4. bölüm / 6
İki Farklı DünyaBölüm 3
Bölümler 6Şu an: Bölüm 3
- 1 Bu Kitap314 kelime
- 2 Bölüm 1762 kelime
- 3 Bölüm 2813 kelime
- 4 Bölüm 3874 kelime · Okuduğun bölüm
- 5 Bölüm 4772 kelime
- 6 Bölüm 5875 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
*****
Kalbim bu kadar hızlı atarken, düşündüğüm tek bir şey vardı. Neden ben? Tamam kabul ediyorum bir haltlar yemeden duramam ama bu haltı ben yemedim ki benim başıma patladı diye kara kara düşünüyordum, aslında benim yediğim halt yüzünden başıma geldiğini bilmeden
Hızla evden çıktım ve elime telefonu aldım gideceğim yer belliydi. Bana ancak o yardım ederdi zaten. Eğer ki izimi kaybettirmek istiyorsam biraz daha, tenha ve ara sokakları tercih etmem lazım.
Bir yandan arkamı kontrol ederken, diğer yandan evi bulmaya çalışıyordum. Sonunda evin önüne geldiğimde zili çaldım. Burası en yakın arkadaşım Kumsal'ın evi. Saat geç bile olsa kapı açıldı. Sarı saçlarını dağınık topuz yapmış, bir elinde tencere diğer elinde kaşık kapı açıldı. Kumsal benim aksime tek yaşıyordu. Saat 21.17
Arkadan gelen Mehmet abi ile güldüm. Mehmet abi Kumsalın abisi olmasına rağmen ikimize de abilik yapıyordu. Kapının önünde beklerken şüpheli bir şey var mı diye tekrar arkama baktım. Mehmet abi Kumsalı ittiği gibi beni kendine çekti ve sarıldı. Gülerek ona sarıldım ve onu da içeri itekleyerek kapıyı kapattım.
Mehmet abinin kendi ayrı evi vardı. 34 yaşında evli ve iki çocuğu var.
"Hoşgeldin abicim."
"Hoşbuldum abisi. Yenge ve küçükler içeride mi?"
"Evet geç oyna hadi."
Üstümdeki gerginliği atmaya çalıştım. Peşimde kimse yok, güvendeyim. Kumsal böyleydi, gelme nedenimi asla sormazdı. İçeri girdim ve Kumsalın yeğenleri ile oynamaya başladım. Telefonuma gelen bildirim ile durdum.
0***:O evde güvende olduğuna emin misin
Siz:Neden
0***:Perdeler açık
0***:Bir fotoğraf
Fotoğrafta elimde telefon, otururken çekilmiş halim vardı. Muhtemelen ikinci pencereden çekilmişti. Hızla oraya baktım ama kimseyi göremedim. Perdeyi kapatmadan kapıya koşuyordum ki bir bildirim daha geldi.
0***:Savunmasızca dışarı çıkacak kadar aptal değilsin sanıyordum
0***: Özellikle arkana takılmış adamlar varken, hem de süreli.
Siz:Sen bunu nereden biliyorsun
0***:Elimiz uzun diyelim
Mesajı okur okumaz engellemek istedim ama bunu şu ana dek yaklaşık 17 kez yapmama rağmen yine yazdığı için vazgeçtim.
Geri dönüp pencereleri ve perdeleri kapattım. Uykum geldiği için küçükleri yengeme verip, Kumsaldan pijama aldım. Giyip odadan çıktığımda Kumsal uyumuş, Mehmet abiler ise gitmişti. Ben de yatağa girdim.
*****
Gece boyu uyayamamıştım, dışarıdan gelen kokular ile Kumsalın kahvaltı hazırladığını anladım ve misafir odasından çıkıp mutfağa girdim. Kumsal geldiğimi görünce hızla yanağımdan öptü.
"Ben bugün sevgilime gidicektim Hilal. Senin geleceğini bilseydim iptal ederdim sana sorun olur mu? Yoksa şimdi iptal ediyim mi?"
"Saçmalama git işte sevgilinin yanına."
Bunu dememle tekrar yanağımdan öptü ve çantasını alıp evden çıktı. Sevgilisi ile kahvaltı yapacakmış hanımefendi. Hazırladığı kahvaltıya iştahsızca baktım. Korkudan hiç iştahım yoktu.
Derken zil çaldı Kumsaldır diye kapıyı açtım, muhtemelen bir şey unutmuştu ama kargocu vardı.
"Hilal Fişek mi?"
"Evet ama ben sipariş etmedim." Etsem de Kumsalın evine etmezdim zaten.
"Bu kargo size gönderildi, adres burası."
"Kim tarafından acaba?"
"Bu gizli efendim." dediğinde uzattığı kağıdı imzalayıp kutuyu içeri aldım. Ellerim titreyerek kutuyu açtım. İçinden peluş ayı ve en sevdiğim çikolatanın çıkmasını asla beklemiyordum, üstünde ise el yazısı ile yazılmış bir not vardı.
Kaçarken acıkmış olmalısın ama kahvaltı yapmadın. İştahın yoksa bile çikolata yerine getirir, en sevdiğinden.
İlk önce bunun Buz Parçasına ait bir yazı olduğunu düşündüm ama telefonuma gelen bildirim ile bu fikirden vazgeçtim.
0***: Hediyeni beğendin mi?
0***: O evde güvende değilsin kaçsan iyi olur Adamlar seni bulmak üzere çünkü
Ona inanmamayı tercih ettim. Dışarı çıkmama neden olup yakalanabilirdim. Çikolatayı ne kadar yemek istesem de güvenip yersem, zehirlenme ihtimalim bile vardı.
Ayıyı dikkatle incelediğimde sağ gözü yerine kamera olduğunu fark ettim. Hemen ters çevirip arkasındaki fermuarı indirdim ve bu sefer de dinleme cihazı olduğunu gördüm.
Ayının önünü kendime çevirdim ve gözüne doğru el salladım. Daha sonra ise orta parmağımı gösterdim. Arkasını tekrar çevirdim ve dudaklarımı dinleme cihazına yaklaştırdım.
"Beni bu şekil izleyecek kadar sapık olduğunu bilmiyordum."
Bir bildirim geldi.
0***: Fark edecek misin diye bir testti sadece
"Kesin öyledir, fark etmesem ne olurdu?" diye cihaza doğru tekrar konuştum.
0***: Devre dışı bırakırdım, sapık değilim, takıntılı hiç değilim.
Bu mesaja sadece görüldü atmakla yetinip kendimi koltukta uykuya bıraktım. Uyandığımda hava kararmıştı.
Bu da beni yakalayamadığı anlamına geliyordu. Mutlulukla kıkırdadım. Hızla odaya geçip üstüme dün giydiğim elbiseyi geçirdim. Cepli olması daha çok işime yarıyordu. Kumsala mesaj atıp evden çıktım.
İşimi şansa bırakmamak adına küçüklüğümden beri ezbere bildiğim ara sokaklara daldım. Buraların tenha olması işime gelirdi. Arkamı son bir kez kontrol ettikten sonra bir bildirim geldi.
0***: Ne işin var dışarıda bu saatte!
Bu kişiyi Gölge diye kaydettiniz
Gerçekten gölge gibi kimseye kendini belli etmiyordu, rüzgar da olabilir, neyse gölge kalsın.
Kestirme kullanmak için biraz daha karanlık bir yere geçtim. Tam o sırada yanımda filmli, büyük, siyah bir araç durdu. Korkuyla bir iki adım geri gittim.
Tam arkamı dönüp koşucakken arkadan dolanan bir kol ve daha sonrasında ağzıma kapanan bir bez. İlk önce çığlık atmaya çalıştım ama sesim çok boğuk ve az çıkıyordu.
Yaklaşık 5 saniye uğraştıktan sonra bunun eterli bez olduğunu fark edince bayılmış gibi yaptım ve kendimi serbest bıraktım. Beni tutan kollar pozisyon değiştirmek için gevşeyince hızla kendime gelip dirseğimi arkaya savurdum ama arkamdaki kişi milim kıpırdamadı.
"Güzel taktik ama bana sökmez."
Bu da demek oluyor ki arkamdaki kişi de eterli bezin etki etme süresinin 2-5 dakika arası olduğunu biliyordu. Şu anda arkamdaki kişi Gölge mi yoksa Biz Parçası mı onu bile anlayacak durumda değildim.
Bu sefer bir yandan direnirken diğer yandan nefesimi tutmaya başladım, zaten yaklaşık beş saniye solumuştum. 24. saniyedeyken nefesimi tutmakta zorlanmaya başladım ve bu direnmekte de zorlanmama neden oluyordu.
"Nefesini tutarak nereye kadar direnebilirsin?"
Bölüm etkileşimi
