KARANLİĞİN KOLLARINDA BÖLÜM 8

Yazar: İremSuu Kullanıcısı

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 11Şu an: KARANLİĞİN KOLLARINDA BÖLÜM 8

Gözlerimi odanın soğuk karanlığına açmıştım.Lia'yı bulup gittiğimde her şey bitecekti artık. Burdan uzakta bir yerde ikimiz için tekrardan bir hayat kuracaktım . Üstüme sandalyede ki hırkıyı omuzlarıma atıp teras kısmına doğru yürürken korkuluklara yaslanmış sigara içen Ayaz'ı beklemiyordum . Hafifçe kafasını yana çevirdi ve benim geldiğimi görünce sigarasindan derin bir nefes çekerek tekrar önüne döndü. Yanına gitmekten korkmuştum bu yüzden bir iki adım arkasında durdum . O sırada Ayaz bana doğru dönerek
" Senin için endişeleniyorum. Bu yüzden bugün bana yalan söylediğinden dolayı sana kızdım. " Demişti .
Sesi tok çıkmasına rağmen bir kaç yerde duraksamıştı .
" Ayaz yalan söylemiyorum sana . "
" Ayaz değil Akel diyceksin bana . " Dediğinde yine öfkesi sözüne ve sesine yansımıştı. Ardından bana
" Git yat artık . Yarın senin için zor bir gün olucak ." Demesiyle odama doğru geçtim.

Yavaş yavaş gün ağırmaya başladığında içimde anlamadıramarığım bir duygu hakimdi . Sanki hem korkuyor hemde heycanlıydım Lia'ma kavuşacağım için . Gün boyunca yaptıkları planı üst üste tekrar ettik . Ben oraya gidicektim ve o şey olduğunda bizimkilerde benimle beraber geliceklerdi plan buydu . Üzerimi akşam için rahat kıyafetler geçirirken odanın kapısı çalındı.
" Opia müsaitmisin ? " Dedi içeriye girerken Sisu.
" Evet öyleyim . "
" Bugün biraz yorgun gibiydin toplantıda. Korktuğunu biliyoruz kardeşin Lia için yapabileceklerini de biliyoruz ama kendini tehlkikeye atıcak bir şey yapmıycaksın . Özellikle eğer seni almaya bir kırmızı gelirse çok dikkatli olman gerekecek. Sana bir şey yapmayacak büyük ihtimalle ama yinede seni bizden uzaklaştırabilir. Senin zihnine veya kalbine girip bir ilizyon yaratabilir buna dikkat etmen gerekiyor. Al bak bu senin için . "
Elime uzattığı hançer ile ona baktım . Ne yapmamı istiyordu kırmızı denilen kişiyi öldürmemi mi . Bir hancere birde ona böm böm baktığımı görünce hafif tebessüm ederek konuştu.
" Kendini koruman lazım her şeye karşı. Bu yüzden artık bu senin . "
Buraya ilk geldiğimde Sisu'nun sert biri hatta çekilmez biri olarak düşünsemde aslında iyi birine benziyordu .
" Sağol Sisu düşünmen bile yeter benim için . "
" Haydi gel zaman geldi . " Son kez beni kontrol ederek odadan çıkmıştı.
Arabalara bindiğimizde ben Akel ve Sisu bir arabaydik . Diğerleri ise üçüşer ve dördüşer şekilde arabalara dağılmışlardı . Yol boyunca ikiside konuşmayınca bende camdan dışarı bakmaya başlamıstım ki anlık olarak dışarıda ağaçların arkasından bize bakan birini görmüştüm . Ben tam gözümü ovlarken araba ani bir şekilde durdu .
" Hay sikim böyle şeye ya " demişti Akel . Sisu ise ona dönerek " tamam bağırma noldu . "
" Arabanın lastikleri patladı . "
Araya girerek " İsterseniz yürüyelim hem lastiklerlede uğraşmamış oluruz . " Dedim . İkiside birbirine bakarak onayaladılar beni . Yürümeye başladığımızda ise sanki biri beni izliyordu. Adım attıkça arkamda ki şey daha çok yaklaşıyordu sanki . Söze girerek " Doğru yolda olduğumuza emin miyiz ? "
Tek kaşını kaldırarak Akel bana bakmıştı .
" En az on defa sabah planı tekrar ettik . Ve evet doğru yoldayız . "
"Tamam canım yol çok engebeli ve ıssız geldi de ondan dedim . " Dememle tekrardan bana bir bakış atmıştı.
Arkamızdan gelen çıtırtı sesiyle ikiside dönüp yüzüme baktılar . Akel elindeki silahı kavrayarak etrafa bakınmaya başladı .
" İçimden hiç iyi hisler geçmiyor . Biraz daha hızlı gidelim şu yere . Sisu o sende ." Diyerek beni göstermişti. Yine arkamızdan gelen sesle ikiside uzaktaki çalılıklara odaklanmışlardı ki uzaktaki garip bir varlığı görmüştüm. Turuncu bir tilki yavrusu gibiydi ama normal boyutlara göre daha minyondu. O kadar güzeldi ki her bir tüyü parıl parıl parlıyordu . Tam ona yaklaşacakken bana dönüp arkasına doğru koşmaya başladı . O an ona o kadar çekilmiştim ki bende arkasından koşmaya başladım . Ben onu yakalamaya çalıştıkça o daha da uzağa gidiyordu .Arada bir de arkasını dönüp bakıyordu onu takip ediyormuyum diye . En son vadi gibi bir yerde durmuştu . Nefes nefese kalmıştım . Etrafıma bakınca ilk defa gördüğüm çiçekler vardı . Sanki bu dünyadan değilmiş gibiydi hepsi . Ben etrafa bakınırken bir tane daha tilki yavrusu ormanın içinden geldi ve az önceki yavruyla birbirleriyle oyun oynarcasına sırnaşmaya başladılar . Sanki ikisi bir aileydi.
Onların tatlı haline izlerken boğazıma acı bir koku yerleşti , pis bir kokuydu . Arkamı döndüğümde ise kırmızı pelerinli yüzü gözükmeyen bir adam vardı .
Ağzım açık bir şekilde ona bakıyordum ve o an en mantıklı gelen şeyi yaparak arkamı dönüp koşmaya başladım. Bir yandan bağırabildiğim kadarıylada bizimkilere seslendim. Kalbim güm güm atmaya başlamıştı. Aradaki mesafeyi açtığımı düşündüğüm anda ayağım yerdeki odun parçasina takılarak yere düştüm .
" Ahh , bileğim . " Ben hareket edemiyordum ama arkamdaki ses daha da yaklaşıyordu . Koku giderek daha da belirginleşmeye başlamıştı. Biraz kokladığımda fark ettim ki çürümüş Lotus çiçeği gibi kokuyordu .Midem bulanmaya başlamıştı ama aynı zamanda bedenim uyuşuyor gibiydi . Bedenim ürpermisti yine . Gözlerim yavaş yavaş kapanmaya başladığında ise ensemde bir nefes hissettim .
" Uzun zamandır seni bekliyordum . "
Kafam geriye doğru düşerek son sözlerimle ona şunu söyledim .
" Kardeşimi istiyorum . "

Yeni bölümler biraz gecikti ama güzel yorumlarınızı bekliyorum iyi okumalarr 💗 ✨

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

35okunma 10beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Kategoriler ve temalar yükleniyor…