1. BÖLÜM. İkizler

Vaveyla Yazarı: ugur Tatar

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 35Şu an: 1. BÖLÜM. İkizler
  1. 1 İTHAF241 kelime
  2. 2 1. BÖLÜM Rüya554 kelime
  3. 3 1. BÖLÜM Bir Rüya ile Başlayan Hikâye654 kelime
  4. 4 1. BÖLÜM. İkizler640 kelime · Okuduğun bölüm
  5. 5 1. BÖLÜM İki Haftada bayram696 kelime
  6. 6 1. BÖLÜM. Korkunun Gölgesi463 kelime
  7. 7 1. BÖLÜM. Bayram sabahına doğru744 kelime
  8. 8 1. BÖLÜM. Beklemek de imtihanın bir parçası485 kelime
  9. 9 1. BÖLÜM. Doğumhane478 kelime
  10. 10 1. BÖLÜM. İki küçük kalp1.271 kelime
  11. 11 2 BÖLÜM . Bir baba olarak ilk Bekleyişim806 kelime
  12. 12 2 BÖLÜM . iki kuvözün başında1.802 kelime
  13. 13 2 bölüm O Telefon1.178 kelime
  14. 14 2 bölüm Hüma'nın hikâyesi1.160 kelime
  15. 15 2 bölüm Cennet kuşum Hüma1.236 kelime
  16. 16 2 bölüm. Zaman hiç durur mu?1.136 kelime
  17. 17 2 Bölüm. KIZIMI BIRAKMAM1.165 kelime
  18. 18 2 BÖLÜM. HÜMA MELEK OLDU1.173 kelime
  19. 19 2 BÖLÜM. İKİ YARIMIMIN ARASINDA1.055 kelime
  20. 20 2 BÖLÜM. BİRİ CENNETTE DİĞERİ YOĞUN BAKIMDA975 kelime
  21. 21 2 BÖLÜM. MELEĞİMİ SON KEZ GÖRMEYE DOĞRU900 kelime
  22. 22 2 BÖLÜM. CENNET KOKULU KIZIM1.057 kelime
  23. 23 2 BÖLÜM. SON YOLCULUĞUNA KIZIMIN1.055 kelime
  24. 24 2 BÖLÜM. HÜMA'YI TOPRAĞA EMANET ETTİĞİM GÜN1.073 kelime
  25. 25 ÖZEL BÖLÜM. CENNET KUŞUM HÜMA'YA1.321 kelime
  26. 26 3 BÖLÜM Hifa'nın yanında Hüma'nın özlemiyle1.503 kelime
  27. 27 3 BÖLÜM Hüma'dan hifaya uzanan eller1.296 kelime
  28. 28 3 BÖLÜM. Taburculuk haberi ve gözlerdeki sınav1.412 kelime
  29. 29 3 BÖLÜM. Hifa'nın gözleri için1.688 kelime
  30. 30 3 BÖLÜM. Eve dönüşün sevinci1.837 kelime
  31. 31 3 BÖLÜM. Kızımın ameliyat kapısında1.183 kelime
  32. 32 3 BÖLÜM. Kızımı kardeşinin yanına götürdüm457 kelime
  33. 33 3 BÖLÜM. Dönmeye çalışması466 kelime
  34. 34 3 BÖLÜM. Yine Bir Ameliyat Bekleyişi742 kelime
  35. 35 3 BÖLÜM. Kızım büyüyordu503 kelime

3. Oturum

"Tek yumurta ikizi."
O an içimden sadece bir cümle geçti.
"Allah'ım... Sen bize bir isterken iki emanet verdin."
Arabayı çalıştırdım.
Daha eve bile gitmeden aklımıza ailelerimiz geldi.
Bu haberi ilk onların duyması gerekiyordu.
Telefonu elime aldım.
Önce Zehranur'un annesini aradık.
Onlar o gün memleketteydi.
Telefon çaldı.
Karşı taraftan annesinin sesi geldi.
Heyecanla haberi verdik.
"Anne..."
"İkizmiş..."
Telefonun diğer ucunda önce birkaç saniyelik sessizlik oldu.
Sonra öyle bir sevinç duyduk ki...
Bugün bile kulaklarımda.
"Oleyyyy!.. Oleyyyy!.."
Çocuklar gibi seviniyordu.
Biz de gülmeye başladık.
Onun mutluluğu bizim mutluluğumuzu daha da büyütmüştü.
Ardından babasını aradık.
O da heyecanla tebrik etti.
Duasını eksik etmedi.
Sonra sıra benim aileme geldi.
Annemi aradım.
Babamı aradım.
Her telefonda aynı heyecan...
Aynı sevinç...
Aynı dua vardı.
"Allah sağlıkla kucağınıza almayı nasip etsin."
O gün telefonun diğer ucundaki herkes, Hifa ile Hüma'yı daha görmeden sevmeye başlamıştı.
Bu güzel haberi yüz yüze de paylaşmak istedik.
Arabayı Zehranur'un abisinin evine sürdük.
Apartmanın önüne geldik.
Zile bastım.
Kapı açıldı.
Karşımızda yengemiz vardı.
Her zamanki sıcak gülümsemesiyle bizi içeri buyur etti.
Merdivenleri çıkarken sessizce Zehranur'a döndüm.
"Bak şimdi ne diyeceğim."
dedim.
O da merakla gülümseyerek bana baktı.
Kapıya yaklaşınca yengeme seslendim.
"Abla..."
"Kahvaltı hazır mı?"
O da gülerek cevap verdi.
"Hazır sayılır."
Ben hiç beklemeden devam ettim.
"İyi o zaman..."
"Çocuklarımın karnı acıktı."
Bir an durdu.
Yüzündeki ifade değişti.
Önce bana baktı.
Sonra Zehranur'a...
Tekrar bana...
Şaşkınlıkla gülümsedi.
"Nasıl yani?"
dedi.
Ardından gözleri büyüdü.
"İkiz mi?"
Zehranur başını salladı.
"Evet..."
Yengemiz hiç düşünmeden ona sarıldı.
İkisi de duygulanmıştı.
Ben onları izlerken boğazım düğümlendi.
Henüz çocuklarımız dünyaya gelmemişti.
Ama daha şimdiden onları bekleyen sıcacık bir aile vardı.
O gün uzun uzun konuştuk.
Ultrason fotoğrafını defalarca elden ele dolaştırdık.
Kim baksa aynı gülümsemeyle geri veriyordu.
Fotoğraf küçücüktü.
Ama mutluluğumuzun büyüklüğü hiçbir fotoğrafa sığmıyordu.
Akşam eve dönerken isimleri konuşmaya başladık.
Ben yıllar önce gördüğüm o ilk rüyayı hiç unutmamıştım.
Direksiyona bakarken yavaşça konuştum.
"Ben ilk kızımızın adını biliyorum."
"Hifa."
Zehranur hiç düşünmeden gülümsedi.
"Ben de diğer kızımızın adını düşündüm."
"Hüma."
İsimleri peş peşe söyledik.
"Hifa..."
"Hüma..."
Tekrar söyledik.
"Hifa ile Hüma..."
Sanki yıllardır yan yana söyleniyormuş gibiydi.
İkisi de birbirine çok yakışmıştı.
İşte o gün...
Daha kızlarımız doğmadan isimleri belli olmuştu.
Aradan birkaç gün geçti.
Bir gece yine rüya gördüm.
Bu kez geniş, yemyeşil bir yerdeydim.
Karşıdan iki küçük kız çocuğu koşarak geliyordu.
Hiç düşünmeden seslendim.
"Hifa..."
"Hüma..."
"Hadi gelin kızlarım..."
İkisi de bana doğru koşuyordu.
Tam o sırada biraz ileride bir çocuk daha gördüm.
Kim olduğunu bilmiyordum.
Ama içimden gelen sesle ona da seslendim.
"Kardeşinizi de alın..."
"Birlikte gelin."
Uyandığımda uzun süre düşündüm.
İlk rüyadan sonra ikinci kez kızlarımla ilgili rüya görmüştüm.
Belki bunlar sadece rüyaydı.
Belki de Allah, baba olmanın sevincini bana daha onlar doğmadan tattırıyordu.
Hamilelik ilerledikçe doktorlarımız daha dikkatli olmamız gerektiğini söyledi.
Tek yumurta ikizi gebelikti.
Riskliydi.
Bu yüzden ortak bir karar aldık.
Zehranur, hamilelik boyunca annesinin evinde kalacaktı.
Çünkü orada hiçbir zaman yalnız olmayacaktı.
Gündüzleri bazen yengesi evde oluyordu.
Bazen erkek kardeşi...
Ben işteyken Allah korusun acil bir durum olursa onu hemen hastaneye götürebilecek insanlar hep yanındaydı.
Akşam olduğunda ise kız kardeşi işten geliyor, gece boyunca onun yanında kalıyordu.
Bizim kendi evimiz de Çorlu'daydı.
Ama o aylarda ev dediğimiz yer, aslında ailemizin bir araya geldiği yer olmuştu.
Ben her sabah işe gidiyor...
Akşam mesai biter bitmez telefonumu çıkarıyordum.
İlk aradığım kişi hep Zehranur oluyordu.
"Canın bir şey çekiyor mu?"
diye sorardım.
Bazen hiç düşünmeden,
"Çiğ köfte..."
derdi.
Ben de yolumu değiştirir, en güzel çiğ köfteyi alırdım.
Bazen canı meyve isterdi.
Markete girer, tek tek seçerdim.
Şeftali...
Üzüm...
Elma...
Mevsiminde hangi meyve güzelse onu alırdım.
Kapıyı açıp içeri girdiğimde Zehranur'un yüzündeki tebessüm bütün yorgunluğumu unuttururdu.
Meyveleri güzelce yıkardı.
Özenle doğrar, kendine bir meyve tabağı hazırlardı.
Ben de karşısına oturup onu izlerdim.
Belki hiç söylemedim.
Ama içimden hep aynı dua geçerdi.
"Yiyin kızlarım..."
"Güzel büyüyün..."
Şimdi geriye dönüp baktığımda anlıyorum...
Biz Hifa ile Hüma'yı sadece beklememişiz.
Onları daha doğmadan yaşamaya başlamışız.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

30okunma 5beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 139

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileAile sırlarıajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan Aşkaaskeraskerîaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/ Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurguBiyografiblBüyücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramdüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgücHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİş Yeri AşkıkaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililiksavaşSeçilmiş KişiSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıteodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18