için seni bekliyoruz, neden gelmiyorsun, madem uyandın niye hala gecelikle duruyorsun, bana bak ben çoktan kıyafetlerimi giydim." Dedi. Gülümsemesini gizlemeyerek. Beyaz paçaları yırtık bir pantolon giymişti. Üstüne ise toz pembe kollarında sim detayları olan tişörtü vardı üstün de bu kıyafetleri kendisi seçtiği çok belliydi. En sevdiği renk pembe ve beyazdı. Benim gibi benimde en sevdiğim renkler onlardı. Sim detaylarına bayılırdı. Benim gibi. Saçları dalgalıydı yeni yapmışlardı. Kesin Melek yapmıştır. Diye düşünüyordum ve emindim de. Melek Helin Ezeli benden 3 yaş küçük kardeşim. Tıp okuyordu ama abim yüzünden yarım bırakmıştı. Zaten hangimiz onlar sayesinde okuyabilmiştik ki. Burada okumuş kadın çok bulunmaz dı. Çoğunun kaderleri daha kundaktayken belli olurdu. Meğer bende onlardan biriymişim. Aşk evliliği yapanda çok bulunmazdı. Bulunanlarada çok özenirdim. Eğer bende bir gün evlenirsem aşk evliliği yapmak istiyordum...
"Aşağıda yemek hazır mı?" Diye. Sordum Asyaya. Ben sabahtandır ne anlatıyorum der gibi bana baktı.
"Abla babam saat 6'dan beri yemek bekliyormuş. Annem çocuklar da uyansın diye bekletmiş. Şuan çok sinirli." Dedi. Sabah 6 ne ya. Bi dakika ne! "Asya bu şimdi mi? Söylenir!" Dedim. Hemen ayağa kalkarak. Defne kafan iyi mi? Kız sabahtandır ne anlatıyor. Asya bana göz devirdikten sonra konuşmaya başladı.
"Abla sana ne anlatıyorum. Hem babam sana çok mühim bir şey söyleyecekmiş. Gelme amacım buydu ama sen zahmet edip neden geldiğimi sormadığın için sana söylemedim aşağıya inince öğrenirsin diye" dedi. Babam beni mühim bir konu için çağırmışsa ya ölü vardır. Yada çok kan dökülecektir. İlk mühim konu diye çağırdığında Eflinin Ölüm haberi gelmişti. Ablam gibi gördüğüm bir tanıdığım dı beşik kertmesi olduğu oğlan kızı 17 yaşında vurup öldürmüştü. O adam şimdi tahminimce 34 yaşında 2 çocuklu bir adammış. Asya sağolsun evdeki çalışan Ümmü ile Elifin konuşmalarından duymuş. İkisi tam bir haber magazini, Mardinde ki en ince olaya kadar her şeyi dakikasında öğrenirler.
Konağın merdivenlerinden inerken babamı tam karşımdaydı buldum. Çatık kaşlarla bana bakıyordu. Arkada Korku dolu gözlerle bana bakan Annemi onun yanında ise beni gibi ne olup bittiğini bilmeyen Kardeşim Meleği gördüm. Kapıda bekleyen korumalar içeride tek sıra halinde yanyana, yana yana bana bakıyorlardı. Onlarında yanında aynı onlar gibi duran Ümmü ve Elif'i gördüm. Elifle gözgöze geldiğimiz gibi titreyen bacakları bedenini daha fazla taşıyamadı ve dizlerinin üstüne düştü.
O an benim hakkım da bir karar verildiğini, ve bu kararın hayatımı bitireceğini anlamam pek zor değildi.
Babamın gözlerinin içine geri bakarak ne olduğunu anlamaya çalışıyordum. Babam sanki bana vakti geldi der. Gibi bakıyordu o bakışlardan nasıl böyle bir şey anladım bende bilmiyordum.
"Defne" dedi. Babam sinirli ve otoriter bir ses tonuyla. Ellerimi önümde birleştirip başımı önüme eğdim.
"Vakti geldi, hazırlık yap" dedi. Neyin vakti gelmişti. Bilmiyordum ama ben hariç evde ki herkesin bildiğine emindim.
"Akşam Karahan aşiretinden yüzük takmaya geliyorlar" dedi. Duyduklarımı sindirmeye çalışırken babam konuşmasının üstüne ekleyerek.
"Melek'le birlikte çarşıya çıkın istediğinizi alın akşam kusursuz göreneceksin" dedi. Babam hayatımı bitirecek bir söz söylememiş gibi bir de beni aşağılıyormuydu. Tabii ya ben zaten babamın gözünde hiç dört dörtlük olamadım ki.
Evlenmek için daha çok gençtim. Üstelik görücü gelmeyecekti. Daha bir defa bile yüzünü görmediğim insanlar yüzük takmaya geleceklerdi. Başkalarında önce isteme sonra nişan en son düğün değilmiydi. Peki ne bu bunlar ne zaman beni istediler.
Ömrümü değmeyecek bir adama harcamak için çok gençtim. Saçımı süpürge edip evle, işle, kaynanayla, kocayla uğraşamayacak kadar üşengeçtim.
Durduk yere neydi bu, babamın söylediklerinden sonra kafamı kaldırıp boş gözlerle babama baktım. O bana hala sinirli bakıyordu. Ne yapmış olabilirim ki ne sinirini bozdu. Gizli saklı görüştüğüm kimse yoktu. Konaktan nadir zamanlarda çıkardım. Okuyacağım diye ısrar etmedim. Ne sinirini bozmuştu.
Babam sanki hayatımı bitirecek bir konu söylememiş gibi Arkasını bana dönerek Meleğin yüzüne baktı.
"Melek Ablanla çarşıya gidin çok vakit yok. Erken gelirler." Dedi. Melek babamın bu sözüyle merdivenin başında kupkuru kalmış ondan beni kolumdan tutup dış kapıya doğru götürdü.
Korumalar kapıyı açtıktan sonra bahçe kapısına doğru giderken arkamızdan kapanan Ağır kapının sesi kulaklarımda da. Yankılanırken Melek durdu. Ve kısa bir süre bomboş önüne bakan bana baktı. Gözleri dolmuş boncuk boncuk ağlamaya başlayarak bana sarıldı.
"Abla affet, gerçekten senle birlikte öğrendim" dedi. Ağlayarak ona neden bana söylemediğini soracağımı düşünmüştü ama benle aynı anda öğrendiğini biliyordum ki zaten ben.
"Bilmiyordum, Vallahi bilmiyordum bilsem izin vermez karşı çıkardım." Dedi. Ağlıyordu daha çok konuştukça daha sıkı sarılıyordu. O sarıldıktan bende ağlamak istiyordum. Ama şuan tek derdim ağlamak olamazdı.
Bölüm etkileşimi
