19. bölüm · İnatçı~İsFad

19

Aysun Vibesel✨️

Merhabaaa. Ben geldimmm✨️Olm ben bu şarkıya taktım hee🤣Keyifli okumalaaarrr❤️

𐙚⋆°。⋆♡𐙚⋆°。⋆♡𐙚⋆°。⋆♡𐙚⋆°。⋆♡𐙚⋆°。⋆♡
Ertesi sabah Fadime kalkmış. Üzerini değişmiş kahvaltı için mutfağa girmiş. Adil başda oturmuş yanında Selim onun önünde Eleni oturmuş. Fadime Selimin yanina oturdu. Adil ilk ters ters bakdı

"Günaydinn" dedi Fadime ortalığı yumuşatmak için "sanada günaydin" dedi Adil. Sessiz sakince kahvaltı yapdılar. Sonra Eleni sağlık ocağına gitdi. Adil Selim ve Fadime evde kaldı. "Abi senle bi şey konuşmak istiyorum" dedi Fadime çekinerek. "Söyle tattaram" dedi Adil

"A-abi aslında..." dedi Fadime "ne aslında?" Dedi Adil "Biz Selimle..." dedi Fadime "Siz Selimle?" Dedi Adil sert bi sesle Selim araya girdi "Biz sevgiliyiz Adil abi nişanlanmak istiyoruz" dedi bi çirpida Selim

"Ne diyusunn ula sen" dedi Adil Selimin yakasına yapışdı "Abi abi dur lütfen abi bi şey yapma ona" Fadime onları ayirmaya çalışıyordu. "Hani siz arkadaşdınız lan" dedi bi yumruk atdı Adil Selime. Selim biraz sedelendi ama ayakda durdu "seviyorum abi çok seviyorum" dedi "Ula ben seni gebertmezmiyim şimdi" dedi Adil ve bi yumruk daha atdı

"Abi yalvarırım yapma nolur yapma" diye ağlıyordu Fadime Adil Fadimenin ağladığını görünce hemen ona sarıldı "senin için bak senin için bi şey yapmıyorum tez zamanda nişan yapıcaz anlaşıldı mı?" Dedi Adil sinirli bi sesle "t-tamam abim"

Bu olayin üzerinden 2 saat geçmiş "Off abinin elinde çok ağırmış ya vurduğu yerler çok pis ağrıyor" dedi Selim mızmızlanarak "eee ben sana olacakları önceden dedim sen dua et keçi sürüsünün altına atmadı seni" dedi güldü Fadime

"Sen ne fırıldak çıkdın ya o nasıl ağlamakdı ben bile inandim he" dedi Selim "ehh var bizdede bi şeyler" dedi gülümsedi Fadime. Bu sırada odaya Eleni girdi "yuh noldu sana Selim" dedi ve Selimin yaralarina bakmaya başladı "Abisi haşat etdi azcık bi şey yok yani" dedi Selim gülerek

"Geçmiş olsun ya" dedi Eleni "abim tez bi zamanda nişan yapalım dedi Eleni" dedi Fadime "s-sende hayır dedin demi?" Diye sordu endişe ile Eleni "yoo kabul etdik maksat o" dedi Fadime "saçmalama ya nişan atarsanız Selim biraz daha harcanacak" dedi Eleni Selime bakarak

"Sen hayırdır ya Selimi düşünmeler falan" dedi Fadime sırıtarak. Selimde gülüyordu "saçmalama be ben onun canı için dedim yoksa ne haliniz varsa görün be" dedi güldü Eleni " tamam tamam" dedi Fadime. Böyle sohbet ederek gece yarısına gelmişdi saat. Her kes odalarına dağıldı.

3 gün sonra

Tüm Koçari köyü artık Selim'i Fadimenin nişanlısı olarak biliyordu. Bu günde Akça kız ve Çakır uşağın düğünü vardı. Çakır Adilin en güvendiği adamlarından biriydi. Bu düğüne Furtuna ailesi yani İsogilde gelicekdi. Sabah erkenden Fadime kalkmış kıyafet arıyordu. Bu sırada odaya Selim girdi "Ya kızım ben ne giycem takim elbise benlik değil ya" dedi Selim mız mızlanarak

"Saçmalama sadece benim için 1 güncükk idare ett canimm arkadaşim" dedi Fadime ve masum masum Selime bakdı "off off off tamam minnağım senin için" dedi odadan çıkdı kendi odasına gitdi. Fadime hala kıyafet arıyordu. Odasının kapısı bi daha açıldı.

Bu sefer gelen Eleniydi "offf ben ne giycem ya kıyafetim yok" dedi Eleni sitem ederek "al bende o kadar ya" dedi Fadime. Böyle böyle zaman geçdi. En nihayetinde bi şeyler giymişdiler. Fadime salona çıkdı. Adil Fadimeyi o minik elbisede görünce sinirleri tepesine çıkdı

"Olm sen nişanlına nasıl böyle giymesine izin veriyorsun" dedi kızgın bi sesle Adil "ya abi kocam kız kendi kararlarını kendi verebilecek yaşda hem ne güzel olmuş canim sevgilim" dedi Selim ve kolunu Fadimeye atdı. "Gördün mü abi her kes senin gibi odun değil"dedi Fadime Eleni ve Selim güldü. Adil bi şey demedi.

Yavaşca evden çıkdılar. Düğün olacak araziye geldiler. Her kes vardı. Ama Furtuna ailesi hala gelmemişdi. Tüm köy Fadime ve Selime bakıyordu "rahatsız mı oldun?" Dedi Fadime Selimin kulağına yaklaşarak "yani hiç alışık değilim" dedi Selim "biraz idare et" dedi Fadime

Bu sırada düğün olucak araziye 2 araba girdi. İlk arabadan İsonun amcası Şerif onun karısı Esme onun arkasınca İsonun ve Oruç'un annesi Zarife ve Şerifin annesi Şirun nine indiler. 2ci arabadan ise İso, nişanlısı ve abisi Oruç indi. Düğün olacak araziye girdiler. İsonun gözleri Fadimenin üzerindeydi

Her ne kadar belli etmesede kıskanıyordu. İsonun nışanlısı olacak kız İsoyu ahtapot gibi kolunu sarmış Fadimeye sırıtarak bakıyordu. Selim hemen masanin üzerindeki elini Fadimenin elinin üzerine koydu. Furtunalılar Adile baş selami vererek karşımızdaki masaya oturdu. Zarife gelini olacak kızla bi şeyler konuşuyordu gülerek.

Fadime İsoya baktığında İsonun Selim'e ölümcül bakışlar atdığını gördü. Ve tans müziği çalındı. Akça kız ve Çakır uşak tans etmeye başladı. Onların etrafında diğer çiftlerde tana etmeye başladı. Fadime yaninda haraketlilik hiss etdi Selim ayağa kalkmış ona elini uzatmış "bu dansı bana lutf edermisiniz Fadime hanım" dedi

Adil ters ters bakdı ama sonra onların yakinda nişanlanacağını getirdi ve önüne döndü. "Hadii kalkk,kalkk" dedi Eleni gülümseyerek "ehh tabii madem çok ısrar etdiniz edeyim" dedi ve güldü Fadime. Tahmin ediyordu İso deliriyordu. Selim ve Fadime gülerek tans ediyordu. Birden yanlarına bakdığında İso ve nişanlısı olacak kızda tans ediyordu

"Bakma oraya" dedi Selim Fadimeye kısık sesle "sinir oluyorum Selim" dedi Fadime sinirli bi sesle. Birden İsonun sesi duyuldu "eşlerimizi değiştire biliriz demi" dedi ve Fadimeyi kendi kollarına aldı kendi nişanlısıda Selim'e kalmışdı "napıyosun sen insanlar yanlış anlicak" dedi Fadime

"Anlasın güzelim" dedi sırıttı Fadime. Adil İsoya öldürecekmiş gibi bakıyordu. "Ben senin güzelin falan değilim bitti o iş sen nişanlısın ben yakinda nişanlancam" dedi Fadime nisbet yaparak "ne diyosun kızım sen nişanlanamazsın" dedi İso sinirli çikan bi sesle "sen nişanlanmışsın ama" dedi Fadime İsonun gözlerinin içine bakarak

"O öyle değil Fadime" dedi İso gözlerini yere dikerek. Hala tans ediyorlardı "sen beni 3 ayda unutmuş kendi yolunu çizmişsin İso bende seni siler kendi yolumu çizerim" dedi Fadime.

İso, Fadime'nin "Seni sildim" sözleriyle sanki kalbine bir hançer saplanmış gibi sarsıldı. Elleri Fadime'nin belinde daha da sıkılaştı, parmakları kumaşı ezip tenine işlemek ister gibi sertleşti.
"Silemezsin," diye fısıldadı İso, sesi bir rüzgar uğultusu gibi karanlık ve tehditkardı. "Ben bitti demeden, biz bitmeyiz Fadime. O yanındaki züppeye de söyle, fazla heveslenmesin. O yüzük o parmağa girmeyecek!"

Fadime tam cevap verecekti ki, müzik durdu. İso, istemeye istemeye de olsa kollarını gevşetmek zorunda kaldı ama gözlerini bir saniye bile Fadime'nin üzerinden çekmedi. Selim, hafif tırsarak ama rolünün hakkını vererek hemen Fadime'nin yanına geldi ve elini sahiplenici bir tavırla omzuna attı.

Masalara dönüldüğünde İso'nun nişanlısı olacak kız, İso'nun koluna yapışıp "Canım, biraz hava alalım mı?" dedi. İso ise kızı duymuyordu bile. Gözleri, Selim'in Fadime'nin kulağına fısıldayıp kıkırdamasındaydı.

İso'nun önündeki su bardağını öyle bir sıkıyordu ki, her an cam parçalanacak sanılırdı.
Adil, karşı masadan gelen bu "elektriği" fark etmişti. Selim'e döndü "Ula Selim! Madem nişanlısınız, kalkın bir Karadeniz havası oynayın da görelim. Öyle fısır fısır konuşmakla olmaz," dedi, aslında amacı İso'yu daha da kışkırtmaktı.

Horon halkası kuruldu. Selim, Fadime'nin sağ elini tuttu. İso daha fazla dayanamayıp yerinden fırladı ve halkanın tam arasına, Selim ile Fadime'nin arasına girmeye çalıştı.

İso"Destur! Biz varken yabancıya düşmez baş çekmek," diyerek Selim'i omuz darbesiyle yana itti.
Selim(Sendeleyerek) "Yavaş be kardeşim, düğündeyiz burada!"

İso"Kardeşin değilim senin! Elini de o kızın üzerinden çek, yoksa ben o eli başka yere monte ederim."
Fadime araya girdi, gözlerinden ateş fışkırıyordu "İsmail! Ne yapıyorsun sen? Herkes bize bakıyor, rezil olacağız!"

İso, Fadime'ye yaklaştı, burnunun ucuna kadar geldi. Köyün ortasında, herkesin içinde sesi titreyerek konuştu "Görsünler! Kim neyi görecekse görsün. Sen o herifin yanındayken benim gözüm hiçbir şeyi görmüyor Fadime. O herif sana her dokunduğunda benim içimde orman yanıyor, haberin var mı senin?"

Tam o sırada İso'nun nişanlısı Melis yanlarına gelip "İsmail, ne oluyor? Niye bu kızla tartışıyorsun sürekli?" dedi. İso, Melis'e dönüp hayatında ilk defa bu kadar sert bir bakış attı "Sen karışma Melis, masaya geç!"

Fadime, İso'nun bu çaresiz ama saldırgan halini görünce içten içe bir zafer kazandığını hissetse de, canı da yanıyordu. Selim'in koluna girdi
"Hadi Selim, biz biraz uzaklaşalım. Bazılarının nefesi buraları daraltıyor."
İso, arkalarından bakarken yumruklarını sıktı.

Oruç abisi yanına gelip omzuna elini koydu"İso, oğlum yapma. Kendi başını yakacaksın." İso dişlerinin arasından konuştu "Yansın abi... Eğer o yüzük o Selim denen herifin eline değerse, bu köyü de yakarım, kendimi de."