Bölümler 11Şu an: LOTUS ÇİÇEĞİ BÖLÜM 9🌸
- 1 Mor Şimsek : Bölüm 1566 kelime
- 2 Jüpiter Senfonisi: Bölüm 2872 kelime
- 3 Kücük bir hatirlatma22 kelime
- 4 HER ŞEYİNİ ÖZLEDİM HER ŞEYİMİ ÖZLEDİM BÖLUM3799 kelime
- 5 Albatros Bölüm 41.252 kelime
- 6 Mokita Bölüm 5636 kelime
- 7 Kanımdaki Kırmızı bölüm 61.126 kelime
- 8 Kırmızı Dolunay Bölüm 7748 kelime
- 9 KARANLİĞİN KOLLARINDA BÖLÜM 8837 kelime
- 10 LOTUS ÇİÇEĞİ BÖLÜM 9🌸965 kelime · Okuduğun bölüm
- 11 ATEŞİN GÖLGESİNDE BÖLÜM 10858 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Bedenim uyuşmuş bir şekile sağ tarafa döndüğümde bilincim yavaş yavaş yerine geliyordu . En son bir adam vardı peşimdeydi . Ve sonrasında beni yakalamıştı...
Arkamdan gelen nefes sesleriyle gözlerimi açtım. Odada benden başka biri daha vardı . Gözlerimi bir kaç kere kıpıştırdığımda anca görüşüm düzelmişti. Ben hiç bir şeyi çaktırmamaya çalışırken bir yandanda elimde yatağımı yokluyordum . Elime gelen ufak demir parçasıyla durdum . Biraz daha anlamak için dokunduğumda Sisu'nun bana verdiği hançer olduğunu hatırladım. Elimle sıkıca bıçagi kavradım bu sıradda sanki uykunun kollarındaymışım gibi sakince nefes alıp veriyordum . Aramdaki nefes alış sesi birden durunca dikkatimi çekti. Biraz daha bekleyince yavaşca arkamı döndüğümde pencerenin önündeki koltukta oturan arkası bana dönük bir adam vardı . Yavaşca yataktan kalkıp adama doğru yaklaşacagim sırada hızlıca arkasını dönüp bileğimi kavradı .
" Ahh , bıraksana . "
Yüzünü yaklaştırarak bana baktı ardından ayak bileğimi kontrol etti ve elini bacağıma doğru götürdü.
" Napıyorsun ya , bırak beni . "
"Sakin ol sadece bileğine bakıcam " soğuk bir tonda konuşmuştu sargıdaki bileğimi gösterirken .
" Hayır dokunma bana zaten senden kaçarken oldu . "
Bilekleğimi bırakıp elindeki hançeri koltuğun üstüne koydu .
" Rahat hissedersin diye bunu içeriye sokturdum . Yoksa burda buna ilk günden sahip olman çok zor olurdu . Ama burda hayatta kalabilmen için gerekli al bu yüzden bu hançeri ve onu sakın yanından ayırma sana bir Kırmızı tavsiyesi . " Demesiyle kaşlarım çatık ona bakarken içeriye üniformalı bir kadın geldi . Baş selamı vererek elindeki kıyafetleri yatağın üstüne koydu .
" Üstünü giy ufaklık . Sonrasında dışarda ki avluya gel orada seni bekliyor olacağım gel ki bir an önce eğitime başlayalım . " Ufak çapli şok geçirerek onun yüzüne baktım . Ben daha bu sözleri idrak edemeden odadan çıkmıştı. Arkamdaki kadın ise hala odadan çıkmamış benim bir an önce kıyafetimi değıstırdığımı görmek istiyor gibi bakıyordu .
" Pardon ama siz çıkmayacak mısınız ? " Kadın düz bir sesle " Kusura bakmayın emir böyle üstünüzü değıştırdığınızden emin olup kıyafetlerinizi ben teslim almalıyım . " Son kez kadına dönüp "Bari arkanızı dönseniz olurmu ? " Kadın hızlı olmamı ister gibi bakıp arkasını döndü .
Aynadan kendime baktığımda simsiyah olduğumu fark ettim her şey siyahtı ilk defa böyle garip olduğunu gördüm . Ne bilim mavi olur turuncu olur hatta siyah beyaz olur ama tek siyah renk olan bir mahkum elbisesi görmedim . Ben bunları içimden soylediğimi zannederken kapı eşiğinin ordan bir adam bana doğru seslendi .
" Zaten burada mahkum değilsin . O yüzden renkli şeylerde gitmene gerek yok merak etme. "
" Ben bunları dışımdan mı söyledim . Nasıl anladınız bunu düşündüğümü . "
" İlk gününüz değilmi buradaki herkes ilk gün bu renklerin anlamını merak etmiştir . "dedi . Uzaktan dövmeli kısa traşlı olup tamda sabakalı biriymiş gibi gözüküyordu . Ben cevap vermek isterken anonsla sustum .
" Tüm siyahlar toplanma alanına geçin . Tüm siyahlar toplanma alanına geçin. " Anonsla yanımdaki adama ,
" Adın ne ? " Dedim .Havalı bir ifadeyle
" Sarp , peki senin adın ne prenses . " Dedi . Bende ona
" Adım şey eee " aklımda Akel in soyledigi sözler gelmisti burda kimseye güvenme gerçek adını paylaşma demişti . Ben yine tam laf edemeden arkadan gelen yine kırmızı iki üniformalı adam bizi sürüklemeye başladı .
Sıkıca tuttukları kolumu avlu dedikleri yere geldiğinde bıraktılar . Farkli bir atmosferi vardı buranın . Yine arkamdan gelen bir sesle kafamı çevirdigimde kızıl saçlı bir kız görmüştüm. Daha dikkatle baktığımda bu Sisu'ydu . Ona doğru koştum .
" Hey Sisu ben burdayım . Sen buraya nasıl nasıl geldin anlat bana . Diğerleri nerede ? " Ona seslendiğimi duyan Sisu kafasını bana doğru çevirdi ve soğuk bir tonda
" Sen kimsin ?" Dedi .
" Benim ya Opia hadi dalga geçme Akel nerede ?" Dememle sinirlenerek üzerime doğru bir kaç adım attı .
" Bak kızım ben burada böyle insanlar tanımıyorum hatta senide tanımiyorum . Sen kimsin ki ?"
" Benim ya "
Nefesini bir kaç kez alıp verirken tekrardan elini yumruk yaparak şunlari söyledi .
" Anlamada problemin var galiba ben ne seni ne de o anlattığın kişileri tanıyorum . " En son sinirlenerek beni ittiğinde avlunun tam ortasına doğru sendelemiştim . Artık herkes bize bakıyor ve bir yerde kimin bu kavgada üstün olacağını görmek istiyorlardı .
Bileğimin acısı tekrardan beni kendime getirdiğinde ayağa kalktım .
" Bak bunu yapmak zorunda değilsin . Öncelikle sakin ol . Ben sana kötü bir şey demedim zaten . " Dememle Sisu yan taraftaki masanın üstündeki çatalı alarak bana saplamaya çalışırken Sarp bileğini tutarak onu durdurdu .
" Şişt sakin ol boğa hanım . Burası sizin rinkiniz değil bu kızda kırmızı değil . " Korkmuş bir şekilde Sarpa baktığımda şevkatlice bana bakıyordu .
" Tamam artık oyununuz bittiyse asıl amacımıza geri dönelim . " Uzun boylu bir kadının bu söylemesiyle tüm gözler ona çevrilmişti.
" Evet , hepiniz hoşgeldiniz. Uzun zamandır sizin kadar yeni , atik ve cesur siyahlar bulunmamisti . " Son tarafını yine ikimize bakarak söylemişti. Asıl dikkatimi çeken hemen arkasında ki duran o oldu . Sert kehribar gözleriyle bana bakıyordu. Omzumu kavrayan Sarp ile o adamın gözleri daha da çok karardı . Ellerini önünde sıkıca birleştirmiş hiç bir yere bakmadan beni izliyordu . Arada konuşurken bakan kadın tekrardan araya girdi .
" Ben Elya buda Ateş , Ateşciğim yaklaş lütfen seni görmelerini istiyorum . " Bir kaç adım atarak platforma çıkan Ateş cidden bir ateş edasıyla ortalıkdaydı . Sıcakliğını öfkesini bu kadar mesafe olmasına rağmen hissedebiliyordum tenimde . Kafasını hafif sallayarak kadının konuşmasına devam etmesini sağladı.
" Biz size burda Dunyanın Yedi Yüzünü gostericez . Evet her gün size atanılan özel eğitmenleriniz ve kırmızılarınız sizi eğiticek ve ay sonu yapılacak düellolarda size akıl hocalığı yapıcaklar . Ve bir üst tura cıkmaya hak kazanacaklar farklı bir evrenın tadını alıcaklar .
UNUTMAYIN HERKES BİR GÜN LOTUSLANMANIN TADINI ALACAKTIR
Bölüm etkileşimi
