19. bölüm · HATIRLAMANIN YORGUNLUĞU
Hayat Sessizce Devam Eder
İnsan, değişimin büyük anlarla geleceğine inanır.
Bir sabah uyanacağını…
İçindeki bütün yüklerin bir gecede hafifleyeceğini…
Artık hiçbir şeyin canını acıtmayacağını düşünür.
Sanki iyileşmenin belirli bir tarihi varmış gibi.
Oysa hayat böyle işlemez.
İnsan çoğu zaman değiştiği günü hatırlamaz.
Çünkü en gerçek dönüşümler,
sessiz olur.
Bir gün fark edersin.
Eskiden saatlerce düşündüğün bir konu,
artık aklına uğramadan geçip gitmiştir.
Bir zamanlar seni durduran bir isim,
şimdi yalnızca tanıdık bir kelime gibi gelir.
Geçmiş hâlâ oradadır.
Ama artık seni her gün aynı yerinden yakalayamaz.
İlk başta bunun farkına bile varmazsın.
Çünkü insan,
iyileşirken değil…
Geçmişe dönüp baktığında değiştiğini anlar.
Hayat da tam burada sessizce devam eder.
Ne büyük kutlamalar yapar.
Ne de sana yeni bir başlangıç ilan eder.
Sadece günler birbirini takip eder.
Sabahlar olur.
Akşamlar geçer.
Mevsimler değişir.
Ve sen, farkına varmadan onların arasından yürümeye devam edersin.
İnsan bazen bunun sıradanlık olduğunu sanır.
Oysa çoğu zaman bu,
iyileşmenin en görünmez hâlidir.
Çünkü eskiden seni durduran şeyler,
artık yalnızca hayatının bir parçasıdır.
Merkezi değildir.
Bir zamanlar bütün gökyüzünü kaplayan bulutlar gibi görünen acılar,
şimdi ufkun küçük bir köşesinde durur.
Varlıkları inkâr edilemez.
Ama bütün manzarayı da kaplayamazlar.
Belki de büyümek budur.
Acısız olmak değil…
Acının bütün kimliğini belirlemesine izin vermemek.
İnsan bazen geçmişinden kurtulmaz.
Sadece onunla aynı yolda yürümeyi öğrenir.
Çünkü bazı izler silinmez.
Ve belki de silinmeleri gerekmez.
İzler, yaşanmışlığın kanıtıdır.
Ama yönümüzü belirlemek zorunda değildir.
Bir gün eski bir fotoğrafa bakarsın.
Yıllar önce seni ağlatan bir şarkıyı duyarsın.
Tanıdık bir sokaktan geçersin.
Kalbin yine hatırlar.
Ama bu kez canın eskisi kadar yanmaz.
İşte o an anlarsın:
İyileşmek,
unutmak değildir.
Hatırladığında artık yıkılmamaktır.
Hayat, biz hazır olduğumuz için devam etmez.
Biz devam ettikçe hayat da bizimle yürür.
Ve bazen en büyük değişim,
hiç fark edilmeden gerçekleşir.
Bir gün geriye dönüp baktığında,
uzun zamandır aynı yükü taşımadığını fark edersin.
Kimse alkışlamaz bunu.
Kimse kutlamaz.
Ama sen bilirsin.
İçinde sessizce yer değiştiren o ağırlığı yalnızca sen hissedersin.
Belki de insanın en büyük zaferleri,
kimsenin görmediği yerlerde kazanılır.
Ve hayat…
Her şeye rağmen…
Sessizce devam eder.
----------
Peki insan gerçekten ne zaman iyileştiğini anlar…
Acısı tamamen geçtiğinde mi,
yoksa artık hayatını yalnızca acısının belirlemediğini fark ettiğinde mi?
