6. bölüm · HATIRLAMANIN YORGUNLUĞU
Geç Kalan İnsanlar
Hayatta bazı insanlar yanlış değildir.
Sadece birbirlerinin zamanına yetişemezler.
Bunu kabul etmek zordur.
Çünkü bize hep doğru insanın her şeyi çözeceği anlatılır.
Oysa bazen sorun insan değildir.
Sorun, hayatın ikisini aynı anda aynı yere getirememesidir.
Birine çok erken rastlarsın.
Henüz kendini tanımıyorsundur.
Ne istediğini değil…
Neden korktuğunu biliyorsundur.
Yaraların konuşuyordur senin yerine.
Sevgi kapıyı çalar.
Ama içeride korku oturuyordur.
Karşındaki kalmak ister.
Sense hâlâ kaçmanın yollarını düşünürsün.
Çünkü insan bazen en çok, kendisine iyi gelen şeyden ürker.
Alışık olduğu acı tanıdıktır.
Huzur ise yabancı.
Ve insan, yabancıyı kabul etmekte çoğu zaman zorlanır.
Yıllar geçer.
Hayat seni değiştirir.
Dinlemeyi öğrenirsin.
Özür dilemeyi…
Beklemeyi…
Kırmadan konuşmayı…
Gitmeden kalmayı…
Bir zamanlar sahip olamadığın olgunluğa ulaşırsın.
Fakat hayatın garip bir düzeni vardır.
İnsan hazır olduğunda…
Hayat çoğu zaman aynı insanları yeniden karşısına çıkarmaz.
İşte o an anlarsın.
Bazı kayıpların sebebi yanlış seçimler değildir.
Yanlış zamanlardır.
Üstelik bu yalnızca aşkta olmaz.
Bazı dostluklar da geç kalır.
Bazı özürler…
Bazı teşekkürler…
Bazı cesaretler…
Hatta bazı hayaller bile.
İnsan bazen yıllarca yapmak istediği şey için tam hazır olduğunda, o fırsat çoktan kapanmıştır.
Bu yüzden hayatın en ağır cümlelerinden biri şudur:
"Keşke bunu o zaman yapabilseydim."
Çünkü zaman, telafisi en zor kayıptır.
Paranın yerine yenisi gelir.
Eşyalar yeniden alınabilir.
Şehirler yeniden görülebilir.
Ama kaçırılmış bir zaman, olduğu yere bir daha dönmez.
Yine de insanın bilmediği bir şey vardır.
Belki de o gün hazır olsaydın…
Bugün olduğun kişi olmayacaktın.
Belki de kayıp sandığın şey, seni bugüne taşıyan yolun ta kendisiydi.
Çünkü hayat sadece olanlarla değil…
Olmayanlarla da bizi şekillendirir.
Gitmeyen yollar…
Söylenmeyen cümleler…
Başlamayan hikâyeler…
Hepsi görünmez öğretmenler gibi içimizde yaşamaya devam eder.
İnsan bir süre sonra fark eder.
Geç kalan yalnızca insanlar değildir.
Bazen cesaret geç kalır.
Bazen affetmek…
Bazen kendine inanmak…
Bazen de insan, kendi hayatına yetişmekte gecikir.
Belki de olgunlaşmak, geçmişi değiştirebileceğine inanmayı bırakmaktır.
Çünkü hiçbirimiz doğru zamanda her şeyi yapamayız.
Ama doğru zamanda yapamadığımız şeylerden doğru bir insan çıkarmayı öğrenebiliriz.
İşte umut tam burada başlar.
Hayat ikinci bir aynı zamanı vermez.
Ama bazen ilk kez gerçekten hazır olduğun yeni bir zamanı sessizce önüne koyar.
Ve belki de önemli olan…
Geç kalmış olmak değil,
Önüne gelen yeni ana artık geç kalmamaktır.
----------
Peki insan gerçekten kime geç kalır?
Başkasına mı…
Yoksa yıllarca ertelediği kendi hayatına mı?
