59. bölüm · HedeFte KaLp

Anka projesi

Canse Çelebi

"Gölge Avı" operasyonunun dünya çapındaki yankıları sürerken, bu devasa başarının mimarı olan Derin için devletin en üst kademelerinde gizli bir hareketlilik başladı. Derin, artık sadece birim içinde bir koordinatör değil, ulusal güvenliğin kilit taşlarından biri olarak görülüyordu.
Birimin otoparkına plakası protokol serisinden olan siyah bir limuzin yanaştı. Derin, başkanın odasına çağrıldığında karşılaşacağı şeyin bir tebrikten çok daha fazlası olduğunu biliyordu. İçeride sadece birim başkanı değil, doğrudan en üst makamlardan gelen temsilciler de vardı.Birim başkanı, masanın üzerindeki kırmızı kaplı dosyayı Derin’e doğru uzattı: "Derin, 'Gölge Avı' ile sadece suç örgütlerini çökertmedin; bu ülkenin uluslararası istihbarat masasında ki yerini de değiştirdin. Artık saha koordinasyonu senin için çok dar bir gömlek."Derin dosyayı açtı. En üstte şu unvan yazıyordu: Stratejik İstihbarat ve Uluslararası Operasyonlar Başkanı. Bu, teşkilat tarihindeki en genç ve tek kadın başkan pozisyonudur. Artık sadece operasyonları yönetmeyecek, bizzat devlet stratejilerini belirleyecek, doğrudan en tepeye rapor verecekti. Gücü, artık sınırların ötesindeydi.

Derin için İstanbul Boğazı’na bakan, yüksek güvenlikli, teknoloji harikası yeni bir ofis hazırlandı. Burası sadece bir ofis değil, dünyanın her yerindeki hücreleri izleyen bir "sinir merkezi"ydi. Artık deri ceketinin üzerine giydiği jilet gibi keskin takım elbiseleri, otoritesini perçinliyordu.Altında binlerce personel, elinde devasa bir bütçe ve teknolojik imkanlar vardı. Ama o hâlâ her akşam eve gidip Yiğit’in mamasıyla ilgilenen, Çağın ile mutfakta şakalaşan o Derin’di.

Derin eve elinde bu dev terfi haberiyle geldiğinde, Çağın onu bahçede Yiğit’le oynarken karşıladı. Derin haberi paylaştığında Çağın, karısını kucaklayıp havada döndürdü. "Başkanım diye mi hitap etmeliyim artık?" dedi Çağın gurur dolu bir kahkahayla. "Şaka bir yana Derin... Seninle gurur duyuyorum.Bunca zaman olan başarılarınla Tüm basamakları tek tek tırmanarak zirveye yaklaştın. Ama bu demek oluyor ki artık korumaların, o siyah araçların sayısı artacak, değil mi?" Derin gülümseyerek eşinin elini tuttu. "Güç arttıkça sorumluluk da artıyor Çağın. Ama bu güç, ailemizi korumak için en büyük kalkanımız olacak."

Yeni makamına geçtiği ilk gün, masasında kimsenin nasıl girdiğini anlamadığı, çok zarif ve antika bir hokka takımı buldu. Yanında sadece bir kelime yazılıydı:
"Eccellenza." (Ekselansları.)

Federico, onun bu yükselişini çoktan haber almıştı. Artık Derin, Federico için sadece bir "Türk ajan" değil, muhatap alınması gereken en üst düzey güçtü. Aralarında ki bu sessiz güç dengesi, dünyayı her iki taraf için de daha kontrollü bir hale getirmişti. Derin, Boğazın sularını camdan dışarı bakarak izlerken, kendine bir söz verdi: Zirvede olmak, yalnız olmak demek değildir; o, hem zirvede kalacak hem de sevdiği adamın elini asla bırakmayacaktı.

Derin, İstanbul’un devasa pırıltısının üzerine bir zırh gibi çöken karanlığa bakıyordu. Yeni makam odasındaki camlar, mermiye ve sese dayanıklı olduğu kadar, içerideki fırtınayı saklamak için de birer kalkandı. Parmakları, masasının üzerindeki kırmızı kapaklı dosyaya dokundu: ANKA-1 PROJESİ.Bu dosya, sadece bir temizlik operasyonu değildi; bu, bir kadının çocukluğuna verdiği kanlı ve onurlu bir sözdü.

"Küçücük bir kızdım o gece," diye geçirdi içinden. "Annem ve babamın cansız bedenleri o soğuk betonda dururken, gözyaşlarımın bittiği yerde bir söz vermiştim kendime. 'Bir gün çok büyük bir savaşçı olacağım ve dünyayı bütün kötülüklerden temizleyeceğim' demiştim. O gün o küçük kız öldü, bu savaşçı doğdu." Gözlerini kıstı, karşıda ki karanlık silüetlere meydan okurcasına fısıldadı: "Şimdi başlıyoruz. Kötülüğe geçit vermeyeceğim. Para için vatanını, onurunu satanlar; uyuşturucuyla gençleri zehirleyip, kara parayla, fakirin üç beş kuruşuna göz dikip zengin olanlar... Benden korksunlar. Hiçbir çeteye, örgüte ve o iki yüzlü gizli ajanlara bu toprakları yâr etmeyeceğim. Bu dünyayı Yiğit gibi, tertemiz çocuklar için temizleyeceğim. Bu benim kendime, anne ve babama, bu vatana borcumdur. Anka-1 başlayacak ve küllerinden sadece adalet doğacak."

Masanın üzerindeki şifreli telefon, odayı buz gibi bir mavi ışıkla aydınlatarak titredi. Arayan "F" idi.Derin: "Konuş." Federico: (Sesi, Roma’nın rüzgarını taşıyormuş gibi derinden geliyordu) "Sana çalışacağım Kraliçe. İstediğin an, istediğin bilgi, istediğin kelle... Hepsi senin olacak. Bu temizlikte elini kirletmeni istemiyorum. "Derin: (Dudaklarında soğuk bir tebessümle) "Sana pek ihtiyacım olmaz Federico. Kendi çöplüğümü kendim temizlemeye yeterim." Federico: "Biliyorum... Ama seni hep koruyacağım. Arkanda her zaman bir gölge olacağım. Seni kimsenin görmediği yerden izleyeceğim."
Derin: "İçin rahatlayacaksa gölgem ol, ama unutma; ben kendimi korumaya fazlasıyla yeterim. Gölgeye ihtiyacı olanlar, ışıktan korkanlardır." Federico: "Bazen her şeye yetemeyiz Kraliçe... En yakınındakiler bile yabancılaşırken, bazen tek dostun düşmanın olur. İllaki görüşeceğiz."
Telefon kapandı. Derin, Federico’nun son cümlesindeki o zehirli imayı düşündü: "En yakınındakiler..."

Sonra bir mesaj geldi;

"Ve şunu unutma Derin... Anka kuşu sensin, bende seni koruyan o görünmez gücüm. Anka dosyasının acelesi yok; o küller zaten senin avucunda. Sen asıl içeride ki o sinsi düşmanları çökert. Anne ve babanın katili sandığından çok daha yakınında.Beni hafife alma kraliçe, sandığından çok daha büyüğüm. Bebeğinle ve kocanla o huzurlu hayatını yaşa, çünkü ben seni her şeyden ve herkesten koruyacağım. Birlikte hareket edeceğiz, bunu aklından çıkarma. Unutma; o gece gönderdiğim o gizli dosya sayesinde şu an o koltukta oturuyorsun. Sen oranın kraliçesi ol, bende buranın kralı... Sana her daim yardım edeceğim, yeter ki benim bölgeme girme! Sınırlarımızı koruduğumuz sürece, dünya ikimizin önünde diz çökecek."

Derin düşündü. Küçük bir kızken anne ve babasının öldürüldüğü o anı düşündü. Federico doğru söylüyordu,o verdiği dosya olmasa bu denli yükseliş yasayamazdi.Federico şimdi koruyucu bir gölge olabilir ama ya bu gölge bir gün karanlığım olursa, federico'nun "en yakınındakiler" imasını düşündü ...
Bu düşünceler içinde çok uzaklara dalarak, kafasında ki soru işaretlerinin yanıtını aradı.

Üç gün sonra

Derin, operasyon merkezine doğru giderken telefonuna Federico'dan şifreli bir dosya düştü. Dosyanın adı sadece bir tarihti: "21.04 - Kod: Gölge Yapım. "Derin videoyu başlattığında, Çağın'ın sahibi olduğu o prestijli yapım şirketinin arka odalarında ki gizli bir ofis göründü. Burası sıradan bir film ofisi değildi; duvarlar dev ekranlarla, dinleme cihazlarıyla ve Derin'in bile henüz bilmediği yüksek teknoloji ürünü savunma sistemleriyle doluydu. Görüntülerde Çağın, daha önce Derin'in hiç görmediği, çok şık, sarışın ve buz mavisi gözlü bir kadınla masada oturuyordu. Kadın, Çağın’a mühürlü bir dosya uzatıyor ve fısıldıyordu. ”Para akışı sağlandı. Yeni sığınaklar hazır. Derin Başkanlığa geçtiği an, 'Birim Başkanı'nın hamlesini önceden kesecek olan o gizli yazılımı devreye sokuyoruz.Ama bu riskli. Eğer Derin öğrenirse, bunu bir ihanet sanabilir."
Çağın: (Sesi her zamankinden daha derin ve sert) "Öğrenmeyecek. O devletin görünen eli, ben ise onun haberi olmayan koruyucu gölgesiyim Bu yapım şirketi üzerinden dönen tüm o paralar, aslında onun 'Anka' projesinin gizli finansmanı. O kadını hayatta tutmak için gerekirse dünyayı yakarım."

Derin izledikleri ile sarsıldı. Çağın, sadece bir oyuncu,yapımcı değil; Derin’in operasyonlarını finanse eden ve ona gelecek saldırıları önceden engelleyen, devlet dışı ama tamamen "iyicil" gizli bir yapının lideriydi. Ve o sarışın kadın Elsa. Çağın’ın en güvendiği operasyonel ortağıydı. Derin, arabasının dikiz aynasından arkasında kendisini takip eden siyah aracı fark etti. O araç, Çağın'ın gizli ekibine aitti. Çağın ona yalan söylememişti; sadece onu, gerçeğin ağırlığından korumak için kendi karanlığını yaratmıştı. Araba otoparka girdiğinde, Derin telsizini kapattı. Gözleri yaşlı ama gururluydu. Federico'nun mailine tek bir cümleyle cevap verdi:
"Kocama güvenmekle ne kadar haklı olduğumu bana kanıtladığın için teşekkürler Federico. Şimdi sıra benim temizliğimde."

Derin, binaya girmeden önce Çağın’ı aradı. Çağın telefonu açtığında arkadan Yiğit’in neşeli sesleri geliyordu.Derin: "Çağın... Evde ayrıca görüşeceğiz ama o sarışın kadına söyle; bir dahaki sefere mühürlü dosyaları yapım şirketinde değil, benimle akşam yemeğinde paylaşsın. Seni seviyorum." Çağın telefonun ucunda kısa bir süre sustu, sonra hafifçe güldü. "Senin hiçbir şeyi kaçırmayacağını biliyordum hayatım Yemekte görüşürüz." Derin, binanın kapısından içeri girerken arkasında Çağın’ın gizli ordusu, önünde ise temizlenmesi gereken bir geçmiş vardı. Anka-1 düğmesine henüz basmamıştı ama bastığında şehirdeki tüm ışıklar bir anlığına sönecekti ve yeniden yandığında hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktı.