Işıklar Kapalı kitap kapağı

6. bölüm / 6

Işıklar Kapalı

Resim

Vaveyla Yazarı: Zehra Tuğral

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 6Şu an: Resim

Ciğerime daha fazla temiz havayı doldurmak istercesine derin bir nefes daha aldım, sonbahar ayına girdiğimiz için hava oldukça soğuktu hele ki Rusya daha soğuktu. Kışın bazen o kadar soğuk olurdu ki dışarı çıkmak istemezdim, temiz havaya, gökyüzüne belki de özgürlüğüne bu kadar muhtaç olan birisi için bu oldukça garipti.

Kış gelirdi, lapa lapa kar yağardı, yorganlara sarıla sarıla uyurdum. Bazı geceler ise uyumayıp gizlice kar yağışını izlerdim, bazen yakalanırdım, hemşireler tarafından azarlanırdım ve uyumam için uyku ilacı yaparlardı. Bir insanın gece gökyüzünü izleyememesi bile çok acınası bir durumdu.

Ve mevsimlerin en güzeli gelmişti şimdi, sonbahar... Her mevsimi severdim ama sonbahar mevsimini ayrı severdim.

Yerdeki solmuş bir yaprağa uzandım ve yaprağı elime aldım. Yanları parçalanmış ve çamura bulanmıştı, elimle yaprağın üzerindeki çamurları temizledim. Yaprağı dikkatlice cebime yerleştirdim, her bahçeye çıkışımda bahçeden bir şeyler alır saklardım. Bazen bir çiçek, bazen bir taş, bazen solup gitmiş bir yaprak...

Gerçi çok bir seçeneğim yoktu sadece özgür olduğun zamanları hatırlamak istiyordum. Başımı yerden kaldırıp etrafa bakındığım sırada bir çift kahverengi gözle buluştu gözlerim, gözlerimi kıstım sanki onu tanıyorum ama nereden tanıdığımı hatırlamıyordum.

Siyah saçlı ve kahverengi gözlü bir kızdı, siyah küt kesimli saçı hafif dalgalı bir yapıya sahipti. Saçları oldukça güzel olmasına yanı sıra sanki günlerdir taranmıyormuşçasına gibi dağınıktı göz altları ise mosmordu. En fazla on beş yaşında görünüyordu.

Tanıdık simasını görmezden gelemiyordum belki de sadece daha önce hastanenin içine karşılaşmıştık. Derin bir nefes alıp umursamamaya çalıştım fakat kızın da gözlerini bana diktiğini fark etmem ve merakıma yenik düştüm.

Evet resmen gözlerin dikmiş bana bakıyordu, ani bir kararla sandalyenin ayaklarını çevirmeye başlayıp kıza doğru ilerlemeye çalıştığım sırada aslında ilerleyemediğimi olduğum yerde sadece tekerlekleri çevirmeye çalıştığımı fark ettim.

Bir şey beni tutuyordu ve gitmemi engelliyordu. Arkana döndüğümde beni tutan kişinin o gece gördüğüm maskeli adam olduğunu gördüm tekerlekli sandalyemi tutuyor ve ilerlememi mi engelliyordu.

Sinirimin beni ele geçirdiğini hissettim bu psikopat her yerden çıkıyordu.
"Bıraksana!" dedim Ukraynaca o gece benimle Ukraynaca konuştuğuna göre Ukraynaca biliyor olmalıydı.

Umursamadan onu silip tekerlekli sandalyemi çevirerek hastaneye ilerlemeye başladı.
"Ne yapıyorsun?" Diye bağırdığım sırada bahçedeki bazı hemşireler ve hastalar bize bakmıştı ama hiçbiri bir şey yapmak için yerlerinden dahi kıpırdamamışlardı.

Bu durum daha çok sinirimi bozmuştu özellikle ben bir psikopat tarafından götürülürken hemşireler sadece izliyorlardı. Derin bir nefes vererek sakinleşmeye çalıştım sonuçta bana zarar verecek hali yoktu ya, istese bile yapamazdı. Doktor Petrova'ya seslensem gelirdi.

Biraz sakinleştikten sonra daha sakin bir ses tonuyla konuştum.
"Nereye götürüyorsun beni?"
"Odana." diye cevap verdiğinde çoktan hastaneye girmiştik. Sinirlenmemeye çalışıyordum ama ona müdahale edemeyişim, kaçıp kurtulamayayım şimdi daha da sinirimi bozuyordu.

En sonunda pes ederek arkama yaslandım, koridor da ilerlerken sessizlik hakimdi. sonunda odamın önüne vardığımızda kapıyı açıp beni içeriye soktu. Kapıyı kapatıp gitmeye yeltendiği sırada tekerlekli sandalye mi oldu doğru döndürdüm.

"Bir açıklama yapman gerekiyor, biliyorsun değil mi?" Bedenin bana döndü.
"Ne gibi?"
"Mesela o gün neden o odada uyandığım gibi, kendimi yürüyerek odaya gidip yatacak halim yok." Tekerlekli sandalyeme bir bakış attıktan sonra alay edercesine güldü.
"Görebiliyorum." Sinirle tekerlekli sandalyemin kolunu tuttum.
"Deliye benzemiyorsun." Dedim konuyu değiştirmeye çalışarak.
"Sen de öyle." Dedi, sinirimi bozmaya başlıyordu, sanki akıl Hastanesi'nde değildi kafedeydik. Nasıl bu kadar rahat olabilirdi?

Birden önüme doğru eğilip yüzünü kulağıma doğru yaklaştırdı.
"Kime güvenmen gerektiğini tekrar gözden geçirmelisin." Söyledikleri karşısında kaskatı kesilmiştim, ben söylediklerini algılamaya çalışırken o beni daha da şaşırtarak cebinden çıkardığı kağıdı elime tutuşturdu ardından geri çekilip kısa bir an gözlerime baktıktan sonra arkasını dönerek odadan çıktı ve kapıyı kapattı.

Elime tutuşturdu kağıdı bakacak cesaretli topladığında bakışlarımı kucağımda döndürüp bakışlarımı elime indirdim. Bu bir resimde bir aile resmi...

Onca ya bence yüzün arasından bir kişiyi ise tanımak hiç zor değildi, ne kadar değişmiş, ne kadar büyümüş olursa olsun hala aynıydı. Bu bendim...

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

19okunma 1beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.