5.BÖLÜM/ŞÜPHE ve KUŞKU

Vaveyla Yazarı: Gülsüm

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 6Şu an: 5.BÖLÜM/ŞÜPHE ve KUŞKU

Adalet yerini bulmalı ama bu olurken başka birilerinin adaleti şaşmamalıdır.Meseleler iki tarafın arasındaysa direkt o şahıslar arasında çözülmeli,yakınları olan masumlara yansımamalıdır.Atlas ve Gökçe gibi...
Kulağıma dayadığım telefonun kapanış sesini duydum,yüreğimde binlerce delik vardı ve her birinden acıyla kan fışkırıyordu.O da bende kardeşlerimizi ailemiz saymıştık ve bir gün arayla kardeşlerimiz ölmüştü.Ablasını o hâlde gördü ve yanında destek olacak kimse yoktu,bende yoktum.O benim yanımdaydı son ana kadar, bense onun başına gelenleri telefonda öğreniyordum.Gözlerim yanmadı,dolmadı,sulanmadı.Ben hiç bir zaman ağlayamazdım en son ne zaman ağladığımı bile hatırlamıyordum,ama ağladığımda ne olduğu hatırlıyorum.Yıllar önce ağlamıştım en son ve babam beni sırf ağladım diye güçsüz olduğumu söyleyip azarlamıştı.Kimsenin olmadığı yerlerde de ağlayamıyordum artık,istesem de olmuyordu.Şimdi de ne kardeşim öldüğünde,ne de dostumun kardeşi öldüğünce yaşarmıştı gözlerim.Ben hep öylece donup kalırdım ellerim titrerdi,gözlerim hatta kirpiklerim bile titrerdi.Gözlerimi daldığı yerden çekip kurtardım ve etrafımdaki ağaçlara baktım.Havadaki hafif soğuk boynuma değince depo da yırttığım yerleri sızlıyordu,büyük ihtimalle silik bir iz olarak kalıcaktı onlar.Nasıl görünüyor bakmamıştım, kanamış mıydı ondan bile haberim yoktu,üstümdeki ceket boğazlı olduğundan kimse görmemişti şu ana kadar.Biraz dolanmak için arkamı döndüm ve iki metrelik adamı dibimde görmemle anlık ödüm bokuma karıştı.
"Ne oldu? Yüzün kireç gibi olmuş,ısınamadın mı?"dedi korkmamı umursamadan.
"Hiçbir şey olduğu yok.Al."dedim ve telefonu ona uzattım.Uzaklaşmak ve tek kalmak için karşımdaki herifi umursamadan sola bir adım attım,benden daha büyük bir adımla benden yana sola adımlayıp önümde bitti yine.Bu sefer sola büyük bir adım attım beklemeden,yine anında önüme geçip kesti yolumu.
"Ya ne istiyorsun çekilsene önümden."
"Seninle işimiz bitmedi hatta başlamadı bile."dedikleri bir kulağımdan girdi diğerinden çıktı şuan o umrumda değildi çünkü.Umrumda olan tek şeyle alakalı bir soru vardı kafama takılan.
"Atlas'tan sonra cinayet işledin mi? Sen veya adamların?"bu sefer hiç beklemediği belliydi,dudakları aralandı afalladı bir kaç saniye.
"Kim öldürüldü? Göktuğ'nun yakını mı?"dedi.
"Soruma cevap ver cinayet işledin mi?"
"Hayır, yakalandıktan sonra birini öldürmedim.Hem Göktuğ'la bir alıp veremediğim de yoktu, olsa sence yaşar mıydı?"dedi ve dediği an pişman olduğu yüzünden belliydi,sormamdan korktuğu o soruyu sordum acımasızca.
"Atlas'la ne alıp veremediğin vardı?"işte bu soruma verebilecek bir cevabı yoktu.
💔
Son dediğimden sonra yanından uzaklaşıp biraz civarda dolandım.Son cümlemi kurarken sesim istemsizce titreyerek çıkmıştı.Binanın etrafında korumalar az sayıda vardı ve beni izleyen, takip eden bir kişi bile yoktu,kaçıp gidebilirdim.Hiç mi şüphelenmiyordu benim gitmemden? Hava kararmaya başladığı ve rüzgâr şiddetlendiği için yeşilliklerin arasından çıkıp binanın girişine yürüdüm.Aklımda Atlas ve Gökçe'nin ölümü pervane gibi dönüyordu.Giriş kapısına geldiğimde iki yanında bekleyen adamlardan biri kulpa uzanıp kapıyı açtı ve geçmem için çekildi.İkisine de şöyle bir üstten bakıp içeri ilerledim.Gözüm etraftaydı gri döşemeli duvarların ardından büyük bir alan karşıladı beni.İçeri atölyeye benziyordu. Kenarda yapay bir şömine,bahçeye bakan tarafın önünde büyük bir bilardo masası,siyah deri koltuklar, büyük cilalı kahverengi bir masa vardı.Yerde de kırmızı hatta bordo ve desenli bir halıyla beraber koridorun atmosferiyle alakası olmayan bir alandı.İçerde altı kişi vardı,benle beraber yedi.İkisi kız ikisi erkek tanımadığım dört kişi vardı,öbürleri düşmanlarımdı bizzat.Beni fark edince hepsi uğraşlarını bırakıp bana baktı.Birbirimizi bir süre süzdükten sonra
"Ooo,kimler gelmiş.Örgütümüzü yıkan küçük ergen, hoşgeldin."dedi Tolga.Turan'ın aynısıydı sadece göz rengi kahverengiydi o kadar.Ben ona ters ters bakmaya devam edince ikizi lafı devraldı."Kimse onunla konuşup soru sormayacak.Sadece o ve ben konuşucam."diğerleri şaşkınlığını gizleyemezken Tolga sanki haberi varmış gibi davranıyordu.Bu gerizekalı Turan her şeyi ikizine yetiştiriyor muydu? Ben hiçbir şeyden bahsetmezdim.Salak o yüzden ikizin öldü zaten,asıl gerizekalı kimmiş?
"Önce seni bizimkilerle bi' tanıştırayım ondan sonra her şeyi anlatıcam."
"Biz neredeyiz? Neresi burası?"çıktı ağzımdan.
"Burada soruları ben sorarı-"
"Benim senin kurallarına uyma zorunluluğum yok,liderliğini arkandakilere tasla."kaşları havalandı hepsinin.
"Peki.İçin rahatlayacaksa söyleyeyim,Silivri'deyiz." Ne?
"Silivri mi?"diye sordum kısık bir sesle.
"Gelirken hiç tabelalara da mı bakmadın? Her neyse."arkasına yarım döndü ve Tolga'yı gösterdi.
"Tolga'yı zaten tanıyorsun,Zehra uzun boylu olanın adı,diğeri de Mine."Zehra dediği kız esmer zayıf biriydi ,güzeldi şimdi Allah için.Çok iddialı bakışları vardı, severim iddialı insanları.Mine dediği de minyon tipli benim boylarımda kahve saçlı ela gözlü biriydi.Ben süzmemi bitirince
"Alperen,kuzenim olur kendisi."cesetleri taşıyan kuzeniymiş,Allah bilir Atlas'ı da taşıyan odur.Kumral,uzun biriydi.Kuzenleri kadar olmasa da yapılıydı.En son adama baktığımda
"O da Burak.ŞEDRAK örgütüyle tanışmış oldun.Seni anlatmama gerek yok,zaten biliyorlar." Burak dediği de esmerdi ve erkekler arasındaki en kısaydı,bir doksana yakındır.
"Eski örgütünle tanıştım,artık ŞEDRAK diye bir şey kalmadı."diyerek düzelttim onu."Doğru bırakmadın örgüt denen bir şey."dedi hafif sırıtarak.Sıkıntıyla ofladım.
"Anlatmamak için kırk takla atmaya çalışıyorsun farkındayım.Dökül artık Turan."dedim ciddi bir şekilde.
"Tamam.Artık anlatacağım geç otur şöyle.Tolga, bilgisayarı getir." Tolga koridordan ilerleyip gözden kayboldu.
"Ben seni bayağıdır takip ediyorum Asena.Tam aradığım kişisin,evet beni affetmeyeceksin ikizini öldürdüğüm için, ama bir sebebi vardı."dedi.Kan beynime sıçradı,tutamadım kendimi.
"Onu öldürmeni haklı çıkarabilecek hiçbir neden yok! Şunu anla! Sen onu hırsından öldürdün,seri katil olmak alışkanlığın hâline geldiği için yaptın.Çünkü o gün o masada Alperen'in getirdiği kurban yatmıyordu.Benim kardeşimi yatırmıştın! O kurban sadece göz boyamaydı.N'aptın ona? N'aptın Atlas'a orada? Kımıldamıyordu bayılttın mı n'aptın! Göktuğ o kadar bağırdı hiçbiri mi vicdanını sızlatmadı senin? Kendinden iki kat küçük bir çocuğu nasıl canice öldürürsün? Birde utanmadın mı onu gözlerimin önünde satırlarken,beni o depodan kurtarmaya?" Gram mimiği oynamadı,yüzü mahkeme duvarı gibiydi.
"Atlas'ı öldürmek için sebebi varmış!" Dedim kendi kendime."Senin de ikizin var onun gözlerinin önünde satırla öldürüldüğünü düşünsene." Ben içimi kusmaya devam ederken Tolga elindeki bilgisayarla içeri girdi ve vakit kaybetmeden tekli koltuğa oturup bir şeyler ayarladı."Beni hiç anlamayacağına emin oldum ama bir dur artık! Dinle şu ses kaydını,dinle öyle konuş!" Kendini haklı çıkarıcak nasıl bir sebebi olabilirdi? Atlas ne yapmış olabilirdi? Ve hayatımı kökünden değiştiricek olan o ses kaydından öğreneceklerimden habersizdim.
"Asena,kızım bu kaydı dinliyorsan artık vakti geldi." Konuşan bir kadındı yaşlı olduğu sesinden belliydi."Baban senle Atlas'tan hatta eşinden bile çok büyük bir sır saklıyor.O sırrı öğrenmek zorundasın çünkü!...o sır en çok seni etkileyecek! O sır-..."sesi tekledi ve kekelemeye başladı sanki birileri onun konuşmasını istemiyor,susturmaya çalışıyordu."Turan ve Tolga- Turan ve Tolga onları bul, o adamları bul Asena!"dedi ve ağzından çıkan son kelime benim adımdı,üç kurşun sesi duyuldu kayıttan en son.Şaşkınlığımı gizlemeye çalışmıyordum artık,anlaşılan bunlara karşı saklanacak bir şeyim de yoktu zaten.Yaşlı bir kadın ölmeden önce son kez neden bunu söylemişti hatta bunu söylediği için öldürülmüştü?
Neden benden ikizimin katiline ve onun ikizine güvenmemi istiyorlardı?
💔
Hepimiz koltuklara oturmuş sessizce oturuyorduk.İki tane karşılıklı tekli koltuk,iki tane de karşılıklı üçlü koltuk vardı, hepsi siyah deri koltuklardı.Bir tekli koltukta ben, karşımda Turan. Sağımdaki büyük koltukta Mine ve Zehra onların karşısında da Tolga, Alperen ve Burak vardı.Ne kadar süredir böyleydik bilmiyorum.
"Ee.Kararın nedir Asena?"diye sordu Turan.Ondan nefret ediyordum hiç kimseden bu kadar nefret etmemiştim ömrümde,babamdan bile.Ve nefret ettiğin biriyle aynı ortamda kalmak zorunda olmak çok zordu.Doğduğumdan beri böyle bir durumdaydım,yine öyle bir durumdayım.Farklı kişiler,aynı hisler.
Boş boş ona bakıyordum,gözlerimden hiçlik akıyordu.Bir şeyler zırvalıyordu,onu duyamıyordum.Beynim beni bataklığın en dibine çekiyordu bu sefer başarıyordu da.Dibimde biten Turan'ın
"Asenaa."diye dürtmesiyle irkildim.Etrafıma bakındım,olanları hatırladım.
"Ne düşünüyorsun diye sordum?"dedi Turan.
"Ne konuda?"dedim aklımı kaybetmiş gibi.O sırada ikisi birbirlerine dönüp bakıştılar Tolga'yla.Birbirlerine bir mesaj vermişlerdi ama ben bir bok anlamamıştım.
"Atlas'la bizde çok yapardık."dedim.
"Neyi çok yaparsınız?"dedi bu sefer Tolga,gözlerimi boşluktan çekip nefret doldurarak ona çevirdim.
"Senin Turan yaptığı.Gözlerimizle derdimizi anlatmayı çok yapardık,ama ikizin sağolsun ikizimi benden kopardığı için." Aklıma takılan şey o ses kaydından duyduklarımdı."Bütün bu ipuçlarının Atlas'ın değilde benim karşıma çıkması tesadüf değildi,onun ölümü planlanmıştı."gözlerimi tepemdeki aygıra kaldırdım ve ekledim.
"Senden de önce."
"Cafede vurulunca..."çıktı dudaklarından.Onayladım başımla.
"Onun canına göz diken başka birileri de vardı."dedim.
"Benim gerçekten neden Atlas'a onu yaptığımı merak ediyor musun?"diye sorunca başta ben olmak üzere herkes olduğu yerde haraketlendi,ben tamam da size ne oluyor be.Gözlerimi ona dikerek ayağa kalktım ve en azından aramızdaki boy mesafesini biraz daha kapattım.
"Evet ediyorum.Onu benden ayırmanda ki sebep,kendi haklı çıkaracağına en olduğun o sebep ne çok merak ediyorum."
"O zaman sana bir teklifim var,eğer kabul edersen aklındaki soru işaretlerinin hepsi gider,söz veriyorum."Kaşlarım çatıldı.
"Ne teklifi?"
"Tekrar bir örgüt kurucaz ve yöneticisi sen, ben, Tolga olacağız."

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

16okunma 1beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.